T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/150 Esas
KARAR NO : 2024/98
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 10/06/2015
KARAR TARİHİ : 20/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili banka tarafından davalı ...'a 20.10.1998 tarihli kredi sözleşmesi ile 2.500 TL lik tüketici kredisi kullandığını , diğer davalının tüketici kredisi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalayarak borcu teminat altına aldığını, söz konusu kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı borçlulara Noter kanalı ile ihtarname gönderilerek kredi borcunun faiz ve ferileriyle birlikte ödenmesi talep edildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini beyanla; davanın kabulü ile 67.472,84 TL alacağın fazlaya ve hesap hatasına ilişkin her türlü hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 05/10/2009 tarihinden itibaren %153 oranında temerrüt faizi yürütrülmesine, BSMV nin de sözleşme gereği davalılardan müşterek müteselsilen tahsiline tahsiline karar verilmesini, dava masraf ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkilinin davacı bankadan kredi kullanmadığını, bu durumun Ağır Ceza Mahkemesindeki dava ile de tespit edildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu beyanla; davanın reddine masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
... 2. Tüketici Mahkemesinin ...Esas ve ... Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2014/8161 Esas ve 2014/14460 Karar sayılı 24/09/2014 tarihli bozma ilamı ile;
"1-Dava kredili mevduat hesabı sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasında tüketici kredisi sözleşmesi düzenlendiğinin ileri sürülmediği ve taraflar arasında 4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı Yasa'nın 10. maddesinde tanımlanan nitelikte tüketici kredisi sözleşmesi, geri ödeme planının ibraz edilmediği, taraflar arasında yasaca tanımlanan tüketici kredisi sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceği, uyuşmazlık hakkında 4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı Yasa'nın 10. maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı, bu nedenle davacı banka ile davalılar arasında anılan Yasa'nın 3/h maddesinde tanımlanan tüketici işleminden söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın genel hükümlere göre genel mahkemelerde bakılıp sonuçlandırılmasının yasal zorunluluk olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş, işbu dosya ... 2. Tüketici Mahkemesinin ...sayılı esasına kayıt edilerek yargılamaya devam edilmiştir.
... 2. Tüketici Mahkemesinin ...Esas ve ...Karar sayılı dosyasında 18/11/2015 karar tarihinde görevsizlik kararı verildiği, tarafların kararı temyiz etmemesi üzerine hükmün 12/01/2016 tarihinde kesinleştiği görülmekle dosyanın Mahkememizin 2016/324 esasına kaydı yapılmış ve yargılamaya devam edilmiştir.
Dosya kapsamına bozma kararından önce alınan 16/10/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Tetkik konusu 20/10/1998 tarihli, 2.500.000.000-Lira limitli kredi mevduat hesap sözleşmesi aslında müşterek borçlu ve müteselsil kefil ...'ya atfen atılmış imzanın mevcut mukayese imzalarla aynı elden çıktığını gösterir yeterli grafolojik ilişki kurulamadığını, imzanın üst tarafında bulunan isim yazısının da mevcut mukayese yazılarak kıyasla ...'nın elinden çıkmadığının kabulü gerektiğini, tetkik konusu ... tarih, ... fiş nolu kasa tediye fişinde ... ismine atfen atılmış herhangi bir imza mevcut olmadığından herhangi bir inceleme yapılamadığını mütalaa etmiştir.
Dosya kapsamına bozma kararından önce alınan 26/01/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalılardan ... yönünden dava tarihi itibariyle toplam alacağın 12.444,93-TL olarak hesaplandığı, 2.500,00-TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren değişen oranlarda ... sayılı yasanın ...maddesi gereği ticari yasal faiziyle birlikte tahsilinin gerekeceğini, incelenen banka kayıtları, teftiş raporları ve ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ...esas ve ... Karar sayılı kesinleşmiş ilamında ...'a kullandırılan tüketici kredisi de dahil olmak üzere pek çok ...Ltd. Şti çalışanı adına açılan tüketici kredileri ile kredili mevduat kredi hesaplarından çekilen paraların... Şti tarafından kullanıldığının maddi vakıa olarak belirlendiği, bu itibarla banka zararından ... Ltd. Şti'nin sorumlu olması gerektiğini, somut olayda alacağın usulsüz krediden kaynaklanmış olması, bankanın tacir olması nedeniyle faizin tarafların sıfatı ve uyuşmazlığın niteliğine göre 3095 sayılı kanun hükmüne göre ticari yasal faizi ile tahsilinin talep edilebileceğini mütalaa etmiştir.
Dava; Kredili mevduat hesabı sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkememizce davanın REDDİNE ilişkin ; hüküm davacı vekilinin Temyiz talebi üzerine incelenmiş ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2018/5792 esas, 2019/7009 karar sayılı ilamı ile;
" 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı ... hakkında verilen hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle davalı ... hakkında verilen kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Dava kredi alacağının tahsiline ilişkin olup, mahkemece davalılarından sözleşmeyi kefil sıfatı ile imzalayan ...'nın sözleşmedeki imzasının kendisine ait olmadığının belirlendiği, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında banka memurlarının zimmetinde olduğu tespit edilen meblağ içinde davalılara kullandırılan kredi iadelerinin de bulunduğu, krediyi kullandığı iddia edilen ... ile kefil olarak görülen diğer davalı ...'nın krediyi almadıkları gibi kredi sözleşmesini imzalamaya gelmedikleri, krediyi asıl kullananın Müflis ...A.Ş.'nin olduğu, bu şirketin kendi çalışanları olan diğer davalılara işveren olma gücünü kullanarak evrakları tamamladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararın gerekçesinde ve ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda somut olarak davalıların kullandığı krediye ilişkin ayrıntı bulunmamaktadır. Anılan ceza mahkemesi dosyası tek başına kredinin davalı ... tarafından kullanılmadığına delil teşkil etmemektedir. Krediyi kullanmış görünen davalı ... Aydından davaya cevap vermemiş ve kredi sözleşmesinde ve dekontlarda bulunan imzaların bu davalıya ait olup olmadığı da araştırılmamıştır. Bu durumda öncelikle krediye ilişkin evraklardaki imzaların davalı ...’a ait olup olmadığı hususunda bu davalının isticvap edilerek beyanlarının alınması, isticvap sonucuna göre gerekirse davalı ...’ın sözleşmenin imzalandığı tarihe yakın tarihleri içeren imza örneklerinin temin edilip davacı bankadan var ise kullandırılan kredilerle ilgili dekont asılları da istenilerek kredi sözleşmesi ve varsa dekontlardaki imzaların davalı ...’a ait olup olmadığının bilirkişi aracılığıyla incelenmesi ve bilahare tüm deliller birlikte değerlendirilerek, dava konusu kredinin gerçekten davalı ... tarafından kullanılıp kullanılmadığının tespit edilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı gerekçeyle davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Kabule göre, davanın reddine karar verilmesi ile hükümde davacıdan 35,90 TL harç tahsiline karar verilmiş olup 4603 sayılı yasa gereği davacının harçtan muaf olduğu gözetilerek aleyhine harca hükmetmemek gerekirken davacı aleyhine harca hükmedilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı ... hakkında verilen hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle bu davalı hakkında verilen hükmün ONANMASINA, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına bozulmasına .."gerekçesi ile bozularak Mahkememize tevzi olmuş ve 2020/150 esasına kaydı yapılmış, yargılamaya devam olunmuştur.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 14/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle ;
''..Yapılan inceleme , tespit ve değerlendirmeler sonucunda,
1-Davacı bankanın 06/10/2009 dava tarihi itibari ile ,
1.1-) ...'dan olan alacak miktarının;
3.747,12-TL asıl alacak,
60.389,20-TL işlemiş temerrüt faizi
3.019,46-TL BSMV
Toplam .. 67.155,78-TL Alacaklı olduğu,
Davacı bankanın işbu 3.747,12-TL'lik asıl alacağına dava tarihinden itibaren, bankanın yayınlamış olduğu temerrüt faiz oranını değişmesi halinde değişen nispetlerdeki faizini isteyebileceği,
1.2-)...'dan olan alacak miktarının,
2.500,00-TL Asıl alacak,
40.290,41-TL İşlemiş temerrüt faizi
2.014,52-TL BSMV
Toplam.. 44.804,93-TL Alacaklı olduğu,
Davacı bankanın işbu 2.500-TL'lik asıl alacağına dava tarihinden itibaren, bankanın yayınlamış olduğu temerrüt faiz oranını , değişmesi halinde, değişen nispetlerdeki faizini, isteyebileceği,
Tarafların sair taleplerinin Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu , görüş ve kanaatine varılmıştır."şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 27/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
''..Yapılan inceleme , tespit ve değerlendirmeler sonucunda,
1-Davacı bankanın 06/10/2009 dava tarihi itibari ile ,
1.1-) ...'dan olan alacak miktarının;
3.747,12-TL asıl alacak,
60.389,20-TL işlemiş temerrüt faizi
3.019,46-TL BSMV
Toplam .. 67.155,78-TL olduğu,
Davacı bankanın işbu 3.747,12-TL'lik asıl alacağına dava tarihinden itibaren, %180 nispetinde temerrüt faizi ile faizin (%5'i bsmv ve %15'i nispetinde KKDF) talep edebileceği,
1.2-)...'dan olan alacak miktarının,
(Y.11.HD'nin 2018/5792 esas 2019/7009 karar sayılı 11.11.2019 tarihli ilamı tamamen hukuki nitelikte olmakla , tarafımızdan dikkate alınmamış olup, Sayın Mahkemenin takdirlerinde ve;
(İmzalar konusundaki değerlendirme de Sayın Mahkemeye ait olmak üzere)
2.500,00-TL Asıl alacak,
40.290,41-TL İşlemiş temerrüt faizi
2.014,52-TL BSMV
Toplam.. 44.804,93-TL olduğu,
Davacı bankanın işbu 2.500-TL'lik asıl alacağına dava tarihinden itibaren, %180 nispetinde temerrüt faizi ile faizin (%5 i bsmv ve %15'i nispetinde KKDF) talep edebileceği,
(Y.11.HD'nin 2018/5792 esas 2019/7009 karar sayılı 11.11.2019 tarihli ilamı ile dosyalardaki imzalar konusundaki değerlendirmeler göz önüne alındığında ise , bankanın ...'dan herhangi bir alacağının bulunmadığı ve yine tarafların sair taleplerinin Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu , görüş ve kanaatine varılmıştır."şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda;Davacı banka tarafından davalı ...'a 20.10.1998 tarihli kredi sözleşmesi ile 2.500 TL lik kredi kullandırıldığı, diğer davalının ise sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalayarak borcu teminat altına aldığı, söz konusu kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı borçlulara Noter kanalı ile ihtarname gönderilerek kredi borcunun faiz ve ferileriyle birlikte ödenmesinin talep edildiği, buna rağmen borcun ödenmediği belirtilerek 67.472,84-TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edildiği, mahkememizce uyulan Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere davaya ilişkin kredinin kullandırılmasıyla ilgili ceza yargılamasının yapıldığı ... 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının gerekçesinde ve dosyaya alınan bilirkişi raporunda somut olarak davalıların kullandığı krediye ilişkin ayrıntıların bulunmadığı, anılan ceza mahkemesi dosyasının tek başına kredinin davalı ... tarafından kullanılmadığına delil teşkil etmediği, bu sebeple krediyi kullanmış görünen davalı ... 'ın kredi sözleşmesinde ve dekontlarda bulunan imzaların kendisine ait olup olmadığının araştırılmasının gerektiği, bu kapsamda anılan davalıya yapılan ihtaratlı davetiyelere rağmen anılan davalının duruşmada hazır bulunmadığı, imzalara ilişkin bir açıklama yapmadığı ve imza örneklerini sunmadığını anlaşılmakla kredi sözleşmesindeki asıl borçluya ait imzaların anılan davalıya ait olduğuna karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Sonrasında ...'ın borç miktarının tespiti amacıyla mahkememizce bilirkişi raporu alınmış, anılan raporda davalı ...'ın 3.747,12-TL asıl alacak, 60.389,20-TL işlemiş temerrüt faizi ve 3.019,46-TL BSMV olmak üzere toplam 67.155,78-TL davacıya borçlu olduğu tespit edilmiştir. Anılan davalı bu rapora karşı da bir beyanda bulunmamıştır. Davacı vekili her ne kadar bilirkişi raporuna itiraz etmiş ise de itirazın, anılan davalı yönünden yapılan hesaplamaya ilişkin olmadığı, davacının diğer davalı ...'nın da müteselsilen ve 67.155,78-TL tutar üzerinden davalı ... ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği hususunda itirazda bulunduğu, bu itirazın davalı ... yönünden yeniden hesaplama gerektirmediği anlaşılmakla davanın, davalı ... yönünden 67.155,78-TL üzerinden ve taleple bağlılık kuralı da nazara alınarak kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı taraf her ne kadar davalı ...'nın da diğer davalı ile birlikte müteselsil kefil olarak sorumlu olduğunu iddia etmiş ise de mahkememizce verilen davanın reddine ilişkin kararın yukarıda özetlenen Yargıtay kararı ile davalı ... yönünden onandığı ve anılan davalı bakımından işbu redde ilişkin kararın kesinleştiği anlaşılmakla davalı ... yönünden yeniden karar tesisine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
3.747.12-TL asıl alacak , 60.389,20-TL işlemiş faiz , 3.019,46-TL BSMV olmak üzere toplam 67.155,78-TL'nin asıl alacağa işletilecek %153 oranında temerrüt faizi ile birlikte , davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
Davalı ... yönünden verilen karar bozmaya konu olmamakla kesinleştiğinden , anılan davalı yönünden yeniden karar tesisine yer olmadığına,
2- Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 4.587,41 TL karar-ilam harcından, davacı taraf harçtan muaf olmakla harç yatırmadığından tamamının davalı ...'dan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3- Davacı tarafça yapılan 4.245,10-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 4.225,15-TL yargılama giderinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4- Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına,
5- Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınıp davacıya ödenmesine,
7- Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere temyiz dilekçesi sunulmak suretiyle Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!