WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İSTANBUL 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/76 Esas
KARAR NO :2024/133

DAVA:Tapu İptali Ve Tescil
DAVA TARİHİ:22/04/2022
KARAR TARİHİ:20/02/2024

.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı, 12/01/2023 tarihli görevsizlik kararı üzerine Mahkememiz yukarıda esas sırasına kayıt edilen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının kardeş olduğunu, kardeşinin üzerine olan dava konusu taşınmazlardaki tüm hak ve hisselerini beraber kazandıklarını ve halen ortaklıkları süren şirket ve işlerin kazancından edinerek aldıkları halde müvekkiline 13 tapu alınırken kardeşinin ise kendi üzerine 30 dan fazla tapu edindiğini ve büyük kısmınıda sattığını, şirketin tasfiyesi veya şirketten gelen gelirin şahsen edinmesi sebebi ile ayrı bir tazminat davası açma hakkının saklı olmakla beraber ilgili tapuların haksız edinilmesi sebebi ile dava açma zorunluluğu hasıl olduğunu, tapuların İstanbul Yalova Muğla Bursa gibi illerde olduğunu, müvekkilinin ilk gençlik yıllarından sonra babalarının işlerden elini çektikten sonra kardeşlik hukuku gözetildiği düşünülerek yapılan işlerden ticaretlerde edinilen kazançlar ile bir çok gayrimenkul yatırımı yapılmış fakat çoğu abisi davalı ... üzerinde alındığını, ilk zamanlar bunun önemli olmadığını düşündüğünü fakat daha sonraları ortak malların dahi kiralarını abisinin aldığını istediği gayrimenkulü sattığını yeni şirketler kurduğunu ve ortak olduğu şirketin kredibilitesi ile yeni şirketlere krediler açtırdığını teminat gösterdiğini öğrendiğini ve abisine başvurduğunda kendisine maaş teklif edildiğini, müvekkilinin varlık içinde yokluk çekmekte olup ortaklı malları kullanamıyor tasarruf edemiyor kiralarını alamıyor satamıyor olmakla beraber abisinin kendi üzerine aldığı mallarda ise hiç bir tasarruf imkan bulunmadığını, kaç tapunun kaldığı kaç tapunun satıldığından da bilgi sahibi olmadığını, abisinin işlerinin yürütülmesi ve ekonomik semerelerinden faydalanamadığını sürekli baskı gördüğünü ve problemler yaşadığını, ayrıca, dava konusu taşınmazlarda davalının tapuları 3. Kişilere devretme olasılıkları bulunmadığını, bu nedenle dava konusu taşınmazlar üzerine 3. Kişilere devrinin önlenmesi için tedbir konulmasına ya da davalıdır şerhi konulmasına karar verilmesini, davanın kabulü ile, dava konusu taşınmazlardaki davalı adına kayıtlı tapuların iptali ile 1/2 sinin müvekkilinin adına tapuya kayıt ve tescilinin yapılmasına, tapu iptali ve tescil yönündeki talepleri uygun görülmez ise, taşınmazların rayiç bedelleri tespit edilerek dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte, rayiç bedel belli olmadığı takdirde satış bedelinin yasal faizi ile birlikte günümüz değerine güncellenerek ve değiştirilerek davalıdan 1/2 si hisseleri oranında alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini mahkememizden arz ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kesin yetki kuralı sebebiyle davanın reddi gerektiğini, davalı tarafın dava dilekçesinde dava türüne dair (belirsiz alacak- kısmi dava) açıklama yer almadığını, davalı tarafın iddialarının, ihtiyati tedbir talebinin, davalıdır şerhi konulması talebinin haksız ve dayanaksız olduğunu, davacı tarafça ileri sürülen iddiaların tapu iptali ve tescil davasına dayanak olabilecek nitelikte olmadığını, davacı tarafın çok sayıda taşınmaz (21 adet) için tapu iptal ve tescil davası açtığını ancak hangi taşınmazın tasarruf işleminin hangi gerekçe ile iptalini ve adına tescilini istediğini belirtmediğini, dayanaksız iddia ve taleplerin reddi gerektiğini, dava dilekçesinin 4. maddesinde "diğer taşınmazlarla aynı nitelikte olduğu halde özelde gebze de ki arazi" şeklinde tanımlanan ve "as mefruşat ... sert şirketi" alacağı için davalı müvekkilime devredildiği iddiası da diğer iddialar gibi gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın ispatlanamayan iddialar üzerinden ileri sürülen taleplerin ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın haksız ve dayanaksız gerçek dışı iddialarının aksine müvekkilim yıllarca davacıya yardımcı olmuş, her müşkül durumunda kendisine destek olunduğunu, müvekkilinin davacıya verdiği borçlar, yardım ve destekler çok yüksek tutarlarda olduğunu, davacının işbu davayı açmasına anlam verilemediğini, davacının, alacak iddiasının aksine davacının, müvekkiline borçlu olan taraf olduğunu, davacı tarafın "ihtiyati tedbir" ve "davalıdır şerhi" taleplerinin reddine, Mahkeme aksi yönde kanaatte ise; sadece "davalıdır şerhi" talebinin bir adet taşınmaz ile sınırlı tutulmasına, fazlaya dair talebin reddine ve bütün taşınmazlar yönünden uygulanmamasına kaldırılmasına, usul yönünden ve/veya ilk itiraz mahiyetindeki itirazlarının kabulüne, davanın esasına dair inceleme yapmaksızın davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esas yönünden de haksız ve dayanaksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini mahkememizden arz ve talep etmiştir.
Tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda: Dava; tapu iptali ile tescili davası, bu talep uygun görülmezse taşınmaz bedellerinin faizi ile iadesine ilişkin açılan alacak davasıdır.
Davacı ve davalı gerçek kişi olup kardeştir.
Dosyaya celp edilen tapu kayıtlarında tapu kayıtları davalı gerçek kişi adına kayıtlıdır.
Dava dışı şirket ... A.Ş. nin ... kaydı sorgulandığında; yetkililerinin tarafların babası ... (YK Başkanı, Münferiden Temsile Yetkili) ile davacı ... (YK Üyesi, Münferiden Temsile Yetkili) olduğu, şirketin eski yetkilisinin davalı ... (YK Başkan Yardımcısı, Münferiden Temsile Yetkili) olduğu görülmüştür.
Davacı ... kaydı sorgulandığında; davacının gerçek kişi tacir kaydının olduğu, 23/07/2014 tarihinde gerçek kişi ticari işletme kuruluş kaydının bulunduğu, kuruluş kaydının 01/08/2014 tarihinde gazetede ilan edildiği, ... kayıtlarına göre davacı gerçek kişi ticari işletmesinde bugüne kadar başkaca herhangi bir işlemin bulunmadığı, işletmenin tek yetkilisinin davacı olduğu görülmüştür. Davacı iş bu davayı bu gerçek kişi ticari işletmesini taraf göstererek açmamıştır. Davacı davayı kendi adına açmıştır.
Davalı ... kaydı sorgulandığında; davalının ... ... isimli gerçek kişi ticari işletmesinin bulunduğu, terki ticaret nedeniyle 02.06.2021 tarihinde sicil kaydının kapatıldığı ve iptal firma olarak gözüktüğü anlaşılmıştır.
Dolayısıyla somut olayda dava tarihi olan 22.04.2022 tarihi itibariyle nisbi ticari davanın şartları oluşmadığından ticaret mahkemesinin iş bu davada görevli olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı taraf, davalı tarafın dava konusu taşınmazları tarafların ortak olduğu dava dışı şirketten elde edilen gelirlerle satın aldığını iddia etmiştir.
Davacı taraf, Gebze'deki dava konusu taşınmazın ise dava dışı şirketin alacağına karşılık alındığını ancak davalının bu taşınmazı kendi adına tescil ettirdiğini iddia etmiştir.
Davacı dava dilekçesinde şirketin tasfiyesi veya şirketten gelen gelirin şahsen edinilmesi sebebiyle davalıya tazminat davası açma hakkını saklı tutmuştur.
Dava, dava dışı şirket taraf olarak gösterilerek açılmamıştır. Kar payının adil dağıtılmadığı iddiası dava dışı şirkete karşı, süresi içerisinde açılmak kaydıyla, açılabilecek ayrı bir davanın konusudur. Kar payı alacağı ile ilgili süresinde dava açılarak bu dava sonucunda davacının iddia ettiği gibi bir kar payı alacağının olması halinde veya Gebze'deki taşınmazın şirket alacağı için alındığının ispat edilmesi halinde davacı tarafça açılan iş bu davada bu iddialar tartışılacaktır.
Taraflar gerçek kişidir. Taşınmazların tapu kayıtları davalı gerçek kişi adına kayıtlıdır. Davada dava dışı şirket hasım gösterilmemiştir. Tasfiye ve kar payına ilişkin haklar saklı tutularak iş bu dava açılmıştır. Sırf dava dışı şirketin ticari kayıtlarının incelenecek olması kanunla belirlenen görevli mahkemeyi değiştiremeyeceğinden gerçek kişiler arasındaki tapu iptal-tescil davası ile alacak davasına bakmaya görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olacağı kanaatine varılmakla Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, Mahkememiz kararı kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili .... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, .... Asliye Hukuk Mahkemesi ile Mahkememiz arasında görev uyuşmazlığı bulunduğundan mahkememiz kararı kesinleştikten sonra dosyanın merci tayini için İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2-Mahkememiz kararı kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili .... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-.... Asliye Hukuk Mahkemesi ile Mahkememiz arasında görev uyuşmazlığı bulunduğundan mahkememiz kararı kesinleştikten sonra dosyanın merci tayini için İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
4-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/02/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır