Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/884 E. , 2024/1857 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/884
Karar No : 2024/1857
TEMYİZ EDENLER :
1-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVACI) … Odası
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı esnaf odasının hissedarı olduğu taşınmaza ilişkin ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı ortaklığın satış suretiyle giderilmesi kararı ile hükmedilen ve söz konusu taşınmazın açık artırma sureti ile satılması üzerine hissesine isabet eden kısmı için tahsil olunan 271.521,05-TL karar ve ilam harcının, harçtan muaf olunduğundan bahisle iptali ve anılan tutarın tahsil tarihinden düzeltme fişinin davacıya tebliğ edileceği tarihe kadar işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin … tarih E: …, K: … sayılı kararı ile kesinleşmiş olan bakiye karar ve ilam harcının, söz konusu karara istinaden … Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğu'nun … satış dosyasında, 20/12/2018 tarihinde açık artırma sureti ile yapılan ortaklığın giderilmesi üzerine, taşınmazın 2.012.985,20-TL satış bedeli üzerinden taşınmazı satın alan davacı esnaf odasının da aralarında bulunduğu sekiz ayrı hissedardan toplam 405.196,28-TL, davacı odadan hissesine isabet ederek tahakkuk eden 271.521,05-TL tutarındaki karar ilam harcı tahakkuk ettirilerek tahsil edildiği, uyuşmazlık konusu yargı harcı ve oranına ilişkin mahkeme kararının bozulması veya icranın geri bırakılması yolunda verilmiş bir kanun yolu kararının bulunmadığı, davacı tarafından ileri sürülen muafiyet iddiasının ancak anılan karara yönelik kanun yollarında incelenebileceği, bu sebeple dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu'nun ''Amaç'' başlıklı 1. maddesinde; ''Bu Kanunun amacı; esnaf ve sanatkarlar ile bunların yanlarında çalışanların mesleki ve teknik ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlerine uygun olarak gelişmelerini ve mesleki eğitimlerini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak, meslek disiplini ve ahlakını korumak ve bu maksatla kurulan tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğindeki esnaf ve sanatkarlar odaları ile bu odaların üst kuruluşu olan birlik, federasyon ve Konfederasyonun çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir.'' hükmünün yer aldığı, Kanunun ''Muafiyetler'' başlıklı 65. maddesi ile; esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının, kuruluş amaçlarını gerçekleştirmek ve bu amaçlarına uygun olarak kullanılmak üzere iktisap ettikleri ve edecekleri gayrimenkuller ile bu kuruluşların görevleri dolayısıyla elde ettikleri gelirlerin, katma değer vergisi ve emlak vergisi hariç her türlü vergi, resim ve harçtan müstesna olduğunun hüküm altına alındığı, davacı İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası'nın da anılan Kanun kapsamında esnaf meslek kuruluşu niteliğinde olduğu, dolayısıyla, Kanunda belirtilen muafiyet kapsamında bulunan davacı esnaf odasından hissedarı olduğu gayrimenkulün, ortaklığın giderilmesi suretiyle açılmış olan dava sonucunda gerçekleştirilen satışı sonucunda, davacıdan karar ilam harcı tahsili işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı, tahsil edilen harcının tecil faizi ile birlikte iadesi istemi yönünden ise; Danıştay'ın yerleşik hale gelen içtihatlarıyla kabul edilen ve bu husustaki genel hükümleri içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'da öngörülen oranda faiz uygulanarak ödenmesi gerektiği, Dairelerince haksız olarak tahsil edildiği saptanan harcın, tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi gerektiği, tecil faizi üzerinden hüküm kurulmasına dair davacı isteminin ve fazlaya isabet eden kısmın reddi gerektiği gerekçesiyle davacı istinaf isteminin kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu işlemin iptaline, davacıdan tahsil olunan harcın ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: 213 sayılı Kanun'un 112. maddesinde, fazla veya yersiz olarak tahsil edilen veya vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin tecil faizi oranında hesaplanacak faizi ile mükellefe ödenmesi gerektiğinin belirtildiği, bu sebeple taraflarından haksız ve yersiz olarak alınmış harcın, tecil faizi ile iade edilmesi gerektiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Harçlar Kanunu ile genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin yargı harçlarından muaf tutulduğu, 5362 sayılı Kanun'un 65. maddesinde yer verilen harç muafiyetinin yargı harçlarını kapsamadığı, bu sebeple davacının karar ve ilam harcını ödemesinin yasal bir zorunluluk olduğu, tesis edilen işlemlerde yasal isabetsizlik bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacı esnaf odasının hissedarı olduğu taşınmaza ilişkin ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı ortaklığın satış suretiyle giderilmesi kararı ile hükmedilen ve söz konusu taşınmazın açık artırma sureti ile satılması üzerine hissesine isabet eden kısmı için tahsil olunan 271.521,05-TL karar ve ilam harcının, harçtan muaf olunduğundan bahisle iptali ve anılan tutarın tahsil tarihinden düzeltme fişinin davacıya tebliğ edileceği tarihe kadar işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesi istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait davalara bakan vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği düzenlenmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden bu Kanuna bağlı 1 sayılı Tarife'de yazılı olanların yargı harçlarına tabi olduğu; "Ödeme Yeri" başlıklı 26. maddesinde, yargı harçlarının, harca konu olan işlemleri yapan mahkeme veya daire tarafından alınacağı, 28. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, karar ve ilam harçlarının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği; aynı Kanun'un "Hükmün bozulması" başlıklı 8. maddesinde bir hükmün bozulmasını müteakip verilecek hükümlerden, yeni bir hüküm gibi karar ve ilam harcı alınacağı ve bozulan hükümden evvelce alınmış karar ve ilam harcının müteakip hükme ait harçtan mahsup olunacağı, 130. maddesinde ise, bu kanunda ödenmeleri için belli bir süre tesbit edilmiş olan harçlar, süresi içinde ödenmemiş ise, ilgili makam ve daireler tarafından, sürenin sonundan itibaren 15 gün içinde bir müzekkere ile o yerin ilgili vergi dairesine bildirileceği ifade edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, davacı esnaf odasının hissedarı olduğu, İzmir İli, Konak İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde kayıtlı taşınmazın, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin … tarih E:…, K:… sayılı kararı ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine, satış bedeli üzerinden binde 11,38 oranında harcın paydaşlardan tapu kaydı ve İzmir 21. Noterliği'nin … tarih ve … yevmiye nolu, … Sulh Hukuk Mahkemesi'nin E:…, K:…, ... Sulh Hukuk Mahkeme'sinin E:…, K:… sayılı veraset ilamlarındaki payları oranında tahsiline kararı verildiği, söz konusu Mahkeme kararının … Bölge Adliye Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı kesinleşmesi üzerine ... Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğu'nun … satış dosyası ile 20/12/2018 tarihinde açık artırma sureti ile satışın gerçekleştirildiği, davacı esnaf odasının hissesi oranında tahakkuk ettirilen 271.521,05-TL tutarındaki karar ve ilam harcının tahsil edildiği, davacı esnaf odası tarafından, söz konusu karar ve ilam harcının, 5362 sayılı Yasanın 65. maddesi uyarınca, Esnaf ve Sanatkarlar Meslek kuruluşlarının, kuruluş amaçlarını gerçekleştirmek ve bu amaçlarına uygun olarak kullanılmak üzere iktisap ettikleri ve edecekleri gayrimenkullerin katma değer vergisi ve emlak vergisi hariç her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu gerekçesiyle hukuka aykırı olarak taraflarından tahsil edildiği gerekçesiyle iptali ve tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, satış memurluğunca 20/12/2018 tarihinde açık artırma sureti ile yapılan taşınmaz satışı bedeli üzerinden davacı odanın hissesine isabet ederek tahsil olunan 271.521,05-TL tutarındaki karar ve ilam harcının dayanağının ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin … tarih E:…, K:… sayılı kararı olduğu, Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda harç alınması işleminin, kanuna aykırılığı iddiasının kanun yoluna başvurulmak suretiyle çözümlenebileceği, kanun yoluna başvurulması üzerine incelemenin, söz konusu dava dosyası üzerinden yapılarak, anılan işlemin Kanuna uygun olup olmadığı husunda bir karar verilebileceği, dolayısıyla, uyuşmazlık konusu yargı harcına karşı, davacı tarafından ileri sürülen muafiyet iddiasının anılan karara yönelik kanun yolunda incelenebileceği, söz konusu ... Sulh Hukuk Mahkemesi kararının ise, … Bölge Adliye Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği dikkate alındığında, kesinleşmiş bir ilam hükmünün vergi dairesince ve onun uygulanmasının dava konusu edildiği Vergi Mahkemesinde düzeltilmesine imkan bulunmamaktadır. Bu durumda, davacı tarafından ileri sürülen muafiyet iddiasının işbu davada incelenemeyeceği sonucuna varıldığından, davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu kabul ederek, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 18/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!