WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İSTANBUL 17. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO :2022/332 Esas
KARAR NO :2024/79
DAVA :İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :03/08/2022
KARAR TARİHİ :20/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sigortacılık işi ile iştigal eden Türkiye'nin önde gelen sigorta şirketlerinden biri olduğunu, dava dışı müvekkil sigortalısı ... ... San. ve Tic. A.Ş.'ye ait emtia taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Sigortası Poliçesi ve Abonman Sözleşmesi ile müvekkili tarafından teminat altına alındığını, müvekkilinin sigortalısının alıcısı olduğunu, araç hoparlörü emtiasının 22.09.2020 tarihli ... numaralı deniz taşıma senedi tahtında Çin'den İstanbul'a taşınmak üzere "..." gemisine hasarsız bir şekilde yüklendiğini, gemiye yüklenen araç hoparlörü emtialarının tahliye sonrası konteyner mührü açıldığını, emtiaların taşındığı konteynerin tavan kısmında delik olduğunu ve buradan giren su sebebiyle de emtiaların ıslanarak hasarlandığının tespit edildiğini, incelemeler esnasında limanlarda yapılan tahliye, aktarma operasyonları esnasındaki konteynerin aldığı fiziksel darbeler sonucu tavanın yırtıldığı görüş ve kanaatine ulaşıldığını, hasarsız bir şekilde gemiye yüklenen emtianın, taşındığı konteynerin tavanının yırtık olmasından kaynaklı ıslanıp hasarlanması sonucu her üç davalı sorumlu olup 1 ve 2 numaralı davalılar taşıyan sıfatıyla 3 numaralı davalı ise sorumluluk sigortacısı sıfatıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek ... İcra Müdürlüğü 2021/... E. sayılı dosyasına Borçlular/Davalılar tarafından yapılan haksız itirazların iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... ... İzafeten ... ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının sigortalısı ... ... San. ve Tic. A.Ş., mezkur konşimentoda taraf olarak yer aldığını, bu kapsamda husumet ehliyeti olmadığını, bu bağlamda davacının aktif husumet ehliyeti de bulunmadığını, davacının sigortalısı tarafından müvekkil şirkete yapılmış hasar ihbarı bulunmadığı gibi, müvekkili şirketin ekspertiz incelemesine de çağrılmadığını, konşimentodaki klozlar uyarınca emtialar " ... " olarak taşınmış olup, " ... " klozu uyarınca istifleme ve sayma dava dışı yüklenici tarafından yapıldığını, müvekkil şirket, dava konusu taşımanın yalnızca limandan limana deniz taşımasını üstlenmiş olup konteyner muhteviyatı emtiların taşımanın hangi ayağında ıslandığının belli olmadığını, davacı sigorta şirketi tarafından müvekkil şirketin katılımı olmaksızın hazırlanan tek taraflı ekspertiz raporunun ihtimaller üzerine hazırlandığını, gümrüklü sahada yağmur altında ıslanan emtiadan müvekkil şirket sorumlu tutulmaya çalışıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın sigortalısının dava dışı satıcıya mal bedelini ödediğini ispatlaması gerektiğini, mal bedelinin ödenmemiş olması halinde, davacı tarafından sigortalıya yapılan ödeme sebepsiz zenginleşmeye yol açacak ... niteliği taşıyacağını, yasaya aykırılık teşkil eden bu durumda da davacı sigorta şirketinin rücu hakkı bulunmayacağını, dava dışı sigortalı tarafından ilk primin ödenip ödenmediği bu sebeple de halefiyetin söz konusu olup olmadığına ilişkin olarak davacının sigortalısı tarafından ilk primin ödendiğine dair davacı tarafından herhangi bir delilin dosyaya sunulmalmadığını, dava konusu uyuşmazlıkta, hasarın gerçekleştiği sevkiyatın başlamasından önce riziko ve menfaatin ayrı bir sigorta poliçesi ile somut hale getirilmesi gerektiğini, ancak dosya kapsamına abonman sigorta poliçesi sunulmadığı gibi, eğer ayrı bir spesifik sigorta poliçesi yok ise işbu davada davacı tarafın yalnızca abonman sigorta poliçesi ile sigortalıların haklarına halef olamayacağını, iddia olunan hasarın tarihi 02.11.2020'olduğunu, bu kapsamda işbu dava 03.08.2022 tarihinde ikame edilmiş olup zamanaşımı süresinin dolduğunu, sigortacının tek taraflı ve kendi talepleri doğrultusunda yaptırmış olduğu ekspertiz raporunun taşıyanı bağlamayacağını, yasal ihbar süresine uygun olarak müvekkili şirkete hasar ihbarında da bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin taşıma işleri komisyoncusu olarak hasarın oluşmasında herhangi bir kusuru bulunmamakta olup oluşan zarardan da sorumlu olmadığını, somut olayda dosyada Ekspertiz Raporu ve konşimentolardan da anlaşılacağı üzere; hasarın meydana geldiği taşıma, ... ... A.Ş. ve ... ... ... şirketince yapılmış olmakla sorumluluk da bu firmalara ait olduğunu, ilgili ekspertiz raporu davacı tarafından tek taraflı olarak yaptırılmış olup müşterek katılım içermemekle birlikte işbu rapor sadece davacıyı bağladığını, davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunun esas alınarak yargılama yapılmasının tarafımızca kabulünün mümkün olmadığını belirterek öncellikle davanın ... ... A.Ş.'ye ihbarını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 07/02/2023 tarihli celsesinde verilen ara karar uyarınca bilirkişilerden rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, aldırılan bilirkişi raporunda özetle; Geçerli bir sigorta sözleşmesinin bulunmadığı, Davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı, navlun faturasının, ... A.Ş tarafından düzenlendiği, akdi taşıyan sıfatı ile Davalı ... ... A.Ş'ye karşı açılmış olduğu, ünvan değişikliği konusunda nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, sözleşmelerin nispiliği ilkesi uyarınca dava dışı ... ...'e ve onun sorumluluk sigortacısı Davalı ... Sigorta A.Ş nin davada pasif husumet ehliyeti olmadığı, ... ... ... ... fiili taşıyan sıfatı ile acentesine karşı izafeten dava yönlendirilebileceği, dava pasif dava ehliyeti olduğu, hasar ihbarının kanunun belirlediği süre içerisinde yapılmamış olduğu, dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerle TTK m.1185 f.4 tahtında taşıyan lehine doğan karinenin aksi ispat edilmedikçe Davalıların meydana gelen hasardan sorumlu tutulamayacağı, mahkeme aksi kanaatte ise, 48.578,14 TL olarak hesaplanan hasar bedelinin kadri marufunda olduğu, mahkemenin davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu kanaatine ulaşması halinde, zararın tamamının talep edilmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir.
Yine mahkememizin 24/10/2023 tarihli celsesinde verilen ara karar uyarınca mali müşavirden rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, aldırılan bilirkişi raporunda özetle; Mal bedeli olan 18.343,25 USD'nın tamamının dava dışı sigortalı ... ... San. Tic. A.Ş' tarafından tedarikçi ... 'a ödendiği, ikame mal ve mahsuplaşma kaydının bulunmadığı belirtilmiştir.
Dava; taşınan emtiada meydana gelen hasar nedeniyle davacının sigortalısına ödediği hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dışı sigortalı tarafından satın alınan hoparlör emtiasının ... ve ... sayılı konişmentolar tahtında ... Limanından İstanbul Limanına sevkedildiği, emtianın nakliyat rizikolarına karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığı, varma yerinde emtianın ıslanmış olduğunun tespit edildiği, ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen hasar bedelinin davacı tarafça dava dışı sigortalısına ödendiği ve davacının bu bedelin rücuan tahsilini talep ettiği görülmüştür.
Davacının, rizikonun gerçekleşmesi sonucunda, "All Risks" teminatına haiz sigorta sözleşmesine dayanarak sigorta tazminatını ödediğini; sigorta şirketi'nin dava dışı sigortalısının haklarına TTK m. 1472 uyarınca rucüen hasarın meydana gelmesine sebebiyet verdiği iddiası ile akdi taşıyan, fiili taşıyan ve dava dışı ... ... A.Ş nin sorumluluk sigortacısına karşı eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Dosyada yer alan navlun faturasının, ... A.Ş. ( ... ... A.ş.) tarafından, dava dışı sigortalı alıcı ... adına düzenlendiği, ... sayılı ana konşimentoda yükleten/gönderen olarak dava dışı ... Ltd., gönderilen olarak ... ... ... Inc., taşıyan olarak 1 nolu davalı ... ... gösterildiği, ... ... ... Gemi Acenteliğinin dava dışı ... ... A.Ş. ye navlun faturası düzenlediği, ... ...’in ise davalı , ... A.Ş. ( ... ... A.Ş.) adına navlun faturası düzenlediği, buna göre Davalı ...’nin sigortalıya karşı üstlendiği taşımayı ... ...'e devrettiği, taşımanın ... ... ... ... tarafından gerçekleştirilmiş olduğu anlaşıldığından fiili taşıyan ... ... ... ...’a izafeten acentesinin, akdi taşıyan ... ... A.Ş ve akdi taşıyan ... ...'in sigortacısı ... Sigortanın pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporunda dava dışı ... ... 'in, Davacı'nın sigortalısı ile akdi bir ilişkisi bulunmadığı, dava dışı ... ... 'in sorumluluğu, kendi taşıtanı ...'ye karşı olduğu, asıl ve alt navlun sözleşmelerinin birbirinden bağımsız olduğu, sözleşmenin nispiliği ilkesi çerçevesinde yükle ilgilinin muhatabı yalnızca kendisine taşımayı taahhüt eden ... olduğu, bu nedenlerle, 3 Nolu Davalı Sigorta Şirketinin, dava dışı alt taşıyanın sorumluluk sigortacısı sıfatı ile davada pasif husumet ehliyeti bulunmamadığı belirtilmiş ise de taşıyan üstlendiği taşıma işini bizzat yerine getirmeyip alt taşıyanlara devredebilir. TTK'nın ''Fiili Taşıyanın Sorumluluğu'' başlıklı 1191.maddesinde taşıyanın, taşıma borcunun ifasını kısmen veya tamamen bir başkasına bırakması halinde taşımanın tamamından sorumlu olmaya devam edeceğini ve fiili taşıyan ile onun taşımada kullandığı kişilerin fiil ve ihmallerinden de kanun hükümleri uyarınca sorumlu olmaya devam edeceği, aynı maddenin 4.fıkrasında ise taşıyan ve fiili taşıyanın, aynı zamanda sorumlu oldukları takdirde ve ölçüde sorumluluklarının da müteselsil olduğu düzenlenmiş olup, bu yönüyle rapordaki tespitlerin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 1472. maddesi uyarınca rücu davası açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir sigorta sözleşmesinin mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir. Somut olayda, davacı ile dava dışı sigortalı arasındaki nakliyat emtia abonman sigorta poliçesi yanında dava konusu taşımaya ilişkin spesifik poliçe dosyaya ibraz edilmiştir. Sadece abonman sözleşmesinin bulunması, yani belirli bir taşımaya ilişkin kazadan önce bildiri ve bu bildirim sonucu düzenlenen spesifik poliçe olmadıkça taşınan malın sigorta örtüsü altında olduğunu göstermez ve sigortacı da böyle bir rizikodan sorumlu olmaz. Zira abonman sigorta sözleşmeleri birer çerçeve anlaşma niteliğinde olup, sigortacı ile sigorta ettiren arasında, sigorta ile ilgili bir hukuki ilişkiyi oluşturur. Bu hukuki ilişkiden dolayı her taşıma için ayrı bir sigorta sözleşmesi düzenlenir. TTK'nın 1458. maddesi “Sigorta, sigorta koruması sözleşmenin yapılmasından önceki bir tarihten itibaren sağlanacak şekilde yapılabilir. Ancak, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalkmış olduğu, sözleşmenin yapılması sırasında, sigortacı ile sigorta ettiren ve sigortadan haberi olmak şartıyla, sigortalı tarafından biliniyorsa sözleşme geçersizdir. Rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalktığının sigorta ettiren veya sigortalı tarafından bilinip sigortacı tarafından bilinmediği durumlarda, sigortacı sözleşme ile bağlı olmamakla birlikte, ödenmesi gereken primin tamamına hak kazanır.” Düzenlemesi bulunmaktadır. Dosyaya sunulan spesifik sigorta poliçesinde teklif tarihinin belirtilmediği, başlama tarihinin 21/09/2020 , tanzim tarihinin 02/11/2020 olarak gösterildiği; ekspertiz raporuna göre hasar tarihinin 02/11/2020 olduğu , riziko meydana geldikten sonra spesifik poliçenin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda teminat en erken teklif tarihinde başlayacak olup rizikonun gerçekleşmesinden sonra yapılan teklif üzerine düzenlenen sigorta poliçesi hükümsüzdür. Hükümsüz bulunan bir sigorta ilişkisine nazaran yapılan ödeme de TTK'nın 1472. maddesi uyarınca davacıya halefiyet hakkı sağlamayacaktır.
Davacı tarafın halefiyet yolu ile dava hakkı bulunmamakta ise de davacı vekilinin 07/11/2023 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunmuş olduğu, dava dışı sigortalısı ile arasında imzalanan ibraname başlıklı belgeden sigortalının hasardan dolayı her türlü rücu hakkını davacıya devir ve temlik ettiği anlaşılmaktadır. Buna göre davacının TBK’nun 163. Maddesi uyarınca aktif husumet ehliyetinin bulunduğu görülmüştür.
TTK 1188. maddesinde göre kısmi hasar ve geç teslim halinde taşıyana karşı açılacak davanın eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmaması halinde hakkın düşeceği belirtilmiştir. Rücu hakkının ise teslim tarihinden itibaren 1 yıllık süreye malın teslim tarihinden itibaren işlemeye başlamakla birlikte hak sahibine ödeme yaptıktan sonra 90 günlük ek sürede kullanılması gerekmektedir. Somut olayda emtianın 02/11/2020 tarihinde tesliminin gerçekleştiği, hasar bedeline ilişkin ödemenin 12/04/2021 tarihinde yapıldığı, icra takibinin ise 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde başlatıldığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf yük hasarının deniz taşıması sırasında davalı tarafın sorumluluğunda meydana geldiği iddiasında olup, TTK 1185. Maddesinde "Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir, Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Hasar sigortalı tarafından 2 nolu davalı ...'ye ... Noterliği kanalıyla gönderilen 29.12.2020 tarihli ihtarname ile bildirilmiş olup ekspertiz raporuna göre hasar 02.11.2020 tarihinde tespit edilmekle süresi içinde geçerli bir hasar ihbarı yapılmamıştır. Buna göre hasarın taşıyanın sorumluluğunda meydana geldiğinin davacı tarafça ispatlanması gerekmektedir.
Dava konusu konişmento ve navlun faturalarında nihai varış belirtilmediğinden davalıların kara taşımasını üstlenmediği anlaşılmaktadır.Konteynerin gemiden tahliye edilip, TIR ile ... Ambara sevk edilmiş olduğu, oradan da ... 'ya yine TIR ile sevk edildiği anlaşılmaktadır. Ekspertiz raporunda hasar tespit tarihi 02.11.2020, ekspertiz tarihi 11.11.2020 olarak belirtilmektedir. Yük ... ya getirildiğinde antrepo görevlisi ve gümrük görevlisi tarafından 06/11/2020 tarihli teslim tesellüm tutanağı düzenlenmiş, anılan tutanakta 15 paletin hepsinin ıslak ve hasarlı olarak teslim alındığı belirtilmiştir. Ekspertiz raporunda yükün ... Depolama alanına getirildiğinde düzenlenen 02/11/2020 tarihli uygun olmayan ürün tutanak formundan bahseldilmekte ise de, anılan belge davacı vekiline 07/02/2023 tarihli celsede verilen kesin süreye rağmen dosyaya sunulmamıştır. Kaldı ki söz konusu tutanağın da tır ile taşıma sonrasında düzenlendiği belirli olup tahliye sırasında konteynerın hasarlı olduğuna ilişkin bir konteyner el değiştirme ve hasar tutanağı düzenlenmemiştir. Ekspertiz paporunda sonuç olarak, hasarın " ... ambar tutanağına göre ve yapılan tespitlere göre konteynerin muhtemel limanlarda yapılan yükleme, tahliye aktarma operasyonları esnasındaki fiziki darbeler sonucunda tavan kısmından delinerek bu kısımdan sızan sulardan emtianın ıslanması şeklinde olduğu" görüş ve kanaatine yer verilmiş olsa da delinmiş olduğu ifade edilen konteyner fotoğraflarına raporda yer verilmediği görülmektedir. Yine ekspertiz raporunda, sigortalı ilgilisi tarafından, sigorta şirketine gönderilen 09.11.2020 tarihli hasar ihbar e-mail yazısının; "emtianın gümrüklü sahada yağmur altında bırakıldığından ıslanmış olduğu, gümrüklü alana çekildiği için kolilerin depolarında açılıp bakılma şanslarının olmadığı, eksper ile birlikte antrepoya gidilerek bakılması ve maddi zararların kontrol edilmesi gerektiği" şeklinde olduğu beyan edilmiştir. Bilirkişi raporunda da hasarın hangi aşamada meydana gelmiş olduğunun ispata muhtaç olduğu belirtilmiştir. Bu açıklamalara göre davalıların sadece deniz taşımasını üstlendikleri, süresinde hasar ihbarının bulunmadığı, konteynerın hasarlı olduğuna ilişkin tahliye sonrası düzenlenmiş bir konteyner el değiştirme ve hasar tutanağının bulunmadığı, hasarın deniz suyundan meydana geldiğini tespiti bakımından gümüş nitrat testinin yapılmadığı, bu yönde bir iddianın da bulunmadığı, hasarının deniz taşıması sırasında meydana geldiğine dair başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından hasarın davalıların sorumluluğunda meydana geldiği uygun delilerle ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Yasal koşullar oluşmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 586,71 TL den karar harcı olan 427,60 TL nin mahsubu ile fazla alınan 159,11 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalılar vekilleri için takdir edilen 17.900,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.640,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı ve davalı ... ile İhbar olunan vekilinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/02/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır