T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/222 Esas
KARAR NO : 2024/41
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 29/03/2023
KARAR TARİHİ : 22/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile dava dışı sigortalı ... ... A.Ş. arasında 31.03.2021 ile 31.03.2022 süreli Nakliyat Emtia Abonman Blok Sözleşmesi imzalandığını, dava dışı sigortalı tarafından Fransa'da yerleşik "..." firmasından poliçeye konu 40 palet, 800 torba, 20.000 KG " ... " emtiası satın alındığını, söz konusu ürünlerin Fransa'dan Türkiye'ye fiilen taşınması işinin akdi taşıyıcı davalı ... Ltd. Şti. sorumluluğunda, diğer davalı fiili taşıyıcı ... Ltd. Şti tarafından gerçekleştirildiğini, söz konusu yüklerin 27.07.2021 tarihinde ... plakalı araca yüklendiğini, davaya konu hasarın dava dışı sigortalıya ait ürünlerin Fransa'dan Türkiye'ye taşınması sırasında, taşıyıcının dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek neden olduğunun anlaşıldığını, ürünlerin 03.08.2021 tarihinde ... Antrepo'da tahliyesi sırasında hasarlı olduğunun tutulan hasar tutanağından ve hasar fotoğraflarından sabit olduğunu, taşıma sırasında meydana gelen hasar ve zarar tespiti için ekspertiz raporu alındığını ve sigortalı ürünlerin uğradığı zarar nedeniyle müvekkili şirket tarafından dava dışı sigortalıya 05.10.2021 tarihinde 382,50-Euro ödeme yapıldığını, alacaklarının tahsili amacıyla müvekkili şirket tarafından davalılar aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini ancak takibin davalıların haksız ve mesnetsiz itirazları neticesinde durdurulduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, somut olayda sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanamayacağını, davaya konu emtiaların hasara uğradığını, akarlı ve yırtık olarak teslim edilmiş olup, taşıyıcının işletme ve taşıma güvenliğini sağlama yükümlülüklerine de aykırı davranmakla pervasızca ve hatta kasten ağır kusurlu olarak hareket etmiş olduğunun açık olduğunu, davalıların zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını, halefiyet ilkesi gereği rücu haklarının bulunduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı ... şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Meydana gelen hasarda müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, dava dilekçesinde ve rücu yazılarında belirtildiği üzere torbaların "yırtık/akarlı" olduğu şeklinde açıklama yapıldığını, meydana gelen hasarın ambalajlamadan kaynaklandığını, söz konusu hasarın taşıma esnasında oluşmasının mümkün olmadığını, sadece taşımayı üstlenen müvekkili şirketin davaya konu edilen hasara ilişkin bir sorumluluğu söz konusu olmamasına karşı rücu talebinde bulunulmasının hem hukuka hem hakkaniyete aykırı olduğunu, davaya kabul anlamına gelmemekle olayda müvekkilinin taşıyıcı konumunda olduğundan ve zarardan CMR kapsamında sorumlu olduğundan, davanın öncelikle müvekkilinin sigorta şirketi olan ... Sigorta Şirketi'ne ihbarını talep ettiklerini, bu nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı ... şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin sunmuş olduğu belgeler incelendiğinde, yabancı dilde düzenlenmiş belgelere dair tercümelerin bulunmadığının tespit edildiğini, yabancı belgeye dayanan tarafın tercümesini de mahkemeye sunma yükümlülüğü altında olduğunu, davacının aktif husumet ehliyetinin araştırılmasının gerektiğini, davacı sigorta şirketinin rücu hakkının doğabilmesi için öncelikle tazminat ödediği kişi ile sigortacı arasında zarar konusunu kapsayan geçerli bir sigorta sözleşmesinin mevcut olmasının ve bu sözleşme kapsamında üçüncü kişiler tarafından zararın gerçekleştirilmiş olmasının gerektiğini, zarar gören ile sigortacı arasında tazminat yükümlülüğü doğuran bir sigorta sözleşmesi yoksa veya zarar konusu olayın sigorta teminatı kapsamında değilse, sigortacını tazminat ödeme yükümlüğünün doğmayacağından rücu hakkının da olmayacağını, müvekkili şirketin akdi taşıyıcı olup, fiili taşımanın diğer davalı şirket tarafından gerçekleştirildiğini, ifa sorumluluğunun ve rücu işlemleri için yapılacak hukuki işlemlerin usul ekonomisi açısından kısaltılması amacıyla fiili taşıyıcı diğer davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunun tek taraflı olarak düzenlendiğini, hasarın sebebinin davacı tarafından ispatlanmasının gerektiğini, dava konusu taşımaya ait yüklemede ambalaj ve istiflenmenin doğru yapılıp yapılmadığının uzman bilirkişilerce araştırılmasının gerektiğini, müvekkilinin ambalajlama nedeniyle meydana gelen hasardan sorumlu olmadığını, talep edilen miktarın fahiş olup, müvekkili şirketin sorumluluğunun sınırlı olduğunu, bu nedenlerle davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Türkiye Noterler Birliğinden ... ve ... plakalı araçlara ait araç sahiplik belgeleri celp edilmiş ve .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyası sureti sistem üzerinden dosya kapsamına alınmıştır.
İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının .... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı takip dosyasında poliçeden kaynaklanan 6.261,52-TL asıl alacak olmak üzere takip yapıldığı, ödeme emrinin 05/04/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 06/04/2022 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Taşıma ve Lojistik Uzmanı bilirkişinin 24/11/2023 tarihli raporunda özetle; Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, davacı ... Sigortanın dava dışı sigortalısı ... şirketinin taşıma konusu emtiasının hasar görmesinden dolayı poliçe kapsamında ödediği 382,50 Euro hasar tazminatını, davalılardan rücuen tazmin edip edemeyeceği ve edebilecek ise miktarı ile davalıların sorumlu olup olmadığı ve sorumluluk miktarı ile faiz hususlarında olduğu; davacı sigorta şirketinin; poliçe ile güvence altındaki nakliye riskinden doğan sigortalısının hasarını, yürürlükte ve geçerli bir poliçe hükümleri kapsamında 382,50 Euro ödeyerek tazmin ettiği ve TTK m.1472 gereği kanuni halef olarak işbu davayı açmaya hak kazandığı; aynı zamanda sigortalından aldığı ibraname ve temlikname ile TBK m.183 vd. maddelerine göre akdi halef olarak da işbu davayı açmaya hak kazanmış olduğunun değerlendirildiği; ... şirketi taşımayı freight forwarder olarak organize etmesine (navlun yanında gümrük masrafını dava dışı sigortalıya fatura etmesi de dikkate alınarak) rağmen taşıyıcı bulmayı değil taşımayı üstlendiği ve davacı ...’nin sigortalısı ... şirketine taşımanın bütünü için tek ve kesin bir navlun faturası keşide ederek talep ettiği için akdi taşıyıcı olarak işbu dava kendisine karşı yöneltilebileceği (TTK m.850, 921, 926); ... şirketi ise CMR’de isminin bulunması yükü teslim alması ve yükü ... na teslim etmesine göre fiili taşıyıcı (TTK m.888) olduğundan dolayı işbu davanın kendisine karşı yöneltilebileceği; gelinen aşamada hasar sebebinin tam ve doğru olarak tespitinin mümkün olmadığı, bu nedenle CMR belgesine göre taşıyıcının yükü tam ve sağlam olarak teslim aldığı yönünde karine oluşması (CMR m.8-9) ve varma yerinde tahliyesi esnasında hasarın tespit edilmesine göre taşıyıcının sorumluluktan kurulması için CMR m.17/2-4 hükümlerinde yer alan sebeplerden birinin hasara sebep olduğunu ispat etmesi gerektiği, ancak buna ilişkin soyut beyanlardan öte bir verinin dava dosyasında bulunmadığının değerlendirildiği; ... şirketinin olarak fiili taşıyıcı olarak dava konusu hasardan sorumlu olduğu (CMR m.34; TTK m.888); akdi taşıyıcı ... şirketinin ise taşımanın tüm güzergahlarda ifasını tek ve kesin bir navlun bedeli ile üstlendiğinden dolayı dava konusu hasardan fiili taşıyıcı ... şirketi ile birlikte davacı ... Sigorta şirketine karşı müşterek ve müteselsil olarak sorumlu (TTK m.850, 888, 921, 926) olduğunun değerlendirildiği; gerçek zararın 382,50 Euro olmasına, zararın sorumluluk sınırlarının altında kalmasına ve davacının ödemesinin 382,50 Euro olmasına göre Davacı ...’nin icra takibine konu asıl alacak miktarı olan 382,50 Euroyu, davalılar ... şirketi ve ... Şirketinden müşterek ve müteselsil olarak rücuen tahsilini talep etmeye hakkı bulunduğu; ancak davalıların iç ilişkisinde zararın meydana geldiği güzergahta taşımayı yapan fiili taşıyıcı ... şirketinin üstlenmesi gerektiğinin (CMR m.37/1-a; TTK m.888) değerlendirildiği; takip talebinin incelenmesine göre davacı fiili ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinde bulunmaması ve işbu davanın itirazın iptali davası olmasından dolayı ödeme tarihi ile takip tarihi arasında faiz talebinin yerinde olmadığı; buna karşılık takip tarihinden itibaren yıllık %5 oranında faiz işletilmesinin yerinde olduğunun (CMR m.27) değerlendirildiği; davanın rücuen tazminat alacağında dair girişilen takipten kaynaklandığı, kusur zarar ve sorumluluk ile tazminat değerlendirmesi gerektirdiği hususlarının yüce mahkemece değerlendirilerek sair talepler konusunda kanaate ulaşılabileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında doğan zararın rücuen tahsili için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortalısına tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Ayrıca sigortacı ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilecektir.
... numaralı Nakliyat Emtia Sigortası Abonman Sözleşmesi ile sigortalı dava dışı ... ... A.Ş.'ne ait emtiaların sigortalandığı, akdi taşıyıcı davalı ... Ltd. Şti. olan, fiili taşıyıcı ... Ticaret Ltd. Şti.'ne ait araç ile ticari amaçlı olarak dava konusu emtiaların 27/07/2021 tarihinde ... (Çekici) - ... (Yarı Römork) plakalı araca yüklendiği, emtia taşınırken 03/08/2021 tarihinde ... Antrepo'da tahliyesi sırasında hasarlı olduğu görüldüğü ve hasar tutanağı tutulduğu, 24/09/2021 tarihli ekspertiz raporunda 382,50-Euro hasar oluştuğu belirtildiği, iş bu hasar nedeniyle 05/10/2021 işlem tarihli dekont ile dava dışı sigortalıya 382,50-Euro ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Taşıma senedinin ispat gücünü tayin eden TTK 858 maddesi "İki tarafça imzalanan taşıma senedi, taşıma sözleşmesinin yapıldığına, içeriğine ve eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığına kanıt oluşturur.
(2) İki tarafça imzalanan taşıma senedi, eşyanın ve ambalajının, eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığı sırada, dış görünüşü bakımından iyi durumda bulunduğuna ve taşınan paketlerin sayısının, işaretleri ile numaralarının, taşıma senedinde yer alan kayıtlara uygun olduğuna karinedir; meğerki, taşıyıcı taşıma senedine haklı bir sebeple çekince koymuş olsun. Çekince, taşıyıcının, kayıtların doğruluğunu denetleyecek, uygun araçlara sahip olmadığı sebebine de dayandırılabilir.
(3) Eşyanın net olmayan ağırlığı veya başka şekilde beyan edilen miktarı ya da taşınacak paketlerin içeriği, taşıyıcı tarafından denetlenmiş ve denetlemenin sonucu her iki tarafça imzalanan taşıma senedine yazılmışsa, bu yazı, ağırlığın, miktarın ve içeriğin, taşıma senedinde yer alan kayıtlara uygun olduğuna karinedir.
(4) Taşıyıcı, gönderen istemde bulunmuşsa ve buna uygun araçları varsa, eşyanın ağırlığını, miktarını veya içeriğini denetlemekle yükümlüdür. Bu hâlde, taşıyıcı denetleme ile ilgili giderleri ister." şeklindedir.
TTK 863/1 maddesi "Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür. " şeklindedir.
6102 sayılı TTK’nın 875. maddesi uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.
Dava konusu taşıma işinde davalılardan ... 'nin dava dışı sigortalı ... ile sözleşme imzalayan ve taşıma işini organize eden asıl ve akdi taşıyı olduğu, bu işi diğer davalı ... şirketine devrettiği, anılan davalının ise bu suretle ve yükü teslim alarak fiili taşıyıcı olduğu, taşımanın uluslararası alanda ve karayolunda gerçekleşmesinden dolayı ülkemizin de tarafı olduğu CMR hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, yükün teslim alınması anında herhangi bir ihtirazi kayıt bulunmadığından CMR 9 maddesindeki karineye göre yükün tam, hasarsız ve eksiksiz teslim alındığının kabulü gerektiği, yükün istif anında hasarlı veya eksik olduğuna dayalı bir ihtirazi kayıt bulunmadığı, yükün alıcıya teslim edileceği ana kadar doğan zararlardan CMR 17 maddesi gereği taşıyıcının sorumlu olduğu, teslim alma anında da hasara dayalı tutanak düzenlendiği, davalılarca ispat ediien bir sorumluluktan kurtulma sebebi bulunmadığı, yükün ne suretle ve hangi aşamada hasar aldığına dair doğrudan tespit bulunmasa da açıklanan karineler gereği taşıyıcıların dava dışı sigortalıya karşı, SDR'ye dayalı sınırlı sorumluluk ilkeleri miktar itibariyle aşılmadığından, oluşan tüm gerçek zarar miktarınca sorumluluklarının doğduğu, akdi ve fiili taşıyıcı sıfatı bulunan davalıların dava dışı sigortalı ve onun halefi olan davacıya karşı TTK 850 vd. maddeleri uyarınca müteselsil sorumluluklarının bulunduğu, davacının ödediği zararın taşınan eşyanın tamamı ve zarar gören eşya miktarı orantılanmak suretiyle belirlendiği, gerçek zararın aksini ileri süren bir savunma bulunmadığı, meydana gelen zarar için CMR 27. maddesi uyarınca %5 faiz talep edilebileceği, faiz oranın yerinde olduğu anlaşılmakla davalıların takibe itirazlarının iptaline karar vermek gerekmitşir.
İcra inkar tazminatı yönünden; davacının alacağının varlığı ve miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği alacak tutarının ve tarafların sorumluluk oranlarının likit ve belirli olmadığı gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalıların icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığından davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulü ile; .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlular tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmayıp yargılama gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin Reddine,
3-Alınması gereken 498,66-TL harcın, peşin alınan 179,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 318,76-TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı ve 179,90-TL peşin harç olmak üzere toplam 359,80-TL harç bedelinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.385,75-TL yargılama giderinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 7.300,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.200,00-TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/01/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!