Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/6059 E. , 2024/1023 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6059
Karar No : 2024/1023
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : I-… ve … adına velayeten, kendi adına asaleten …
II- …
III-…
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından; Gaziantep ili, Araban ilçesi, … karayolu, … Deresi Mevkiinde, 30/03/2019 tarihinde araç ile seyir halindeyken meydana gelen sel felaketi sebebiyle yol ve köprünün çökmesi sonrası araç içerisinde bulunan yakınları ...'ın hayatını kaybettiğinin belirtildiği olayda yol ve köprü yenilemesinin gereği gibi yerine getirilmediği ileri sürülerek idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı belirtilen zararlara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere toplam 15.000,00-TL maddi tazminat ile eş ... için 150.000,00-TL, çocukları ... ve ... için ayrı ayrı 75.000,00-TL, baba ... için 75.000,00-TL, anne ... için 75.000,00-TL olmak üzere toplam 450.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacıların tazmin istemine dayanak yolun çökmesi olayının 2918 sayılı Kanun kapsamında yer aldığı, davalı idarenin karayolunun emniyetle kullanımını sağlama sorumluluğunu yerine getirmediği iddiasıyla meydana geldiği öne sürülen kazalar neticesinde oluştuğu belirtilen zararların tazmini talebiyle sorumlu idare/idareler aleyhine açılan davaların adli yargı merciinde görülmesi gerektiği sonucuna varıldığından, bakılan davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, trafiğin aksamaması adına yönlendirilen yolun teknik kurallara uygun olmadığı için çöktüğü, olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında yaptırılan bilirkişi incelemesinde yolun yapım, bakım ve tadilatından sorumlu kurum ya da kuruluşun asli kusurlu olduğu sonucuna varıldığı, olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu, hizmet kusuru iddiasına dayanılarak açılan davanın görüm ve çözümünde idari yargının görevli olduğu, emsal yargı kararlarının da bu doğrultuda olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararında yer alan yanlışlıklar düzeltilmek suretiyle temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinde yazılı nedenlerin bulunmasına bağlı olup; temyiz incelemesi sonunda karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise kararın düzeltilerek onanmasına karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bununla birlikte, İdare Mahkemesi kararın ikinci sayfasında "Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden..." ile başlayan paragrafta davacıların isimleri ve taleplerinin yanlış yazıldığı görülmektedir. Bu nedenle bahse konu paragrafın "Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; davacılar tarafından; Gaziantep ili, Araban ilçesi, … karayolu, … Deresi Mevkiinde, 30/03/2019 tarihinde araç ile seyir halindeyken meydana gelen sel felaketi sebebiyle yol ve köprünün çökmesi sonrası araç içerisinde bulunan yakınları ...'ın hayatını kaybettiğinin belirtildiği olayda yol ve köprü yenilemesinin gereği gibi yerine getirilmediği ileri sürülerek idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı belirtilen zararlara karşılık davacılardan çocuk ..., çocuk ... ve eş ...'ın her biri için 5.000,00-TL olmak üzere toplam 15.000,00-TL maddi tazminat ile eş ... için 150.000,00-TL, çocukları ... ve ... için ayrı ayrı 75.000,00-TL, baba ... için 75.000,00-TL, anne ... için 75.000,00-TL olmak üzere toplam 450.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle 22/12/2020 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır." olarak düzeltilmesi gerekmektedir.
Vekalet ücretine ilişkin kısmın incelenmesine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun atıfta bulunduğu 6100 sayılı Kanunun yargılama giderlerinin kapsamının belirtildiği 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmıştır. Aynı Kanunun 331/2. maddesinde ise "Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder." hükmüne yer verilmiştir.
İdari yargıda açılan ve davalı idarenin savunması alındıktan sonra adli yargının görevli olduğundan bahisle verilen, işin esasına yönelik olmayan ve sadece görevli yargı yerinin tespiti mahiyetindeki kararlarda, davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve davacının da görevli yargı yerinde davaya devam etmesi halinde, davacının aynı davaya ilişkin olarak ikinci kez vekalet ücreti ödemek gibi bir yükümlülükle karşı karşıya kalması söz konusu olacaktır.
Bakılan uyuşmazlıkta, görevsizlik kararı üzerine görevli yargı yerinde açılan davada haksız çıkan taraf aleyhine vekalet ücretine hükmedileceğinden, İdare Mahkemesi'nin görevsizlik kararında davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiş olup, İdare Mahkemesi'nin hüküm fıkrasına, "karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. maddesi uyarınca belirlenen 1.020,00.-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine," ibaresinden önce gelmek üzere "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. ve 331/2. maddeleri uyarınca görevli ve yetkili Mahkemede davaya devam edilmemesi ve kararın kesinleşmesi halinde" ibaresi eklenerek İdare Mahkemesi kararının bu kısmının da düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, İdare Mahkemesi kararında yukarıda belirtildiği şekilde düzeltme yapılarak ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 29/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!