WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

DANIŞTAY VERGI DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1046 E.  ,  2024/397 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1046
Karar No : 2024/397

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) :... Tarım Ticaret Anonim Şirketi
(Eski Ünvanı: ... Hammadde Ticaret Anonim Şirketi)
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... tarih ve ... sayılı özet beyan kapsamında ithal edilmek istenen emtianın yapılan analiz sonucunda ithaline izin verilmemesine yönelik işleme karşı açılan davanın reddine karar verilmesi üzerine, takdir komisyonu kararı olmaksızın ilgili Gümrük Müdürlüğünün kararına istinaden imha edilen emtianın (mal bedeli ile ithalat giderinden oluşan) maliyet bedelinin safi kurum kazancından indirilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 2014 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesine istinaden tahakkuk eden kurumlar vergisinin 167.037,61 TL'lik kısmının kaldırılması ve söz konusu tutarın iadesi istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesinde, safi kazancın tespit edilmesinde indirilebilecek giderler sayılmıştır.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelere göre maddi olay şu şekilde gerçekleşmiştir:
i. Davacı tarafından ... tarih ve ... sayılı özet beyan kapsamında ithal edilmek istenen "Yağlık Ayçiçeği Tohumu" üzerinde Çanakkale Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü tarafından yapılan analizde “Malathion” miktarının 0,041 mg/kg (Limit 0,01 mg/kg) olduğu tespit edilmiştir.
ii. Davacının analiz sonuçlarına 23/07/2012 tarihinde yaptığı itiraz üzerine şahit numunenin yeniden analize tabi tutulması sonucunda ... tarih ve ... numaralı rapor ile 0,010 mg/kg olması gereken "Malathion" miktarı 0,040 mg/kg olarak ölçülmüştür.
iii. Davacı tarafından anılan ürünün ithaline izin verilmemesine yönelik tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işleme karşı açılan dava, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiştir.
iv. Anılan Mahkeme kararı sonrasında Tekirdağ Gümrük Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararıyla emtianın imhasına karar verilmiştir.
v. İmhası gerçekleştirilen emtianın bedeli ve ithalat masrafları davacı tarafından ödenmiştir.
vi. Davacı tarafından emtianın toplam bedelinin ve yasal defter kayıtlarında verilen sipariş avanslarında yer alan ithalat maliyetinin kurum kazancından indirilip indirilemeyeceği hakkında özelge talep edilmiştir. ... tarih ve ... sayılı özelgeyle ithal edilmek istenen eşya, yurt dışındaki satıcı tarafından bozuk ürün olarak gönderildiğinden, emtianın maliyet bedelinin kurum kazancından indirilemeyeceği şeklinde görüş verilmiştir.
vii. Bu görüş üzerine davacı tarafından ihtirazi kayıtla verilen kurumlar vergisi üzerine tahakkuk eden vergiye karşı dava açılmıştır.
Olayda, davacı tarafından yapılan giderin ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel gider kapsamında olması, yurt dışından kararlaştırılan üründen başka veya bozuk ürün ithal edildiğine ilişkin somut bir tespitin bulunmaması ve bozuk bir ürün için ithalat masrafı yapılmasının ticari teamüllere uygun düşmemesi hususları birlikte dikkate alındığında davacı tarafından ithal edilmeye çalışılan emtia için yapılan masrafın gider olarak kabulü gerekmektedir.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle dava konusu vergiyi kaldırmış ve ödenen verginin iadesine karar vermiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 06/04/2021 tarih ve E:2016/10194, K:2021/2054 sayılı kararı:
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancının üzerinden hesaplanacağı; aynı maddenin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 193 sayılı Kanun'un 40. maddesinde, safi kazancın tespit edilmesinde indirilebilecek giderler sayılmıştır. Ayrıca bu giderlere ilaveten Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 8. maddesinin (1) numaralı fıkrasında kurumlar vergisi mükelleflerinin, bu maddede sayılan giderleri de kurum kazancından indirebileceği düzenlenmiştir. Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinde ise kurum kazancından indirilemeyecek giderler tadat edilmiştir.
Buna göre safi kazancın tespitinde indirilebileceği ya da indirilemeyeceği açıkça belirtilmemiş harcamaların gider olarak yazılıp yazılmayacağının tespiti için harcamaların maliyet unsuru olup olmadığı ve ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılıp yapılmadığı önem arz etmektedir.
Davacı şirket tarafından ithal edilmek istenen yağlık ayçiçeği tohumu üzerinde yapılan analizlerde, söz konusu tohumlar kalite standartlarına uygun olmadığından ürünün ithaline izin verilmeyerek imha edildiği, basiretli bir tacirin yurt dışından ürün ithal ederken Türk standartlarına uygunluk belgesi alması gerektiği, bu belgeyi almadığı müddetçe ortaya çıkan zarardan sorumlu tutulacağı açıktır.
Basiretli bir tacir gibi davranmayan davacının bu eylemi nedeniyle ortaya çıkan gider, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel gider kapsamında değerlendirilemeyeceğinden ve bu gider kanunen indirilebilecek giderler arasında yer almadığından aksi yöndeki gerekçeyle davanın kabulü yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Daire bu gerekçeyle Mahkeme kararını bozmuş, davacının karar düzeltme istemini reddetmiştir.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Vergi Mahkemesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Yurt dışından ithal edilmek istenen yağlık ayçiçek tohumunun kalite standartlarına uygun olmaması ve bu ürünün yurt dışından bozuk olarak gönderilmesi nedeniyle imhasına karar verildiği, bu durumda emtianın maliyet bedelinin, kurum kazancından indirilmesinin mümkün olmadığı, basiretli bir tacir gibi davranmayan davacının emtianın ithal edilememesinden dolayı sorumlu tutulması gerektiğinden ortaya çıkan zararın kanunen kabul edilmeyen gider olarak beyan edilmesi gerektiği belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İthal edilmek istenen emtia, gümrük sahasında uzun bir süre beklediğinden bozularak kullanılamaz hale geldiği, bu nedenle emtianın imhasına karar verildiği, imha edilmek suretiyle kıymeti düşen emtia hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 267. maddesi uyarınca yapılan değerleme sonucunda oluşan kıymet düşüklüğünün gider olarak kayıtlara intikal ettirilmesinin gerektiği, öte yandan ithal edilmek istenen emtianın yurt dışından bozuk olarak gönderilmediği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: İthal edilmek istenen emtia için düzenlenen konişmento, Türk Medeni Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri gereğince emtiayı temsil eden kıymetli bir evraktır. Davacı, CIF teslim yoluyla adına konişmento düzenlenmek ve teslim edilmek suretiyle emtianın mülkiyetini kazanmıştır. İlgili emtia gümrük mevzuatı uyarınca tamamen değersiz veya kullanılamaz hale getirilerek imha yoluyla tasfiye edilmiştir. Dolayısıyla emtia bu suretle ekonomik değerini yitirdiğinden, anılan emtia için yüklenilen maliyet bedelinin safi kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması gerekmektedir. Bu nedenle tahakkuk eden verginin dava konusu edilen kısmında hukuki isabet görülmemiştir. Bu durumda ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından "Yağlık Ayçiçeği Tohumu"nun ithaline izin verilmemesine yönelik tesis edilen işlemin iptali istemiyle açılan, ... İdare Mahkemesinin ... sayılı esasına kayıtlı dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile işbu dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelere göre maddi olay şu şekilde gerçekleşmiştir:
i. Davacı tarafından yurt dışında mukim olan firmadan "CİF Tekirdağ teslim" olmak üzere "Yağlık Ayçiçeği Tohumu" satın alınmıştır.
ii. Taşıyan tarafından anılan emtia için denizde taşıma senetlerinden biri olan konişmento düzenlenmiştir.
iii. Davacı tarafından ... tarih ve ... sayılı özet beyan kapsamında ithal edilmek istenen "Yağlık Ayçiçeği Tohumu" üzerinde yapılan analizde “Malathion” miktarının 0,041 mg/kg (Limit 0,01 mg/kg) olduğu tespit edilmiştir.
iv. Davacının analiz sonuçlarına yaptığı itiraz üzerine şahit numunenin yeniden analize tabi tutulması sonucunda düzenlenen rapor ile 0,010 mg/kg olması gereken "Malathion" miktarı 0,040 mg/kg olarak ölçülmüştür.
v. Anılan emtia 18/07/2012 tarihinde gümrük deposuna teslim edilmiştir.
vi. Davacı tarafından anılan ürünün ithaline izin verilmemesine yönelik tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işleme karşı açılan dava, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiştir. Anılan karara karşı davacı tarafından kanun yoluna başvurulduktan sonra dava dosyasına davadan feragat dilekçesi sunulmuş ve Danıştay Onuncu Dairesince davacının temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Anılan karar bu şekilde kesinleşmiştir.
vii. Tekirdağ Gümrük Müdürlüğünce, ... tarih ve ... sayılı karar ile emtianın imhasına karar verilmiştir.
viii. Davacı tarafından ödenen emtianın toplam bedelinin ve ithalat maliyetinin kurum kazancından indirilip indirilemeyeceği hakkında özelge talep edilmiştir.
ix. Vergi idaresi tarafından ... tarih ve ... sayılı özelgeyle, ithal edilecek ürünün yurt dışındaki satıcı tarafından bozuk ürün olarak gönderildiğinden bahisle emtianın maliyet bedelinin kurum kazancından indirilemeyeceği şeklinde görüş verilmiştir.
x. Davalının anılan görüşü üzerine davacı tarafından, gümrük idaresince imha edilen emtianın maliyet bedelinin safi kurum kazancından indirilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen kurumlar vergisi beyannamesine istinaden tahakkuk eden kurumlar vergisinin ihtirazi kayda konu edilen kısmının kaldırılması ve verginin anılan kısmının iadesi istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun "Safî kurum kazancı" başlıklı 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancının üzerinden hesaplanacağı; aynı maddenin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde, safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Bilanço esasında ticari kazancın tesbiti" başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde, bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu belirtilmiş, aynı maddenin ikinci fıkrasında, ticari kazancın anılan suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanunu'nun değerlemeye ait hükümleri ile 193 sayılı Kanun'un 40 ve 41. maddelerinde yer alan hükümlere uyulacağı düzenlenmiştir.
193 sayılı Kanun'un "İndirilecek giderler" başlıklı 40. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın belirlenmesinde gider olarak indirilebileceği kuralına yer verilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Değerleme" başlıklı üçüncü kitabının "İktisadi Kıymet Değerleri" başlıklı birinci kısmının "Değerleme Esasları" başlıklı birinci bölümünde yer alan "Değerlemenin tarifi" başlıklı 258. maddesinde değerlemenin, vergi matrahlarının hesaplanmasıyla ilgili iktisadi kıymetlerin takdir ve tespiti olduğu açıklanmış, "Emtia" başlıklı 274. maddesinin birinci cümlesinde emtianın maliyet bedeli ile değerleneceği kurala bağlanmış, "Kıymeti düşen mallar" başlıklı 278. maddesinde yangın, deprem ve su basması gibi afetler yüzünden veyahut bozulmak, çürümek, kırılmak, çatlamak, paslanmak gibi haller neticesinde iktisadi kıymetlerinde önemli bir azalış vaki olan emtianın ve maliyetlerinin hesaplanması mutad olmayan hurdalar ve döküntüler, üstüpü, deşe ve ıskartaların emsal bedeli ile değerleneceği öngörülmüştür.
213 sayılı Kanun'un "Emsal bedeli ve emsal ücreti" başlıklı 267. maddesinde gerçek bedeli olmayan veya bilinmiyen veyahut doğru olarak tespit edilemeyen bir malın, değerleme gününde satılması halinde emsal bedelinin, sırası ile ortalama fiyat esası, maliyet bedeli esası ve takdir esası olmak üzere üç esasa göre tayin edileceği, ilk iki sıradaki usul ile belli edilemeyen emsal bedelin ilgililerin müracaatı üzerine takdir komisyonunca takdir edileceği hüküm altına alınmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Eşya Hukuku" başlıklı dördüncü kitabının "Zilyetlik ve Tapu Sicili" başlıklı üçüncü kısmının "Zilyetlik" başlıklı birinci bölümünün "B. Zilyetliğin devri" başlıklı alt bölümünde yer alan "Emtiayı temsil eden senetlerin teslimi" başlıklı 980. maddesinin birinci fıkrasında "Bir taşıyıcıya veya umumî mağazaya bırakılmış emtiayı temsil eden kıymetli evrakın teslimi, emtianın teslimi gibi sonuç doğurur.
" hükmüne yer verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Deniz Ticareti" başlıklı beşinci kitabının "Deniz Ticareti Sözleşmeleri" başlıklı dördüncü kısmının "Navlun Sözleşmesi" başlıklı üçüncü bölümünün "Denizde Taşıma Senetleri" başlıklı altıncı ayrımının "A) Konişmento" başlıklı bölümünün "I- Tanımı, türleri ve düzenlenmesi" başlıklı 1228. maddesinde, konişmentonun, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu bir senet olduğu açıklanmıştır.
6102 sayılı Kanun'un aynı bölümünün "III/1/b) Konişmentonun eşyayı temsili" başlıklı alt bölümünde yer alan "aa) Genel olarak" başlıklı 1234. maddesinde "Eşya, kaptan veya taşıyanın diğer bir temsilcisi tarafından taşınmak üzere teslim alınınca konişmentonun, konişmento gereğince eşyayı teslim almaya yetkili olan kişiye teslimi, 1235 inci madde hükümleri saklı kalmak şartıyla, Türk Medenî Kanununun 957 ve 980 inci maddelerinde yazılı hukuki sonuçları doğurur." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Türü itibarıyla gelir üzerinden alınan bir kazanç vergisi olan kurumlar vergisi, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanmaktadır. Gelir vergisinin konusuna giren unsurları, kurumlar vergisi mükelleflerinin elde etmesi durumunda anılan kazanç, kurum kazancı olarak ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirilecektir. Vergilendirilecek safi kurum kazancı ise mükelleflerin hasılatlarından Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre indirebilecekleri giderleri düşmeleri, indirimi kabul edilmeyen giderleri ise ilave etmeleriyle ortaya çıkmaktadır.
Kurumlar vergisi mükelleflerinin safi kazancının belirlenmesinde temel ölçüt, dönem sonu ve dönem başı öz sermaye kıyaslamasıdır. Mükelleflerin bilançolarının aktif toplamı ile borçları arasındaki fark, müteşebbisin işletmeye mevzu varlığını, yani mükellefin öz sermayesini teşkil edecektir. Ticari kazancın bu suretle hesaplanması sırasında Vergi Usul Kanunu'nun değerleme hükümleri ile "indirilecek giderler" ve "kabul edilmeyen indirimler" dikkate alınacaktır.
Vergi Usul Kanunu'na göre değerleme konusu olabilecek iktisadi kıymetlerden biri de emtiadır. Emtia, ticari işletmenin faaliyet konusuyla ilgili bir kıymettir. Vergi Usul Kanunu'na göre emtia, maliyet bedeli ile değerlenecek olup emtianın bozulmak, çürümek, kırılmak, çatlamak, paslanmak gibi haller neticesinde iktisadi kıymetlerinde önemli bir azalış olması halinde anılan emtia emsal bedeli ile değerlenebilecektir. Bu suretle kıymeti düşen emtia için belirlenen emsal bedel ile maliyet bedeli arasındaki tutar kurum kazancının tespitinde gider olarak kayıtlara intikal ettirilebilecektir.
İthalata konu olan emtianın, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda öngörülen nedenlerle ithal edilememesi halinde emtia bazı usullere tabi tutularak tasfiye edilebilmektedir. Bu usullerden biri de imha yoluyla tasfiye usulüdür. Mahkeme tarafından imhasına karar verilen eşya, ekonomik değerini yitiren eşya, sağlığa zararlı olduğu anlaşılan eşya veya diğer yollarla tasfiye edilemeyen eşya kural olarak ilgili Gümrük Müdürlüğünce tasfiye edilerek tamamen değersiz veya kullanılamaz hale getirilerek imha edilmektedir.
Vergi Usul Kanunu'na göre emtianın imhası kural olarak takdir komisyonu nezaretinde yapılmaktadır. Ancak kıymeti düşen emtianın gümrük mevzuatında öngörülen nedenlerle ilgili kamu kurumunca kurulan komisyon nezdinde tutanakla tespit edilmek suretiyle imhası da mümkündür. Dolayısıyla ilgili kamu kurumunca teşekkül ettirilen komisyonca imha edilen emtia, kıymeti düşen bir mal olarak dikkate alınmak suretiyle değerlemeye tabi tutulabilir. Ancak mükellef tarafından bu suretle emtianın kıymeti düşen bir mal olarak dikkate alınması ve emtianın değerlemesinin yapılabilmesi için mükellefin emtianın mülkiyetini kazanmış olması gerekmektedir.
Bir şey üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kimse onun zilyedi olup zilyetliği kazanma yollarından biri de zilyetliğin devridir. Zilyetliğin devren kazanılması, zilyetliğin teslimli kazanılması ve teslimsiz kazanılması olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Zilyetliğin teslimsiz nakil yollarından biri de emtia senetlerinin teslimi yoluyla zilyetliğin devridir.
Türk Ticaret Kanunu'nda usul ve esasları düzenlenen konişmento, deniz taşıma sözleşmesi niteliğinde olan navlun sözleşmesini ispatlayan, deniz yoluyla eşya taşıma işi için düzenlenen ve emtiayı temsil eden kıymetli evraktır. Konişmentonun eşyayı teslim almaya yetkili olan kişiye verilmesi halinde, emtianın zilyetliği devren kazanılır ve aynı zamanda taşınırın mülkiyeti de alıcıya geçer.
Deniz taşımalarına özgü kurallara yönelik teslim şekillerinden biri olan CIF (Cost, Insurance and Freight) 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu'nun 1139. maddesine göre, bir malın muayyen bir yere taşınması için gemiye yükletilmesi şartıyla mal değerinden ve satıcı tarafından ödenecek sigorta ücretiyle navlundan ibaret maktu bir bedel karşılığında yapılan satışı ifade etmektedir. 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu'nun 1143. maddesinde "CIF" satılan malların geminin küpeştesini aştığı andan itibaren nefi ve hasarın alıcıya ait olduğu kabul edilmiştir. Anılan düzenlemelere benzer açıklamalar Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) tarafından yayımlanan INCOTERMS (International Commercial Terms - Uluslararası Ticari Terimler)'de de kabul edilmiştir.
Olayda, davacı tarafından ithal edilmek istenen emtia, CIF teslimiyle deniz yoluyla taşıma sözleşmesi düzenlenmek, adına konişmento tanzim edilmek ve bu konişmento kendisine teslim edilmek suretiyle ithal edilmek istenmiştir. Bu durumda, anılan emtiayı temsil eden konişmentonun davacıya teslimi suretiyle emtianın zilyetliği ve mülkiyetinin davacıya geçtiğinin kabulü gerekmektedir. Ayrıca somut olayın bu şekilde gerçekleştiği hususunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf da bulunmamaktadır. Dolayısıyla emtianın değerlemeye tabi tutulabilmesi için gerekli olan mülkiyetin kazanılması şartının olayda gerçekleştiği sabittir.
Diğer taraftan, ilgili kamu kurumunca oluşturulan komisyon nezdinde düzenlenen tutanakla imha edilmek suretiyle ekonomik değerini yitirdiği anlaşılan emtianın imha edilmesi sonucunda emsal bedelinin sıfır olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, gümrük mevzuatı uyarınca imha yoluyla tasfiye edilen emtia ekonomik değerini yitirmek suretiyle kıymeti düşen bir mal niteliğinde olduğundan ve emsal bedelinin bulunmadığı tespit edildiğinden, davacı tarafından bu emtia için yüklenilen maliyet bedelinin, değerleme hükümleri uyarınca safi kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması gerekmektedir.
Bu nedenle tahakkuk eden kurumlar vergisinin dava konusu edilen kısmında hukuki isabet görülmediğinden tahakkuk eden verginin dava konusu edilen kısmının kaldırılması ve iadesi yolunda verilen ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararına yönelik temyiz isteminin REDDİNE,
2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/04/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

X - KARŞI OY:
Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.