Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/657 E. , 2024/1083 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/657
Karar No : 2024/1083
DAVACI: …
DAVALI: … Birliği
VEKİLİ: Av. …
DAVANIN KONUSU:
Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu'nun;
a- 23/12/2021 tarih ve 1 sayılı kararının,
b- 11/01/2022 tarih ve 119 sayılı kararının,
c- 12/01/2022 tarih ve 158 sayılı kararının,
d- 17/01/2022 tarih ve 284 sayılı kararının, iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI:
Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunun 18.12.2019 tarihli araç satışlarında noterlerin almış oldukları prim oranının %75’ten %65’e düşürülmesine dair kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açtığı davada Danıştay Sekizinci Dairesinin 13.10.2021 tarih ve E:2020/1159 sayılı kararı ile ikinci kez yürütmenin durdurulması kararı verildiği, bu kararın davalı idareye 13.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği, söz konusu kararın gecikmeksizin uygulanması zorunluluğu bulunmasına karşın gereğine tevessül edilmediği, 23.12.2021 tarihli ve 1 sayılı, 11.01.2022 tarih ve 119 sayılı, 12.01.2022 tarih ve 158 sayılı kararların oyçokluğu ile 4 üyenin imzasıyla alındığı, bu kararda bulunan üyelerden birinin üyeliği tartışmalı olan ... olduğu, dolayısıyla anılan kararlarda karar nisabının oluşmadığı, 17.01.2022 tarihli toplantıda ise her ne kadar 284 karar numarası ile tutanak düzenlenmiş ise de ortada Yönetim Kurulu kararının bulunmadığı, zira Yönetim Kurulunda bu konuda herhangi bir oylama yapılarak karar alınmadığı, yargı kararı ile iptal edilmemiş veya yeni bir karar ile ortadan kaldırılmamış bir yönetim kurulu kararının o karara katılan üyenin sonradan “imzamı ve oyumu geri çektim.” demesiyle ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle dava konusu kararların iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI:
Usule ilişkin olarak, konusu ve tarafları aynı olan Danıştay Sekizinci Dairesinin E:2020/1159, E:2021/4604 sayılı davaların derdest olduğu bu nedenle işbu davada da derdestlik itirazlarının bulunduğu; esasa ilişkin olarak, dava konusu 23.12.2021 tarih ve 1 sayılı karar ile Danıştay Sekizinci Dairesinin 13.10.2021 tarih ve E:2020/1159 sayılı yürütmenin durdurulması kararının gereği olarak noter odalarınca gerekli çalışmanın yapılması yönünde karar alındığı, 11.01.2022 tarihli toplantıda, araç satış işlemlerinden alınan ortak hesap prim oranının %75 olarak uygulanmasına, bu doğrultuda 2021 yılı Ocak ayından itibaren %65 olarak dağıtımı yapılan araç ortak hesap primlerinin %75 oranına göre yeniden hesaplanmak suretiyle dağıtım yapmak üzere noter odalarına yazı yazılmasına karar verildiği, 12.01.2022 tarihli toplantıda, davacının talebi de dikkate alınarak 2020 Ocak ayından itibaren %75 oranının uygulanmasına karar verildiği, 17.01.2022 tarihli ve 284 sayılı kararda ise, 14.01.2022 tarihli toplantıda ... isimli üyenin tekriri müzakere önergesi görüşülerek 2020-2021 yıllarının dağılımlarının yapılıp ödemelerinin bitmiş olması, yeniden dağılım yapılması halinde ortak hesap uygulanan tüm noterliklerin büyük bir kargaşaya düşecekleri, ileride mahkemece %65 oranı hukuka uygun bulunması durumunda aynı dağılımın bir kez daha yapılması zarureti ortaya çıkacağı, bu durumun da noterleri büyük sıkıntıya sokacağı, bu nedenle 2020 ve 2021 yıllarına ait dağılımların yapılması yönündeki 12.01.2022 tarih ve 158 sayılı, 11.01.2022 tarih ve 119 sayılı kararlardaki oyunu araç satışı ortak hesap dağıtımlarının yapılmasının reddi yönünde değiştirdiği, Yönetim Kurulu üyesi ...'ın 2020-2021 yılı dağılımlarının yapılması yönündeki imzasını geri çekmesi nedeniyle, söz konusu kararlarda yürütmeyi durdurma kararının uygulanması yönünden kararların geçerliliğini koruduğu, ancak 2020-2021 yıllarına ait yeni oranlar üzerinden dağılımın yapılması yönündeki kararın, karar yeter sayısının bulunmayışı nedeniyle oluşmadığının tespiti yönünde karar alındığı, ortak hesap paylaşım esaslarını belirleme görevinin Noterlik Kanununun 166/15. maddesi gereği Türkiye Noterler Birliğine ait olduğu, prim oranına bağlı dağıtım yapılmasına ilişkin süreçlerin ise noter odaları tarafından yürütüldüğü, yürütmenin durdurulması kararlarının uygulanmasının ortak hesaplardaki paraların dağıtımı, muhasebesi yönlerinden kargaşaya yol açtığı, işbu davaya konu edilen kararların Danıştay Sekizinci Dairesinin 2020/1159 esas sayılı dosyasından verilen yürütmenin durdurulması kararının uygulanmasına yönelik kararlar olduğu, dava konusu edilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: …
DÜŞÜNCESİ: Dava; Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu'nun;23/12/2021 tarih ve 1 sayılı kararının,11/01/2022 tarih ve 119 sayılı kararının, 12/01/2022 tarih ve 158 sayılı kararının ve 17/01/2022 tarih ve 284 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; Türkiye Noterler Birliğinin 18/12/2019 tarih ve 190 sayılı kararıyla araç satış işlemlerinde ortak hesap prim oranının %75' den %65' e düşürülmesine karar verildiği; bu kararın iptali istemiyle Danıştay Sekizinci Dairesinin E:2020/1159 sayılı dosyasında açılan davada, 09/12/2020 tarihinde verilen yürütmenin durdurulmasına dair karara yapılan itiraz üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/04/2021 tarih, E:2021/138 sayılı kararı ile itirazın kabul edilmesi üzerine, karar gereği olarak, Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu'nun 30/06/2021 tarihli kararı ile araç satış işlemlerinde ortak hesap prim oranının 01/01/2021 tarihinden itibaren %65 olarak belirlenmesine karar verildiği, davacının Danıştay Sekizinci Dairesinin E: 2020/1159 sayılı dosyasında bu kez yeni bir iddia ile yürütmenin durdurulması talebinde bulunması üzerine Dairece aynı dosya üzerinde ikinci kez yürütmenin durdurulmasına dair verilen karar üzerine davaya konu Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu'nun;23/12/2021 tarih ve 1 sayılı kararının,11/01/2022 tarih ve 119 sayılı kararının, 12/01/2022 tarih ve 158 sayılı kararının ve 17/01/2022 tarih ve 284 sayılı kararların alındığı anlaşılmaktadır.
Davaya konu edilen kararların, Danıştay Sekizinci Dairesinin E:2020/1159 sayılı dosyasında verilen yürütmenin durdurulması kararının uygulamasına yönelik kararlar olması karşısında hukuka aykırılıklarından söz edilmeye olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Türkiye Noterler Birliği tarafından 06/01/2010 tarih ve 3 sayılı Genelge ile; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20. maddesinin (d) bendinde, tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirlerinin noterler tarafından yapılacağının hükme bağlanması ve bu işlemlerin her türlü harçtan, bu işlemlere ilişkin düzenlenen kağıtların damga vergisi ve değerli kağıt bedellerinden istisna tutulması üzerine, bu işlemlerden elde edilen gelirlerin ortak hesaba alınmamasının mesleki dayanışmayı zedeleyeceği, rekabete ve işlemlerin belli noterliklerde toplanmasına yol açacağı gerekçesiyle 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 166. maddesi uyarınca söz konusu gelirlerin, noterlikler ortak hesabına alınmasına karar verilmiş ve işlemi yapan notere %50 oranında prim verilmesi uygun görülmüştür.
Devamında, bu prim oranı 18/03/2010 tarih ve 8 sayılı Genelge ile %90'a çıkarılmış, 28/02/2018 tarih ve 4 sayılı Genelge ile %75'e düşürülmüş ve en son Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunun 16/02/2019 tarih ve 20 sayılı kararı ile %65 olarak belirlenmiştir.
Bakırköy 48. Noteri olarak görev yapan davacı tarafından, noterliğinin ihdas alanının, otomobil galerileri bulunan bir sitede olduğu ve kendisine en çok araç satış ve devir işlemlerinin geldiği, dolayısıyla bu işlemlerin prim oranlarının düşürülmesinin somut ve haklı bir gerekçesinin bulunmadığından bahisle Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunun 16/02/2019 tarih ve 20 sayılı kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Dairemizin E:2020/1159 esasına kayden dava açılmış, Dairemizin 09.12.2020 tarih ve E:2020/1159 sayılı yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne dair kararına karşı davalı Türkiye Noterler Birliğince yapılan itiraz başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12.04.2021 tarih ve YD İtiraz No:2021/138 sayılı kararı ile itirazın kabulüne, yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmiş, daha sonra dava konusu işlemin üç muhalefet oyuna karşılık 4 oy ile alınması, disiplin kurulu üyeliği ile yönetim kurulu yedek üyeliğini birlikte yürüten, üyeliklerde boşalma olması nedeniyle disiplin kurulu üyeliğinden istifa ederek yönetim kurulu asil üyeliğine çağrılan ...'nin de katılımı ile "en az dört üyenin bir oyda birleşme şartının" yerine gelmesi nedeniyle Dairemizin 13.10.2021 tarih ve E:2020/1159 sayılı kararı ile ikinci kez yürütmenin durdurulması kararı verildiği, bu kararın gereği olarak işbu davanın konusunu oluşturan kararların alındığı, bilahare davalı idarece Daire kararına yapılan itiraz sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02.03.2022 tarih ve YD İtiraz No:2022/77 sayılı kararı ile itirazın kabulüne, Daire kararının kaldırılmasına ve yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN: Türkiye Noterler Birliğinin derdestlik itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 1. maddesinde; noterliğin bir kamu hizmeti olduğu, noterlerin, hukuki güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek için işlemleri belgelendirdikleri ve kanunlarla verilen başka görevleri yaptıkları, 109. maddesinde; bir il, ilçe veya büyükşehir belediyesi sınırları içinde birden çok noterlik bulunması halinde, bu yerlerde her yıl, harç veya damga vergisine tabi değeri, 30.000 gösterge rakamının o yılın bütçe kanununda gösterilen memur maaş katsayısıyla çarpımı sonucunda bulunacak meblağdan fazla olan noterlik işlemlerinin yapılmasından elde edilen her çeşit ücret ve noter hissesi tutarının % 15'ini aşmamak üzere Noter Odası Yönetim Kurulunca tespit edilecek oranı alıkonulduktan sonra kalanının işlemi yapan noterlikçe, milli bir bankada açtırılan noterlikler ortak cari hesabına en geç işlemin yapıldığı günü takibeden (5) iş günü içinde yatırılacağı, 112. maddesinde; noterlerin yaptıkları işlemlere ait harç üzerinden hesaplanacak ücretleri ile vasiyetname ve vakıf senedi düzenlenmesinden alınacak ücretler, yazı, bir dilden diğer dile veya bir yazıdan diğer yazıya çevirme, karşılaştırma, tescil, emanetlerin saklanması ve kanunlarında harç, vergi ve resimlerden bağışık olduğu yazılı işlemler ile defter onaylanmasından ve kanunun ücret almayı öngördüğü sair işlemlerden alacakları ücretler ve noterlerle imzaya yetkili vekillerinin yol ödeneğinin miktarının, Türkiye Noterler Birliğinin mütalaası alındıktan sonra Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenecek bir tarife ile tespit olunacağı, 167/15. maddesinde; 109. madde hükümleri saklı kalmak üzere, her nevi ortak hesap paylaşım esaslarını belirlemenin Türkiye Noterler Birliği'nin görevi olduğu, 170./2. maddesinde, aynı noterin, Birlik Yönetim Kurulu, Birlik Disiplin Kurulu ve Oda Yönetim Kurulu üyeliklerinden birden fazlasına seçilemeyeceği, 172/10. maddesinde; yetkili organı gösterilmeksizin Türkiye Noterler Birliğine kanunla verilen görevleri yapmanınTürkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunun görevleri arasında olduğu, 173. maddesinin son fıkrasında; Noterler Birliği Yönetim Kurulunun, üye tamsayısının salt çoğunluğu ile toplanacağı ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar vereceği, Yönetim Kurulunda karar verilebilmesi için, en az dört üyenin bir oyda birleşmesinin şart olduğu, oylarda eşitlik halinde, Başkanın bulunduğu tarafın üstün sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
Noterlik Kanunu Yönetmeliğinin "Birlik Yönetim Kurulu Toplantılarının Tutanakla Tesbiti" başlıklı 117. maddesinde, "Yönetim Kurulu toplantılarında görüşmeler bir tutanakla tespit olunur. Tutanaklar stenografi, stenedaktilo, teyp ve benzeri vasıtalardan biri veya bir kaçı ile tutulur. Gerektiğinde el yazısı ile de tutulabilir. El yazısından başka bir usulle tutulduğu takdirde karar fıkraları ayrıca el ile veya daktilo ile karar defterine yazılır. Deftere yazılan kararların altı aynı gün ve toplantı yerinde katılanlar tarafından imzalanır. (...) Yönetim Kurulunca imzası tamamlanan tutanaklar özel dosyalar içerisinde saklanır. Yönetim Kurulu toplantılarında düzenlenecek tutanakta oturum numarası, oturum yeri, oturum gün ve saati, tutanak numarası oturuma katılanlar ve katılmayanlar, katılmayanların engelleri olup olmadığı hususları gösterilir, engeli için belge gönderenler hakkında bir karar verilir. Engel belgesi göndermeyenlerin durumu ertesi oturumda incelenir."; "Birlik Yönetim Kurulu Gündeminin Tesbiti ve Görüşülme Usulü" başlıklı 118/3. maddesinde, "Üyeler de herhangi bir konunun gündeme alınmasını teklif edebilirler. Başkanlıkça yapılacak oylama sonunda kabul edildiği takdirde teklif gündeme ilave olunur."; aynı maddenin 5. fıkrasında, "Gündemin görüşülmesine geçilince görüşülen her madde hakkında ilgiliden açıklayıcı bilgi alınabilir. Madde ile ilgili bu açıklamalardan sonra söz isteyen üyelere sırasıyla en az bir defa söz verilir. Görüşmeler yeterli bulunduğunda oylamaya geçilir. Oylama işarı oyla yapılır. (Kanunun 170/son maddesi mahfuzdur) oylama sonuçları zapta geçirilir ve karar sayısı belirtilir. Muhalif üyenin muhalefeti tutanakta belirtilir ve muhalif üye gerekli görürse aynı gün karar altına muhalefet şerhini yazar veya yazılı olarak verebilir. Muhalefetin yazılı olarak bildirilmesi halinde evrak kayıt defterine kaydedilerek tarih ve numara alması zorunludur. Kurulun toplantıyı başka bir güne ertelemesi halinde tayin edeceği gün için hazırlanacak gündemin başına o gün bitirilemeyen gündem maddeleri alınır. Yeni konulan maddeler ondan sonraki sıraya girer." hükümlerine yer verilmiştir.
Türkiye Noterler Birliği İç Çalışma Yönetmeliğinin 15. maddesinin üçüncü fıkrasında; "Birlik Yönetim Kurulu, Disiplin Kurulu ve Oda Yönetim Kurulu asıl ve yedek üyeliklerinden birisinde bulunanlardan bir diğerine seçilenler, seçim sonuçlarının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde tercih haklarını kullanarak görev yapmak istediği Kurulu bildirirler. Bu süre içinde tercih haklarını kullanmayanlar seçildikleri yeni görevi reddetmiş sayılırlar.", 18. maddesinin beşinci fıkrasında; "Birlik Yönetim Kurulu, üye tamsayısının salt çoğunluğu ile toplanır. Toplantıda yeter sayının bulunması halinde Başkan oturumu açar. Başkan ve Başkan Yardımcısının bulunmadığı hallerde toplantıya meslekte en kıdemli üye başkanlık yapar. Toplantı açıldığında çalışma raporu ve bir önceki oturum tutanağı okunarak işe başlanır. Her toplantı sonunda gelecek toplantının günü kararlaştırılır.", altıncı fıkrasında; "Yönetim Kurulunda toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verilir. Şu kadar ki, en az dört üyenin bir oyda birleşmesi şarttır. Oylarda eşitlik halinde, Başkanın bulunduğu taraf üstün sayılır." düzenlemesine yer verilmiştir.
31.12.2009 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5942 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 1. maddesindeki "1.5.2010 tarihine kadar uygulanmak üzere 2918 sayılı Kanunun 5766 sayılı Kanunla Değişik 20 inci maddesinin (d) bendinin değişiklik öncesi hükümlerine göre noterlerde yapılan satış ve devir işlemleri her türlü harçtan, bu işlemlere ilişkin düzenlenen kağıtlar damga vergisi ve değerli kağıt bedellerinden istisnadır." hükmüne yer verilmiştir. Anılan bu hüküm uyarınca araç satışına ilişkin işlemler her türlü harçtan, bu işlemlere ilişkin düzenlenen kağıtlar damga vergisi ve değerli kağıt bedellerinden istisna olduğundan 1512 sayılı Kanun'un 109. maddesinde belirlenen esaslarla bağlı olunmaksızın Türkiye Noterler Birliği'nin 06.01.2010 tarih ve 3 sayılı Genelgesi ile ortak cari hesap kapsamına alınmıştır.
Öte yandan Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğu vurgulanmış; 138. maddesinin 4. fıkrasında, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükmü yer almış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." kurallarına yer verilmiştir.
Dava konusu Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu kararlarının incelenmesi:
a- Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunun 23/12/2021 tarih ve 1 sayılı kararı ile
"(...)yürütmeyi durdurma kararının itiraz üzerine kaldırılabileceği gibi kararın uygulanması yönünde noter odalarınca çalışma yapılması ve ayrıca bazı noterlerin talepleri konusunda noter odalarından bilgi alınması gerektiğinden ve ayrıca talepte bulunan noterlerin taleplerinin tam yargı davası sonucunda yapılabilecek talepler olduğu da dikkate alındığından, öncelikle bu konularda noter odalarına yazı yazılarak araç satışlarının prim oranları konusunda %75 ya da %65 yönünde uygulama yapılabilmesi için gerekli hazırlıkların yapılmasının istenilmesine, yürütmeyi durdurma kararının uygulanmasını isteyen bazı noterlerin önceki döneme ilişkin yatırdıkları paralar bulunduğu ve bunların da iadesinin istendiği anlaşıldığından bununla ilgili bağlı bulundukları noter odalarından bilgi alınmasına," karar verildiği,
b- Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunun 11/01/2022 tarih ve 119 sayılı kararı ile
Danıştay Sekizinci Dairesinin, Türkiye Noterler Birliğine 13.12.2021 tarihinde tebliğ olunan, 13.10.2021 tarihli (ikinci) yürütmenin durdurulması kararı uyarınca; araç satış işlemlerinden alınan ortak hesap prim oranının %75 olarak uygulanmasına, 2021 yılı Ocak ayından itibaren %65 olarak dağıtımı yapılan araç ortak hesap primlerinin %75 oranına göre yeniden hesaplanmak suretiyle dağıtım yapılmak üzere noter odalarına yazı yazılmasına," karar verildiği,
c- Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunun 12/01/2022 tarih ve 158 sayılı kararı: (Karar, İstanbul Noter Odası Başkanlığının 12.01.2022 tarih ve 59 sayılı yazısı ile Bakırköy 48. Noteri olan Ali Sezen’in mail ortamında gönderdiği 12.01.2022 tarihli dilekçesi üzerine alınmış olup davacı 12.01.2022 tarihli dilekçesinde, daha önceden yürütmeyi durdurma kararının gereklerinin Ocak 2020 tarihinden itibaren uygulanması talep edildiği halde 11.01.2022 tarih ve 119 sayılı karar ile %75 oranının Ocak 2021 tarihinden itibaren uygulanması yönünde noter odalarına yazı gönderildiğini öğrendiği, böyle bir kararın mahkeme kararını yerine getirmeme sonucu doğuracağı ileri sürülerek kararın 2020 Ocak ayından itibaren uygulanması talep edilmiştir.)
Kararda ise, başvurular üzerine konunun Yönetim Kurulunca yeniden değerlendirilmesi sonucu, Ocak 2020’den itibaren ortak hesap prim oranının %75 olarak uygulanmasına, bu hususta gerekli hazırlıkların yapılarak dağıtımların yerine getirilmesi konusunda Noter Odalarına yazı yazılmasına karar verilmiştir.
Bu arada, 14.01.2022 tarihli ve 277 karar sayılı Yönetim Kurulu toplantısında; Yönetim Kurulu üyesi ... söz alarak Danıştay Sekizinci Dairesinin 2020/1159 sayılı dosyasında tekraren verilen 13.10.2021 tarihli yürütmeyi durdurma kararının görüşüldüğü 12.01.2022 tarihli Yönetim Kurulu toplantısında alınan 119 ve 158 sayılı kararların tekriren yeniden görüşülmesi önerisinin kabulü ile konununun 17.01.2022 tarihinde yapılacak toplantıda ele alınmasına karar verilmiştir.
d- Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunun 17/01/2022 tarihli toplantısında alınan 284 sayılı kararda ise; 14.01.2022 tarihli toplantıda ... isimli üyenin tekriri müzakere talebinin görüşüldüğü, ... isimli üyenin söz alarak, "10.01.2022 tarihli kararlarda dağıtım yapılması yönünde oy kullanmışsam da; 2020-2021 yıllarının dağılımlarının yapılıp ödemelerinin bitmiş olması, yeniden dağılım yapılması halinde ortak hesap uygulanan tüm noterliklerin büyük bir kargaşaya düşecekleri, ileride mahkemece %65 oranı hukuka uygun bulunması durumunda aynı dağılımın bir kez daha yapılması zaruretinin ortaya çıkacağı, bu durumun da noterlikleri aidat ve dağılımların muhasebeleştirilmesi konusunda büyük sıkıntıya sokacağı, bu nedenle 2020 ve 2021 yıllarına ait dağılımların yapılması yönündeki imzasını geri çektiğini" belirterek yargı kararının uygulanması kapsamında da 01.01.2022 tarihinden itibaren araç ortak hesap dağılımının yapılması gerektiği yönünde görüş beyan etmiş, Birlik Başkanı bunun üzerine; “...’ın 2020 ve 2021 yıllarına ait yeni oranlar üzerinden dağılımın yapılması yönündeki imzasını geri çekmesi sebebiyle, söz konusu kararların yürütmenin durdurulması kararının uygulanması yönünden geçerliliğini koruduğu, ancak 2020-2021 yıllarına ait yeni oranlar üzerinden dağılımın yapılması yönündeki kararın karar yeter sayısının bulunmayışı sebebiyle oluşmadığı görülmüştür.” şeklinde bir değerlendirmede bulunduğu görülmüştür.
Öte yandan; Türkiye Noterler Birliğinin 19.01.2022 tarih ve 696 sayılı yazısı ile İstanbul Noter Odası Başkanlığına hitaben yazılan yazıda; “Ocak 2020 tarihinden itibaren %75 olarak uygulanarak dağıtımların yerine getirilmesi yönünde 12.01.2022 tarihli Yönetim Kurulu toplantısında alınan karara ilişkin tekriri müzakere sonucu;
a- 2022 Ocak ayından itibaren prim oranının %75 olarak uygulanması,
b- 2020 Ocak ayından itibaren prim oranının %75 olarak uygulanması ile dağılımların yapılması yönünde karar oluşmadığından bu konuda hazırlıkların yapılması ancak dağılımların yapılması için nihai kararın beklenmesinin uygun olacağı” hususunun bildirildiği anlaşılmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yukarıda yer verilen anayasal ve yasal hükümler gereğince, idarenin maddi ve hukuki koşullara göre uygulanabilir nitelikte olan bir yargı kararını "aynen" ve "gecikmeksizin" uygulaması gerekmektedir. Anayasa hükmünde yer alan kararların "değiştirilemeyeceği" ifadesi, kararın şeklen değil, içeriğine uygun olarak yerine getirilmesini belirtme amacını da taşımaktadır.
Hukuk devleti ilkesi, idarece tesis edilen işlemlerin yargı denetimine tabi tutulmasını gerekli kıldığı gibi bu denetim sonucunda verilen mahkeme kararlarının uygulanmasını da gerekli kılar. Zira; yargı denetimi sonucunda verilen mahkeme kararlarının uygulanmaması yargı denetimini etkisiz ve dolayısıyla anlamsız hale getirecektir.
Öte yandan, yargılama sürecinin değişik aşamalarında farklı yargı kararları ortaya çıkabilmekle birlikte, nihai olarak uyulması gereken kararın; kanun yolu aşamasından da geçerek kesinleşen nihai karar olduğunda kuşku yoktur.
Davaya konu Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu kararlarının tamamının, 18/12/2019 tarih ve 20 sayılı Yönetim Kurulu kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Dairemizin 2020/1159 esasına kayden açılan davada, 13.10.2021 tarih ve E:2020/1159 sayılı karar ile ikinci kez yürütmenin durdurulması kararı verildiği tarihten sonra alınan kararlar olduğu görülmektedir.
Dairemizin 13.10.2021 tarih ve E:2020/1159 sayılı yürütmenin durdurulması kararında; dava konusu işlemin üç muhalefet oyuna karşılık 4 oy ile alınması, disiplin kurulu üyeliği ile yönetim kurulu yedek üyeliğini birlikte yürüten, üyeliklerde boşalma olması nedeniyle disiplin kurulu üyeliğinden istifa ederek yönetim kurulu asil üyeliğine çağrılan ...'nin de katılımı ile "en az dört üyenin bir oyda birleşme şartının" yerine gelmesi nedeniyle 1512 sayılı Kanunda öngörülen karar yeter sayısının oluşmadığı gerekçesi ile 18.12.2019 tarih ve 20 sayılı Yönetim Kurulu kararında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesine yer verilmiştir.
Dava konusu işlem hakkındaki hukuka aykırılık iddialarından birini Noterler Birliği Yönetim Kurulu üyesi ...'nin üyeliği hakkında açılan dava oluşturmakta olup bu nedenle Ankara 18. İdare Mahkemesinin 2021/1274 esasına kayıtlı dava dosyasının incelenmesi gerekmektedir.
Mersin 6. Noteri olarak görev yapan dava dışı ... tarafından, Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu üyesi ...'nin Yönetim Kurulu üyeliğinin geçersiz olduğundan dolayı kurul üyeliğinden çekilmesi talebi ile yaptığı 12.04.2021 tarihli başvurusunun zımmen reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:... K:… sayılı kararı ile İç Çalışma Yönetmeliğinin 15/3.maddesine göre Disiplin Kurulu üyeliği ile Yönetim Kurulu yedek üyeliğinin birlikte yürütülmeyeceği kanaatiyle dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş; bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin E:… K:… sayılı kararı ile İç Çalışma Yönetmeliğiyle yasada yer alan düzenlemeyi aşar şekilde tercih yapmayanların seçildikleri yeni görevi reddetmiş sayılacakları düzenlenmiş ise de; 1512 sayılı Noterlik Kanununun 170.maddesinde, aynı noterin kişiliğinde birleşmeyecek kurul üyeliklerinden bahsedildiği, bu durumda aynı noterin hem yönetim kurulu üyeliği hem de disiplin kurulu üyeliğini aynı anda yürütemeyeceği açık olmakla birlikte, yedek üyeliklerle ilgili bir kısıtlama getirilmediği, dava konusu olayda da disiplin kurulu üyeliğini yürüten noterin yönetim kurulu üyesi olarak çağrılır çağrılmaz bu görevinden istifa ettiği ve iki kurul üyeliğinin birlikte yürütülmesinin söz konusu olmadığı anlaşıldığından İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, Türkiye Noterler Birliği Disiplin Kurulu üyesi iken 10.06.2018 tarihli seçimde Birlik Yönetim Kurulu yedek üyeliğine seçilen ve Yönetim Kurulu asil üyeliklerinde boşalma olması nedeniyle asil üyeliğe çağırılması üzerine Disiplin Kurulu üyeliğinden istifa ederek Yönetim Kurulu asil üyesi sıfatını kazanan ...'nin Yönetim Kurulu üyeliği hakkında açılan dava sonucu iki kurul üyeliğinin ilgili tarafından birlikte yürütülmesinin söz konusu olmadığı dolayısıyla adı geçenin Yönetim Kurulu üyeliğini hukuken sakatlayacak bir hususun bulunmadığı yargı kararı ile ortaya konulduğundan dava konusu kararlarda adı geçenin üyeliğinin tartışmalı olduğundan bahisle karar nisabının oluşmadığı yönündeki davacı iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan davacı tarafından yargı kararının gereğinin yerine getirilmediği ileri sürülmüş ise de; Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunun içeriği yukarıda özetlenen 23/12/2021 tarih ve 1 sayılı kararıyla, araç satışlarının prim oranı konusunda -yürütmeyi durdurma kararının itiraz üzerine kaldırılabileceği de dikkate alınarak- %75 veya %65 oranında uygulama yapılabilmesi için gerekli hazırlıkların yapılmasının istenildiği, 11/01/2022 tarih ve 119 sayılı karar ile ortak hesap prim oranının 2021 yılı Ocak ayından itibaren %75 şeklinde uygulanmasına karar verilmiş ise de 12.01.2022 tarih ve 158 sayılı karar ile yani bir gün sonra davacının ve İstanbul Noter Odasının talebi üzerine anılan karardan dönülerek (yeni bir işlem tesis edilmek suretiyle) %75 prim oranının Ocak 2020 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verildiği görülmekte olup anılan kararlar yargı kararının uygulanmasına yönelik hazırlık işlemlerinin yapılması, %75 prim oranının uygulanacağı tarihin belirlenmesine ilişkin kararlar olduğundan, ayrıca 18/12/2019 tarih ve 20 sayılı Yönetim Kurulu kararına karşı açılan dava sonucunda Dairemizce 13.09.2022 tarih ve E:2020/1159 K:2022/4658 sayılı karar ile ret kararı verilmiş olduğundan ve toplantıya katılım sağlayan ...'nin üyeliği hususundaki hukuki ihtilaf yargı kararı ile sonuçlandığından davaya konu edilen bu kararlarda hukuka aykırılık görülmemiştir.
Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunun 17/01/2022 tarihli toplantısında alınan 284 sayılı karar yönünden ise; ... isimli yönetim kurulu üyesinin 17.01.2022 tarihli toplantıda 2020-2021 yıllarının dağılımlarının yapılıp ödemelerinin bitirilmiş olması, yeniden dağılım yapılması halinde ortak hesap uygulanan tüm noterliklerin büyük bir kargaşaya düşme ihtimali, ileride mahkemece %65 oranı hukuka uygun bulunması durumunda aynı dağılımın bir kez daha yapılması zaruretinin ortaya çıkacak olması, bu durumun da noterlikleri aidat ve dağılımların muhasebeleştirilmesi konusunda büyük sıkıntıya sokacak olması gerekçeleriyle 2020 ve 2021 yıllarına ait dağılımların yapılması yönündeki 11.01.2022 tarih, 119 sayılı ve 12.01.2022 tarih,158 sayılı yönetim kurulu kararlarındaki imzasını geri çektiğini beyanla yargı kararının gereğinin 01.01.2022 tarihinden itibaren uygulanması gerektiği yönündeki önergesinin tekriri müzakere talebinin kabulü ile 2020 ve 2021 yıllarına ait dağılımların yapılması yönündeki 11.01.2022 tarih, 119 sayılı ve 12.01.2022 tarih,158 sayılı yönetim kurulu kararlarındaki karar yeter sayısına ilişkin nisabın oluşmadığı yönündeki birlik başkanının tespiti doğrultusunda "284" nolu karar numarasının alındığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen Noterlik Kanunu Yönetmeliği hükümlerinde Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunda gündeme konulan maddelerin görüşülme usulü ayrıntısıyla belirtilmiş olup bir üyenin sözlü önergesinin görüşüldüğü 17.01.2022 tarihli toplantıya hangi üyelerin katıldığının dosyaya sunulan karar içeriğinden anlaşılmadığı, söz konusu önergenin gündeme alınma ve önergenin görüşülmesi sonucunda kabulüne veya reddine yönelik oylama yapılıp yapılmadığı hususunda da açıklayıcı bilgilere yer verilmediği, tüm bu süreçler usulüne uygun yürütülmüş olsa da 2020 ve 2021 yıllarına ait araç satışı ortak hesap prim oranlarının dağıtılmasına ilişkin alınan 11.01.2022 tarih, 119 sayılı ve 12.01.2022 tarih,158 sayılı yönetim kurulu kararlarına katıldığı halde sonradan bir üyenin bu kararlardaki imzasını geri çektiğine yönelik iradesinin -söz konusu kararlar bir davaya konu edilip yargı kararı ile iptal edilmediği yahut idare hukuku prensipleri doğrultusunda usulüne uygun olarak Yönetim Kurulunca önceki kararların geri alınması veya kaldırılması yönünde bir usul izlenmeksizin- hukuki bir sonuç doğurmayacağı açık olup birlik başkanı tarafından üye ...'ın imzasını geri çekmesi sebebiyle önceki kararlarda karar nisabının oluşmadığına yönelik belirlemesinin de hukuki himaye görmeyeceği şüphesizdir.
Bu itibarla davaya konu edilen Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunun 17/01/2022 tarihli toplantısında alınan 284 sayılı kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu'nun; 23/12/2021 tarih ve 1 sayılı ,11/01/2022 tarih ve 119 sayılı, 12/01/2022 tarih ve 158 sayılı kararlarının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunun 17/01/2022 tarih ve 284 sayılı kararının İPTALİNE,
3. Dava kısmen iptal kısmen ret ile sonuçlandığından; ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin yarısı olan …-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına; diğer yarısı olan …-TL'nin ise davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 01/03/2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!