Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4604 E. , 2024/1082 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4604
Karar No : 2024/1082
DAVACI : …
DAVALI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu'nun 30/06/2021 tarih ve 18 sayılı Araç Satış Ortak Hesapları hakkındaki kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu işlemi tesis eden yönetim kurulunun 4 üye ile toplandığı ve toplantıya katılan dört üyenin oyları ile karar alındığı, toplantıya katılan dört üyeden biri olan ... Noteri ...’nin Birlik Disiplin Kurulu üyeliği yaptığı dönemde 10/06/2018 tarihli seçimde Birlik Yönetim Kurulu yedek üyeliğine seçildiği ve Türkiye Noterler Birliği İç Çalışma Yönetmeliğinin 15. maddesi uyarınca, seçim sonuçlarının tebliğinden itibaren 15 gün içinde devam eden disiplin kurulu üyeliği ile yönetim kurulu yedek üyeliği arasında tercih hakkını kullanması gerekirken tercih hakkını kullanmadığından yedek üyelik görevini reddetmiş sayılması ve 08/08/2019 tarihinden itibaren yürüttüğü Birlik Yönetim Kurulu asil üyeliğinden çekilmesi gerektiğinden bahisle 02/07/2021 tarihinde .... İdare Mahkemesinin ... esasına kayden dava açıldığı, davanın kabulü halinde Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunun araç satışlarında noterlerin aldığı prim oranının %75'ten %65'e düşürülmesine ilişkin ... tarihli kararın ... sayılı Noterlik Kanununun 173/4. maddesi uyarınca kanuna aykırı olacağı bu nedenle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Usule ilişkin olarak, araç satışlarında noterlerin almış olduğu prim oranının %65 olarak belirlenmesine ilişkin işleme karşı Danıştay Sekizinci Dairesinin 2020/1159 esasına kayıtlı davanın konusu ve taraflarının aynı olduğu, işbu dosyada her ne kadar iptali talep edilen Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu kararı farklı bir idari işlem gibi görünse de Danıştay Sekizinci Dairesinin ... esasına kayıtlı dosyada İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen YD İtiraz Kabul-YD Ret kararının uygulanmasına yönelik tesis edilen ikinci bir işlem olduğundan derdestlik itirazlarının bulunduğu; esasa ilişkin olarak, Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu üyeliğinin sürekli ve kesintisiz bir görev olduğu, yönetim kurulunda asil üyeliğin boşalması halinde yedek üyenin görev yapacağı, ...’nin disiplin kurulu asil üyesi olduğu dönemde yönetim kuruluna iştirak etmediği, yönetim kuruluna asil üyelik davet yazısının ertesi günü olan 07/08/2019 tarihinde disiplin kurulu üyeliğinden istifa dilekçesini Türkiye Noterler Birliği'ne bildirdiği ve 08/08/2019 tarihinden itibaren yönetim kurulu asil üyesi olarak görev yaptığı, ...’nin göreve geliş ve görevinin devamı süreçlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu edilen yönetim kurulu kararında ... sayılı Noterlik Kanununun 173. maddesinde belirtilen karar yeter sayısına aykırılık bulunmadığı ve dava konusu edilen karar ile dayanak gösterilen .... İdare Mahkemesinin ... esasına kayden açılan dava arasında herhangi bir bağlantı olmadığı ve iş bu davaya dayanak gösterilemeyeceği belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu'nun araç satışlarında noterlerin aldığı prim oranının %75'ten, %65'e düşürülmesine ilişkin ... tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
... sayılı Noterler Birliği Kanunu'nun 109. maddesinde;
"Bir il, ilçe veya büyükşehir belediyesi sınırları içinde birden çok noterlik bulunması halinde, bu yerlerde her yıl, harç veya damga vergisine tabi değeri, 30.000 gösterge rakamının o yılın bütçe kanununda gösterilen memur maaş katsayısıyla çarpımı sonucunda bulunacak meblağdan fazla olan noterlik işlemlerinin yapılmasından elde edilen her çeşit ücret ve noter hissesi tutarının % 15'ini aşmamak üzere Noter Odası Yönetim Kurulunca tespit edilecek oranı alıkonulduktan sonra kalanı işlemi yapan noterlikçe, milli bir bankada açtırılan (Noterlikler ortak cari hesabı)na en geç işlemin yapıldığı günü takibeden (5) iş günü içinde yatırılır. Noterlikler ortak cari hesabı, takvim yılı başından önce o yerdeki noterliklerin bağlı bulunduğu oda yönetim kurulunca açtırılır ve durum Türkiye Noterler Birliğine bildirilir.
Noterler, yukarıdaki fıkrada gösterilen noterlik işlemlerini, kanuni bir sebep olmaksızın yapmaktan hiçbir surette kaçınamazlar." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un 166. maddesinin 15. bendinde; 109. madde hükümleri saklı kalmak üzere, her nevi ortak hesap paylaşım esaslarını belirlemek, Türkiye Noterler Birliğinin görevleri arasında sayılmış; 172. maddesinin 10. bendinde, "yetkili organı gösterilmeksizin Türkiye Noterler Birliğine kanunla verilen görevleri yapma" görevinin Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kuruluna ait olduğu belirtilmiş, 173. maddesinin 4. fıkrasında ise, "Birlik Yönetim Kurulu, üye tamsayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir. Şu kadar ki, Yönetim Kurulunda karar verilebilmesi için, en az dört üyenin bir oyda birleşmesi şarttır. Oylarda eşitlik halinde, Başkanın bulunduğu taraf üstün sayılır." hükmüne yer verilmiştir.
Hukukumuzda, takdir yetkisi, temel amacı faaliyetlerinde kamu yararını gerçekleştirmek olan idarenin belli bir konuda karar alıp almama yahut karar alma hususunda birden fazla seçenek arasında seçim yapma serbestisine sahip olması şeklinde tanımlanmaktadır. Düzenleyici işlemlerde idareye düzenleme yapma yetkisi veren üst normlarda düzenlemenin içeriği itibarıyla belli bir sınır çizilmemesi durumunda, idarenin takdir yetkisi söz konusu olmaktadır.
Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun düzenleme yapma konusunda takdir yetkisine sahip olduğu hallerde, yürürlüğe konulan kanunların Anayasa'ya uygunluk denetimi kapsamında verdiği kararlarda, kanun koyucunun kendisine tanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerektiğini vurgulamaktadır.
Kanun koyucunun sahip olduğu takdir yetkisinin denetiminde Anayasa Mahkemesince de benimsenen bu görüşün, takdir yetkisi kapsamında türev (ikincil) nitelikte düzenleme yapan idarenin tesis ettiği düzenleyici işlemlerin yargısal denetiminde de kullanılacak ölçüt olarak dikkate alınması mümkündür. Bu çerçevede, kendisine düzenleme yapma yetkisi tanınan idarece, düzenlemenin içeriğini belirleme konusundaki takdir yetkisinin Anayasa ve diğer üst normların çizdiği sınırlar içerisinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütleri gözetilerek kullanılması gerekmektedir.
Dolayısıyla, takdir yetkisi kullanılarak ihdas edilen düzenleyici işlemlerin yargısal denetiminde, başta normlar hiyerarşisi olmak üzere yukarıda temas edilen ölçütlere göre düzenlemenin denetlenmesi gerektiği, takdir yetkisinin sınırsız olmadığı İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Bu belirlemeler ışığında, öncelikle, dava konusu karar yetki unsuru yönünden incelendiğinde; ... sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen 166 ve 172. maddeleri uyarınca, her nevi ortak hesap paylaşım esaslarını belirleme görevinin Türkiye Noterler Birliğine ait olduğu ve Kanun'da özel olarak hangi organ tarafından yerine getirileceği belirtilmeyen bu görevin, Birliğin Yönetim Kurulu tarafından kullanılmasının hukuka ve mevzuata uygun olduğu görülmektedir.
Dava konu işlem esası yönünden incelendiğinde;
Dosyadaki belgelerin incelenmesinden; Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu'nun 18/12/2019 tarihli ve 190 sayılı kararıyla araç satışlarında noterlerin almış olduğu prim oranının %75'ten, %65'e düşürülmesine ilişkin kararının iptali istemiyle açılan davalarda Danıştay Sekizinci Dairesince verilen "yürütmenin durdurulmasına" ilişkin kararlar üzerine davalı idare tarafından Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na yapılan itirazın kabul edilmesi sonucunda Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu'nun dava konusu ... tarih ve 18 sayılı kararıyla araç satışlarında noterlerin aldığı prim oranının %75'ten, %65'e düşürülmesine karar verildiği, öte yandan yönetim kurulunca alınan karara katılan .... Noteri ...’nin Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu üyeliğinin geçerli olduğuna yönelik kesinleşmiş … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararının mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
... sayılı Kanun'da, Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kuruluna, araç satış işlemlerinde ortak hesaba aktarılacak prim oranını belirleme yetkisi verildiği ve bu belirlemeyi yaparken, Kanun'da ve sair mevzuatta anılan idareyi sınırlayan herhangi bir hüküm bulunmadığı, dolayısıyla idarenin oranda değişiklik yapmak konusunda takdir yetkisinin bulunduğu açıktır.
Takdir yetkisinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığı hususuna gelindiğinde; yukarıda aktarıldığı üzere davalı idare tarafından prim oranı düşürülürken, halihazırda faaliyette bulunan noter odalarından gelen görüşlerin değerlendirildiği ve rekabetin engellenmesi için ilk olarak
2010'da getirilen bu uygulamanın, rekabete yol açtığı kanaatine varıldığı ve bu olumsuz sonuçların önüne geçilebilmesi için dava konusu kararın alındığı görülmektedir.
Bu durumda, davalı idarece, takdir yetkisi kullanılırken keyfi davranılmadığı ve üyesi olan noterlerin talepleri değerlendirilerek bir karar verildiği görüldüğünden, araç satış işlemleriyle ilgili prim oranlarının, %75'ten, %65'e düşürülmesine ilişkin dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Türkiye Noterler Birliği tarafından 06/01/2010 tarih ve 3 sayılı Genelge ile; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20. maddesinin (d) bendinde, tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirlerinin noterler tarafından yapılacağının hükme bağlanması ve bu işlemlerin her türlü harçtan, bu işlemlere ilişkin düzenlenen kağıtların damga vergisi ve değerli kağıt bedellerinden istisna tutulması üzerine, bu işlemlerden elde edilen gelirlerin ortak hesaba alınmamasının mesleki dayanışmayı zedeleyeceği, rekabete ve işlemlerin belli noterliklerde toplanmasına yol açacağı gerekçesiyle ... sayılı Noterlik Kanunu'nun 166. maddesi uyarınca söz konusu gelirlerin, noterlikler ortak hesabına alınmasına karar verilmiş ve işlemi yapan notere %50 oranında prim verilmesi uygun görülmüştür.
Devamında, bu prim oranı 18/03/2010 tarih ve 8 sayılı Genelge ile %90'a çıkarılmış, 28/02/2018 tarih ve 4 sayılı Genelge ile %75'e düşürülmüş ve en son Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunun 16/02/2019 tarih ve 20 sayılı kararı ile %65 olarak belirlenmiştir.
Bakırköy 48. Noteri olarak görev yapan davacı tarafından, noterliğinin ihdas alanının, otomobil galerileri bulunan bir sitede olduğu ve kendisine en çok araç satış ve devir işlemlerinin geldiği, dolayısıyla bu işlemlerin prim oranlarının düşürülmesinin somut ve haklı bir gerekçesinin bulunmadığından bahisle Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunun 16/02/2019 tarih ve 20 sayılı kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Dairemizin E:... esasına kayden dava açılmış, Dairemizin 09.12.2020 tarih ve E:... sayılı yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne dair kararına karşı davalı Türkiye Noterler Birliğince yapılan itiraz başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12.04.2021 tarih ve YD İtiraz No:2021/138 sayılı kararı ile itirazın kabulüne, yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmiş, söz konusu kararın uygulanması mahiyetinde dava konusu 30.06.2021 tarih ve 18 sayılı Yönetim Kurulu kararı tesis edilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Türkiye Noterler Birliğinin derdestlik itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
... sayılı Noterlik Kanunu'nun 1. maddesinde; noterliğin bir kamu hizmeti olduğu, noterlerin, hukuki güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek için işlemleri belgelendirdikleri ve kanunlarla verilen başka görevleri yaptıkları, 109. maddesinde; bir il, ilçe veya büyükşehir belediyesi sınırları içinde birden çok noterlik bulunması halinde, bu yerlerde her yıl, harç veya damga vergisine tabi değeri, 30.000 gösterge rakamının o yılın bütçe kanununda gösterilen memur maaş katsayısıyla çarpımı sonucunda bulunacak meblağdan fazla olan noterlik işlemlerinin yapılmasından elde edilen her çeşit ücret ve noter hissesi tutarının % 15'ini aşmamak üzere Noter Odası Yönetim Kurulunca tespit edilecek oranı alıkonulduktan sonra kalanının işlemi yapan noterlikçe, milli bir bankada açtırılan noterlikler ortak cari hesabına en geç işlemin yapıldığı günü takibeden (5) iş günü içinde yatırılacağı, 112. maddesinde; noterlerin yaptıkları işlemlere ait harç üzerinden hesaplanacak ücretleri ile vasiyetname ve vakıf senedi düzenlenmesinden alınacak ücretler, yazı, bir dilden diğer dile veya bir yazıdan diğer yazıya çevirme, karşılaştırma, tescil, emanetlerin saklanması ve kanunlarında harç, vergi ve resimlerden bağışık olduğu yazılı işlemler ile defter onaylanmasından ve kanunun ücret almayı öngördüğü sair işlemlerden alacakları ücretler ve noterlerle imzaya yetkili vekillerinin yol ödeneğinin miktarının, Türkiye Noterler Birliğinin mütalaası alındıktan sonra Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenecek bir tarife ile tespit olunacağı, 167/15. maddesinde; 109. madde hükümleri saklı kalmak üzere, her nevi ortak hesap paylaşım esaslarını belirlemenin Türkiye Noterler Birliği'nin görevi olduğu, 172/10. maddesinde; yetkili organı gösterilmeksizin Türkiye Noterler Birliğine kanunla verilen görevleri yapmanınTürkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunun görevleri arasında olduğu, 173. maddesinin son fıkrasında; Noterler Birliği Yönetim Kurulunun, üye tamsayısının salt çoğunluğu ile toplanacağı ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar vereceği, Yönetim Kurulunda karar verilebilmesi için, en az dört üyenin bir oyda birleşmesinin şart olduğu, oylarda eşitlik halinde, Başkanın bulunduğu tarafın üstün sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
Türkiye Noterler Birliği İç Çalışma Yönetmeliğinin 15. maddesinin üçüncü fıkrasında; "Birlik Yönetim Kurulu, Disiplin Kurulu ve Oda Yönetim Kurulu asıl ve yedek üyeliklerinden birisinde bulunanlardan bir diğerine seçilenler, seçim sonuçlarının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde tercih haklarını kullanarak görev yapmak istediği Kurulu bildirirler. Bu süre içinde tercih haklarını kullanmayanlar seçildikleri yeni görevi reddetmiş sayılırlar.", 18. maddesinin beşinci fıkrasında; "Birlik Yönetim Kurulu, üye tamsayısının salt çoğunluğu ile toplanır. Toplantıda yeter sayının bulunması halinde Başkan oturumu açar. Başkan ve Başkan Yardımcısının bulunmadığı hallerde toplantıya meslekte en kıdemli üye başkanlık yapar. Toplantı açıldığında çalışma raporu ve bir önceki oturum tutanağı okunarak işe başlanır. Her toplantı sonunda gelecek toplantının günü kararlaştırılır.", altıncı fıkrasında; "Yönetim Kurulunda toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verilir. Şu kadar ki, en az dört üyenin bir oyda birleşmesi şarttır. Oylarda eşitlik halinde, Başkanın bulunduğu taraf üstün sayılır." düzenlemesine yer verilmiştir.
31.12.2009 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5942 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 1. maddesindeki "1.5.2010 tarihine kadar uygulanmak üzere 2918 sayılı Kanunun 5766 sayılı Kanunla Değişik 20 inci maddesinin (d) bendinin değişiklik öncesi hükümlerine göre noterlerde yapılan satış ve devir işlemleri her türlü harçtan, bu işlemlere ilişkin düzenlenen kağıtlar damga vergisi ve değerli kağıt bedellerinden istisnadır." hükmüne yer verilmiştir. Anılan bu hüküm uyarınca araç satışına ilişkin işlemler her türlü harçtan, bu işlemlere ilişkin düzenlenen kağıtlar damga vergisi ve değerli kağıt bedellerinden istisna olduğundan ... sayılı Kanun'un 109. maddesinde belirlenen esaslarla bağlı olunmaksızın Türkiye Noterler Birliği'nin 06.01.2010 tarih ve 3 sayılı Genelgesi ile ortak cari hesap kapsamına alınmıştır.
Öte yandan Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğu vurgulanmış; 138. maddesinin 4. fıkrasında, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükmü yer almış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." kurallarına yer verilmiştir.
Dava konusu Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve 18 sayılı Araç Satış Ortak Hesapları hakkındaki kararının incelenmesi:
Davacı tarafından, Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunun 18.12.2019 tarih ve 20 sayılı kararına karşı açılan davada, Dairemizin 09.12.2020 tarih ve E:... sayılı kararıyla, "Davalı idare tarafından işlem gerekçesi olarak noterlerden gelen çok sayıda istek ile rekabet koşulları ve güncel durum değerlendirmeleri gösterilmiş ise de, Dairemizin 09.07.2020 ve 06.10.2020 ara kararlarına cevaben davalı idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Türkiye genelinde ikibinin üzerinde noterlik bulunduğu, Türkiye Noterler Birliği 48. Kongresi'nde ortak cari hesap oranlarının belirlenmesine yönelik olarak Ankara Noter Odası Delegasyonu Adına Ankara Noter Odası Başkanı, Van Noter Odası Başkanı, Kayseri Noter Odası Delegeleri, Eskişehir Noter Odası Delegasyonu tarafından verilen önergelerin bulunduğu, anılan önergelerden münhasıran araç satışlarındaki ortak cari hesap oranının yeniden belirlenmesine yönelik önergelerin ise çok az sayıda olduğu, dava konusu işleme dayanak olarak gösterilen rekabet koşulları ve güncel durum değerlendirmeleri ile ilgili olarak herhangi bir bilgi, belge ve/veya raporun dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, dava konusu değişikliği hukuki bir zemine oturtacak, idarenin takdir hakkını ve düzenleme yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri uyarınca kullandığını ortaya koyacak yeterli gerekçenin bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiştir." gerekçesi ile Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunun 18.12.2019 tarih ve 20 sayılı kararının yürütmesinin durdurulması isteminin kabulüne karar verilmiş, bu kararın gereği olarak araç satış işlemleriyle ilgili prim oranının 2021 Ocak ve Şubat aylarından itibaren %75 oranı üzerinden uygulanmasına dair Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulunca 03.02.2021 tarihli karar alınmış, öte yandan yürütmenin durdurulmasına ilişkin karara karşı yapılan itiraz başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12.04.2021 tarih ve YD İtiraz No:2021/138 sayılı kararı ile "... sayılı Kanun'da, Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kuruluna, araç satış işlemlerinde ortak hesaba aktarılacak prim oranını belirleme yetkisi verildiği ve bu belirlemeyi yaparken, Kanun'da ve sair mevzuatta anılan idareyi sınırlayan herhangi bir hüküm bulunmadığı, dolayısıyla idarenin oranda değişiklik yapmak konusunda takdir yetkisinin bulunduğu açıktır. Takdir yetkisinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığı hususuna gelindiğinde; (...) davalı idare tarafından prim oranı düşürülürken, halihazırda faaliyette bulunan noter odalarından gelen görüşlerin değerlendirildiği ve rekabetin engellenmesi için ilk olarak 2010'da getirilen bu uygulamanın, rekabete yol açtığı kanaatine varıldığı ve bu olumsuz sonuçların önüne geçilebilmesi için dava konusu kararın alındığı görülmektedir. Bu durumda, davalı idarece, takdir yetkisi kullanılırken keyfi davranılmadığı ve üyesi olan noterlerin talepleri değerlendirilerek bir karar verildiği görüldüğünden, araç satış işlemleriyle ilgili prim oranlarının, %75'ten, %65'e düşürülmesine ilişkin dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır." gerekçesiyle davalı idarenin itiraz başvurusunun kabulüne, yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmiştir.
Bunun üzerine dava konusu 30.06.2021 tarih ve 18 sayılı Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu kararı ile " a) (...) yürütmenin durdurulması kararı doğrultusunda Yönetim Kurulumuzca alınan 03.02.2021 tarih ve 1 sayılı karar kaldırılarak, araç satış işlemleri ile ilgili prim oranının 01 Ocak 2021 tarihinden itibaren daha önceki Yönetim Kurulunun 18.12.2019 tarihli 190 sayılı kararı gereği belirlenen %65 olarak uygulanmasına, b) Konu hakkında Noter Odalarına yazı yazılarak Yönetim Kurulu kararı doğrultusunda, Ocak-Haziran 2021 ayları itibariyle bu nispetler dahilinde hesaplamalar yaparak Noterler arasında paylaşımın sağlanmasının istenmesine, c) Bu konuda portalde duyuru yapılmasına, mevcudun oybirliği ile kabulüne (...)" karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından, yargı kararının uygulanması mahiyetinde tesis edilen Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu kararı alınırken kurulun 4 üye ile toplandığı, toplantıya katılan dört üyeden biri olan .... Noteri ...’nin Birlik Disiplin Kurulu üyeliği yaptığı dönemde 10/06/2018 tarihli seçimde Birlik Yönetim Kurulu yedek üyeliğine seçildiği, Türkiye Noterler Birliği İç Çalışma Yönetmeliğinin 15. maddesi uyarınca, seçim sonuçlarının tebliğinden itibaren 15 gün içinde devam eden disiplin kurulu üyeliği ile yönetim kurulu yedek üyeliği arasında tercih hakkını kullanması gerekirken bu hakkını kullanmadığı, bu nedenle sonraki seçildiği yeni görevi reddetmiş sayıldığı, adı geçenin yönetim kurulu üyeliğinin düşmesi konusunda karar verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddi üzerine .... İdare Mahkemesinin ... esasına kayıtlı davanın açıldığı, dava konusu kararın oluşumuna da katılan ilgilinin üyeliği hakkındaki dosya sonucunun beklenilmesi, davaya konu kararın tam kanunsuzluk sebebi ile yok hükmünde olacağı da dikkate alınarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı idare tarafından, ...’nin göreve geliş ve görevinin devamı süreçlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu edilen yönetim kurulu kararında ... sayılı Noterlik Kanununun 173. maddesinde belirtilen karar yeter sayısına aykırılık bulunmadığı ve dava konusu edilen karar ile dayanak gösterilen .... İdare Mahkemesinin ... esasına kayden açılan dava arasında herhangi bir bağlantı olmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
Davacı dava konusu işlem hakkındaki hukuka aykırılık iddiasını Noterler Birliği Yönetim Kurulu üyesi ...'nin üyeliği hakkında açılan davaya dayandırdığından, .... İdare Mahkemesinin ... esasına kayıtlı dava dosyasının incelenmesi gerekmektedir.
... Noteri olarak görev yapan dava dışı ...tarafından, Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu üyesi ...'nin Yönetim Kurulu üyeliğinin geçersiz olduğundan dolayı kurul üyeliğinden çekilmesi talebi ile yaptığı 12.04.2021 tarihli başvurusunun zımmen reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada, .... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:... K:...sayılı kararı ile İç Çalışma Yönetmeliğinin 15/3.maddesine göre Disiplin Kurulu üyeliği ile Yönetim Kurulu yedek üyeliğinin birlikte yürütülmeyeceği kanaatiyle dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş; bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin E:.. K:… sayılı kararı ile İç Çalışma Yönetmeliğiyle yasada yer alan düzenlemeyi aşar şekilde tercih yapmayanların seçildikleri yeni görevi reddetmiş sayılacakları düzenlenmiş ise de; ... sayılı Noterlik Kanununun 170.maddesinde, aynı noterin kişiliğinde birleşmeyecek kurul üyeliklerinden bahsedildiği, bu durumda aynı noterin hem yönetim kurulu üyeliği hem de disiplin kurulu üyeliğini aynı anda yürütemeyeceği açık olmakla birlikte, yedek üyeliklerle ilgili bir kısıtlama getirilmediği, dava konusu olayda da disiplin kurulu üyeliğini yürüten noterin yönetim kurulu üyesi olarak çağrılır çağrılmaz bu görevinden istifa ettiği ve iki kurul üyeliğinin birlikte yürütülmesinin söz konusu olmadığı anlaşıldığından İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, Türkiye Noterler Birliği Disiplin Kurulu üyesi iken 10.06.2018 tarihli seçimde Birlik Yönetim Kurulu yedek üyeliğine seçilen ve Yönetim Kurulu asil üyeliklerinde boşalma olması nedeniyle asil üyeliğe çağırılması üzerine Disiplin Kurulu üyeliğinden istifa ederek Yönetim Kurulu asil üyesi sıfatını kazanan ...'nin Yönetim Kurulu üyeliği hakkında açılan dava sonucu iki kurul üyeliğinin ilgili tarafından birlikte yürütülmesinin söz konusu olmadığı dolayısıyla adı geçenin Yönetim Kurulu üyeliğini hukuken sakatlayacak bir hususun bulunmadığı yargı kararı ile ortaya konulduğundan dava konusu kararın tam kanunsuzluk nedeniyle yok hükmünde bulunduğuna ilişkin davacı iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, ... sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen 166. ve 172. maddeleri uyarınca, her nevi ortak hesap paylaşım esaslarını belirleme görevinin Türkiye Noterler Birliğine ait olduğu ve Kanun'da özel olarak hangi organ tarafından yerine getirileceği belirtilmeyen bu görevin, Birliğin Yönetim Kurulu tarafından kullanılmasının hukuka ve mevzuata uygun olduğu, ... sayılı Kanun'da, Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kuruluna, araç satış işlemlerinde ortak hesaba aktarılacak prim oranını belirleme yetkisi verildiği ve bu belirlemeyi yaparken, Kanun'da ve sair mevzuatta idareyi sınırlayan herhangi bir hüküm bulunmadığı, dolayısıyla idarenin oranda değişiklik yapmak konusunda takdir yetkisinin bulunduğu, 18.12.2019 tarihli araç satışlarında noterlerin almış olduğu prim oranının %75'ten, %65'e düşürülmesine ilişkin karar alınırken halihazırda faaliyette bulunan noter odalarından gelen görüşlerin değerlendirildiği, takdir yetkisi kullanılırken keyfi davranılmadığı ve üyesi olan noterlerin talepleri değerlendirilerek bir karar verildiği, bu karara karşı açılan davada Dairemizce verilen YD Kabul kararına yapılan itiraz sonucu itirazın kabulü ile YD Ret kararı verilmesi üzerine; yargı kararının bir gereği olarak ve bağlı yetki içerisinde tesis edilen araç satış işlemleriyle ilgili prim oranının 2021 Ocak ve Şubat aylarından itibaren %75 oranı üzerinden uygulanmasına yönelik 03.02.2021 tarihli kararın kaldırılarak prim oranının 01.01.2021 tarihinden itibaren 18.12.2019 tarihli ve 190 sayılı karar gereği belirlenen oran olan %65 şeklinde uygulanmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
01/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!