WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/2703 E.  ,  2024/840 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/2703
Karar No : 2024/840

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1-…
2-… Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 04/04/2023 tarih ve E:2022/6977, K:2023/3341 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tekirdağ ili sınırları içerisinde tesis edilecek olan ve ekli liste ile haritada kamulaştırma bilgileri ve güzergahı gösterilen "Çınarlı KÖK-Çınarlı-Kirazlı Enerji Nakil Hattı"nın yapımı amacıyla söz konusu güzergaha isabet eden taşınmazlarda elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin 29/10/2021 tarih ve 31643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 28/10/2021 tarih ve 4706 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın, Tekirdağ ili, Şarköy ilçesi, … Mahallesi, … ada … parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 04/04/2023 tarih ve E:2022/6977, K:2023/3341 sayılı kararıyla;
Anayasa'nın 35. ve 46. maddeleri; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3., 5. ve 27. maddeleri ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Kamulaştırma" başlıklı 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendine yer verilerek,
Anayasa'nın 35. maddesinin 2. fıkrasında, mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereğinin ifade edildiği; acele kamulaştırmanın idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulü olduğu, acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği; acele kamulaştırma usulünün, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmediği, yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanıdığı, taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerektiği, kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kamulaştırmanın acele usulle yapıldığı,
Uyuşmazlıkta; … Elektrik Dağıtım AŞ faaliyetleri kapsamında Tekirdağ ili sınırları içerisindeki 6+461,28 km uzunluğundaki "Çınarlı KÖK-Çınarlı-Kirazlı Enerji Nakil Hattı" güzargahına isabet eden taşınmazlardan toplam 580,31m2'lik sahanın mülkiyetinin tescil edilebilmesi, hat emniyet sahası içinde kalan toplam 76.731,30m2'lik saha üzerinde de irtifak hakkı tesis edilebilmesi için Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ Yönetim Kurulunca 6446 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2.fıkrasının (a) bendi kapsamında, 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca yürütülecek taşınmaz temini işlemlerinin gerçekleştirilmesine dair … tarih ve … sayılı kararın alındığı (anılan hüküm uyarınca kamu yararı kararı geçen), davacı tarafından proje güzergahı tespitine ve kamu yararı kararına karşı anılan işlemlerin iptali istemiyle herhangi bir dava açılmadığı; 29/10/2021 tarih ve 31643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan dava konusu 28/10/2021 tarih ve 4706 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile de "Çınarlı KÖK-Çınarlı-Kirazlı Enerji Nakil Hattı"nın yapımı amacıyla, … Dağıtım AŞ Genel Müdürlüğü tarafından hat güzergahına isabet eden ve aralarında davacıya ait taşınmazın da bulunduğu taşınmazlarda elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına karar verildiği, mevcut elektrik nakil hatlarının çok eski olması, bu nedenle arıza kayıtlarının bölgede artmış olması, daha fazla arıza oluşmasının önüne geçilmesinin ivediliği ve tedarik sürekliliğinin sağlanması amacıyla acele kamulaştırma usulü tercih edilerek dava konusu işlemin tesis edildiğinin anlaşıldığı,
Bu durumda; dava konusu taşınmazın da yer aldığı bölgede planlanan enerji nakil hattının kurulumunun; bölgede tedarik sürekliliğinin sağlanması amacıyla yeni bir enerji nakil hattının tesis edilmesinin zorunlu hale gelmesi nedeniyle öngörülmesi ve bölgedeki enerji ihtiyacının kaliteli bir şekilde karşılanabilmesinin amaçlanması, öte yandan uyuşmazlık konusu taşınmaza isabet eden güzergahın tespitine ve kamu yararı kararına karşı anılan işlemlerin iptali istemiyle herhangi bir davanın açılmaması karşısında, niteliği gereği enerji nakil hatlarının mümkün olan en kısa mesafeden ve en uygun hattan geçirilmesinde kamu yararı bulunması; her taşınmazın mülkiyet durumuna göre güzergah belirlenmesinin olanaksızlığı ve alternatif çözümlerin kamuya yükleyeceği mali külfet göz önünde bulundurulduğunda enerji nakil hattı projesi güzergahında kalan uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmının mülkiyet şeklinde, bir kısmının da irtifak hakkı tesisi suretiyle acele kamulaştırılmasında 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinin uygulanabilmesi için gerekli olan olağanüstü durumun, bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının bulunduğu ve davaya konu projenin bir an önce tamamlanmasında acelelik halinin mevcut olduğu sonucuna varıldığından, enerji yatırımının bir an önce yapılabilmesi maksadıyla taşınmazlara el konulmasına imkan veren dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın, Tekirdağ ili, Şarköy ilçesi, … Mahallesi, … ada … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren nedenlerin, acelelik halinin ve kamu yararının somut olarak ortaya konulamadığı; güzergah tespiti ve kamu yararı kararının önceden bilinmesi mümkün olmadığı gibi acele kamulaştırma işleminden haberdar olunması üzerine görülmekte olan davanın açıldığı, aksi kabulün acele kamulaştırma işleminin hukuki denetimini fiilen imkansız hale getireceği; uyuşmazlığa konu taşınmazın tarım arazisi vasfında olması nedeniyle, tarım dışı amaçla kullanılabilmesi için 5403 sayılı Kanun hükümleri gereğince tarım dışı amaçla kullanım izni alınması gerektiği, ancak bu yönde bir izin bulunmadığından, dava konusu işlemin bu yönüyle de tamamen usuli açıdan eksik ve kanuna aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozularak, dava konusu işlemin uyuşmazlık konusu parsel yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın 35. maddesinde, "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasında, idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırabileceği düzenlenmiş; 5. maddesi ile kamulaştırma yapılabilmesi kamu yararı kararı alınması şartına bağlanmış; 5. maddede düzenlenen mercilerce verilen kamu yararı kararlarının onay mercilerinin düzenlendiği 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın, yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüştür.
Aynı Kanun'un 27. maddesinde ise, "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir." hükmüne yer verilmiştir.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Taşınmaz temini işlemleri" başlıklı 19. maddesinin 2. fıkrasında; "Elektrik piyasasında dağıtım faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini işlemleri ile ilgili olarak;
a) Dağıtım faaliyetinde bulunan lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre TEDAŞ tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri TEDAŞ tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde TEDAŞ tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir..." kuralına yer verilmiştir.
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı" başlıklı 13. maddesinde;
"Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla;
a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar,
b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı,
c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri,
ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri,
d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar,
e) (Ek: 31/1/2007-5578/3 md.) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar,
f) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları,
g) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları,
İçin bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. (Ek cümle: 31/1/2007-5578/3 md.) Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir.
Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir...
..." hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir.
Özel mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmış, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahaleler olabileceği öngörülmüş ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.
Anayasa ve 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı çerçevesinde ya da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine dayanılarak, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırmaları; hatta 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, anılan Kanun'da ayrı bir usul olarak öngörülen acele kamulaştırma yöntemine de başvurulabilmeleri mümkündür.
Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir.
Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır.
Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir.
Anayasa'nın 35. maddesinin mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğine ilişkin hükmü çerçevesinde, 2942 sayılı Kanun'la, kamulaştırma ve aynı zamanda acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı ile ya da onaylı imar planı veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve proje ile ortaya konulması gerekliliği düzenlenmiştir.
Öte yandan, 5403 sayılı Kanun; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımının sağlanması amacıyla yürürlüğe konulmuş, arazi ve toprak kaynaklarının kullanım planlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. 5403 sayılı Kanun ile tarım arazileri koruma altına alınmış ve tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı belirtilerek tarım arazilerinin ancak 13. maddede sayılan koşulların varlığı halinde tarım dışı kullanımına olanak sağlanmıştır. Bu kapsamda tarım arazisinin amaç dışı kullanımı, ancak arazinin, tarım dışı kullanımının sosyal veya ekonomik açıdan daha fazla kamusal yarar sağlayacağının yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenerek Toprak Koruma Kurulunun uygun görüşü üzerine, Tarım ve Orman Bakanlığınca veya Valiliklerce tarım dışı kullanım izni verilmesi halinde mümkündür.
Uyuşmazlıkta, ... Elektrik Dağıtım AŞ faaliyetleri kapsamında Tekirdağ ili sınırları içerisindeki 6+461,28 km uzunluğundaki "Çınarlı KÖK-Çınarlı-Kirazlı Enerji Nakil Hattı" güzargahına isabet eden taşınmazlardan toplam 580,31m2'lik sahanın mülkiyetinin tescil edilebilmesi, hat emniyet sahası içinde kalan toplam 76.731,30m2'lik saha üzerinde de irtifak hakkı tesis edilebilmesi için Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ Yönetim Kurulunca 6446 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2.fıkrasının (a) bendi kapsamında, 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca yürütülecek taşınmaz temini işlemlerinin gerçekleştirilmesine dair 09/09/2021 tarih ve 27-3315 sayılı kararın alınarak, aralarında uyuşmazlık konusu taşınmazın da yer aldığı bazı taşınmazların acele kamulaştırmasına ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Asliye hukuk mahkemesinde açılan acele kamulaştırma nedeniyle el koyma davasında mahkemece yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun incelenmesinden, uyuşmazlığa konu taşınmazın kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu görüldüğünden, Kurulumuzun 21/11/2023 tarihli ara kararı ile davalı idarelerden taşınmaza ilişkin olarak 5403 sayılı Kanun hükümleri gereğince tarım dışı amaçla kullanım izni alınıp alınmadığının sorulması üzerine, Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ Genel Müdürlüğü 18. Bölge Müdürlüğünce sunulan yazı ve ekinde yer alan Tekirdağ Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün yazısı ile tarım dışı amaçla kullanım izni başvurusu talebine ilişkin sürecin yürütülmekte olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.
5403 sayılı Kanun ile ülkemiz açısından kıt bir kaynak olan tarım arazilerinin verimli, dengeli ve ekonomik olarak değerlendirilmesi amaçlanarak, tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı için birden çok koşulun bir arada bulunması öngörülmüş, bu bağlamda; tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı, ancak alternatif alan bulunmaması ve sayma suretiyle belirtilen şartların bulunması durumunda; Toprak Koruma Kurulunun uygun görüşü üzerine, Tarım ve Orman Bakanlığınca veya Valiliklerce tarım dışı kullanım izni verileceği düzenlenmiştir.
Uyuşmazlık konusu parsellerin tarım arazisi niteliği dikkate alındığında, tarım arazisinin amaç dışı kullanımına izin verilebilmesi için, Devlete yüklenilen tarım arazilerinin korunması ödevi ile sosyal veya ekonomik bazı zorunlu ihtiyaçlar arasında makul bir denge kurulması ve arazinin, tarım arazisi olarak mı amaç dışı kullanımının mı sosyal veya ekonomik açıdan daha fazla kamusal yarar sağlayacağının ortaya konulması suretiyle tarım dışı kullanım izin prosedürünün tamamlanmış olması gerekmektedir.
Diğer yandan, Anayasa'nın 35. maddesi uyarınca mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak kanunla sınırlandırılabilmesi mümkündür. Ancak buna ilişkin düzenlemelerin öncelikle kamu yararına dayanması gerekmekte, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması, kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır. Bu nedenle de taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunması halinde, tarım dışı kullanımı gerektiren bir amaç için yapılan kamulaştırmalarda, 5403 sayılı Kanun uyarınca alınması gereken tarım dışı kullanım izninin alınmamış olması, mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak kanunla sınırlandırılabileceği yolundaki anayasal hükme de aykırı olacaktır.
Her ne kadar davalı idare tarafından, uyuşmazlık konusu parselde kamulaştırılacak direk yerinin sadece
0,55 m2 olduğu, kamulaştırma işleminin çoğunluk olarak irtifak hakkına (269,45 m2)
yönelik olduğu, iletken altında kalan ve irtifak hakkı tesis edilen sahalara ilişkin 5403 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında
herhangi bir işlem yürütülmediğinin Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün 81 İl Müdürlüğüne dağıtımlı gönderilen bila tarih ve E-… sayılı yazısından anlaşıldığı belirtilmişse de, anılan yazıda sabit hat tesis alanlarının izinlendirme işlemlerine konu olacağı belirtildikten sonra irtifak hakkı ile ilgili işlemlerde mülkiyet üzerinde ayni hak tesis edileceğinden ve muhtemel sorunlara meydan verilmemesi için Bakanlık görüşü ilgilisine bildirilirken irtifak alanının valilikçe izinlendirilmesi gerektiği belirtildiğinden bu iddiaya itibar edilmemiştir.
Bu durumda, enerji nakil hattı bölgesindeki tarım arazilerinin enerji nakil hattı tesisi için tarım dışı amaçla kullanılabilmesi, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’na göre tarım dışı amaçla kullanım izni alınmasına yani bu arazilerin tarım dışı amaçla kullanılmasında kamu yararının bulunduğu hususunun tespitine bağlı olup, gerekli izin işlemleri sonrasında kamulaştırma kararı alınması gerekirken, tarım dışı amaçla kullanım izni başvurusu sonuçlanmadan alınan acele kamulaştırma kararının uyuşmazlığa konu taşınmaza yönelik kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 04/04/2023 tarih ve E:2022/6977, K:2023/3341 sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu parsele ilişkin kısmının İPTALİNE,
4.Kurulumuzca yeniden bir karar verildiğinden, aşağıda dökümü yapılan dava ve temyiz aşamasına ilişkin …-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …-TL avukatlık ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
5.Posta gideri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
6.Dosyanın Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmesine,
7.22/04/2024 tarihinde, kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
X- Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır.
Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazın bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir.
Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir.
Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerektiği ve kamu yararının ise, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren, aceleliği zorunlu kılan bir yarar olduğu açıktır.
Uyuşmazlıkta; davaya konu taşınmazın acele kamulaştırılmasına yönelik şartların oluşup oluşmadığı, yani acelelik durumunun bulunup bulunmadığı yönünden bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, ... Elektrik Dağıtım AŞ faaliyetleri kapsamında Tekirdağ ili sınırları içerisindeki 6+461,28 km uzunluğundaki "Çınarlı KÖK-Çınarlı-Kirazlı Enerji Nakil Hattı" güzergahına isabet eden taşınmazlardan toplam 580,31m2'lik sahanın mülkiyetinin tescil edilebilmesi, hat emniyet sahası içinde kalan toplam 76.731,30m2'lik saha üzerinde de irtifak hakkı tesis edilebilmesi için Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ Yönetim Kurulunca 6446 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2.fıkrasının (a) bendi kapsamında, 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca yürütülecek taşınmaz temini işlemlerinin gerçekleştirilmesine dair 09/09/2021 tarih ve 27-3315 sayılı kararın alındığı, mevcut elektrik nakil hatlarının çok eski olması, bu nedenle arıza kayıtlarının bölgede artmış olması, daha fazla arıza oluşmasının önüne geçilmesinin ivediliği ve tedarik sürekliliğinin sağlanması amacıyla dava konusu acele kamulaştırma kararının alındığı, uyuşmazlığa konu taşınmaza acele kamulaştırma nedeniyle el koyma istemiyle … Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… D.İş sayılı esasına kayıtlı davanın açıldığı, anılan Mahkemenin … tarih ve K:… sayılı kararıyla uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmına acele el konulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; dava konusu taşınmazın da yer aldığı bölgede planlanan enerji nakil hattının kurulumunun; bölgede tedarik sürekliliğinin sağlanması amacıyla yeni bir enerji nakil hattının tesis edilmesinin zorunlu hale gelmesi nedeniyle öngörülmesi ve bölgedeki enerji ihtiyaçlarının kaliteli bir şekilde karşılanabilmesinin amaçlandığı dikkate alındığında, enerji nakil hattı projesi güzergahında kalan uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmının mülkiyet şeklinde, bir kısmının da irtifak hakkı tesisi suretiyle acele kamulaştırılmasında kamu yararı ve acelelik halinin bulunduğu sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, 5403 sayılı Kanun ile ülkemiz açısından kıt bir kaynak olan tarım arazilerinin verimli, dengeli ve ekonomik olarak değerlendirilmesi amaçlanarak, tarım arazilerinin, amaç dışı kullanımı için birden çok koşulun bir arada bulunması öngörülmüş, bu bağlamda; tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı, ancak alternatif alan bulunmaması ve sayma suretiyle belirtilen şartların bulunması durumunda; Toprak Koruma Kurulunun uygun görüşü üzerine, Tarım ve Orman Bakanlığınca tarım dışı kullanım izni verileceği düzenlenmişse de, bu durumun tarım arazilerinin tarımsal amaç dışında yani tarım dışı kullanımlarında söz konusu olacağı açıktır.
Dava konusu olayda ise uyuşmazlık konusu tamamı 3.184,68m2 olan … ada … parsel sayılı taşınmazın 0,55m2'sinin mülkiyet, 269,45m2'sinin irtifak hakkı kurulmak suretiyle acele kamulaştırılmasının, tarım arazisinin vasfını değiştirmediği, tarım yapılmasına da engel teşkil etmediği yani 5403 sayılı Kanun uyarınca tarım dışı bir kullanımdan söz edilemeyeceğinden, tarım dışı amaca tahsis sürecinin devam etmesi ve henüz tarım dışı kullanım izninin alınmamasının işlemi hukuka aykırı hale getirmeyeceği sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinin uygulanabilmesi için gerekli olan olağanüstü durumun, bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının bulunduğu ve davaya konu projenin bir an önce tamamlanmasında acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemlerin uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.