Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/1329 E. , 2024/1212 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1329
Karar No : 2024/1212
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı KHK ile kapatılan Kırşehir Özel Kılıçaslan Kolejinde matematik öğretmeni olarak görev yaptığından bahisle çalışma izni iptal edilen müvekkilinin çalışma izninin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarihli ve E… sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından çalışma izninin iadesi istemiyle yapılan başvurunun Kırşehir Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün … tarihli ve E… sayılı işlemiyle; davacının talebinin komisyon tarafından uygun görülmediğini bildirildiği, Mahkemenin 08/06/2021 tarihli Ara Kararı ile davalı idareden, davacının çalışma izninin iptal edilmesine esas alınan somut tespitlere ilişkin bilgi ve belgeler ile davacı tarafından çalışma izninin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine esas teşkil eden bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine rağmen, bu hususlara ilişkin davalı idare tarafından somut bilgi ve belge sunulamadığı, davacının FETÖ terör bu örgütünün ya da başka bir örgütün üyesi olduğunu veya yasadışı siyasi, yıkıcı, bölücü ideolojik görüş veya eylem içinde olduğunu kanıtlayan hukuken geçerli bir belgenin dosyada olmadığı, hakkında yapılmış bir işlem ya da açılmış bir kamu davası sonucunda verilmiş bir mahkumiyet kararı da bulunmadığı, anılan karar ile; Emniyet Genel Müdürlüğünden ve Kırşehir İl Emniyet Müdürlüğünden, davacının, çalışma izninin iptal edilmesine ve çalışma izninin iadesi istemiyle yapılan başvurusunun reddine esas olabilecek, (… Cumhuriyet Başsavcılığı'nın … tarihli ve Soruşturma No: …, Karar No:… sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı dışında) herhangi bir istihbari bilgi, emniyet tahkikatı, adli tahkikat bulunup bulunmadığı sorularak bu hususlara ilişkin tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği, Ara Karar gereği olarak; olarak Emniyet Genel Müdürlüğü ve Kırşehir İl Emniyet Müdürlüğünce gönderilen bilgi ve belgelerde, davacının FETÖ terör örgütü ile iltisaklı ya da irtibatlı olduğuna, kamu imkan ve kaynaklarını adı geçen örgütü desteklemeye yönelik kullanıldığı veya kullanılacağına ilişkin bilgi ve belgenin dosyaya sunulamadığı, davacı hakkında başlatılan soruşturmada, Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın … tarihli ve Soruşturma No: …, Karar No:… sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, yine ihbar üzerine davacı hakkında başlatılan soruşturmada Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın … tarihli ve Soruşturma No: …, Karar No:… sayılı kararı ile soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, UYAP üzerinden yapılan incelemede davacı hakkında devam etmekte olan başka bir soruşturma veya kovuşturma tespit edilemediği değerlendirmesiyle çalışma izninin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Kırşehir Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün … tarihli ve E… sayılı sayılı işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının 2016 yılında KHK kapsamında kapatılan kurum personeli olarak, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçu isnadıyla hakkında yürütülen soruşturma sonucunda Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, öncelikle söz konusu kararın, davacının "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçuna ilişkin yapılan soruşturma neticesinde verilen bir karar olduğu, bu nedenle belirtilen suçlama yönünden Savcılık kararının bağlayıcı olduğu ve bu karara yönelik herhangi bir değerlendirme yapılamayacağının açık olduğu, bununla birlikte söz konusu savcılık kararında "Şüpheli hakkında yapılan araştırmada örgüte müzahir Çorum ilinde faaliyet gösteren Özel Ahi Fen Edebiyat Matematik Dershanesi'nde 2004 yılı 5. ayı ile 2006 yılı 7. ayı arasında; Yozgat ilinde faaliyet gösteren Akarsu Özel Eğitim A.Ş. bünyesinde 2006 yılı 9. ayı ile 2014 yılı 6. ayı arasında; Kırşehir ilinde faaliyet gösteren İvme Eğitim Öğretim A.Ş. bünyesinde 2014 yılı 9. ayı ile 2015 yılı 7. ayı arasında; Kırşehir ilinde faaliyet gösteren Yurduşen Baktıroğlu Eğitim Öğretim A.Ş. bünyesinde 2015 yılı 9. Ayı ile 2016 yılı 6. ayı arasında çalıştığının ve Bankasya'da 09/05/2001 açılış tarihli, 180603 müşteri numaralı hesabının bulunduğun tespit edildiği," şeklinde tespitlere yer verildiği, savcılık tarafından yapılan söz konusu tespitlerin adı geçenin uzun yıllar FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ya da irtibatı bulunan özel kurumlarda görev yaptığını gösterdiği dikkate alındığında, mevcut bilgi ve belgelerin davacının anılan terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğu hususunun ortaya konulması açısından yeterli olduğu, bu itibarla davacıya çalışma izninin yeniden düzenlenmemesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yönde değerlendirmelerle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare mahkemesi kararında da hukuki isabet görülmediği değerlendirmesiyle davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına; davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmekte olup; 5580 sayılı Kanun'un 4. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, iptali için Anayasa Mahkemesine gönderilmesi talep edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra Anayasaya aykırılık iddiaları ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY :
667 sayılı KHK ile kapatılan Kırşehir Özel Kılıçaslan Kolejinde matematik öğretmeni olarak görev yaptığından bahisle çalışma izni iptal edilen müvekkilinin çalışma izninin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarihli ve E… sayılı işlemin iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesinde "Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır." hükmü yer almaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 21/07/2016 tarih ve E.7762886 sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nün 21/07/2016 tarih ve 7783529 sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu, bütün Valilikler bünyesindeki İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen Genelge'nin 3. maddesinde "..Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarından yönetimine kayyum atanmayan kurumlar ile kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin
MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinleri valiliklerce iptal edilecek ve bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyecek ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgiler işlenecektir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 11/10/2016 tarih ve E.11116419 sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ve 11/10/2016 tarih ve E.11137945 sayılı işlem ile bütün Valilikler bünyesindeki İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen yazıda ise; "..Bu yöndeki uygulamalar sonucunda bazı personellerin mağdur duruma düştüğü yönündeki başvuruların Bakanlığımıza ve valiliklere iletildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle; 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumlarla ilgili yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılan personeller hakkında valilikler tarafından komisyon oluşturulacaktır. Milli Eğitim Müdürlüklerine müracaat edenlerden 667 sayılı KHK kapsamında millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisaki, bunlarla irtibatı olmadığı; oluşturulan bu komisyon marifetiyle belirlenen personellerin ekteki tabloya işlenerek Bakanlığımızca değerlendirmek üzere Valilikler tarafından Genel Müdürlüğümüze bildirilmesi gerekmektedir." açıklamalarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır.
Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen resen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün, hatta olayın niteliğine göre gereklidir.
Yukarıda yer alan hükümlerden anlaşıldığı üzere; özel öğretim kurumlarında görev almak isteyen personelde aranan şartların ayrıntılı olarak düzenlendiği, bu bağlamda; "terör örgütlerine ya da Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmamak" aranan şartlar arasında sayıldığı görülmektedir.
Bir başka ifadeyle; özel öğretim kurumu personelinde aranacak şartlar mevzuatta sayılmış olup, bu şartların terör örgütlerine üyelikle sınırlı tutulmayarak, esasen ceza yargılamasının ilgi alanında bulunmayan iltisak ve irtibatın varlığı hali de personelin çalışma izninin iptalinin hukuki gerekçeleri arasında sayılmıştır.
Uyuşmazlığın esasını, terör örgütü olduğuna ve milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğuna Milli Güvenlik Kurulu tarafından karar verilen ve silahlı terör örgütü olduğu Yargıtayın yerleşik içtihadıyla da kabul edilen FETÖ/PDY ile davacının iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığının tespiti oluşturmaktadır.
Bakılan dava bir ceza davası değildir. Bu nedenle işlem tesis edilirken ceza hukuku ilkelerinin ve kurallarının uygulanıp uygulanmadığını iş bu davada denetlenme imkanı yoktur. Diğer bir ifadeyle bu davada 'suç ve suçlu bulunma halleri' değil, 5580 sayılı Kanun'a tabi kurumda görev alan kişinin kişinin görevine son verilmesini haklı kılan nedenlerin var olup olmadığı denetlenmektedir. Bununla birlikte, davacıda olduğu gibi kimi durumlarda çalışma izni iptal edilenler hakkında başlatılmış ceza kovuşturmaları bulunabilmektedir. İlgililerin ceza yargılamasında terör örgütlerine üyelik veya yardım nedeniyle ceza almaları ve bu cezanın kesinleşmesi halinde, idari yargı mercilerince, başka bir delile ve araştırmaya ihtiyaç duyulmaksızın; çalışma izni onayının iptaline ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.
Zira; 5580 sayılı Kanun'a göre "Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan ceza almamış olmak" şartı açısından "terör örgütüne üyelik" unsuru, bir mahkeme kararı ile tespit edilmiş olmaktadır.
İlgililer hakkında terör örgütü üyeliği kapsamında açılmış olan ceza davalarının derdest yani kesinleşmemiş olması durumunda ise; -velev ki ilk derece ceza mahkemeleri ve istinaf mahkemeleri terör örgütü üyeliği suçunun unsurlarının sabit olduğu gerekçesiyle hüküm kurmuş olsun- masumiyet karinesi nedeniyle idari yargı mercilerinin söz konusu cezayı dayanak alarak karar vermesi mümkün görülmemektedir.
Bununla birlikte, ceza kovuşturmasının devam ediyor olması ya da davacı hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleşmemiş olması, 5580 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca çalışma izni onayının iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle idari yargı mercileri nezdinde açılan davanın görülmesini engellemeyecektir.
Bu bağlamda; ilgililer hakkında ceza yargılaması kapsamında yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi veya üyelik/yardım etme suçlamalarıyla açılan ceza davalarında beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kararlar verilmiş olsa dahi, idari yargı yerinin irtibat ve iltisak unsurları yönünden de işlemi incelemek zorunda olduğundan, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir.
Çünkü; 5580 sayılı Kanun'un 4. maddesinde çalışma izni onayı verilmesi ya da şartları sağlamadığı sonradan anlaşılması nedeniyle halihazırda çalışma izni onayının iptali ne ilişkin gerekçe mevcut sadece üyelikle sınırlı tutulmamış, ceza yargılamasının ilgi alanında bulunmayan iltisak ve irtibat halleri de anılan işlemlerin gerekçekleri arasında sayılmıştır.
Anayasa Mahkemesince; iltisaklı kavramının kavuşan, bitişen, birleşen; irtibatlı kavramının ise bağlantılı anlamına geldiği belirtilmiş, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamlarının yargı içtihatlarıyla belirlenebilecek durumda olduğu, iltisak ve irtibat kavramları açısından yapılacak değerlendirmenin ise kişilerin cezai sorumluluğun bulunup bulunmadığından bağımsız olarak sadece kişinin kamu görevine iade edilmesinin uygun olup olmadığı yönünden yapılacak bir incelemeden ibaret olacağı vurgulanmıştır. (E:2018/89, K:2019/84, T:14/11/2019, P:30, R.G 13/02/2020 / 31028 ).
Somut olayda; davacının Kırşehir Özel Kılıçaslan Kolejinde matematik öğretmeni olarak görev yapmakta iken 2016 yılının Nisan ayında okula kayyum atandığı, daha sonra anılan okulun 667 sayılı KHK ile kapatıldığı, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nün 21/07/2016 tarihli ve E.7783529 sayılı Genelgesi uyarınca davacının çalışma izninin iptali üzerine tarafından çalışma izninin iadesi istemiyle yapılan başvurunun Kırşehir Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün 08/10/2020 tarihli ve E.14391459 sayılı işlemi ile reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, Bölge İdare Mahkemesince davacı hakkında verilen Kovuşturmaya Yer Olmadığına Kararının gerekçesinde yer alan; "Şüpheli hakkında yapılan araştırmada örgüte müzahir Çorum ilinde faaliyet gösteren Özel Ahi Fen Edebiyat Matematik Dershanesi'nde 2004 yılı 5. ayı ile 2006 yılı 7. ayı arasında; Yozgat ilinde faaliyet gösteren Akarsu Özel Eğitim A.Ş. bünyesinde 2006 yılı 9. ayı ile 2014 yılı 6. ayı arasında; Kırşehir ilinde faaliyet gösteren İvme Eğitim Öğretim A.Ş. bünyesinde 2014 yılı 9. ayı ile 2015 yılı 7. ayı arasında; Kırşehir ilinde faaliyet gösteren Yurduşen Baktıroğlu Eğitim Öğretim A.Ş. bünyesinde 2015 yılı 9. Ayı ile 2016 yılı 6. ayı arasında çalıştığının ve Bankasya'da 09/05/2001 açılış tarihli, 180603 müşteri numaralı hesabının bulunduğu" tespitlerine yer verilerek davanın reddine karar verildiği görülmekte olup; savcılık kararında yer alan anılan tespit ve değerlendirmeye yönelik Mahkemece "res'en araştırma ilkesi" gereği gerekli araştırma ve incelemenin yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, öncelikle; davalı idareye, davacı hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden tespitlerin, bu tespitlere ilişkin bilgi ve belgelerin sorulması, öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için;
Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığına; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait örgüt içi iletişim programı (ByLock) kullandığına ya da ankesörlü telefon görüşme kaydı bulunduğuna ilişkin tespit olup olmadığının sorulmasına, var ise tespitlere ilişkin belge ve raporların, (mahiyetleri ve kullanım bilgileri yer alacak şekilde) FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında var ise davacının adının geçtiği ifade tutanaklarının istenilmesine,
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna; davacının, müflis Asya Katılım Bankası AŞ’de katılım ya da cari hesabının bulunup bulunmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, hesap no, hesap açılma tarihi, işlem tarihleri, işlemlerin mahiyeti, tutarı yer alacak şekilde) istenilmesine,
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait özel öğretim kurum ve kuruluşlarına ilişkin eğitim kaydı ile özel öğrenci yurtları vb. ilişkin kayıt bilgileri (istihbari olanlar dâhil) olup olmadığının sorularak, var ise tespitine ilişkin belge ve raporların istenilmesine,
Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kuruluna (MASAK); davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili gerçek (sivil imamlar vb) veya tüzel (Kimse Yok Mu Derneği vb) kişilere bağış ya da para transferinin olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, dernek/vakıf, miktar ve tarih yer alacak şekilde) istenilmesine,
İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan dernek ya da sendika/federasyon/konfederasyonlarda yönetim/denetim/genel kurul üyelik/aidat bilgisi olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine,
Vakıflar Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan vakıflarda üyeliği ya da mütevelli heyeti üyeliği olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine,
... Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketine; davacının Digitürk aboneliğinin bulunup bulunmadığı, aboneliği bulunuyorsa bu aboneliği iptal ettirip ettirmediğinin, iptal ettirmiş ise hangi tarihte iptal ettirdiğinin sorularak, var ise müşteri hizmetleri ile yapılan görüşmenin çözümünün ve diğer bilgi ve belgelerin birer örneğinin istenilmesine" yönelik verilecek ara kararı neticesinde davalı idare ile yukarıda anılan kurum ve kuruluşlarca gönderilecek bilgi ve belgeler davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının da alınmasından sonra davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Kuşkusuz yukarıda anılan değerlendirme yapılırken davacı hakkındaki ceza soruşturmasındaki ve ceza kovuşturmasındaki (kesinleşmiş takipsizlik ya da beraat kararı ile sonuçlanmış olsa dahi) tespitlerin de irtibat ve iltisak noktasında göz önüne alınması gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun belirtilen hususlarda araştırma yapılmaksızın kabul edilerek Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 07/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!