Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4563 E. , 2024/2225 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4563
Karar No : 2024/2225
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACILAR)
1) ...
2) ...
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ...Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
2- ...
VEKİLİ : Av. ...
3- ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, davacılar ve davalı idare tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıların Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İlköğretim Okulu öğrencisi kızları …'ın 29/09/2017 tarihinde okul yangın merdiveninin bulunduğu boşluktan düşerek vefat etmesi nedeniyle davacı anne ... için destekten yoksun kalma tazminatı olarak ıslah suretiyle 236.785,44-TL maddi tazminat ile 300,000,00-TL manevi tazminat, baba … için destekten yoksun kalma tazminatı olarak ıslah suretiyle 221.163,40-TL maddi tazminat ile 300.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 1.057.948,84-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; sigara içilen yangın merdivenine bırakılan sandalyenin üzerine çıkıp düşme sonucunda ölüm olayının gerçekleştiği, dolayısıyla eğitim-öğretim hizmetinin güvenli ve sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için gerekli tedbir ve önlemleri almayan ve öğrenciler üzerindeki denetim ve gözetim sorumluluğunu yerine getirmediği anlaşılan davalı idarenin, davacıların kızı ...'ın okul yangın merdiveninden düşerek ölmesinde hizmet kusurunun bulunduğu ve davacıların maddi ve manevi zararlarının davalı idarece karşılanması gerektiği; konuya ilişkin hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davacı ... için 236.785,44-TL maddi tazminatın 125.000,00-TL'sinin davalı idareye başvuru tarihi olan 28/09/2018 tarihinden, 111.785,44-TL'sinin ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 07/10/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte hesaplanarak davacı ...'ye ödenmesi, davacı ... için 221.163,40-TL maddi tazminatın 125.000,00-TL'sinin davalı idareye başvuru tarihi olan 28/09/2018 tarihinden, 96.163,40-TL'sinin ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 07/10/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte hesaplanarak davacı ...'a ödenmesi; manevi tazminata ilişkin olarak, davacı anne ve babanın her biri için ayrı ayrı 125.000,00-TL olmak üzere toplam 250.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar veilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğu, faizin başlangıç tarihinin hatalı belirlendiği, Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, olayda idarenin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği savunulmakta olup davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İlköğretim Okulu öğrencisi olan 2011 doğumlu davacılar çocuğu ...'ın 29/09/2017 tarihinde teneffüs sırasında yangın merdiveninde bulunan sandalyeye çıktıktan sonra boşluğa düşerek vefat etmesi üzerine davacı anne ... için destekten yoksun kalma tazminatı olarak ıslah suretiyle 236.785,44-TL maddi tazminat ile 300,000,00-TL manevi tazminat, baba ... için destekten yoksun kalma tazminatı olarak ıslah suretiyle 221.163,40-TL maddi tazminat ile 300.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 1.057.948,84-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasamızın 'Yargı yolu' başlıklı 125. maddesinin 7. fıkrasında; "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, tam yargı davaları, idarenin eylem ve işlemlerinden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 'Türk Milli Eğitiminin Amaçları' üst başlıklı 'Genel amaçlar' başlıklı 2. maddesinde; "Türk Milli Eğitiminin genel amacı, Türk Milletinin bütün fertlerini, Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek; beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek; ilgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların, kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak; böylece bir yandan Türk vatandaşlarının ve Türk toplumunun refah ve mutluluğunu artırmak; öte yandan milli birlik ve bütünlük içinde iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmayı desteklemek ve hızlandırmak ve nihayet Türk Milletini çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı, seçkin bir ortağı yapmaktır.
" hükmüne, 'Eğitim ve öğretim alanıdaki görev ve sorumluluk' üst başlıklı 'Yürütme, gözetim ve denetim' başlıklı 56. maddesinde; "Eğitim ve öğretim hizmetinin, bu kanun hükümlerine göre Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı sorumludur." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kararın maddi tazminat yönünden incelenmesi:
Davacılara ödenmesi gereken destekten yoksun kalma tazminatı miktarının hesaplanması için İdare Mahkemesince 02/03/2021 tarihli ara kararı ile dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, hazırlanan bilirkişi raporunda; yetiştirme gideri indirimi kapsamında davacı anne ve davacı baba için hesaplanan tazminat miktarlarından % 5 oranında ayrı ayrı indirim yapıldığı görülmektedir.
Her anne ve babanın çocuğunu belli bir yaşa kadar büyütmek, yetiştirmek ödevi olduğundan, çocuğun ölümü halinde artık yapılması gerekmeyecek yetiştirme giderlerinin hesaplanacak destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi gerektiği hususunda bir tereddüt bulunmamakla birlikte, yetiştirme giderlerinin aktif dönem başlangıcına kadar geçen dönem için hesaplanması gerekmektedir.
Bu kapsamda, davacılar çocuğunun 18 yaşına kadar olan dönemleri için yetiştirme giderinin hesaplanması gerekirken; davacı anne ve davacı baba için ayrı ayrı hesaplanan tazminat miktarlarının tamamı üzerinden yetiştirme gideri indirimi yapılmasında hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Kararın manevi tazminat yönünden incelenmesi:
Manevi tazminat, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Başka türlü giderim yollarının bulunmayışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de, takdir edilecek miktarın aynı zamanda olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek bir tutarda olması gerekmektedir.
Meydana gelen olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu açık olup, olayın gerçekleşme şekli, zararın niteliği ve kalıcılığı dikkate alındığında, Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarlarının uğranılan zarara göre orantısız ve çok düşük kaldığı anlaşıldığından, talep edilen manevi tazminat miktarlarının tamamına hükmedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Kararın faiz yönünden incelenmesi:
Faiz, idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
Uğranılan zararın gerçek miktarının Mahkeme tarafından yapılan inceleme sonucunda net bir şekilde ortaya çıkması durumunda, ortaya çıkan bu gerçek zararın tamamının tazmini amacıyla verilen miktar artırımına (ıslah) ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp, mevcut davada talep edilen tazminat miktarının ıslah suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Bozma kararı üzerine yapılacak yargılama neticesinde yeniden bir karar verileceğinden, yasal faiz yönünden bu aşamada inceleme yapılmamıştır.
Bu durumda; aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 24/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!