WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/7600 E.  ,  2024/2303 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7600
Karar No : 2024/2303

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ..

KARŞI TARAF (DAVACI) : ..
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : .. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. gün ve E:.., K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 2017 yılına ait Devlet hakkına ilişkin 10.962,00-TL tutarlı Mecidiyeköy Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 04.11.2019 tarih ve E.928613 sayılı yazısı ekinde davacıya tebliğ edilen … tarih ve … sayılı tahakkuk fişinin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen . tarih ve E:., K:… sayılı kararda; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce mahallinde yapılan inceleme sonucunda hesaplanan Devlet hakkı ile ilgili olarak 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarıca davacıya herhangi bir bildirim yapılmaksızın doğrudan tahsili amacıyla konunun davalı idareye intikal ettirilmesi sonrasında davalı idare tarafından da, esasen alacaklı amme idaresi tarafından yapılması gereken bildirimin yapılması amacına matuf dava konusu işlemin tesis edilmesi sebebiyle dava konusu işlemde, işlemin yetkili idare tarafından tesis edilmemesi boyutuyla açıkça hukuka aykırılık bulunduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu olayda, davacıya Devlet hakkı alacağının ödenmesi için 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesi gereğince herhangi bir bildirimde bulunulup süre verilmeden ödeme emri düzenlendiği anlaşılmakta olup, Devlet hakkı payı tahakkukunun kesinleştiğinden söz edilmesine olanak bulunmadığı, öte yandan ödenmesi gereken aşamaya gelen vergi ve cezanın bu aşamasını belgeleyen tahakkuk fişinin ise vergi dairesinin iç işlemi niteliğinde olduğundan, tahakkuk fişinin davacıya tebliğ ya da tevdi edilmiş olmasının da bu durumu değiştirmeyeceği, bu itibarla, kesinleşmediği sonucuna varılan devlet hakkı için ödenmesi gereken aşamayı belgeleyen ve davalı idarece davacıya bildirilen tahakkuk fişinde de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nca Samsun ili, Vezirköprü ilçesi, Adatepe köyü sınırları dahilinde bulunan 58870 ruhsat numaralı II(b) grubu işletme ruhsatı sahibi olduğu, 21.11.2014 tarihinde Samsun Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı'nca davacıya ait mermer ocağına ilişkin olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile işletme izni verildiği, ancak Samsun Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ilgili bölgenin I. derece arkeolojik sit alanı olarak ilanına ilişkin kararı nedeniyle mermer ocağı ruhsatının iptal edildiği, ilgili bölgenin sit alanı olarak kabul edilmesi nedeniyle işletme ruhsatı olmasına rağmen üretim yapılamadığından bahisle davacı tarafından, 2017 yılına ait Devlet hakkına ilişkin 10.962,00-TL tutarlı Mecidiyeköy Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün … tarih ve E…. sayılı yazısı ekinde davacıya tebliğ edilen .. tarih ve … sayılı tahakkuk fişinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3213 Sayılı Maden Kanunu'nun "Harç, teminat, cezalar ve diğer yaptırımlar " başlıklı 13üncü maddesinde; "Bakanlık, mülki idare amirlikleri ve il özel idareleri tarafından bu Kanuna göre verilen idarî para cezaları 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununa göre tahsil edilir. Tahakkuk eden ve ödenmeyen Devlet hakları ile ruhsat harçları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere ilgili tahsil dairesine bildirilir." hükmüne yer verilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 1. maddesinde; "Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur." hükmüne; 37. maddesinde "Amme alacakları hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödenir. Hususi kanunlarında ödeme zamanı tesbit edilmemiş amme alacakları Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu ödeme müddetinin son günü amme alacağının vadesi günüdür." hükmüne; 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde ise, “kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabilecekleri" hükmüne yer verilmiştir.
Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan 1 Nolu Tahsilat Genel Tebliği'nin 6. Bölümünde; 3213 sayılı Maden Kanununun 3. maddesinde tanımlanan madenden Devlet hakkının, işletmelerce birer yıllık dönemler halinde üretilen madenlerin ocak başı fiyatları üzerinden hesaplanan ve takip eden yılın haziran ayı sonuna kadar Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına beyan edilerek tahakkuk ettirilen ve bu süre içerisinde ödenmesi gereken mali yükümlülük olduğu belirtildikten sonra devamında, Devlet hakkının ruhsat sahibince her yılın haziran ayının sonuna kadar ödeneceği ve bu sürenin son gününün amme alacağının vade tarihi olduğu, ruhsat sahiplerinin, Devlet hakkını yatırdıklarına dair makbuz suretlerini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğüne (Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne) vermelerinin gerektiği, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına beyan edildiği halde süresinde (vadesinde) ödenmeyen Devlet hakkının 6183 sayılı kanun hükümlerine göre tahsil edilmesi için bir yazı ile vergi dairesine bildirilmesi üzerine, vade tarihi olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca bildirilen tarihin esas alınacağı ve bu alacağa vade tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süre içi 6183 sayılı kanuna göre gecikme zammının hesaplanacağı, ayrıca, süresinde tahakkuk ettirilmeyen Devlet hakkı ve bu alacak üzerinden hesaplanan faizi bir ay içinde ödenmesi için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından borçluya bir tebligat yapılacağı, verilen süre içinde ödenmeyen Devlet hakkı ve faiz alacaklarının anılan Bakanlığın bildirimi üzerine ilgili tahsil dairesince, Devlet hakkı alacağının aslına vade tarihinden tahsil edildiği tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı kanuna göre gecikme zammının hesaplanarak takip ve tahsil edileceği, Devlet hakkının takibine, ayrıca ödeme süresi verilmeksizin, 6183 sayılı Kanunun 55. maddesine göre düzenlenecek ödeme emrinin tebliği ile başlanacağı belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kamu alacağını ödemekle yükümlü olan borçlunun, bu alacak ile ilgili ödeme emri çıkartılması aşamasına gelmeden alacağın esasına ilişkin yargı mercilerine başvurma hakkı bulunmaktadır. Özel kanununda hüküm bulunan hâllerde ödeme vadesinde, yoksa 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesine göre tebliğden itibaren bir aylık süre içinde yargı yerlerine başvurularak kamu alacağının esası dava konusu edilebilecektir. Kamu alacağı esasının dava konusu edilmemesi veya dava konusu edilmesine rağmen alacakta hukuki sakatlık bulunmadığına karar verilmesi durumunda alacak kesinleşmiş olacak ve tahsili için ödeme emri düzenlenecektir. 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinin birinci fıkrasına göre bu aşamada ödeme emrine itiraz hâlinde mahkeme davayı sırf tahsile ilişkin olarak, böyle bir borcun olmadığı, borcun kısmen ödendiği ve borcun zamanaşımına uğradığı nedenleriyle sınırlı olarak inceleyebilecektir.(AYM, E.2009/83, K.2011/29, K.T. 3/2/2011).
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, 3213 sayılı Maden Kanunu'na istinaden tahakkuk ettirilen ve ödenmeyen Devlet hakkının takip ve tahsilinin 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre ilgili vergi dairesinden istenilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Ancak bir kamu alacağının ödeme emri ile muhatabından istenilebilmesi için bu alacağın kesinleşmiş olması gereklmektedir.
Devlet hakkından kaynaklanan uyuşmazlık konusu kamu alacakları, süresinde tahakkuk ettirilmediği için gerekli hesaplamalar yapılarak vergi dairesine bildirilen alacaklardandır. Yukarıda bahsedilen Tahsilat Tebliği'ndeki düzenlemeye göre takibe başlanılmadan önce mükellefe tebligat yapılması ve 1 aylık süre verilmesi gereklidir.
Dava konusu olayda, yukarıda belirtilen düzenlemeler ve yapılan açıklamalar ışığında, çözüme kavuşturulması gereken husus bir aylık süre ile ilgili bildirimin amme alacağını hesaplayan, tespit eden ve tahakkuk ettiren alacaklı amme idaresinin mi, yoksa amme alacağı konusunda tahsilat işlemlerini gerçekleştiren tahsil dairesinin mi düzenleyeceği hususudur. Bu çerçevede süresinde tahakkuk ettirilmeyen Devlet hakkının ve bu alacak üzerinden hesaplanan faizin bir ay içerisinde ödemesi ile ilgili bildirimin ilgisine göre Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve/veya Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce borçluya yapıldıktan ve ödememesi halinde anılan borcun kesinleştiğinden bahisle tahsil edilmesi istemiyle tahsil dairesi olan vergi idaresine bildirilmesi ve tahsil dairesince de ödeme emrinin tanzim edilerek ilgilisine bildirilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce hesaplanan Devlet hakkı ile ilgili olarak 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarıca davacıya herhangi bir bildirim yapılmaksızın doğrudan tahsili amacıyla konunun davalı idareye intikal ettirilmesi sonrasında davalı idare tarafından da, esasen alacaklı amme idaresi tarafından yapılması gereken bildirimin yapılması amacıyla tahakkuk fişi düzenlendiği görülmektedir.
Bununla birlikte, salt beyana dayalı vergilerin tarh ve tahakkuku bakımından etkili bir işlem olan tahakkuk fişinin, Devlet hakkının doğması, istenebilir hale gelmesi, kesinleşmesi bakımından etkili, kesin ve zorunlu bir işlem olmadığının kabulü gerekmektedir.
Bu durumda, ödeme emrinin düzenlenebilmesi için otomasyon sistemindeki gereklilikten dolayı davalı idare tarafından tahakkuk fişi oluşturma zorunluluğunun bulunduğu anlaşıldığından, her ne kadar davalı idarece alacağın kesinleştirilmesi için düzenlenmiş olsa da, Devlet hakkının kesinleştirilmesine ilişkin işlemlerin ve tebligatın yapılması Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda bulunduğundan, davalı idarece bir iç işlem olarak düzenlenen dava konusu tahakkuk fişinin, davacının hukuki durumuna etki edebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem niteliğinde bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, tahakkuk fişine karşı açılan davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiğinden, dava konusu işlemin iptali yönündeki karara yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin . gün ve E:., K:.. sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 25/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.