WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/4210 E.  ,  2024/1022 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/4210
Karar No : 2024/1022

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalılar) : 1- … Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. …

2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili: Av. …

Karşı Taraf (Davacılar): 1- …
2- …
(Mirasçıları …, …, …)
3- …
4- …
Vekili : Av. …

İstemin Özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : İstemlerin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Davalı belediyenin temyiz isteminin kabulü, diğer davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinde yazılı nedenlerin bulunmasına bağlı olup; temyiz incelemesi sonunda karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise kararın düzeltilerek onanmasına karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Dava; 24.06.2010 tarihinde Kocaeli ili, D-100 Devlet Karayolunun Bayramoğlu kavşağında … plakalı aracın yağmur sularına kapılması sonucu davacılar yakını ...'ın hayatını kaybetmesi nedeniyle 200.000,00-TL manevi, sel sularına kapılan aracın değeri olan 24.000,00-TL maddi zarara karşılık olmak üzere toplam 224.000,00-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin 25.03.2019 tarih ve E:2013/6035, K:2019/2157 sayılı bozma kararına uyularak yeniden yapılan incelemede; davacıların maddi tazminat isteminin reddi gerektiği, manevi zarar yönünden yapılan değerlendirmede ise; zararın meydana gelmesinde hizmet kusuru bulunan idarelerin kusurunun ağırlığı, hukuka aykırılığın derecesi, olayda duyulan ve yaşamları süresince duyacakları elem ve ızdırabın şiddeti de dikkate alınarak her bir davacı için 50.000,00-TL olmak üzere toplam 200.000,00-TL manevi tazminatın 24.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılarca davacılara ödenmesi gerektiği sonucuna varılmış, ... için 50.000,00-TL, ... için 50.000,00-TL, ... için 50.000,00-TL, ... (mirasçıları ..., ..., ...) için 50.000,00-TL olmak üzere toplam 200.000,00-TL'nin davalılara başvurunun yapıldığı 21.01.2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılarca davacılara ödenmesine, 24.000,00-TL tutarındaki maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Anılan karar davalı idarelerce temyiz edilmiştir.
Temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bununla birlikte, İdare Mahkemesi'nce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 30.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda, olayın gerçekleşmesinde davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün %50, davalı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın da %50 kusurlu olduğu belirtilmiş olmasına rağmen, hüküm kurulurken takdir edilen manevi tazminatın sadece davalı idarelerce davacılara ödenmesine karar verildiği ve davalı idarelerin hükmedilen tazminattan hangi miktarlar oranında sorumlu olduklarının belirtilmediği görülmektedir.
Diğer yandan, Mahkemece hüküm kurulmadan önce her bir davacı yönünden hangi miktarda manevi tazminat ödenmesi gerektiği gerekçeleriyle açıklandıktan sonra belirlenen 200.000,00-TL tutarındaki manevi tazminatın olay tarihi olan 24.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılarca davacılara ödenmesi gerektiğinin belirtildiği, ancak hüküm fıkrasında söz konusu miktarın davalılara başvuru yapıldığı 21.01.2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verildiği, bu nedenle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki meydana geldiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesinde; idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması ilkesi benimsenmiştir. Nitekim bu durum, Danıştayın yerleşik içtihatlarıyla da kabul edilmiştir.
Dava dilekçesinde, hükmedilecek tazminat miktarına olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, kabul edilen tazminat miktarına davalı idarelerin temerrüde düştüğü başvuru tarihinden (davalı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden 26.01.2011 tarihi, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü yönünden 02.02.2011 tarihi) itibaren yasal faiz işletilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, hüküm altına alınan 200.000,00-TL tazminat tutarı üzerinden hesaplanan nisbi karar harcının 492 sayılı Harçlar Kanununun (1) sayılı Tarifesi uyarınca (200.000,00-TL x ‰ 68,31) 13.662,00-TL olması gerekirken hüküm fıkrasının "6-" numaralı bendinde 17.077,50-TL olarak belirtildiği görülmektedir.
Bu itibarla;
1-Temyize konu kararın gerekçesinde yer alan; "(...) her bir davacı için 50.000,00-TL olmak üzere toplam 200.000,00-TL manevi tazminatın (...'ın mirasçılarına) 24.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılarca davacılara ödenmesi gerekmektedir." ifadesinin "(...) her bir davacı için 50.000,00-TL olmak üzere toplam 200.000,00-TL manevi tazminatın davalı idarelere başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılarca davacılara ödenmesi gerekmektedir." olarak,
2- Hüküm fıkrasının "2-" numaralı bendinin; "2-Davanın manevi tazminat istemlerinin kabulü ile, ... için 50.000,00-TL, ... için 50.000,00-TL, ... için 50.000,00-TL, ... mirasçıları (..., ..., ...) için toplam 50.000,00-TL olmak üzere; toplam 200.000,00-TL'nin davalı idarelerin kusurları oranında (davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün %50, davalı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın %50) davalılara başvurunun yapıldığı (davalı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden 26.01.2011 tarihi, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü yönünden 02.02.2011 tarihi) tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılarca davacılara ödenmesine," olarak,
3- Hüküm fıkrasının "6-" numaralı bendinin; "6-Kabul edilen 200.000,00-TL manevi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan 13.662,00-TL nispi karar harcından davacılar tarafından yatırılan 3.326,40-TL'nin mahsubu sonucu kalan 10.335,60-TL'nin davalılardan tahsili için kararın kesinleşmesinden sonra ilgili merciye müzekkere yazılmasına," olarak düzeltilmesi gerekmektedir.
İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanmasına ve temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 29/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.