T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/692 Esas
KARAR NO:2024/135
DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ:07/12/2017
KARAR TARİHİ:22/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ... Şirketi’nin sermayesi, her biri 1-TL itibari değerde olmak üzere toplam 50.000 adet paydan oluşan 50.000-TL olduğunu, davalı şirket bir aile şirketi olup, şirkette pay sahibi olan ... ve ...'nun vekiledeninin kardeşleri, ..., ... ve ...ise vekiledeninin akrabaları olduğunu, vekiledeninin 2011 yılından beri 6 yıldır hiçbir genel kurul toplantısına çağırılmadığını, ancak vekiledeninin katılımı ve haberi olmaksızın, vekiledeni sanki bu süreçteki tüm genel kurul toplantılarına katılmışçasına oy birliği ile karar alınarak hazirun cetvellerinin Yönetim Kurulu Başkanı ... tarafından, vekiledeni tarafından kendisine hiçbir yetki veya vekalet verilmeden ve vekiledeninin imzası sahte olarak atılmak suretiyle imzalandığını ve şirket evrakları üzerinde vekiledeni aleyhine ve haklarını ihlal eder şekilde özel belgede sahtecilik suçu işlendiğini, davalı şirketin 2011 yılından itibaren yapılan Genel Kurul toplantılarında vekiledeninin pay sahipliğinden kaynaklanan haklarının sistemli bir şekilde ihlal edildiğini, Yönetim Kuruluna ödenecek huzur hakkının fahiş olduğunu beyanla, ilk önce 20.04.2017 tarihinde yapılmış olan, ancak vekiledeninin finansal tabloların görüşülmesi için toplantının ertelenmesinin talep edilmesi üzerine ertelenen ve sonra 08.09.2017 tarihinde yapılan 2015 yılı genel kurul toplantısında alınan kararların dürüstlük kuralına aykırı şekilde alınmış olduğu, faaliyet raporunun pay sahiplerini doğru, açık ve anlaşılır olarak ve ileriye dönük beklentileri karşılayacak, bilgilendirecek şekilde, davalı şirketin finansal tablolarının, satış ve kazanç miktarları tablolarının gerçeği yansıtmadığı, şirket yönetim kurulunun şirketi, azlık pay sahiplerinin haklarını ihlal ederek, kendi menfaatleri doğrultusunda yönettikleri gerekçesi ile, davalı ... Şirketi’nin 2015 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan kararlardan gündemin 2. Maddesinde yer alan yıllık faaliyet raporunun okunması ve müzakeresi, 3. Maddesinde yer alan Finansal Tabloların okunması, müzakeresi ve tasdiki, 4. Maddesinde yer alan Yönetim Kurulu üyelerinin ibrası, 5.Maddesinde yer alan dağıtılacak kar ve kazanç pay oranlarının belirlenmesi maddesinde, karın dağıtılması yönündeki karar hariç olmak üzere, diğer kararların, 7.Maddesinde yer alan Yönetim Kurulu üyelerinin seçimi, ve 8. Maddesinde yer alan Yönetim Kurulu üyelerine ödenecek ücretin tespiti maddelerinin ve bunlar için alınmış olan kararların ayrı ayrı iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı şirkette genel sermaye itibariyle %15 oranında pay sahibi olduğunu, davacının da bildirdiği üzere şirketin aile şirketi olduğunu bu itibarla hissedarlar arasındaki ilişkinin sadece ortaklık ilişkisi olmayıp aynı zamanda ortakların kişisel temaslarınında bulunduğunu, davalı şirketin ülkenin en eski krom madeni işletmelerinden olup hissedarların babaları ... tarafından kurulup yönetildiğini ve vefatınından sonra da ... tarafından yönetildiği ve bu yönetim tarzına bu davanın açıldığı tarihe kadar hiç bir hissedarın itiraz etmediği, davacının krom madeninin yerini dahi bilmediğini, 82 yaşında olup aile şirketi oluşunun verdiği güvenle tamamen kendi bilgi, muvafakat ve talepleri altında bazı genel kurul toplantısına katıldıklarına dair işaret konularak prosedür zorluğunun aşıldığını, tutanaklara hiç bir şekilde imza atılmadığını, sadece adı hizasına işaret konulduğunu, genel kurul kararlarının tamamen aynı doğrultuda ve rutin olduğunu, dolayısıyla kişinin bilgisi ve muvafakatı ile yapılan bu işlemin imza taklidi bile olsa özel belgede sahtecilik suçuna subut vermediğini, tüm bu hususların hayatın olağan akışı içinde davacının verdiği sözlü talimatlara dayandığının kabulü gerektiğini, nitekim davacının geçmiş 5 yıl içinde de bu konuda harekete geçmediğini, dava konusu 08/09/2017 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların usul ve içeriğinde hiçbir hukuka aykırılık bulunmadığını, genel kurul toplantısının ertelenen 20/04/2017 tarihli toplantının devamı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
GEREKÇE:
Dava; TTK 445 maddeye dayalı 08.09.2017 tarihli 2015 yılına ait Genel Kurul Toplantısında alınan kararlardan 2, 3, 4, 7, 8 nolu kararların iptali, 5 nolu kararında kısmen iptali talebine ilişkindir.
Mahkememizin 06/12/2018 2017/1091 Esas 2018/1110 sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, verilen bu kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine dosyanın İstanbul BAM'a gönderildiği,
İstanbul BAM 43. HD nin 23/09/2021 tarih 2020/... E- 2021/... K sayılı ilamı ile; "...Dava konusu 08.09.2017 tarihli genel kurulun 2. ve 3. maddelerinde, Yönetim Kurulu Faaliyet Raporunun okunması, müzakeresi ile Finansal Tabloların okunması ve tasdikine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 437/1. maddesi, " Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir." hükmünü haiz olup, finansal tabloların ortaklara ayrıca tebliği zorunluluğu bulunmadığından davacının bu konudaki iddiası ve istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Ancak davacı vekili tarafından, faaliyet raporu ve finansal tabloların pay sahiplerinin bilgi edinmeleri bakımından yeterli açıklıkta olmadığı gibi gerçeğe uygun olarak düzenlenmediği ileri sürülmüş olup, dosyada mevcut bilirkişi raporunda, davacının bu iddiaları yönünden bir inceleme yapılmaksızın sadece bu kararlara karşı ileri sürülen muhalefet şerhinin içeriğine göre değerlendirme yapılarak kararların TTK 418. maddesindeki nisaba uygun olarak alındığı açıklanmış, mahkemece bu açıklamalar aynen benimsenerek hüküm kurulmuştur. Oysa TTK 514. maddesi,"Yönetim kurulu, geçmiş hesap dönemine ait, Türkiye Muhasebe Standarlarında öngörülmüş bulunan finansal tablolarını, eklerini ve yönetim kurulunun faaliyet raporunu, bilanço gününü izleyen hesap döneminin ilk üç ayı içinde hazırlar ve genel kurula sunar." hükmünü haiz olup, "Dürüst Resim İlkesi" başlıklı TTK 515.maddesine göre, anonim şirketlerin finansal tablolarının, Türkiye Muhasebe Standartlarına göre şirketin malvarlığını, borç ve yükümlülüklerini, öz kaynaklarını ve faaliyet sonuçlarını tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun bir şekilde; şeffaf ve güvenilir olarak; gerçeği dürüst, aynen ve aslına sadık surette yansıtacak şekilde çıkarılması gerekir. Aynı yasanın 516.maddesinde ise, şirketin yönetim kurulu faaliyet raporunun şirketin, o yıla ait faaliyetlerinin akışı ile her yönüyle finansal durumunu, eksiksiz, dolambaçsız, gerçeğe uygun ve dürüst şekilde yansıtması gerekiği, bu raporda finansal durumun finansal tablolara göre değerlendirileceği, şirketin gelişmesine ve karşılaşması muhtemel risklere de açıkça işaret olunacağı ve yönetim kurulunun değerlendirmesinin de raporda yer alması gerektiği vurgulanmıştır. Diğer taraftan TTK'nın 413/3 maddesine göre, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi yılsonu finansal tablolarının müzakeresi maddesiyle ilgili sayıldığı gibi TTK 424. maddesi gözetildiğinde yönetim kurulu üyelerinin ibrasının da, bilanço ve finansal tablolarla bağlantılı olduğu açıktır. Bu durumda genel kurulun 2. ve 3. maddesinde alınan kararların, 4. maddesindeki yönetim kurulu üyelerinin ibrası ve 7. maddesindeki yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin kararlarla birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Genel kurulun 5. maddesinde, şirketin 2010, 2011, 2012 yılları karlarının tamamı ile 2013 yılı karının 2.719.094,05 TL'sinin, 2014 yılı karının %5'inin, 2015 yılı dönem karının %5'inin dağıtılmasına, 2015 yılı karının %95'lik kısmının olağanüstü yedek akçe olarak ilgili hesaba kaydedilmesine, karların hissedarları dağıtımından önce %20'sinin Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Özgür Hasırcıoğluna temettü olarak verilmesine, geriye kalanın ortaklara hisseleri oranında 31.10.2017 tarihine kadar dağıtılması, 8. maddesinde de, yönetim kurulu üyelerine brüt 7.000 TL huzur hakkı ödenmesi yönünde karar alınmıştır.
5 nolu kararın,"Yönetim Kurulu Başkanına kar payı verilmesine" ilişkin kısmı gündem dışı olup, TTK md.413/2 maddesinde düzenlenen gündeme bağlılık ilkesine aykırılık teşkil etmekle birlikte gündeme bağlılık ilkesinin amacının, şirket ortaklarının toplantıya katılıp katılmama konusunda karar verebilme ve katılmak istedikleri takdirde gerekli hazırlıkları yapabilmelerine olanak sağlamak olduğu dikkate alındığında; gündem dışı olan bu kısmın görüşülüp karar bağlanması tek başına iptal nedeni olamaz. Ancak davacı taraf, gündem dışı alınan bu kararın, ortakların kar payı alma hakkını ihlal ettiği nedenine de dayanmıştır. TTK 394.maddesinde, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararı ile belirlenmiş olmak şartıyla yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı, ücret ikramiye veya kardan pay verilmesi mümkün olduğu gibi davalı şirketin ana sözleşmesinde de tutarı belirlenmemiş olmakla beraber bu konuda düzenleme yapıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki yerleşik yargı kararları uyarınca, yönetim kurulu üyeleri için genel kurul tarafından tespit edilecek tutarların emsallerine nazaran fazla olmaması ve şirketin mali durumu ile uyumlu bulunması gerekmekte olup,yönetim kurulu üyelerinin örtülü kazancına sebebiyet verecek nitelikte buna bağlı olarak ortakların kar payı alma hakkının ihlali sonucunu doğuracak tutarda kar payı veya huzur hakkı ödemesinin dürüstlük kuralları ile bağdaşmayacağı tartışmasızdır. Denetime olanaklı ve hüküm kurmaya yeterli olmamakla birlikte dosyada mevcut bilirkişi raporunda, şirketin, bahsi geçen yıllara ilişkin dağıtılacak kar tutarları ve yönetim kurulu başkanına ödenecek kar payının oran ve miktarı açıklanmış ve bu oranların diğer hissedarların alacağı kar payını azaltıcı nitelikte olması nedeniyle dürüstlük kurallarına aykırı olduğu ifade edilmiştir. Ancak mahkemece bu açıklamalara itibar edilmediği gibi kararın gerekçesinde itibar edilmememe nedeni de gösterilmemiş ve genel kurulda alınan kararların niteliğine göre, TTK 418. maddesindeki toplantı ve karar nisabının oluştuğu belirtilip, içerik yönünden inceleme ve araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetli olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dilekçesindeki iddiaları doğrultusunda, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları incelenerek dava konusu genel kurulda müzakere edilip, tasdik edilen yönetim kurulu faaliyet raporu ve finansal tabloların şirket kayıtları ile uyumlu bulunup bulunmadığı, yasaya uygun olarak düzenlenip düzenlemediği, şirketin kar ve zarar durumuna göre, karın % 20 sinin yönetim kurulu başkanına ve brüt 7.000 TL yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı olarak ödenecek ücretlerin şirketin mali durumu ile orantılı olup olmadığı buna göre, yönetim kurulu başkanı ve üyelerinin örtülü kazanç olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, diğer ortakların kar payı alma hakkının ihlali anlamına gelip gelmediğinin uzman bilirkişilerden alınacak gerekçeli ve denetime elverişli rapor ile tespit edilip, bu anlamda kararların içerik olarak da denetiminin yapılması ve dürüstlük kurallarına aykırı olup olmadığının belirlenmesinden sonra bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine..." karar verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği ve işbu esasa kaydedildiği anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı kapsamında inceleme yapılmak üzere, dosyanın bağımsız denetçi niteliğine sahip mali müşavir bilirkişi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı (Ticaret Hukuku alınında) bilirkişilerden oluşturulacak heyete tevdine karar verilmiş;
Bilirkişi heyeti 17/02/2023 tarihli raporunda özetle; "...Tarafımıza sunulan belgeler üzerinde yapılan incelemeler sonucunda yukarıdaki tespitleri ve aşağıda yapılacak olan değerlendirmelerin hüküm verme amacı taşımayan, hükme yardımcı ve görüş ve beyanları içermekte olup yazılanların takdir ve değerlendirmesi ile dava dosyasına uygunluğunun kararı, Yüce Mahkemenize ait olmak üzere, Davacı'nın, Davalı şirket'te %15 hisse ile pay sahibi olduğu,
08.09.2017 tarihli Genel Kurulu'nda 2015 yılı genel kurul çağrısı yapıldığı, Yönetim kurulunun ve Yönetim Kurulu başkanının 20.04.2017 tarihli ERTELENEN genel kurul kararında, Davacı adına kendisinin haziruna imza attığını belirttiği, Geçmiş dönemlerde yapılan genel kurul taplantılarında, toplantıda olmadıkları halde, hazır bulunanlar listesine katılmış gibi gösterilmesi ile yapılmış olduğu anlaşılan genel kurul toplantılarında seçilen yönetim kurulu'nun yapmış olduğu Genel kurula ilişkin çağrı'nın geçerli olduğunun kabulü halinde, Genel Kurul Toplantısında alınan kararlara ilişkin olarak; Gündemin 2,3,4,7 ve 8. maddesinde yer alan genel kurul kararlarının ...m.418'e ve TTK m.436'ya uygun alındığı ve alınmış genel kurül kararlarının oy çokluğu ile alınan kararların iptalini gerektirir bir hususun olmayacağı, Gündemin 5. Maddesinde yer alan Kâr'ın dağıtılması yönündeki Genel Kurul Kararının iptalini gerektirir bir hususun olmayacağı, Ancak, Ana Sözleşme'de tutarı belli olmayan TTK m.394'e göre Yönetim Kurulu Başkanına davalı şirkette yaptığı çalışmalar karşılığı,, ödenmesine karar verilen 2010,2011,2012,2013,2014 ve 2015 yılından dağıtılacak net kâr tutarının %20 si ne isabet eden 1.737.652,14 TL tutarında olarak değerlendirilen kâr payı ödeme kararının, TTK M.339 ve ...M.511 e uygun olacağı,
Ancak Gündemin 7. Maddesinde Yönetim Kurulu Başkanı'na, davalı şirketteki çalışmalarından dolayı ödenmesi kararlaştırılan huzur hakkı'nın dışında, hissedarlara yapılacak kar pay'ı dağıtımından önce, (geçmiş yıllarda yapılmış olan genel kurul kararlarında da düzenli olarak yönetim kurulu başkanı'na ödenmesine karar verilen) dağıtılacak kârin %20'si oranında hesaplanacak temettü tutarının hesaplanıp, ödenmesine karar verilmesinin TTK m.339'a uygun olmakla birlikte, ana sözleşme de bu hususta belirlenmiş bir oranın olmaması ve belirlenen oranın diğer hissedarların, davalı şirket'ten alacağı kar payına %20 azaltıcı etkisi olması sebebi ile bu kararın objektiflik ve iyi niyet kuralına aykırılık teşkil edebileceği değerlendirildiği,
Gündemin 8.Maddesinde yer alan, yönetim kurulu üyelerine ödenecek ücretin tespiti maddesinde; Yönetim Kurulu üyelerinin her birine brüt 7.000.-TL huzur hakkı ücreti ödenmesi kararının, yönetim kurulu üyelerinin önceden toplantıya katılmamış davacı adına hazirun cetvelini hukuka aykırı olarak imzalayan kişiler olduğundan, bu kişilerin, yönetim kurulu üyesi olarak şirkete karşı görevlerini kötüye kullanmış olmaları ve yönetim kurulu başkanı lehine kâr'ın %20 si gibi bir miktarın ödenmesi yönünde karar alınması nedeni ile görevini kötüye kullanan yönetim kurulu üyelerine yapılacak ücret ödenmesinin açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu gerekçesini ileri süren, davacı'nın 7.500 red oy'una karşılık, 42.500 hissenin olumlu oy'u ile oy çokluğu ile kabul edildiğinin görüldüğü,
TTK 394. Maddesinde Yönetim Kurulu üyelerinin mali hakları içerisinde, “Tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye prim ve yıllık kardan pay ödenebilir.' denilmiştir. Şirketin ana sözleşmesinde mali hakların tutarı yönünde herhangi bir hüküm olmadığından, huzur hakkı, ikramiye, prim, yıllık kârdan pay ve ücretin tutarının genel kurulca belirlenmesinde kanuna ve esas sözleşmeye aykırılık söz konusu olmayacağı,
2014 yılında 10.194.134,05,-TL Brüt ve 9.641.988,79,-TL Net satışların olduğu, tutarlara bakıldığında satışların içinde (7.000/9.641.988,79) %0,00073 oranında olacağı,
2015 yılında 5.465.303,36,-TL brüt ve 5.156.699,93 net satışların olduğu, tutarlara bakıldığında satışların içinde (7.000/5.156.699,93) %0,0014 oranında olacağı,
Satışlara oranla, Yönetim Kurulu üyelerinin her birine brüt 7.000.-TL huzur hakkı ücreti ödenmesi kararının, satışlara oranla fahiş bulunmayacağı kanaati oluştuğu,
Ancak, objektif olma ve dürüstlük kuralına uygun olup olmadığının takdiri yüce mahkemenize ait olacağı,
Gündem'in 5.Maddesi'nde ki Kar Dağıtım Kararı'nın, Yönetim Kurulu Başkanı'na çalışmaları için ödenmesine karar verilen dağıtılacak kâr'ın %20'sinin dağıtılması yönünden, takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere, kısmen iptal edilebileceği, kanaati oluşmakla birlikte takdir Yüce Mahkemenize ait olacağı,
Ancak, Genel Kurul evraklarına usulsüz imza atılması, imzaların öncesinden de atıldığı, öncesinden herhangi bir itirazın bulunmaması yönündeki kararın takdiri Yüce Mahkemenize ait olacağı..." tespit ve rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu itirazların değerlendirilmesi için ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş;
Bilirkişi heyeti 09/01/2024 tarihli ek raporlarında özetle; "...Davacı tarafın itirazlarında belirtilen defterlerin yukarıda tasdik ve nevi bilgilerinden de anlaşılacağı üzere “yevmiye defteri tasdik ve kapanış tasdikinin mevcut olduğu, defter-i kebir ve envanter defterleriinde tasdiklerinin görülerek incelendiği,
Davacı'nın, Davalı şirket'te % 15 hisse ile pay sahibi olduğu,
08.09.2017 tarihli Genel Kurulu’nda 2015 yılı genel kurul çağrısı yapıldığı, Yönetim kurulunun ve Yönetim Kurulu başkanının 20.04.2017 tarihli ertelenen genel kurul kararında, Davacı adına kendisinin haziruna imza attığını belirttiği,
Geçmiş dönemlerde yapılan genel kurul toplantılarında, toplantıda olmadıkları halde, hazır bulunanlar listesine katılmış gibi gösterilmesi ile yapılmış olduğu anlaşılan genel kurul toplantılarında seçilen yönetim kurulunun yapmış olduğu Genel kurula ilişkin çağrı'nın geçerli olduğunun kabulü halinde, Genel Kurul Toplantısında alınan kararlara ilişkin olarak;
Gündemin 2,3,4,7 ve 8. maddesinde yer alan genel kurul kararlarının ...m.418'e ve TTK m.436'ya uygun alındığı ve alınmış genel kurul kararlarının oy çokluğu ile alınan kararların iptalini gerektirir bir hususun olmayacağı,
Gündemin 5. Maddesinde yer alan Kâr'ın dağıtılması yönündeki Genel Kurul Kararının iptalini gerektirir bir hususun olmayacağı,
Ancak, Ana Sözleşme'de tutarı belli olmayan TTK m.394'e göre Yönetim Kurulu Başkanına davalı şirkette yaptığı çalışmalar karşılığı, ödenmesine karar verilen 2010,2011,2012,2013,2014 ve 2015 yılından dağıtılacak net kâr tutarının %20 sine isabet eden 1.737.652,14 TL tutarında olarak değerlendirilen kâr payı ödeme kararının, TTK M.339 ve ...M.511 e uygun olacağı,
Ancak Gündemin 7. Maddesinde Yönetim Kurulu Başkanı'na, davalı şirketteki çalışmalarından dolayı ödenmesi kararlaştırılan huzur hakkı'nın dışında, hissedarlara yapılacak kar pay'ı dağıtımından önce, (geçmiş yıllarda yapılmış olan genel kurul kararlarında da düzenli olarak yönetim kurulu başkanı’na ödenmesine karar verilen) dağıtılacak kârin %20'si oranında hesaplanacak temettü tutarının hesaplanıp, ödenmesine karar verilmesinin TTK m.339'a uygun olmakla birlikte, ana sözleşme de bu hususta belirlenmiş bir oranın olmaması ve belirlenen oranın diğer hissedarların, davalı şirket'ten alacağı kar payına %20 azaltıcı etkisi olması sebebi ile bu kararın objektiflik ve iyi niyet kuralına aykırılık teşkil edebileceği değerlendirildiği..." tespit ve rapor edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti kök ve ek raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre;
Gündemin 2.Maddesinde yer alan, yönetim kurulunca hazırlanan 2015 yılı yıllık faaliyet raporlarına davacı tarafça itirazda bulunulmuş ise de, yıllık faaliyet raporları ve davalı şirket ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davalı şirketin ticari defter ve kayıtları incelenerek dava konusu genel kurulda müzakere edilip, tasdik edilen yönetim kurulu faaliyet raporu ve finansal tabloların şirket kayıtlan ile uyumlu olduğu ve raporun yasaya uygun olarak düzenlendiği, kararın iptalini gerektirir bir durum bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Gündemin 3. maddesinde yer alan Finansal Tabloların okunması, müzakeresi ve tasdiki maddesi ile ilgili olarak davacı tarafça itirazda bulunulmuş ise de, kararın esas sözleşme ve ...m.418'deki karar nisaplarına uygun olarak alındığı, kararın iptalini gerektirir bir durum bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Gündemin 4. Maddesinde yer alan, Yönetim Kurulunun ibrası ile ilgili olarak davacı tarafça itirazda bulunulmuş ise de, yönetim kurulu üyelerinin TTK 436 maddesi gereği kendileri ile ilgili ibra oylamasına katılmadığı, karar nisabı bakımından ve oydan yoksunluk yönünden kararın iptalini gerektirir bir durum bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Gündemin 5.Maddesinde, kârın kullanımı şeklinin, dağıtılacak kâr ve kazanç payları oranlarının belirlendiği, buna göre 2010, 2011, 2012 yılları karlarının tamamı ile,
2013 yılı kârı'nın 2.719.094,05 TL'sinin,
2014 yılı kârının %5'inin,
2015 yılı dönem kârının %5'inin dağıtılmasına,
2015 yılı kârı'nın %95'lik kısmının Olağanüstü yedek akçe olarak ilgili hesaba kaydedilmesine, dağıtılacak olan kârların hissedarlara dağıtımından önce %20'sinin Yönetim Kurulu başkanı ...'na şirket için yapmış olduğu çalışmalarından dolayı temettü olarak verilmesine,
Geriye kalanının ortaklara hisseleri oranında 31.10.2017 tarihine kadar kar payı olarak dağıtılmasına ilişkin alınan genel kurul kararının davacının 7.500 olumsuz oyuna karşılık, 42.500 adet hissesinin kabul oyu ile oy çokluğu kabul edildiği görülmüştür.
Alınan kararda, TTK Madde 418'de yer alan karar nisahı bakımından kararın iptalini gerektirir bir durum bulunmadığı, ancak Yönetim Kurulu Başkanına davalı şirketteki çalışmalarından dolayı ödenmesi kararlaştırılan huzur hakkının dışında, hissedarlara yapılacak kar payı dağıtımından önce dağıtılacak kârın %20'si oranında hesaplanacak temettü tutarının hesaplanıp ödenmesine karar verilmesinin TTK m.394 hükmüne uygun olmakla birlikte, ana sözleşmede bu hususta belirlenmiş bir oranın olmaması ve belirlenen oranın diğer hissedarlara dağıtılacak kardan önce hesaplanıp ödenecek olması nedeniyle diğer hissedarların davalı şirketten alacağı kar payına %20 azaltıcı etkisi olması sebebi ile bu kararın objektiflik ve dürüslük kuralına aykırılık teşkil edeceği, kararın bu yönüyle iptal edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Gündemin 7. Maddesi Yönetim Kurulu seçimine ilişkin olup, kararın esas sözleşme ve TTK Madde 418 gereği karar nisabı bakımından iptalini gerektirir bir durum bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Gündemin 8.Maddesinde yer alan, Yönetim Kurulu üyelerinin her birine brüt 7.000.-TL huzur hakkı ücreti ödenmesi kararına itiraz edilmiş ise de; TTK 394. Maddesine göre, “Tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye prim ve yıllık kardan pay ödenebileceği" hüküm altına alınmış olup, bu kararın Yönetim Kurulu üyelerinin mali hakları içerisinde yer aldığı, şirketin ana sözleşmesinde mali hakların tutarı yönünde herhangi hüküm olmadığından huzur hakkı, ikramiye, prim, yıllık kârdan pay ve ücretin tutarının genel kurulca belirlenmesinde kanuna ve esas sözleşmeye aykırılık söz konusu olmayacağı, kararın esas sözleşme ve TTK Madde 418'deki karar nisabı bakımından iptalini gerektirir bir durum bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Tüm bu açıklamaların ışığında; davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 08/09/2017 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 5 nolu kararın "Yönetim Kurulu Başkanı ...'na dağıtılacak kardan şirket için yaptığı çalışmalardan dolayı %20 temettü verilmesi"ne ilişkin kısmının iptaline, diğer taleplerin ise reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla;
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE davalı şirketin 08/09/2017 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 5 nolu kararın "Yönetim Kurulu Başkanı ...'na dağıtılacak kardan şirket için yaptığı çalışmalardan dolayı %20 temettü verilmesi"ne ilişkin kısmının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 427,60-TL harçtan peşin alınan 31,40 -TL, mahsubu ile bakiye 396,20-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 31,40 -TL başvurma harcı, 31,40 -TL peşin harç, 4,60 -TL vekalet harcı olmak üzere toplam 67,40 -TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 1.042,93 -TL davetiye gideri 5.500,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.542,93 -TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 1.090,48-TL davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 -TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 -TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/02/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!