DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/3167 E. , 2024/513 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/3167
Karar No : 2024/513
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- …
2- … Başkanlığı
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 03/10/2023 tarih ve E:2021/9956, K:2023/7112 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Fabrikaları AŞ'ye ait olup özelleştirme kapsam ve programında bulunan Kırklareli ili, Lüleburgaz ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan, 02/01/2020 tarih ve 1989 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 03/10/2023 tarih ve E:2021/9956, K:2023/7112 sayılı kararıyla Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/06/2021 tarih ve E:2021/155, K:2021/1138 sayılı usuli bozma kararına uyularak işin esası incelenmiş,
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 1. maddesi, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası, Ek-3. maddesi, 5. maddesindeki "nazım imar planı" ve "uygulama imar planı" tanımları ve 6. maddesine yer verilerek,
Kırklareli ili, Lüleburgaz ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan, 02/01/2020 tarih ve 1989 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine yapılan itirazların reddine ilişkin 05/04/2021 tarih ve 3775 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ve ... tarihli, E-... sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı işleminin iptali istemiyle aynı davacı tarafından Dairelerinin E:2021/4611 sayılı dosyasında açılan davada, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "Heyetimiz sonuç olarak; Kırklareli ili, Lüleburgaz ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza yönelik Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan, 02/01/2020 tarihli, 1989 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine yapılan itirazların reddine ilişkin 05/04/2021 tarih ve 3775 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ve bu kararın bildirimine ilişkin …tarih ve E-… sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı işleminin; sosyal altyapı alanı (belediye hizmet alanı) işlevli parsele konut alanı işlevi getirilirken plan sınırları içinde başka
bir alanda sosyal altyapı alanı ayrılmamış olması, teknik altyapı etki değerlendirme
raporunun bulunmaması ve bu planlarla öngörülen konut nüfusu için gerekli kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanının planlanmamış olması nedenleriyle şehircilik ilkelerine,
planlama tekniklerine, imar mevzuatına ve kamu yararına uygun olmadığı kanaatindedir." şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği,
Dairelerinin E:2021/4611 sayılı dosyasında mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu alanda imar planı yapma yetkisinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığına ve Cumhurbaşkanlığına ait olduğu, imar planı değişiklikleri yapılırken ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alındığı, 1/1000 uygulama imar planı değişikliğinin 1/5000 ölçekli nazım imar planına, 1/5000 ölçekli nazım imar planının ise 1/25000 ve 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planlarına uygun olduğu, 3194 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 2. fıkrasında verilmiş olan yetkiye istinaden Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığınca yalnızca uyuşmazlık konusu taşınmaz ile sınırlı bir alana ilişkin planlama yapıldığı, etrafı konut alanları ile çevrili olan taşınmaza getirilen konut fonksiyonun çevresiyle uyumlu olduğu, tek taşınmazla sınırlı olarak yapılan bu değişikliğin sosyal ve teknik altyapı dengesini etkileyecek oranda olmadığı, plan değişiklikleriyle 1779,29 m2'si park alanına ayrılan taşınmazda önerilen konut alanında yaşayacak nüfusun ihtiyacı olan yeşil alanın ayrıldığı, çevre imar bütünlüğünün bozulmadığı, önceki 1/1000 ölçekli uygulama imar planında geçirilen ve dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde de önerilen 7 metre genişliğindeki yolun taşınmazın çevresi ile bağlantısını sağlayacağı, bu durumda dava konusu imar planı değişikliklerinde şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Öte yandan, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine yapılan itirazların reddine ilişkin 05/04/2021 tarih ve 3775 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ve 09/04/2021 tarih ve E-71846147-754-6147 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı işleminin iptali istemiyle aynı davacı tarafından açılan davada, Dairelerinin 03/10/2023 tarih ve E:2021/4611, K:2023/7111 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2021/4611 sayılı dosyasında mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan raporda dava konusu imar planı ve imar planı değişikliğinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğunun detaylı bir şekilde ortaya konulduğu, belediyelerince verilen görüşte Lüleburgaz'ın 1/5000 ölçekli nazım imar planının mahkeme kararıyla iptal edildiğinin davalı idareye bildirildiği, üst ölçekli plan olmadan alt ölçekte plan değişikliği yapılmasının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 2. fıkrasına aykırı olduğu, yapılmak istenen plan değişikliğinin meri imar planlarına uygun olmaması sebebiyle belediyelerince plan değişikliğine ilişkin olumsuz görüş bildirildiği, belediyelerince yapılmak istenen ve açıkça kamu yararı içeren bir proje (belediye hizmet alanı fonksiyonuna uygun olarak gündüzlü yaşlı bakımevi) mevcut olmasına, bu proje tüm teknik detaylarıyla davalı idareye sunulmasına, yatırımın gerçekleşebilmesi için taşınmazın bedeli ödenmek kaydıyla devri talep edilmesine rağmen teknik ve nesnel gerekçeye dayanmadan plan değişikliği yapıldığı, taşınmaz üzerinde uzun zamandır devam eden sosyal altyapı fonksiyonu değiştirilerek bu alana yol, park alanı ve konut alanı fonksiyonu tanımlanmasının gerekçesinin ortaya konulamadığı, taşınmazın sosyal altyapı alanı fonksiyonu tümüyle ortadan kaldırılırken plan sınırları içinde başka bir alanda sosyal altyapı alanının mevcut olmadığı hususunun göz ardı edildiği, Lüleburgaz halkının sosyal ihtiyaçları önemsenmeyerek idari işlemdeki kamu yararı ilkesinden uzaklaşıldığı, teknik altyapı etki değerlendirme raporunun hazırlanmadığı, bu rapor hazırlanmadan bu alanda yapılacak bir konut yapılanmasının bölgenin altyapısı ve ulaşım dengesini alt üst edeceği, taşınmazın üst ölçekli planlarda meskun alan sınırı içerisinde kalmasının 1/1000 ölçekli uygulama imar planında konut kullanımında olacağı anlamına gelmeyeceği, dolayısıyla 1987 yılında beri kamu kullanımında yer alan taşınmazın yapılan plan değişikliği ile konut alanı olarak planlanmasının üst ölçekli plan kararlarına uygun olmadığı, plan değişikliği ile sosyal donatı alanı olarak sadece park alanı ayrıldığı, bu alanın yüksek yoğunluklu konut alanında öngörülen nüfus için bile yetersiz kalacağı, yapılan plan değişikliğinin plan ana kararını ve sürekliliğini bozacağı, bölgede nüfus yoğunluğu ve hareketli nüfusun oluşturacağı araç trafiğini artıracağı, taşınmazın bulunduğu alanın fiili durum, mevkii, konum tespitlerinin yapılmadığı, parsel bazında uygulamalar getirildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idareler tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine ait plan açıklama raporunda, söz konusu plan değişiklikleri ile getirilen nüfus hesaplanmadığı gibi bu nüfusun sosyal ve teknik altyapı alan ihtiyacının nasıl karşılanacağına dair herhangi bir açıklama bulunmamaktadır.
Bu nedenle, dava konusu imar planı değişikliklerinin iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolunda verilen Daire kararında isabet bulunmamaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Mülkiyeti … Fabrikaları AŞ'ye ait olan Kırklareli ili, Lüleburgaz ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz, 01/07/2010 onay tarihli 1/100.000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Çevre Düzeni Planında kentsel yerleşme ve hizmet alanında, 22/08/2011 onay tarihli 1/25000 ölçekli Kırklareli İl Çevre Düzeni Planında meskun alanda kalmaktadır.
Taşınmaz, 26/08/1987 tarihinde onaylanan 1/1000 uygulama imar planında resmi kurum alanına (ziraat bölge şefliği), … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında belediye hizmet alanı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise belediye hizmet alanı ve 7 metre genişliğinde yol alanına ayrılmıştır.
Taşınmaz, … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planında da belediye hizmet alanına ayrılmış, T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla anılan planın iptaline karar verilmiş, bu karar kanun yolu denetiminden geçerek kesinleşmiştir.
Önceki imar planlarında belediye hizmet alanı kullanımına ayrılan, 6630,81 m2 büyüklüğündeki uyuşmazlık konusu taşınmaz, özelleştirme kapsam ve programına alınmasının ardından 02/01/2020 tarih ve 1989 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile yüksek yoğunluklu mevcut konut alanı ve park kullanımına, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile kısmen Taks:0,40, Kaks:2.00, ayrık nizam 5 kat konut (4605,09 m2) kısmen park (1739,29 m2) kısmen yol alanına (286,32 m2) ayrılmıştır.
Davacı Belediye tarafından 31/01/2020 tarihli dilekçe ile anılan imar planı değişikliklerine yapılan itirazın zımmen reddi üzerine 18/06/2020 tarihinde temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrasında, "Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş, (Belediye) alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumlarının Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler."; Ek-3. maddesinde ise, "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (...) yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır (...) Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı;
A) Bu maddede belirtilen ve Kanunun uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan;
a) İktisadi devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının,
b) Kamu iktisadi teşebbüsleri statüsü dışında kalmakla beraber sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası devlete ve/veya diğer kamu tüzelkişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu payları ile bu kuruluşlara ait müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ve varlıklarının, iştiraklerindeki kamu paylarının,
c) Devletin diğer iştiraklerindeki kamu payları ile Hazineye ait payların,
d) Genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının,
e) Belediye ve il özel idarelerine ait ticari amaçlı kuruluşlar ile pay oranlarına bakılmaksızın her türlü iştiraklerindeki paylarının,
f) Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanunun 35 inci maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının,
ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir." hükmü yer almıştır.
14/06/2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 26. maddesinde; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak imar planlarında değişiklik yapılabileceği, imar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesinin esas olduğu, yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamayacağı, imar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişikliklerinin zorunluluk olmadıkça yapılamayacağı, imar planında verilmiş olan inşaat emsalinin, kat adedinin, ifraz şartlarının değiştirilmesi sonucu nüfus yoğunluğunun artırılmasına dair imar planı değişikliklerinde artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanlarının standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılacağı kurala bağlanmış, Yönetmelik'in Ek-2 Tablosunda da farklı nüfus gruplarında asgari sosyal ve teknik altyapı alanlarına ilişkin standartlar belirlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
3194 sayılı Kanun'un 9 ve Ek-3. maddelerinde yer alan düzenleme uyarınca, özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerde, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş alınmak suretiyle çevre ve imar bütünlüğünü bozmayacak her ölçekteki imar planı değişikliklerini yapmak, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının yetkisinde olup bu yetkinin kullanımında şehircilik ilkeleri ve planlama esasları yönünden Özelleştirme İdaresi Başkanlığının ayrıksı bir durumu bulunmamaktadır. Başka bir deyişle adı geçen idare yönünden de imar mevzuatı ile belirlenen şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uyma zorunluluğu bulunmaktadır.
Bununla beraber, 4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinde belirtilen amaç doğrultusunda özelleştirme kapsam ve programına alındıktan sonra planlamaya tabi tutulan taşınmazlara bakıldığında, bunların temel özelliğinin birbirinden farklı bölgelerde yer alan ve sınırlı sayıda taşınmazlar olduğu, bu taşınmazların bazen özelleştirme uygulamaları gereği tek başına satışa ya da devre konu edildikleri ve bu durumun bir sonucu olarak planlamanın da zorunlu olarak bu sınırlı sayıdaki taşınmaza yönelik olarak bazen parsel bazında gerçekleştirildiği görülmektedir. Hal böyle olunca parsel bazında gerçekleştirilen plan değişikliklerinin yargısal denetimi yapılırken, 3194 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinin yanı sıra 4046 sayılı Kanun'da gösterilen amaç ve planlamaya konu taşınmazların bu şekilde özelleştirilmesi ya da değerlendirilmesi yolundaki özelleştirme uygulamasına ilişkin gereklilik ve zorunluluğun da göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta da, uyuşmazlık konusu taşınmazla sınırlı olarak nazım imar planı ve uygulama imar planı değişikliği yapıldığından bu planların yargısal denetiminde yukarıda belirtilen hususların dikkate alınması gerekmektedir.
Dosyanın Danıştay Altıncı Dairesinin E:2021/4611 sayılı dosyasında mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan rapor ile birlikte incelenmesinden; imar planı değişiklikleri yapılırken ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alındığı, 1/1000 uygulama imar planı değişikliğinin 1/5000 ölçekli nazım imar planına, 1/5000 ölçekli nazım imar planının ise 1/25000 ve 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planlarına uygun olduğu, 3194 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 2. fıkrasında verilmiş olan yetkiye istinaden Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığınca yalnızca uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin imar planı değişiklikleri yapıldığı, etrafı konut alanları ile çevrili olan taşınmaza getirilen konut fonksiyonun çevresiyle uyumlu olduğu, tek taşınmazla sınırlı olarak yapılan plan değişiklikleri ile taşınmazda sosyal ve teknik altyapı alanlarının her biri için ayrı alan ayrılmasının beklenemeyeceği, taşınmazın 1779,29 m2'si park alanına ayrılarak bölgedeki sosyal ve teknik altyapı alanlarına önemli bir katkıda bulunulduğu, davalı idarece plan değişiklikleri ile getirilen nüfusun sosyal ve teknik altyapı alanı ihtiyacının taşınmazın çevresindeki 500 metrelik yarı çaplı alanda karşılanabileceğinin belirtildiği de göz önünde bulundurulduğunda çevre imar bütünlüğünün bozulmadığı, önceki 1/1000 ölçekli uygulama imar planında geçirilen ve dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde de önerilen 7 metre genişliğindeki yolun taşınmazın çevresi ile bağlantısını sağlayacağı, bu durumda dava konusu imar planı değişikliklerinde şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, bilirkişi raporunda; dava konusu imar planı değişiklikleri ile sosyal altyapı alanı (belediye hizmet alanı) işlevli taşınmaza konut alanı işlevi getirilirken plan sınırları içinde başka
bir alanda sosyal altyapı alanı ayrılmadığı belirtilmiş ise de; dava konusu nazım imar planı ve uygulama imar planı değişikliğinin onaylandığı tarihte taşınmazın bulunduğu alanda yürürlükte bulunan bir nazım imar planının bulunmadığı anlaşıldığından bilirkişi raporundaki bu değerlendirmeye de itibar edilmemiştir.
Bu itibarla, temyize konu Daire kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 03/10/2023 tarih ve E:2021/9956, K:2023/7112 sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine,
4.Kesin olarak, 07/03/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Dava, özelleştirme kapsam ve programında bulunan Kırklareli ili, Lüleburgaz ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan, 02/01/2020 tarih ve 1989 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 2. fıkrası ve Ek-3. maddesindeki düzenleme uyarınca, özelleştirme kapsam ve programına alınmasının ardından uyuşmazlık konusu taşınmazda imar planı değişikliği yapılmasına hukuken engel bir durum bulunmamaktadır.
Bu durum dikkate alındığında, daha önceden planlı olan, ancak özelleştirme kapsamına alındığı için davalı idare tarafından yeniden planlanmasına ihtiyaç duyulan bu taşınmazın, hem çevre imar bütünlüğünü bozmayacak ve alandaki diğer kullanım kararları ile öngörülen ve gerçekleşen fonksiyonları engellemeyecek hem de alanın teknik ve sosyal altyapısını ve bu bağlamda yol ve trafik düzenini etkilemeyecek bir yaklaşım ile planlanması gerekmektedir.
Dosyanın, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2021/4611 sayılı dosyasında mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan rapor ile birlikte incelenmesinden; 01/07/2010 onay tarihli 1/100.000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Çevre Düzeni Planında kentsel yerleşme ve hizmet alanında, 22/08/2011 onay tarihli 1/25000 ölçekli Kırklareli İl Çevre Düzeni Planında meskun alanda kalan ve önceki 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında belediye hizmet alanı kullanımına ayrılan, 6630,81 m2 büyüklüğündeki uyuşmazlık konusu taşınmazın, özelleştirme kapsam ve programına alınmasının ardından 02/01/2020 tarih ve 1989 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile yüksek yoğunluklu mevcut konut alanı ve park kullanımına, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile kısmen Taks:0,40, Kaks:2.00, ayrık nizam 5 kat konut (4605,09 m2) kısmen park (1739,29 m2) kısmen yol alanına (286,32 m2) ayrıldığı, taşınmaza getirilen fonksiyonların üst ölçekli planlardaki kentsel yerleşme ve hizmet alanı ile meskun alan kullanım kararlarına aykırı olmadığı, fakat keşif sırasında da görüldüğü üzere genellikle 3-4 katlı yapıların yoğun olarak bulunduğu, donatı alanlarının oldukça sınırlı olduğu mevcut yerleşik yapının bulunduğu alanda yer alan taşınmaza dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile getirilen yüksek yoğunluklu konut kullanımı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile getirilen emsal 2 değerinin çevresi ile uyumlu olmadığı, alana getirilen ek nüfus için yeterli teknik ve sosyal altyapı alanına yer verilmediği, plan değişiklikleri ile tek sosyal donatı alanı olarak önerilen park alanının ise yüksek yoğunluklu konut alanında öngörülen nüfus için yeterli olmayacağı, dava konusu imar planı değişikliklerinin çevre ve imar bütünlüğüne aykırı olduğu, yapılan değişikliğin ulaşıma etkilerine yönelik bilimsel ve teknik inceleme yapılmadığı, alandaki yapılaşma yoğunluğu dikkate alındığında ulaşım ihtiyacının bu yoldan karşılanmasının mümkün olmadığı, ayrıca alana atanan ek nüfusun karayolu bağlantılarını yoğunlaştıracağı, alandaki mevcut ulaşım sorununu önemli ölçüde artıracağı dolayısıyla kentsel ulaşım sistemini olumsuz etkileyeceği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu imar planı değişikliklerinin iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolunda verilen Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
KARŞI OY
XX-Anayasa'nın "Devletleştirme ve Özelleştirme" başlıklı 47. maddesinin 2. fıkrasında, "Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir." hükmüne yer verilmiştir.
18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür." hükmü yürürlükten kaldırılmakla birlikte 4046 sayılı Kanun'un Özelleştirme Yüksek Kurulunun görevlerinin sayıldığı 3. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenleme yürürlükte bulunmaktadır.
Her ne kadar, 703 sayılı KHK'nın "Kurulların Görevleri" başlıklı geçici 8. maddesinde, bu KHK ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilmiş ise de; Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanunla verilmiş görev ve yetkilerin bizzat kimin tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmemiştir.
Nitekim, 703 sayılı KHK'nın geçici 8.maddesine dayanılarak hazırlanan 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanunla verilmiş görev ve yetkileri kullanacak makamın bizzat "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilmiştir. Görüleceği üzere, 703 sayılı KHK veya yasal bir düzenleme ile yetkili makam tespit edilmediğinden Genelgeye ekli 1 sayılı listenin üçüncü sırasında Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkileri kullanacak makamı gösteren ayrık bir düzenlemeye daha gerek duyulmuştur.
Öte yandan, 4046 sayılı Kanun'un 3.maddesinin 1.fıkrasında yapısıdüzenlenen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkisinin tevdi edildiği makamın Cumhurbaşkanı olduğu 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesine ekli 1sayılı listenin üçüncü sırasında tespit edilmiş ise de, Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkiler arasındaki özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazlara ilişkin her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonlarının onaylanması hususunda karar verecek makamın genelge hükümleri ile tespit edilmesi normlar hiyerarşisine açıkça aykırıdır.
Yetki kuralları, idari kararların Anayasa ve kanunların yetkili kıldığı organ, makam ve kamu görevlileri tarafından alınmasını ifade etmektedir. "Görev ve yetki" kamu düzeninden olup varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alınması hususunda karar verecek makamın da alt düzenleyici işlem niteliğindeki genelge ile değil, Anayasa'nın 47. maddesinin 2. fıkrasının açık hükmü gereğince ancak üst hukuk normu niteliğindeki kanun ile düzenlenmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkiler konusunda bizzat karar alacak makamın üst hukuk normlarında belirlenmediği, 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Genelge'ye ekli 1 sayılı listenin üçüncü sırasında tespit edilmiş yetkiye dayalı şekilde işlem tesis edildiği dikkate alınarak dava konusu işlemin yetki kuralları yönüyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, 703 sayılı KHK'nın 85. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi ile 4046 sayılı Kanuna eklenen geçici 29. madde, 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla 703 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde "görülmekte olan işler"in bu tarih itibarıyla devam eden özelleştirmeye ilişkin işlemler olduğu ve bu işlemlere yönelik yetkinin de "geçici" nitelikteki yasa hükmü ile eklendiği göz önüne alındığında, 703 sayılı KHK yürürlüğe girdikten sonra tesis edilen 02/01/2020 tarihli işlemin 09/07/2018 tarihi itibarıyla devam eden işler kapsamında olduğundan söz edilemez. Bu itibarla, 02/01/2020 tarih ve 1989 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un geçici 29. maddesi kapsamındaki görülmekte olan işler niteliğinde bulunmadığından, bu maddeye dayanılarak işlem tesis edilmesi hukuken mümkün değildir.
Kaldı ki, geçici 29. maddeyle sadece bu KHK'nın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca "görümekte olan işlerin" Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağına ilişkin düzenlemeye gerek duyulmuş olması da, Özelleştirme Yüksek Kurulunun geçici 8. madde kapsamında olmadığını göstermektedir.
Bu durumda, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olması nedeniyle iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Daire kararının bozulması ve dava konusu işlemlerin iptali gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!