DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/295 E. , 2024/515 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/295
Karar No : 2024/515
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Müh. Teks. İth. İhr. Gıda Tic. ve San. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF(DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait Aydın ili, Didim ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak düzenlenen yapı ruhsatlarının mahkemelerce iptaline karar verilmesi üzerine taşınmazdaki yapıların yıkılması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 100.000,00 TL zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı idareden tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Uyuşmazlık, davacı şirketin uğradığını iddia ettiği zararda davalı idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığı ve davacının hangi zarar kalemlerini talep edebileceği noktasında toplandığından öncelikle davalı idarenin meydana gelen zararda hizmet kusurunun olup olmadığı, hizmet kusurunun varlığınının kabulü halinde idareden hangi zarar kalem ya da kalemlerinin tazmininin talep edilebileceğinin belirlenmesi gerektiği,
Öncelikle davacı şirketin maliki olduğu yapıların … tarih ve … sayılı yapı ruhsatı ile … tarih ve … sayılı yapı ruhsatı çerçevesinde inşa edildikleri, söz konusu yapı ruhsatlarından … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının mevcut imar planına uygun olmadığı gibi Karayolları Kenarında Yapılacak ve Açılacak Tesisler Hakkında Yönetmelik hükümlerinde belirtilen mesafe şartları sağlanmadan düzenlendiği gerekçesiyle Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, bu kararın temyizden geçerek kesinleştiği, … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının ise yürürlükteki imar planına uygun olmasına karşın Karayolları Kenarında Yapılacak ve Açılacak Tesisler Hakkında Yönetmelik hükümlerinde belirtilen mesafe şartları sağlanmadan düzenlendiği gerekçesiyle Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, bu kararın temyizden geçerek kesinleştiği, Mülga Akbük Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile ruhsatsız yapıların yıkılmasına karar verildiği, anılan belediye encümeni kararının alınmasından sonra 6360 sayılı Kanun uyarınca Aydın ilinde sınırları Aydın il mülki sınırları olmak üzere büyükşehir belediyesi kurulduğu, ayrıca söz konusu Kanun çerçevesinde 31/03/2014 tarihi itibarıyla Akbük Belediye Başkanlığının tüzel kişiliğinin sonra erdiği ve Akbük Beldesinin mahalle statüsünde Didim Belediye Başkanlığına bağlandığı, … tarih ve … sayılı belediye encümeni kararı ile yıkılmasına karar verilen ruhsatsız yapıların 20/01/2016 tarihinde davalı idare personeli denetiminde davacı şirket tarafından yıkıldığı, sonrasında davacı şirket tarafından davalı idareye sunulan 18/02/2016 tarihli dilekçe ile uğranıldığı ileri sürülen 1.056.046,00 TL zararın giderilmesi talep edilmesine karşın söz konusu talebin davalı idarenin … tarih ve … sayılı işlemi ile reddi üzerine bakılan davanın açıldığı dikkate alındığında; 3194 sayılı Kanun çerçevesinde yapı ruhsatlarının düzenlenmesi hususunda belediye sınırları içerisinde asli görevli bulunan ve söz konusu ruhsatları mer'i imar planları ile mevzuat hükümlerine uygun biçimde düzenlemesi gereken idarece hukuka aykırı biçimde düzenlenen yapı ruhsatlarının yargı kararları ile iptali neticesinde ortaya çıkan zararda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu,
Anayasa'nın 125. maddesi çerçevesinde hukuk devleti ilkesinin bir sonucu olarak idarenin, kendi eylem ve işlemleri nedeni ile ortaya çıkan zararları gidermesi gerektiğinden davalı idarenin hukuka aykırı biçimde düzenlenen yapı ruhsatları nedeniyle davacı şirketin uğradığı zararları gidermekle yükümlü bulunduğu, ancak söz konusu giderim yükümlülüğünün yargı ve belediye encümeni kararları çerçevesinde yıkılan yapının yapım maliyeti ile söz konusu yapının yıkımına ilişkin giderlerle sınırlı olduğu, buna karşın davacı şirket sunulan dava ve ıslah dilekçelerinde tazmini talep edilen kira kaybına dayalı zararlar muhtemel zarar niteliği taşıdığından ve dava tarihi itibari ile gerçekleşmiş kesin ve somut bir zararın varlığından bahsedilmesine olanak bulunmadığından söz konusu kira kaybının tazminine imkan bulunmadığı,
Olayda, davacı şirketin uğradığı zararların tespiti maksadı ile Mülga Akbük Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı çerçevesinde yıkılmasına karar verilen yapıların yıkılması nedeniyle yıkım işleminin gerçekleştiği tarih itibari ile yıkımdan kaynaklı giderler ve yeni yapılacak bina için oluşacak proje giderleri ile söz konusu yapıların inşaat maliyetinin inşa edildikleri, yıkımın gerçekleştiği ve davanın açıldığı tarihler itibariyle (her bir tarih bakımından ayrı ayrı) tespiti amacıyla dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan raporda özetle; yıkımın gerçekleştiği 2016 yılında, yıkım + enkaz nakliyesi maliyetinin 30.480,00 TL+25.000,00 TL=55.480,00 TL olduğu, % 18 KDV ilavesiyle toplam yıkım ve nakliye giderinin 65.466,00 TL olarak hesaplandığı, yıkılan binanın yapım maliyetlerinin hesaplanmasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı resmi inşaat birim m2 maliyetlerinin esas alındığı, ancak bu maliyetlere %18 Katma Değer Vergisi hariç %25 müteahhit karı ve genel giderler dahil olduğundan ve proje maliyet bedeli, inşaat m2 birim maliyet bedeline dahil olarak genel giderleri içinde bulunduğundan ayrıca proje bedeli ve yapı denetim bedelinin hesaplanmadığı, yıkılan yapının inşa edildiği 06/02/2006 tarihteki yapı bedelinin 2006 yılı yapı yaklaşık maliyet cetveline göre 466.946,00 TL olduğu, söz konusu bedele %18 oranında katma değer vergisinin de eklenmesi ile toplam maliyetin 550.996,00 TL olarak belirlendiği, yıkılan yapının yıkımın gerçekleştiği ve davanın açıldığı tarihlerdeki yapı bedelinin 2016 yılı yapı yaklaşık maliyet cetveline göre 880.768,00 TL olduğu, söz konusu bedele %18 oranında katma değer vergisinin de eklenmesi ile toplam maliyetin 1.039.306,00 TL olarak belirlendiği yolunda beyan ve değerlendirmelere yer verildiği,
Bu arada davacı şirket vekilince sunulan 13/07/2018 havale tarihli dilekçeyle yıkım nedeniyle oluşan maddi zarara karşılık istenen tazminat miktarının1.230.772,00 TL olarak ıslah edilerek bu miktara dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin talep edildiği,
Bu durumda, davalı idare tarafından düzenlenen … tarih ve … sayılı yapı ruhsatı ile … tarih ve … sayılı yapı ruhsatı çerçevesinde inşa edilen yapıların söz konusu ruhsatların yürürlükte bulunan imar planı ile yasal düzenlemelere aykırı olduğundan bahisle yargı kararı ile iptal edilmesi üzerine belediye encümeni kararı çerçevesinde yıkıldığı, mer'i imar planı ile yasal düzenlemelere aykırı biçimde yapı ruhsatı düzenleyen idarenin meydana gelen zararda hizmet kusurunun bulunduğu, yıkım tarihi itibarıyla söz konusu yapının yapım maliyetinin 1.039.306,00 TL, yıkılan yapıya dair yıkım ve kaldırma giderlerinin ise 65.466,00 TL olduğu anlaşıldığından, davalı idarenin kusurlu eylemleri ile davacı şirketin uğradığı toplam 1.104.772,00 TL zararın ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 17/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalı idarece tazmini gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.104.772,00 TL maddi tazminatın ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 17/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin tazminat ve faiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın davanın reddine yönelik kısmının dayandığı gerekçenin usul ve yasaya uygun olduğu, davacının istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren başka bir neden de bulunmadığı,
Davalı idarenin İdare Mahkemesince verilen kararın tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusuna gelince;
İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için ortada bir zararın bulunması, bu zararın idarenin eylem veya işleminden kaynaklanması gerektiği, ancak idarenin her işleminden kaynaklı zararın, idarenin hukuki sorumluluğuna yol açacağından söz edilemeyeceği, zira bu gibi durumlarda işlemin muhatabı gerçek veya tüzel kişinin iyi niyeti ve idare ajanının hizmetten ayrılabilen tutum ve davranışı kişisel kusurunun önem arz ettiği, buna göre zarara uğrayanın iyi niyetli olmaması işlemin hukuka aykırı olduğunu bilmesi ve bunu görmezden gelerek idareyi uyarmaması veya idare ajanının hizmet sınırları dışına çıkarak idare adına tasarrufta bulunması halinde idarenin sorumluluğundan söz edilemeyeceği,
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirketin maliki olduğu akaryakıt istasyonu ile diğer yapıların … tarih ve … sayılı yapı ruhsatı ile … tarih ve … sayılı yapı ruhsatı çerçevesinde inşa edildiği, söz konusu yapı ruhsatlarından … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının mevcut imar planına uygun olmadığı gibi Karayolları Kenarında Yapılacak ve Açılacak Tesisler Hakkında Yönetmelik hükümlerinde belirtilen mesafe şartları sağlanmadan düzenlendiği gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, bu kararın temyizden geçerek kesinleştiği, … tarih ve … sayılı ruhsatın ise yürürlükteki imar planına uygun olmasına karşın Karayolları Kenarında Yapılacak ve Açılacak Tesisler Hakkında Yönetmelik hükümlerinde belirtilen mesafe şartları sağlanmadan düzenlendiği gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, bu kararın temyizden geçerek kesinleştiği, Mülga Akbük Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile ruhsatsız yapıların yıkılmasına karar verildiği, anılan belediye encümeni kararının alınmasından sonra 6360 sayılı Kanun uyarınca Aydın ilinde sınırları Aydın il mülki sınırları olmak üzere büyükşehir belediyesi kurulduğu, ayrıca söz konusu Kanun çerçevesinde 31/03/2014 tarihi itibarıyla Akbük Belediye Başkanlığının tüzel kişiliğinin sonra erdiği ve Akbük Beldesinin mahalle statüsünde Didim Belediye Başkanlığına bağlandığı, … tarih ve … sayılı encümen kararı ile yıkılmasına karar verilen ruhsatsız yapıların 20/01/2016 tarihinde davalı idare personeli denetiminde davacı şirket tarafından yıkıldığı, sonrasında davacı şirket tarafından davalı idareye sunulan 18/02/2016 tarihli dilekçe ile uğranıldığı ileri sürülen 1.056.046,00 TL zararın giderilmesi talep edilmesine karşın söz konusu talebin davalı idarenin 05/04/2016 tarih ve 3806 sayılı işlemi ile reddi üzerine bakılan davanın açıldığı,
Dosyadaki belgelerden; ...'ın kapanan Akbük Belediyesinde 2004-2009 ve 2009-2014 dönemlerinde belediye meclisi üyeliği, 2009-2014 döneminde belediye encümeni üyeliği, 25/10/2010-17/03/2014 tarihleri arasında ara ara belediye başkanı vekilliği yaptığı, dolayısıyla belde statüsünde olan Akbük Belediyesinde, davacı şirketin ortağı ve ilk yapı ruhsatının verildiği 2006 yılında ruhsat sahibi olan ...'ın gerek belediye meclisi ve belediye encümeni üyesi gerekse de belediye başkanı vekili olarak belediye yönetimi içinde yer aldığı,
Davacı şirketin ortağı ve ilk ruhsat sahibi olan ...'ın katılmadığı … tarih ve … sayılı belediye encümeni kararıyla yapıların ruhsata bağlanması için 30 gün süre verildiği, belirlenen süre içinde yapıların ruhsata bağlanamadığı, bu kararın üzerinden bir yılı aşkın bir süre geçtikten sonra, 30/03/2014 tarihinde yapılacak yerel seçimlerden kısa bir süre önce (Akbük Belde Belediyesinin tüzel kişiliği söz konusu yerel seçimlerle sona erip Didim Belediyesine katılacağından davalı idareyi bağlayıcı karar almaması gerekirken) … tarih ve … sayılı belediye encümeni kararıyla yapılar hakkında yıkım kararı alındığı, yıkım kararının 20/01/2016 tarihinde davacı şirket tarafından icra edildiği, aynı yer için yıkımdan önce 15/01/2016 tarihinde yapı ruhsatı alınarak kısa bir sürede inşaat tamamlanarak davacı şirket tarafından ticari işletmenin faaliyete geçirildiği, 20/01/2016 tarihinde davacı tarafından yapıların yıkıldığının belirtildiği, ancak yapının ne kadarlık kısmının yıkıldığının ortaya konulmadığı,
2006 ve 2010 tarihli yapı ruhsatlarının iptaline ilişkin yargı kararlarının gerekçelerine bakıldığında, yapı ruhsatlarında açık hata kabul edilebilecek boyutta bariz hukuka aykırılıkların bulunduğu, ilk yapı ruhsatının iptalinden sonra aynı hukuka aykırılıkları içeren ikinci yapı ruhsatının düzenlendiği, burada hizmet kurusunun ötesinde, belediye organlarının üye ve temsilcilerinin kişisel kusurlarının söz konusu olduğu, ilk ruhsat sahibi ve davacı şirketin ortağı olan gerçek kişinin belediyenin karar ve yürütme organının (belediye meclisi, belediye encümeni) üyesi olması nazara alındığında söz konusu aykırılıkları bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, belediyelerde temsilci veya karar alma organı üyesi olanların işledikleri ya da idarenin elemanları üzerinde kurdukları baskı sonucu oluşan ağır hukuk ihlallerinin kamuya yüklenmesinin hak ve nesafet kurallarıyla bağdaşmayacağı,
Yerleşik Danıştay içtihatlarında, yargı kararlarıyla iptal edilmiş olan yapı ruhsatları uyarınca iptal kararından önce yapılan inşaatlar için bedeli ödenmeden yıkım kararı alınamayacağı açıkca vurgulanmasına rağmen, yargı kararının üzerinden uzunca bir süre geçtikten sonra ruhsatı veren belde belediyesinin kapatılacağı tarihten kısa bir süre önce alınan yıkım kararının hizmet kusurunun ötesinde kişisel kusur oluşturduğu sonucuna ulaşıldığı,
Bu durumda davacı şirketin uğradığını ileri sürdüğü zararın idarenin hizmet kusurundan kaynaklanmaması nedeniyle idarenin tazminat sorumluluğunun bulunmadığı, davacı şirketin oluştuğunu iddia ettiği zararın tazmini istemiyle kamu görevlileri hakkında adli yargıda dava açabileceği gerekçesiyle davacının istinaf başvurunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının 1.104.772,00 TL maddi tazminatın ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 17/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya verilmesine yönelik kısmının kaldırılmasına ve davanın bu kısım yönünden de reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 09/12/2021 tarih ve E:2019/20102, K:2021/13581 sayılı kararıyla;
Anayasa'nın 40. maddesinin 3. fıkrası, 125. maddesinin 1. fıkrası ve 129. maddesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine yer verilerek,
İdarenin, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olduğu, idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edildiği,
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusurunun; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleştiği ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açtığı,
Bu bağlamda hizmet kusurunun, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusur olduğu, hizmet kusurundan dolayı sorumluluğun, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturduğu; öte yandan, zarara sebebiyet veren kamu personelinin yürüttüğü görevle kişilerin uğradıkları zarar arasında kamu personelinin hizmetten ayrılamayan kişisel kusurlarının da söz konusu olabildiği,
Keza, kamu görevlisi tarafından idarenin kendisine tanıdığı olanaklar aracılığı ile (görev, yetki, araç-gereç vs.) bir kusur işlenirse artık bu kusurun kişisel değil, görev/hizmet kusuru olarak kabul edileceği, zira idare adına hareket eden kişinin kamu gücü kullandığında kuşku bulunmadığı,
Kamu hizmetinin, kamu görevlileri ve kullandıkları araç ve gereçlerle yerine getirilebildiği, bunun sonucu olarak kamu görevlilerinin veya bunların kullandıkları araç ve gereçlerin kusur, ihmal ve hatalarından dolayı kamu hizmetinin yerine getirilişi sırasında kişilerin zarar görmesi durumunda meydana gelecek kusurun, kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturduğu,
Bu durumda, kamu görevlisinin hizmetten ayrılabilen kişisel kusurundan bahsetmeye olanak olmadığı, kamu hizmetinden ayrılabilen kişisel kusurun ise kamu hizmeti ile ilgisi olmayan kamu görevlisinin özel hayatı ile özel tutum ve davranışlarından kaynaklanan bir kusur olduğu,
Olayda, davacı şirketin ortağı olarak ruhsat alan ...'ın Akbük Belediyesinde belediye meclisi ve belediye encümeni üyesi, bazen de belediye başkanı vekili olarak görev yaptığı sırada yetkisini kullanarak gerçekleştirdiği tutum ve davranışlar nedeniyle mevzuata aykırı bir şekilde yapı ruhsatının verildiği ve yapının yıkıldığı kabul edilse bile, davacı şirkete ait yapının yıkılmasına ilişkin karar ve uygulamaların idari işlem ve eylem niteliğinde olduğu, bu idari faaliyetler nedeniyle uğranıldığı öne sürülerek açılan tazminat davasının da 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesi kapsamında yer alan, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davası olarak kabul edilmesi gerektiği,
Dolayısıyla, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacı tarafından, yapı ruhsatı yargı kararıyla iptal edildiğinden bahisle ruhsatsız duruma düşen yapının yıkımı nedeniyle davalı idare aleyhine açılan bu davada; davacının iddiaları da değerlendirilerek idarenin hizmet kusuru ya da başka nedenle idari sorumluluğunun bulunup bulunmadığının ve idare dışında sorumluluğu bulunanların kusur oranlarının ayrı ayrı belirlenmesi için bilirkişi incelemesi de yaptırılarak, hazırlanacak bilirkişi raporu değerlendirilmek suretiyle yukarıda yer verilen hususlar da dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı,
Bu itibarla, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmı kaldırılarak davanın bu kısmının da reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun reddi, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmı kaldırılarak davanın bu kısmının da reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, idari işlemin tesisinde açık hata yapılmış olmasının kişisel kusur anlamına gelmediği, olayda hizmet kusuru bulunduğu, kişisel kusurun varlığı kabul edilse dahi idarenin tazmin sorumluluğunun devam ettiği, ...'ın hukuka aykırılıkları bilmesi gerektiği ve ruhsat ve yıkım kararlarının idare elemanları üzerinde kurulan baskı ile alındığı iddiasının varsayıma dayandığı, yapıların davalı idare nezdinde yıkıldığı, dolayısıyla ne kadarlık kısmının yıkıldığının ortaya konulmadığı yolundaki gerekçenin yerinde olmadığı, bedeli ödenmeden yıkım kararı alınamayacağına ilişkin yerleşik bir Danıştay içtihadının bulunmadığı, kısa bir dönem uygulandığı, halihazırda geçerliliğinin bulunmadığı, yerel seçimden önce bağlayıcı karar alınmaması gerektiği hususunun siyasi teamül olduğu ve hukuki değere sahip olmadığı, davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Olayda, plan ve mevzuata aykırı şekilde yapı ruhsatı düzenleyerek bu yapı ruhsatlarının mahkeme kararlarıyla iptali üzerine davacı şirkete ait yapıların yıkılmasına ve bu suretle zarara uğramasına neden olan davalı idarenin hizmet kusuru işlediğinin kabulü gerektiğinden idarenin bu kusuru nedeniyle ortaya çıkan zararı tazmin etmesi gerekmektedir.
Ancak, kira kayıpları idarenin bu kusurundan kaynaklanmadığından tazmin edilmelerine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Bu nedenle, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik davacının istinaf başvurusunun reddi, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmı kaldırılarak davanın bu kısmının da reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmının kaldırılması ve davanın bu kısmının da reddine ilişkin kısmının bozulması, diğer kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı şirkete ait Aydın ili, Didim ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak … tarih ve … sayılı yapı ruhsatı düzenlenmiş, bu yapı ruhsatına istinaden taşınmazda akaryakıt istasyonu ile diğer yapılar inşa edilmiş, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla anılan yapı ruhsatının iptaline karar verilmiş, bu sefer aynı taşınmazla ilgili olarak üzerindeki yapıların korunması amacıyla 09/11/2010 tarih ve 89 sayılı yapı ruhsatı düzenlenmiş, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla anılan yapı ruhsatının da iptaline karar verilmiş, bu kararın uygulanması amacıyla Mülga Akbük Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararıyla taşınmazdaki yapıların yıkımına karar verilmiş ve söz konusu yapılar 20/01/2016 tarihinde yıkılmıştır.
Davacı şirket tarafından, kendisine ait yapıların yıkılması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 100.000,00 TL zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı idareden tazminine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
Öte yandan; idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için, ortada bir zararın bulunmasının yanında, bunun idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğması, başka bir anlatımla, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla hizmet kusuru esasına göre idarenin tazmin sorumluluğuna gidilebilmesi için idarenin yapmakla görevli olduğu kamu hizmetini yerine getirirken hizmetin örgütlenmesinde, denetlenmesinde ve gerekli önlemlerin alınmasında yükümlülüklerini yerine getirmediğinin açıkça belirlenmesi, üçüncü kişi ya da zarara uğrayanın kusuru gibi idarenin tazmin sorumluluğunu ortadan kaldıran ya da azaltan durumların araştırılması gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirkete ait akaryakıt istasyonu ile diğer yapıların … tarih ve … sayılı yapı ruhsatı ile … tarih ve … sayılı yapı ruhsatı çerçevesinde inşa edildiği, söz konusu yapı ruhsatlarından … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının mevcut imar planına uygun olmadığı gibi, Karayolları Kenarında Yapılacak ve Açılacak Tesisler Hakkında Yönetmelik hükümlerinde belirtilen mesafe şartları sağlanmadan düzenlendiği gerekçesiyle, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, bu kararın temyizden geçerek kesinleştiği, 09/11/2010 tarih ve 89 sayılı ruhsatın ise yürürlükteki imar planına uygun olmasına karşın Karayolları Kenarında Yapılacak ve Açılacak Tesisler Hakkında Yönetmelik hükümlerinde belirtilen mesafe şartları sağlanmadan düzenlendiği gerekçesiyle, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, bu kararın da temyizden geçerek kesinleştiği, Mülga Akbük Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile ruhsatsız hale gelen yapıların yıkılmasına karar verildiği, söz konusu yapıların 20/01/2016 tarihinde davalı idare personeli denetiminde davacı şirket tarafından yıkıldığı, sonrasında davacı şirket tarafından davalı idareye sunulan 18/02/2016 tarihli dilekçe ile uğranıldığı ileri sürülen 1.056.046,00 TL zararın giderilmesi talep edilmesine karşın söz konusu talebin, davalı idarenin … tarih ve … sayılı işlemi ile reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyadaki belgelerden; davacı şirketin ortağı ve ilk yapı ruhsatının verildiği 2006 yılında ruhsat sahibi olan ...'ın, kapanan Akbük Belediyesinde 2004-2009 ve 2009-2014 dönemlerinde belediye meclis üyeliği, 2009-2014 döneminde belediye encümen üyeliği, 25/10/2010-17/03/2014 tarihleri arasında ara ara belediye başkanı vekilliği yaptığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacı şirkete ait yapıların yıkılması ve bu suretle anılan şirketin zarara uğramasının nedeni, plan ve mevzuat hükümlerine aykırı şekilde düzenlenen yapı ruhsatlarının, açılan davalar üzerine mahkeme kararları ile iptal edilmesi olup, söz konusu yapı ruhsatları düzenlenmemiş olsaydı, yıkılan yapıların en baştan inşa edilmeyeceği ve dolayısıyla davacı şirketin yıkımdan kaynaklı zarara uğramayacağı açıktır.
Davacı şirkete ait taşınmaza verilen ve sonrasında mahkeme kararlarıyla iptaline karar verilen … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının, düzenlendiği tarihte ruhsat sahibi, … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının düzenlendiği tarihte ise ruhsat sahibi olan davacı şirketin ortağı durumunda olan ...'ın, anılan tarihlerde, yapı ruhsatlarını düzenleyen Akbük Belediyesi karar organlarında yer aldığı göz önünde bulundurulduğunda, yapı ruhsatlarının plan ve mevzuat hükümlerine aykırı şekilde düzenlendiğini bilmediğinin ileri sürülemeyeceği, bu nedenle de, bilerek ve isteyerek, yani kendi kusuruyla uğradığı zarardan davalı idarenin sorumlu tutulamayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik davacının istinaf başvurusunun reddi, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmı kaldırılarak davanın bu kısmının da reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın kısmen reddi, kısmen kabulüne ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik davacının istinaf başvurusunun reddi, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kabule ilişkin kısmının kaldırılması ve davanın bu kısmının da reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3.Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Dava, davacı şirkete ait Aydın ili, Didim ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak düzenlenen yapı ruhsatlarının mahkemelerce iptaline karar verilmesi üzerine taşınmazdaki yapıların yıkılması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 100.000 TL zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı idareden tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirkete ait akaryakıt istasyonu ile diğer yapıların … tarih ve … sayılı yapı ruhsatı ile … tarih ve … sayılı yapı ruhsatı çerçevesinde inşa edildiği, söz konusu yapı ruhsatlarından … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının mevcut imar planına uygun olmadığı gibi Karayolları Kenarında Yapılacak ve Açılacak Tesisler Hakkında Yönetmelik hükümlerinde belirtilen mesafe şartları sağlanmadan düzenlendiği gerekçesiyle … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, bu kararın temyizden geçerek kesinleştiği, … tarih ve … sayılı ruhsatın ise yürürlükteki imar planına uygun olmasına karşın Karayolları Kenarında Yapılacak ve Açılacak Tesisler Hakkında Yönetmelik hükümlerinde belirtilen mesafe şartları sağlanmadan düzenlendiği gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, bu kararın temyizden geçerek kesinleştiği, Mülga Akbük Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile ruhsatsız yapıların yıkılmasına karar verildiği, söz konusu yapıların 20/01/2016 tarihinde davalı idare personeli denetiminde davacı şirket tarafından yıkıldığı, sonrasında davacı şirket tarafından davalı idareye sunulan 18/02/2016 tarihli dilekçe ile uğranıldığı ileri sürülen 1.056.046,00 TL zararın giderilmesi talep edilmesine karşın söz konusu talebin davalı idarenin 05/04/2016 tarih ve 3806 sayılı işlemi ile reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyadaki belgelerden; davacı şirketin ortağı ve ilk yapı ruhsatının verildiği 2006 yılında ruhsat sahibi olan ...'ın kapanan Akbük Belediyesinde 2004-2009 ve 2009-2014 dönemlerinde belediye meclis üyeliği, 2009-2014 döneminde belediye encümen üyeliği, 25/10/2010-17/03/2014 tarihleri arasında ara ara belediye başkanı vekilliği yaptığı anlaşılmaktadır.
Olayda, plan ve mevzuata aykırı şekilde yapı ruhsatı düzenleyerek bu yapı ruhsatlarının mahkeme kararlarıyla iptali üzerine davacı şirkete ait yapıların yıkılmasına ve bu suretle zarara uğramasına neden olan davalı idarenin hizmet kusuru işlediğinin kabulü gerektiğinden ortaya çıkan zararı tazmin etmesi gerekmektedir.
Bununla beraber, davacı şirkete ait taşınmaza verilen ve sonrasında mahkeme kararlarıyla iptaline karar verilen … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının düzenlendiği tarihte ruhsat sahibi, … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının düzenlendiği tarihte ise ruhsat sahibi olan davacı şirketin ortağı durumunda olan ...'ın anılan tarihlerde, yapı ruhsatlarını düzenleyen Akbük Belediyesi karar organlarında yer aldığı göz önünde bulundurulduğunda, yapı ruhsatlarının plan ve mevzuat hükümlerine aykırı şekilde düzenlendiğini bilmediğinin ileri sürülemeyeceği, bu nedenle de zararın ortaya çıkmasında davacının da kusuru bulunduğundan tazminata hükmedilirken bu hususun da göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Ayrıca, plan ve mevzuat hükümlerine aykırı düzenlenen yapı ruhsatlarına istinaden yapılan ve sonrasında yapı ruhsatlarının mahkeme kararlarıyla iptali üzerine yıkılan yapıların davacı şirket tarafından kullanılması sonucunda elde edilen kazançların gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespit edilmesi ve hükmedilecek tazminat tutarından mahsup edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davanın kısmen kabulü kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik davacının istinaf başvurusunun reddi, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmı kaldırılarak davanın bu kısmının da reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
KARŞI OY
XX- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 09/12/2021 tarih ve E:2019/20102, K:2021/13581 sayılı bozma kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.
KARŞI OY
XXX- Dava, davacı şirkete ait Aydın ili, Didim ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak düzenlenen yapı ruhsatlarının mahkemelerce iptaline karar verilmesi üzerine taşınmazdaki yapıların yıkılması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 100.000 TL zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı idareden tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirkete ait akaryakıt istasyonu ile diğer yapıların 06/02/2006 tarih ve 20 sayılı yapı ruhsatı ile … tarih ve … sayılı yapı ruhsatı çerçevesinde inşa edildiği, söz konusu yapı ruhsatlarından … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının mevcut imar planına uygun olmadığı gibi Karayolları Kenarında Yapılacak ve Açılacak Tesisler Hakkında Yönetmelik hükümlerinde belirtilen mesafe şartları sağlanmadan düzenlendiği gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, bu kararın temyizden geçerek kesinleştiği, … tarih ve … sayılı ruhsatın ise yürürlükteki imar planına uygun olmasına karşın Karayolları Kenarında Yapılacak ve Açılacak Tesisler Hakkında Yönetmelik hükümlerinde belirtilen mesafe şartları sağlanmadan düzenlendiği gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, bu kararın temyizden geçerek kesinleştiği, Mülga Akbük Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile ruhsatsız yapıların yıkılmasına karar verildiği, söz konusu yapıların 20/01/2016 tarihinde davalı idare personeli denetiminde davacı şirket tarafından yıkıldığı, sonrasında davacı şirket tarafından davalı idareye sunulan 18/02/2016 tarihli dilekçe ile uğranıldığı ileri sürülen 1.056.046,00 TL zararın giderilmesi talep edilmesine karşın söz konusu talebin davalı idarenin … tarih ve … sayılı işlemi ile reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyadaki belgelerden; davacı şirketin ortağı ve ilk yapı ruhsatının verildiği 2006 yılında ruhsat sahibi olan ...'ın kapanan Akbük Belediyesinde 2004-2009 ve 2009-2014 dönemlerinde belediye meclis üyeliği, 2009-2014 döneminde belediye encümen üyeliği, 25/10/2010-17/03/2014 tarihleri arasında ara ara belediye başkanı vekilliği yaptığı anlaşılmaktadır.
Olayda, plan ve mevzuata aykırı şekilde yapı ruhsatı düzenleyerek bu yapı ruhsatlarının mahkeme kararlarıyla iptali üzerine davacı şirkete ait yapıların yıkılmasına ve bu suretle zarara uğramasına neden olan davalı idarenin hizmet kusuru işlediğinin kabulü gerektiğinden ortaya çıkan zararı tazmin etmesi gerekmektedir.
Bununla beraber, davacı şirkete ait taşınmaza verilen ve sonrasında mahkeme kararlarıyla iptaline karar verilen … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının düzenlendiği tarihte ruhsat sahibi, … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının düzenlendiği tarihte ise ruhsat sahibi olan davacı şirketin ortağı durumunda olan ...'ın anılan tarihlerde, yapı ruhsatlarını düzenleyen Akbük Belediyesi karar organlarında yer aldığı göz önünde bulundurulduğunda, yapı ruhsatlarının plan ve mevzuat hükümlerine aykırı şekilde düzenlendiğini bilmediğinin ileri sürülemeyeceği, bu nedenle de zararın ortaya çıkmasında davacının da kusuru bulunduğundan tazminata hükmedilirken bu hususun da göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Hükmedilecek tazminat tutarının ise davalı idare tarafından plan ve mevzuat hükümlerine aykırı şekilde düzenlenen yapı ruhsatlarına istinaden yapılan ve sonrasında yapı ruhsatlarının mahkeme kararlarıyla iptali üzerine yıkılan yapıların yapım masrafları ile yıkım masraflarını gösteren, davacı şirket tarafından dosyaya sunulacak fatura ve defter benzeri bilgi ve belgelere istinaden hesaplanacak zarar kalemlerinden oluşacağı açıktır.
Açıklanan nedenlerle, davanın kısmen kabulü kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik reddi davacının istinaf başvurusunun reddi, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmı kaldırılarak davanın bu kısmının da reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!