WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İSTANBUL 16. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/31 Esas
KARAR NO : 2024/108

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/01/2023
KARAR TARİHİ : 22/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı tarafından müvekkili ... aleyhine, 15/01/2017 düzenleme, 22/06/2020 vade tarihli 1.800.000 TL bedelli bono için ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesi ... D. İş sayılı dosya ile ihtiyati haciz kararı alındığını, hemen akabinde bu ihtiyati haciz kararının infazı için aynı bono için ... 33. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosya ile icra takibine girişildiğini, müvekkilinin bu icra takibi ve konusu bono nedeniyle borçlu olmadığını, TTK. Madde 673 hükmüne göre, poliçe keşideci emrine yazılı olabileceği gibi, bizzat keşideci üzerine yahut üçüncü şahıs hesabına da keşide edilebileceğini, ancak TTK'nun, poliçeye atıfları düzenleyen 778.maddesi, TTK 673. maddeye atıf yapmadığını, bu nedenle poliçeye ilişkin TTK 673. madde hükmünün bonolara kıysasen uygulanmasının mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, dava konusu bonoda, lehdar kısmındaki müvekkil isminin yanına sonradan '' ...Şti '' ibaresi eklendiğini, dava konusu bonoda hem '' kuruş '' bölümünde hem de lehdar bölümünde, müvekkili ... isminden sonra kapatma çizgisi çekildiğini, ancak bu ''... ŞTİ '' ibaresi kapatma çizgisini gizleyerek eklendiğini, ilgili eklemede müvekkilin parafının da olmadığını, bu nedenle de ilgili bononun geçersiz hale geldiğini, asla kabul anlamına gelmemek üzere, bir an için aksi kabul edilse dahi, takip dayanağı bonoda ciro zincirinin koptuğunu, bir an için senetteki çift lehdar ve alacaklı ile borçlu sıfatının birleşmesi hususları geçerli kabul edilse dahi,( asla kabul anlamına gelmemek üzere ) senedin arka yüzündeki ilk ciranta imzasının, ne lehdar görünen müvekkili ne de sonradan tahrifat ile lehdar olarak eklenen davalı alacaklı olduğunu, arka yüzdeki ilk cirantanın diğer müvekkili ... olduğunu, bu durumda ciro zincirinin koptuğunun tartışmasız olduğunu, davalının açıkça yetkili hamil sıfatına haiz olmadığından, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitinin gerektiğini, müvekkili ... yönünden olan iddialarının diğer müvekkili için de ileri sürdüklerini, usul ekonomisi gereğince bu müvekkili yönünden de yazılması tekrara gireceğinden yeniden yazmamakla birlikte aynı gerekçelerle müvekkili ...'un da ... 33. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra takibi ve takip dayanağı senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ettiklerini, bir an için bu durumların var olduğu kabul edilse dahi, müvekkili ... yönünden açıkça zamanaşımı gerçekleştiğinden, yine borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi gerektiğini, davalının kambiyo takibi yapma hakkı olmadığı gibi, genel haciz yolu ile dahi takip yapma hakkının olmadığını, davalı alacaklının tacir olduğunu, basiretli davranması ve takibe girişirken gerekli özeni göstermesi gerektiğini, lehdar kısmında müvekkili Kaan'ın isminin yanına sonradan alacaklı ünvanı eklendiğini ve paraf atılmadığının açık olduğunu, senet metninden açıkça görülen bu hukuka aykırılıkları bildiği halde ihtiyati haciz kararı alarak haciz işlemleri uyguladığını, takibin açıkça hukuka aykırı olduğu gibi alacaklının da kusuru bulunmadığını, her iki müvekkili yönünden de durumun aynı olduğunu, bu nedenle takipte kusurlu olan davalı aleyhine her iki müvekkili lehine de ayrı ayrı % 20'şerden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılarının taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı borçlu ...'un borçlunun babası diğer davacı ... ve borçlunun dedesi müteveffa ...'un alacaklı şirkete olan borçlarına karşılık iş bu senedi müvekkili şirkete verdiğini, senette imzası bulunan ...'un 07.07.2022 Tarihinde vefat ettiği için bu sefer ... ve ... hakkında ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu ve ... yönünden müvekkili şirketin talebinin kabul edildiğini, senet metni incelendiğinde alacaklının müvekkili şirket ve borçlunun ise ...'un olduğunun senet metninden açıkça anlaşılacağını, takibe konu senet incelendiğinde görüleceği üzere borçlu ... ile birlikte müteveffa ...'un ve ...'un da borçlu olduğu dolayısıyla TBK 135.Maddesinin 1.fıkrasında yazıldığı gibi bir durumun söz konusu olmadığı açıkça ortada olduğunu, davacılar ... , ... ve ... ile bunların sahibi olduğu şirkete 2018 yılından bu yana müvekkili şirketin toptan kırmızı et sattığını, müvekkili şirketin bu şahıslar ve bu şahısların sahibi olduğu şirketten doğan ve bir türlü ödenemeyen alacağına karşılık ,... (baba), ...( oğul), ... (torun) söz konusu senedi borçlarına karşılık imzalayarak müvekkili şirkete verdiklerini, davaya konu senedi borçlu sıfatı ile imzalayan adı geçen şahısların kime borçlandıklarını ve kim için iş bu senedi düzenlediklerinin bilinmediğini, borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şart olduğunu, dolayısıyla dosya borcu kapsamında ödemeler yapan borçlu davacının borcunu ikrar ve kabul ettiği anlaşılmakla, bu aşamadan sonra borçlu olmadığının tespiti için artık menfi tespit davası açmasında hukuki bir yararı bulunmadığını, davacının menfi tespit davasının konusunu oluşturan icra takibine konu senet borcuna karşılık faturada yazılı ürünleri müvekkili şirkete verdiğini, ayrıca yine faturadan anlaşılacağı üzere ... plakalı aracı da müvekkili şirket adına devrini gerçekleştirdiğini, davacıların kalan dosya borcu içinde, vefat eden babalarından geriye kalan taşınmazların kendilerine intikali gerçekleştikten sonra borca yetecek miktarda taşınmazın müvekkile devri hususunda müvekkili ile aralarında şifaen anlaştıklarını beyanla davacıların yasal dayanağı bulunmayan davalarının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler ve icra dosyası ile daha önce dava konusu bono ile ilgili verilen ihtiyati haciz dosyası ile davacıların icra mahkemesinde açtıkları icra hukuk mahkemesine ait dosyalar celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizde açılan işbu dava; davacıların ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibi ve takip dayanağı senet nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkindir.
... 33. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında; ... tarafından ... ile ... adına icra takibi başlatıldığı, 1.800.000,00 TL asıl alacak, 130.869,86 TL işlemiş faiz, 301.500,00 TL işlemiş faiz, 203.498,63 TL işlemiş faiz, 5.400,00 TL komisyon olmak üzere toplam 2.441.268,49 TL alacağın icra gideri, vek.ücr. ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek (1.800.000,00 TL yıllık %15,75 Avans Faizi (3095 S.lı K. Uyarınca)) faiz ile tahsilinin talep edildiği, takibin dayanağı, 15/01/2020 keşide tarihli ve 22/06/2020 vadeli 1.800.00,00 TL meblağlı bonoda borçlu olarak ... ve ...'un kefil olarak gösterildiği , lehtar kısmında "... - ... Ltd. Şti'nin" alacaklı gösterildiği , senedin arkasında ... ve ... Ltd. Şti'nin lehtar olarak ciro etmeksizin ... isim ve imzasının yer aldığı , işbu şahıstan sonra icra takibini yapan ... Ltd. Şti'nin cirosunun yer almadığı tespit edilmiştir.
Mahkememiz tarafından dosya içerisine alınan nüfus kayıtlarına göre, ...'un babasının ... olduğu, ...'un da ...'un oğlu olduğu ve işbu şahısların sağ oldukları nüfus kayıtlarının incelenmesinden anlaşılmıştır.
Mahkememiz tarafından dosya içerisine alınan ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı ve 17/01/2023 günlü kararda , davacı ...'un , davalı ...Şti. Aleyhine dava konusu bononun icra takibine konu edildiği, ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin iptali talep edildiği, mahkemece , dava konusu bonoda ...'un borçlu ve lehtar olarak isminin yer aldığı , bonoda borçlu ve lehtar hanesinde ismi yer alan ...'un senetten ötürü hem borçlu hem alacaklı sıfatını taşıyamayacağı TTK 778. Maddesinde poliçeler için düzenlenmiş olan TTK 673. Maddesine atıf yapılmadığı, (işbu maddede poliçenin bizzat düzenleyenin emrine yazı olabileceği gibi bizzat düzenleyenin üzerine veya bir üçüncü kişi hesabına düzenlenebileceğine ilişkin hüküm) bu nedenle poliçeye ilişkin düzenlemenin bonolar yönünden uygulanamayacağı, bonoda borçlu ve lehtarın birleşmesi halinde senedin kambiyo vasfını taşımaması nedeniyle takibin iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile , dava konusu icra takibinin iptaline karar verildiği ve kararın 03/02/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı ... tarafından dava konusu icra takibi alacaklısı ... Ltd. Şti aleyhine diğer borçlu ... gibi ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı ve 19/10/2023 günlü kararı ile davacı ... yönünden yukarıda incelenen ...'a ilişkin verilen kararda belirtilen aynı gerekçelerle dava konusu ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin iptaline karar verildiği ve kararın 05/12/2023 tarihinde kesinleştiği, mahkememizce belirlenmiştir.
Dava konusu icra takibine konu bono yönünden ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı ve 23/09/2022 ihtiyati haciz kararı aynı mahkemenin 06/10/2022 günlü ek kararı ile itiraz üzerine 07/10/2022 tarihinde kaldırılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirme sonucunda; Mahkememizce açılan dava , dava konusu icra takibinin dayanağı olan bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve icra takiplerinin iptaline yöneliktir.
6102 sayılı TTK 'nın 673. Maddesinde poliçe keşidecisinin , keşideci tarafından bizzat kendi emrine veya üçüncü şahıs hesabına poliçe keşideci edebileceğine ilişkin düzenleme mevcuttur. Ancak TTK 778. Maddesinde bonolara ilişkin , uygulanacak poliçeye ilişkin hükümlere atıf yapılmış ancak TTK 673. Maddesine atıf yapılmadığından, işbu hükmün bonolar yönünden uygulanması mümkün değildir. Dava konusu icra takibine konu bonoda, yukarıda incelenen mahkeme kararlarında belirtildiği gibi , lehtar ve avalist ... birleştiğinden, dava konusu bononun hukuken , bono niteliğini yitirdiği sonucuna varmamızı gerektirmiştir.
Mahkememizce yukarıda incelenen ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin kararlarıyla davacı borçlular ... ve ... yönünden dava konusu ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin iptaline karar verilmiş olması ve kararların mahkememizde açılan işbu davadan sonra kesinleştiği dikkate alındığında, icra takibinin iptali talebi yönünden davanın konusuz hale geldiği mahkememizce tespit edilmiştir.
Bu nedenle, icra takibinin iptaline ilişkin istem yönünden konusu kalmayan davanın esası hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Davacı yanın bonodan ötürü borçlu olmadığının tespitine ilişkin talebi bakımından;
Davacı ...'un lehtardan sonra senet arkasında ciranta olarak adının yazıldığı ve imzası atıldığı, senette borçlu veya avalist olmadığı, takip hukukuna göre davalı tarafça, kendisinin senet arkasında lehtar olarak cirosu olmadan işbu şahısın isim ve cirosuna yer verildiği, lehtarın ancak kendisinin usulüne uygun olarak ciro yapması halinde kendisinden sonra gelen borçlunun , temlik cirosu ile senedi yeniden lehtara devir ve teslim etmesi gerektiği , bu nedenle davacı lehtarın işbu davalı ciranta aleyhine takip yapamayacağı, takip tarihinde 3.şahıs bono borçlusu ...'un sağ olduğu anlaşılmakla, işbu davacının davalı aleyhine senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine yönelik açmış olduğu davanın hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, karar vermek gerekmiştir.
Diğer davacı ... yönünden; alacaklı ve borçlu sıfatı birleştiğinden TTK 72 ve 673 maddeleri gereğince davalıya dava konusu bono nedeniyle şeklen (maddi hukuka ilişkin davalının alacaklı olduğuna ilişkin iddiaları hukuken etkilenmemek kaydıyla) borçlu olmadığının, dava konusu senedin kambiyo vasfını yitirdiği ve ancak temel ilişkiye dayalı olarak borçlu olup olmadığının açılacak temel ilişkiye dayalı davada değerlendirilebileceği mahkememizce benimsenmekle, davacının dava konusu bonodan ötürü davalıya borçlu olmadığının kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacı yanın kötüniyet tazminatı talebinin, davalı alacaklının icra takibini sırf haksız ve kötü niyetle davacıyı bile bile zarara uğratmak için yaptığı ispat edilemediğinden, kötü niyet tazminatı talep koşulları oluşmadığından , esasen temel ilişkinin mevcut olduğu davalı tarafından beyan ve buna ilişkin bilgiler de sunulması nedeniyle , şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddi gerektiği, sonucuna varılmıştır.
Davalı yanın, icra inkar tazminati isteminin de , davanın konusuz kalması nedeniyle reddedilmesi karşısında davanın haksız olmadığı anlaşıldığından şartları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine karar vermek gerektiği sonucuna varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların icra takiplerinin iptali taleplerinin her iki davacı yönünden takibin İcra Hukuk Mahkemesince takip konusu bononun, bono niteliği taşımadığı, bu nedenle kambiyo senetlerine müstenit takibe devam edilemeyeceği belirtilerek takibin işbu davanın ikamesinden sonra davacılar yönünden iptaline karar verilmiş olduğundan, dava konusu ... 33. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibin iptaline ilişkin talebin konusuz kaldığı anlaşılmakla esası hakkında KARAR TESİSİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dava konusu bono yönünden davacıların borçlu olup olmadığına ilişkin davada;
a)Davacı ...'un lehtardan sonra senet arkasında ciranta olarak adının yazıldığı ve imzası atıldığı, senette borçlu veya avalist olmadığı, takip hukukuna göre davalı tarafça aleyhine takip yapılamayacağı, takip tarihinde 3.şahıs bono borçlusu ...'un sağ olduğu anlaşılmakla, işbu davacının davalı aleyhine senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine yönelik açmış olduğu davanın hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,
b)Davacı ... yönünden davanın kabulü ile; alacaklı ve borçlu sıfatı birleştiğinden TTK 72 ve 673 maddeleri gereğince davalıya dava konusu bono nedeniyle şeklen (maddi hukuka ilişkin davalının alacaklı olduğuna ilişkin iddiaları hukuken etkilenmemek kaydıyla) borçlu olmadığının TESPİTİNE,
c)Davacı yanın kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE,
d)Davalı yanın şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gereken 122.958‬,00 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 30.739,50 TL peşin harcın düşümü sonucu kalan 92.218,5‬0 TL harcın davalı şirketten alınarak Hazineye gelir KAYDINA,
4-Davacı ... yönünden dava konusu bono nedeniyle açılan menfi tespit davası , işbu davacının alacaklı ve borçlu sıfatı birleşmesi sebebiyle TTK 72 ve 673 maddeleri gereğince şeklen borçlu olmadığı kabul edildiğinden maddi hukuka yönelik olmayan karar nedeniyle ; kendisini vekille temsil ettirmiş olduğu anlaşılmakla Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı ...'a ÖDENMESİNE,
5-Davacı ... yönünden dava hukuki yarar yokluğundan reddedildiğinden; davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınıp davalıya ÖDENMESİNE,
6-Dava konusu icra takibinin iptaline ilişkin talebin konusuz kaldığı anlaşıldığından, davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacılara ÖDENMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan 138,00 TL yargılama giderinin kabul / red oranına göre takdiren yapılan hesaplama sonucunda 92,00 TL sinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
8-Davalı tarafından yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine yer OLMADIĞINA,
9-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından İADESİNE,
10-Davacılar tarafından yatırılan 30.739,50 TL peşin harç ile 179,90 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 30.919‬,00 TL'nin davalıdan alınarak davacılara ÖDENMESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22/02/2024

Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır