WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İSTANBUL 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/452 Esas
KARAR NO :2024/125

DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/07/2022
KARAR TARİHİ:20/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü ... E. numaralı dosyası kapsamında toplam 20.484,30 USD (fiili ödeme tarihli) bedelli kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, müvekkili süresi içerisinde takibe itiraz edemediğinden takibin kesinleştiğini ve iş bu davanın açılması zorunluluğunun hasıl olduğunu, takibe dayanak olarak sunulan kambiyo senedi incelendiğinde müvekkilinin takibe dayanak bonoda imzasının bulunmadığını, müvekkilinin ortağı olduğu ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlediği doğru olduğunu ancak ilgili bonodan kaynaklı olarak müvekkilinin sorumlu olmayacağı şirketler hukukun genel prensibi olduğunu, takibe dayanak teşkil eden bono müvekkili tarafından da keşide edilmediğini, şirketin bir diğer temsilcisi olan müvekkilinin kardeşi tarafından keşide edildiğini, kabul etmemekle beraber, bir an için kaşe dışında atılan imzaların şahsi sorumluluğu doğuracağı düşünülse dahi bonoyu tanzim eden kişi müvekkil Zekeriya Umunç olmadığından şahsi sorumluluğu doğmayacağını, müvekkilinin karşı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, takibe dayanak teşkil eden bono üzerinde müvekkilinin isim-soyisim ve TC kimlik numarası da bulunmadığını, müvekkilinin kardeşi tarafından, davalı tarafın şirket yetkilisi huzurunda tanzim edilen bononun davalı tarafa teslim edildiğini, ayrıca TL olarak düzenlenen bonolar daha sonra alacaklı tarafça döviz cinsine çevrildiğini, hal böyleyken davalı tarafın hiçbir hakkı olmadığı halde müvekkili hakkında icra takibi yapmasının kötüniyetli olduğunu, ayrıca takibe dayanak bononun, müvekkilinin kardeşi tarafından ... adına TL olarak verildiğini, davalı taraf kötüniyetli ve anlaşmaya aykırı olarak daha sonra senedin üzerine dolar ibaresini ilave ettiğini, yani takibe konulan alacak miktarının bu yönüyle de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin firmasının 2018 yılında ticari olarak çıkmaza girmesi sonrası müvekkilinin ekonomik olarak zor duruma düştüğünü ve olağan yaşam giderlerini dahi karşılayamacak duruma düştüğünü, müvekkilinin gayrimenkul veya aracı bulunmadığını, ayrıca bağ-kur borcu bulunduğunu ve bağkurdanda faydalanamadığını, en bakımsız ve kötü evin dahi 4.000 TL'nin altında kiralanmadığı İstanbul'da ikamet eden hayat pahalılığının tavan yaptığı dönemde, dava konusu miktar da göz önüne alındığında müvekkilinin yargılama masraf ve giderlerini karşılamasının mümkün olmadığını, mahkemeye erişim hakkının, hak arama hürriyetinin gereği olarak adli yardım talebinde bulunduklarını, izah olunan nedenlerle, adli yardım taleplerinin kabulüne, müvekkilinn karşı yana borcunun bulunmadığının tespitine; bu kapsamda .... İcra Müdürlüğü ... E. Numaralı dosyasında borçlu olmadığının, takibe dayanak senetlerin borçlusu bulunmadığının tespitine, .... İcra Müdürülüğü ... E. Numaralı dosyası kapsamında icranın tamemen eski hale iadesine, davalı tarafın kötüniyetli olması sebebiyle takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu bononun borçlusu olduğunu, aksi iddiaların tümünün mesnetsiz olduğunu, iddiaların aksine davacının imzasının bonoda bulunmakta olduğunu, hem kaşe hem de açıktaki imzaların kendisine ait olduğunu, "keşide etmediğini, imzanın kendisine ait olmadığını, bedelde tahrif olduğunu, TL olarak düzenlenen bonoların döviz cinsine çevrildiğini" iddia eden davacının neden üç yıl gibi iyi niyeti aşan uzun bir süre beklediğinin anlaşılamadığını ve bu durumun açıkça kötü niyetini ortaya koyduğunu, senetteki tahrif iddialarının; çıplak gözle bile bakıldığında asılsız olduğunun açıkça görülecek olup söz konusu iddiaların, davacının borcundan haksız olarak kurtulma çabalarından ibaret olduğunu, ayrıca davacı, imza sirkülerine dayanmış olsa da işbu belgedeki imzaların da Yargıtay içtihatları gereği araştırılması gerektiğini, ispat külfetini yerine getiremeyen davacının iddialarının ve bu temelde de mezkûr davanın reddi gerektiğini, Yargıtay içtihatları uyarınca davacı borçlu sıfatından kurtulamayacağını, davacının; TTK. hükümleri uyarınca bonodan sorumlu olmadığı ve bonoda isim - soyadı bulunmadığı kapsamındaki iddialarının, işbu bonodan kaynaklı borcunu ortadan hem hukuken hem de Yargıtay içtihatları uyarınca kaldırmadığını, bonoda çift imzanın bulunması halinde imzalardan birinin şirketi temsilen diğer imzanın da kişisel borçlanma amacıyla atıldığının kabulü gerekmekte olup davacının işbu senette hem temsil hem de kişisel borçlanma amacıyla attığı imzaların mevcut olduğunu, o halde borçtan açıkça sorumlu olduğunu, ayrıca isim yazılı olmasa dahi; bono bedelinden sorumluluğun ortadan kalkmayacağını, Yargıtay içtihatları da bu yönde olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini, arz edilen sebeplerle; işbu davanın reddine, davacı hakkında alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasından borçlu olunmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.
6100 sayılı HMK'nın Madde 320 (4) maddesi "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır." şeklinde düzenlenmiştir.
İş bu dosyada davacı tarafça mahkememizin 26/09/2023 tarihli 4 nolu celsesinin takip edilmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 26/10/2023 tarihli dilekçe ile davacı vekili tarafından yenileme dilekçesi sunulduğu ve mahkememiz tarafından yenileme tensip tutanağı düzenlendiği, taraflara tebliğ edildiği, yenilenerek kaldığı yerden devamına karar verilen davanın 20/02/2024 tarihli celsesinde; davacı vekilinin duruşma salonunda hazır bulunmadığı, duruşma salonu dışında mübaşir vasıtasıyla seslenildiği, davacı / vekilinin hazır olmadığı ve herhangi bir mazeret dilekçesi de sunmadıkları, davalı tarafın da davayı takip etmediği, dava basit yargılama usulune tabi olduğundan 2. kez davanın takipsiz bırakılması nedeniyle HMK 320/4. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-)İş bu dava 26.09.2023 tarihli oturumda tarafların davayı takip etmemesi nedeniyle işlemden kaldırıldığı, davacı vekilinin iş bu celse de duruşmaya katılım sağlanmadığı, davacı vekilinin davayı takip etmediği anlaşılmakla davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu da gözetilerek, H.M.K 320. maddesinin 4. bendi uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-)Dava adli yardımlı olmakla verilen karar niteliği de göz önüne alınarak Harçlar yasası uyarınca alınması gerekli 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-)Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapor sonrası mahkememize gönderilen 2.228 TL fatura bedelinin suç üstü ödeneğinden karşılandığı anlaşılmakla, bu ücretin yargılama gideri olarak davacıya yüklenmesine, ayrıca dosyada hazırlanan 2 tebligat, 8 e-tebligat ve 4 KEP yazışma gideri olmak üzere toplam 208,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-)Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacıya/vekiline iadesine,
6-)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, davacının / vekilinin yokluğunda; tarafların gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2024

Katip ...
(E-imzalı)

Hakim ...
(E-imzalı)