T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/718 Esas
KARAR NO : 2024/146
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/11/2023
KARAR TARİHİ : 23/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri aleyhine 19.10.2023 tarihinde İstanbul ... İcra dairesinde ... Esas sayılı dosyası ile davalı...tarafından kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, ancak ilgili icra takibine konu borcun müvekkilleri tarafından senet sahibi diğer davalı ...Kumaş'a ödenmiş olup, borcu bulunmadığını, her ne kadar icra takibi...tarafından açılmışsa da davaya konu icra takibine esas olan kambiyo senedinin asıl alacaklısının ... Ltd Şti olduğunu, müvekkili şirket tarafından ...şirketine zamanında ve tam olarak borcun ödendiğini, buna karşın senet müvekkiline teslim edilmeyip haksız ve hukuka aykırı olarak davalı ...'a ciro edildiğini, bu noktada davalı... şirket yetkilisi olup, yapılan ciro işleminde ve açılan dava konusu takipte tamamen kötüniyetli olarak hareket ettiğini, müvekkilleri ile ...arasında gerçekleşen ticari işler nedeniyle müvekkil şirket tarafından ...şirketine toplamda 4 adet senet verilmiş olup, bu senetlerin tamamen ödendiğini, müvekkillerine karşı başlatılan icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olmakla beraber müvekkillerinin ticaretini devam ettirmesini engelleyecek ve müvekkilleri için geri dönüşü olmayan zararlara sebep olacak miktarda olduğunu, bu nedenle yargılama süresince teminatsız olarak icranın durdurulmasına karar verilmesini aksi halde teminat karşılığında icranın durdurulmasını talep ettiklerini belirterek, İstanbul ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında esasında ödeme yapılmış olduğu için yargılama süresince itfa sebebiye icranın teminatsız olarak durdurulmasına, aksi halde teminatlı olarak icranın durdurulmasına, müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile davaya konu icra takibinin iptaline, davalı...aleyhine kötü niyetli olması nedeniyle % 20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31' nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “...paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında...” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiş olup işbu değişiklikte 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş olmakla, 6102 sayılı TTK m 5/A maddesi gereği artık menfi tespit davasında arabuluculuk başvurusu bir dava şartı haline getirildiğini, Hal böyle olmakla birlikte, davacı tarafın bahse konu dava şartını yerine getirmemiş olduğu anlaşıldığını, davanın 07.11.2023 tarihinde açılmış olduğu anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmesi, öte yandan dava dilekçesinin ayrıca HMK m.119/1-b,ç ve d bentleri açısından da eksiklikler içerdiği görülmekle, bu açıdan HMK m.119/2 bendi gereği işlem yapılması gerektiğini, dava konusu edilen İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı icra takip dosya dayanağı alacak, takip talebinden de görülüp anlaşılacağı üzere 15.08.2023 vadeli 13.000 Euro bedelli senet bakiyesinden kaynaklı olduğunu, bu noktada davacının ileri sürdüğü hususların delil olarak ibraz ettiği ödeme dekontlarının dava konusu senetle ilgili ve ilişkili olmadığının aşikar olduğunu, yine dava dilekçesi ekinde birtakım What's App yazışma içeriklerinden bahsedilmekte ise de bu yazışmaların hangi tarihte ve hangi ilişik ödemelerle ilgili olup olmadığının da belli olmadığını, davacı tarafın işbu beyan ve yazışma kayıt içerikleri keza dava konusuna ilişkin olmayan beyan ve iddialarını kabul etmediklerini, davacı taraf hukuki ilişkiyi ve senedin varlığını kabul ettiğini fakat senet bedelinin ödendiğini iddia ettiğini, bu halde borcun ödenmiş olduğunu ispat yükünün de artık davacı tarafta olduğunu, zira ispat yükü ile ilgili genel kuralı düzenleyen HMK 190.maddesine göre "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." ve senede karşı senetle ispat kuralı gereği de davacı tarafın işbu ödeme beyan ve iddiasını ancak yazılı delillerle ispat edebileceğini, kaldı ki bu noktada davacı tarafın ödeme beyan ve iddialarının da her halükarda davalı müvekkil şahsa yönelik olmadığını, bu nedenle davalı müvekkili...yönünden husumet nedeniyle de davanın reddi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin dava, talep, alacak ve sair yasal hakları saklı kalmak kaydıyla haksız ve hukuki himayeden yoksun davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini, dava şartı arabuluculuk başvurusu yerine getirilmemiş olduğundan ve bu halde davanın esasına girilemeyeceğinden verilen tedbir kararının ivedilikle kaldırılmasını, davacı aleyhine dava ve takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; İstanbul ...İcra Müdürlüğünün... E. sayılı icra takip dosyası nedeni ile menfi tespit davasıdır.
Davacının dava açılışta arabuluculuğa başvurulduuğuna dair evrakın bulunmaması sebebi ile Mahkememizce 05/01/2024 tarihli ara kararında"...Kamuoyunun 7. Yargı Paketi olarak adlandırdığı “1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 3 (üç) maddesinde değişiklik içeren 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 05.04.2023 tarih ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Yapılan değişikliklerle beraber ticari davalar ve iş sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar bakımından, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarının zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu düzenlenmiştir.31. Madde uyarınca; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.43. Madde uyarınca; Bu Kanunun;a) 31 inci, 34 üncü, 36 ncı, 37 nci, 38 inci ve 41 inci maddeleri 1/9/2023 tarihinde,b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer." şeklinde düzenlenmiştir. "6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3. üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır." hükmü uyarınca: Davacı tarafça Arabuluculuk Son Tutanağı Aslının dosyaya ibraz edilmesi yönünde Davacı tarafın arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini dosyaya sunmadığı anlaşılmış olup, davacı vekiline arabuluculuk son tutanağı aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini dosyaya sunması için bir haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde gereğinin yerine getirilmemesi halinde 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 2. fıkrası gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtarına (ihtarın işbu ara kararın tebliği ile yapılmasına), karar verildiği, davacı vekili dava açıldığı tarihden önce arabuluculuğa başvurduğuna dair evrak sunamadığı anlaşılmıştır.
Emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2023/1743 E 2023/1362 K ilamında "...7155 sayılı Kanun ile TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ....” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır."Dava konusu bir miktar para alacağı" olan tüm talepler hakkında, alacaklı ve borçlu açısından bir ayırım yapılmadan ve bir sınırlama getirilmeden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak düzenlenmiştir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın ve dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (HUAK m.18/A/2, c. 4; HUAK Yönetmeliği m.22/3). Burada dava şartı arabuluculuk sürecinin, 6100 sayılı HMKnun 115/2 maddesi çerçevesinde, gider avansı yatırılmasında veya gerekli hallerde teminat gösterilmesinde olduğu gibi tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmediği görülmektedir. Bir başka ifadeyle, dava şartı noksanlığının giderilmesi ve arabulucuya başvurulması için mahkemece davacıya süre verilmeyecektir. Somut olayda; uyuşmazlık banka zararının tazmini ve tahsiline ilişkin olup, eldeki dava da; dava tarihi itibariyle arabulucuya başvuru zorunlu bir dava şartıdır. Mahkemece davacı vekiline arabuluculuk tutanağını sunması için süre verilmiş ise de; davacı vekili beyanında uyuşmazlığın arabuluculuğa tabi olmadığından ara karardan rücu edilmesini, aksi kanaatte ise arabuluculuğa başvurmak için süre verilmesini talep etmiş olup, arabuluculuğa başvurmadan davanın açıldığı anlaşılmıştır. O halde, eldeki dava arabuluculuğa tabii davalardan olup, dava öncesi arabulucuya başvuru şartı yerine getirilmediğinden, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. " şeklinde olduğu somut olay değerlendirildiğinde Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın ve dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (HUAK m.18/A/2, c. 4; HUAK Yönetmeliği m.22/3). Burada dava şartı arabuluculuk sürecinin, 6100 sayılı HMKnun 115/2 maddesi çerçevesinde, gider avansı yatırılmasında veya gerekli hallerde teminat gösterilmesinde olduğu gibi tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmediği anlaşılmakla..". Kararından da anlaşılacağı üzere davacının dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Mahkememize açılan işbu davanın başlangıçta arabuluculuğa başvurulmadığından TTK 5/A-(1) ve 6325 sayılı ''Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'' nun 18/A(2) maddeleri uyarınca HMK 114(2) ve 115(2) maddesi gereği dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 1.902,49-TL harçtan mahsubu ile fazla 1.474,89-TL harcın hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kendini vekille temsil ettiren davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00- TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/02/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!