Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/2860 E. , 2024/1231 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2860
Karar No : 2024/1231
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'den tahsil edilemeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen ...tarih ve ...ana takip dosya numaralı ödeme emrinin 01/2013-12/2013 dönemine ait 5.630,00 TL'lik Devlet hakkına (köy payına) ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararda; ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kesinleşmiş borçlarının, internet üzerinden verilen … tarih ve … sayılı dilekçe ile 7143 sayılı Kanunun 2. maddesinden yararlanılmak suretiyle yapılandırıldığının ara kararına cevaben dosyaya ibraz edilen belgelerden tespit edildiği, adına ödeme emri düzenlenen davacının şirketteki hisselerini 15.07.2014 tarih ve 8612 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan 09.07.2014 tarihli ortaklar kurul kararıyla devrederek şirket ortaklığından ayrıldığı ve müdürlük yetkisinin iptal edildiği, dolayısıyla yapılandırma tarihinde davacının asıl borçlu şirketle ortaklık veya kanuni temsilcilik yönünden ilişkisinin bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, şirketin 7143 sayılı Kanun kapsamında yaptığı yapılandırma başvurusu sonucu borcun nitelik değiştirdiği, yeni bir borca dönüştüğü ve şirketteki müdürlük görevi iptal edilen davacının bu borçlardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmış olup, dava konusu ödeme emrinin maden devlet hakkı köy payına ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının borcun doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanda kanuni temsilci olarak görev yapması nedeniyle borçtan sorumlu olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY:
... San. ve Tic. Ltd. Şti. adına tahakkuk ettirilen ve vadesinde ödenmeyen amme alacağı için şirket hakkında malvarlığı araştırması yapıldığı, yapılan malvarlığı araştırması neticesinde, borcun kısmen veya tamamen şirketten tahsilinin mümkün olmadığı kanaatine varılmasına üzerine kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ...tarih ve ...ana takip dosya numaralı ödeme emrinin Devlet hakkına (köy payına) ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 3. maddesinde, tahsil edilemeyen amme alacağı teriminin, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını, tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı teriminin, amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği kuralına, 35. maddesinde "Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur." kuralına yer verilmiş; 37. maddesinde, amme alacaklarının hususi kanunlarda belli edilen zamanlarda ödeneceği, hususi kanunlarda ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacaklarının yapılacak tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği, bu ödeme müddetinin son gününün amme alacağının vadesi günü olduğu, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait davalara bakan görevli mahkemeye dava açabileceği düzenlemesi yer almıştır.
Öte yandan 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 1/1-(c). maddesinde; 3213 sayılı Maden Kanununa istinaden alınan Devlet hakkı ve özel idare payı ile madencilik fonunun bu kanun kapsamından hariç tutulduğuna dair hüküm yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararda; asıl borçlu ...San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 7143 sayılı Kanun kapsamında yaptığı yapılandırma başvurusu sonucu borcun nitelik değiştirdiği, yeni bir borca dönüştüğü ve şirketteki müdürlük görevi iptal edilen davacının bu borçlardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, yukarıda metnine yer verilen 7143 sayılı Kanun'un 1/1-(c) maddesine göre 3213 sayılı Maden Kanununa istinaden alınan Devlet hakkı ve özel idare payının yeniden yapılandırılma kapsamında olmadığı açıktır.
Uyuşmazlıkta, asıl amme borçlusu şirkete ait 3 adet araca haciz işlemi uygulandığı, ...ve ...plakalı araçlar üzerindeki davalı idare haczinin 1. sırada yer aldığı, 06 TNC 82 plakalı araç üzerindeki davalı idare haczinin 2. sırada olduğu, ...San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından 28.08.2018 tarihinde yapılan mal bildiriminde söz konusu araçların toplam değerinin 215.000,00 TL olarak beyan edildiği görülmektedir.
Asıl borçlu şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırması sonucu tespit edilen ve haczedilen 3 adet aracın kıymet takdirinin yapılıp yapılmadığı, paraya çevrilip çevrilmediği, çevrilmiş ise amme alacağının ne kadarlık kısmının karşılanamadığının belirlenmesine yönelik herhangi bir bilgi veya belgenin dava dosyasına sunulmadığı, malvarlığının paraya çevrilmesi sonucunda amme alacağının tahsil edilemeyen kısmının değişeceği (miktarın azalacağı), bu haliyle, davalı idarece kıymet takdiri ve satış işlemlerinin sonucu beklenilmeksizin ya da aciz varakası alınmaksızın doğrudan kanuni temsilci sıfatıyla davacının takibine geçildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, şirket adına kayıtlı 3 adet araca tatbik edilmiş haciz varken, bu hacizle ilgili takip tamamlanmadan veya takibin akıbeti araştırılmadan, haczedilen malvarlığı paraya çevrilerek borcun tahsili yoluna gidilmeden, somut olayda 6183 sayılı Kanun'un 3. maddesinde belirtildiği şekilde, amme alacağının amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği hususunun ortaya çıktığından bahsedilemeyecektir.
Bu durumda, asıl borçlu şirket hakkında takip tamamlanarak, amme alacağının şirketten tahsil edilemediği hususu net olarak ortaya konulamadığından, alacağın davacıdan tahsili için düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptaline dair karara yönelik istinaf isteminin reddine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 07/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!