Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/2597 E. , 2024/1088 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2597
Karar No : 2024/1088
TEMYİZ EDENLER:
1- (DAVALI) … Birliği
VEKİLİ: Av. …
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: …'ın İstanbul 1 Nolu Barosu levhasına avukat olarak yazılmasına dair İstanbul 1 Nolu Barosu Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının bir daha görüşülmek üzere Adalet Bakanlığınca geri gönderilmesi üzerine ilk kararda ısrar edilmesine yönelik Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve … karar sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; UYAP kayıtlarının sorgulanmasından; ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih, E:… K:… sayılı kararıyla (FETÖ/PDY) silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat, terör örgütü propagandası yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/2. maddeleri uyarınca neticeten 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddedildiği, dosyanın Yargıtay'da olduğunun anlaşıldığı, bu durumda, davacıya isnad edilen fiilin niteliği ile baro levhasına yazılması durumunda yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği dikkate alındığında ceza kovuşturması sonucunun beklenmesi ve sonucuna göre işlem tesis edilmesi gerektiği sonucuna varıldığından dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
Türkiye Barolar Birliğinin İddiaları: Dosya içeriğine sunulan belgeler çerçevesinde mevcut delil durumuna göre tedbir mahiyetinde bekletme kararı verilmesini gerektiren bir durumun söz konusu olmadığı, suçsuzluk karinesi de dikkate alınarak tesis edilen ısrar işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı Yanında Davaya Katılanın İddiaları: Anayasanın 38. maddesi gereği suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, iptal kararına dayanak gösterilen ceza yargılamasında beraat kararı verildiğinden kovuşturma aşamasında dahi olsa aleyhe bozma yasağı sebebi ile kanun yolu denetiminde farklı bir sonucun çıkma ihtimalinin bulunmadığı, öte yandan terör örgütü propagandası yapma suçundan müdahil hakkında 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiş ise de söz konusu suçun 1136 sayılı Kanunun 5/1-a maddesinde sayılan suçlardan olmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı yanında davaya katılanın duruşma istemi yerinde görülmeyerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Davalı yanında davaya katılan tarafından temyiz dilekçesinde, terör örgütü propagandası yapma suçunun 1136 sayılı Kanunun 5/1-a maddesinde sayılan suçlardan olmadığı, bu nedenle hakkında aynı maddenin 3. fıkrasının uygulanma olanağının bulunmadığı belirtilmiş ise de; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun "Terör örgütleri" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasının birinci cümlesinde, "Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." hükmü; 1136 sayılı Kanunun 5. maddesinin üçüncü fıkrasında, aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunması hâlinde avukatlığa alınma isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebileceği hükmü, fıkranın atıf yaptığı (a) bendinde ise, "Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına (...) ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (...) zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmak" düzenlemesinin bulunduğu, buna göre Kanunun 5/3. maddesinin uygulama alanının aynı fıkranın atıf yaptığı (a) bendinde sayılan katalog suçlarla sınırlı olmadığı, kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasını gerektiren suçtan kovuşturma altında bulunulması durumunda da uygulama alanı bulabileceği sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda; işlem tarihi itibarıyla müdahil hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan kovuşturma bulunduğu açık olup, ilgiliye isnat edilen fiillerin niteliği de dikkate alındığında baro levhasına yazılma istemi hakkındaki kararın ceza kovuşturmasının neticelenmesine kadar beklenilmesi gerektiği, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde kamu yararına ve hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline yönelik verilen İdare Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun reddine yönelik temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının belirtilen açıklama ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 01/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!