WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/2474 E.  ,  2024/1236 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2474
Karar No : 2024/1236

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Burdur ili, Yeşilova ilçesi dahilinde bulunan S:… sayılı II (b) grubu mermer ruhsat sahası ile ilgili olarak davacı şirketten 2019 yılına ait ruhsat bedeli olan 21.736,00-TL istenilmesine ilişkin … tarih ve E… sayılı davalı idare işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirket tarafından 28.12.2018 tarihinde terk talebinde bulunulduğu, ruhsat sahasında geçmiş yıllarda çalışma olduğu, … tarih ve E… sayılı yazı ekinde sunulan mahallinde tetkik ve değerlendirme raporundan ocakta herhangi bir restorasyon yapılmadığı, basamakların kapatılmadığı, tel örgü ile çevrelenmediği, uyarı levhası konulmadan terk talebinde bulunulduğu; bu durumda, yürürlükte bulunan maden ruhsatları için her yıl itibarıyla ödenmesi gereken bir bedel öngörülmüş olup, davacı tarafından uhdesinde bulunan maden ruhsat sahası için terk talebinde bulunduğu 28.12.2018 tarihi itibarıyla çalışılan faaliyet alanı için alınması gereken emniyet tedbirleri alınmadan terk raporu ile yapılan maden ruhsat sahası terk talebinin, rehabilitasyon çalışması yapıldıktan sonra 07.03.2019 tarihi itibarıyla kabul edilmesi nedeniyle ruhsat hukuku 2019 yılına sarktığından, 2019 yılı ruhsat bedelinin istenilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Ruhsat bedelinin ruhsat süresi içinde yıllık olarak alınan ve o yılın ocak ayı son gününe kadar yatırılması gereken bir bedel olduğu, davacıdan 2019 yılı için ruhsat bedeli talebine ilişkin dava konusu işlem tesis edilmişse de, davacının dava konusu işlemin tesis edildiği ve isteme konu edilen yıl olan 2019 yılından önce 28.12.2018 tarihinde ruhsat sahasını terk etmeye yönelik irade beyanını davalı idareye bildirdiği ve bunun üzerine terk edilen faaliyet alanında da ruhsat konusu madencilik faaliyeti ile ilgili olarak herhangi bir madencilik faaliyeti yapıldığına dair somut ve hukuken kabul edilebilir bir tespitin davalı idare tarafından ortaya konulamadığı ve terk talebinin 07.03.2019 olarak kabul edilmesi uygun görülmüşse de terk yönündeki beyanını süresi içinde yapan davacının herhangi bir üretim yapmadığının açık olduğu, ruhsat sahasında terk talebinde bulunan davacının mevzuat hükümleri uyarınca yerine getirmesi gereken yükümlülükleri olduğu açık ise de bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin ayrı bir işleme konu edilebileceği halde üretim olmayan bir yıl için davacıdan üretim yapılacakmış gibi ruhsat bedeli istenilemeyeceği sonuç ve kanaatine varıldığı, bu durumda, davacının 28/12/2018 tarihinde yaptığı terk talebinde bulunması, davalı idarece 2019 yılında sahada herhangi bir üretim veya madencilik faaliyetinde bulunulduğu yönünde tespit olmaması karşısında üretim ve madencilik faaliyeti olmayan 2019 yılına ait ruhsat bedeli tahakkukuna ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının terk talebinin sahada restorasyon çalışması yapılmaması nedeniyle kabul edilmediği, sonrasında bu çalışmanın yapılması üzerine kabul edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirketin … ruhsat numaralı, ruhsat yürürlük tarihi 02.12.2011 olan 10 yıl süreli II(b) grubu mermer işletme ruhsatı bulunduğu, 28.12.2018 tarihinde ruhsat alanında yapılan arazi etüt çalışmaları ile pazar araştırmalarında gelecek yıllarda sahada üretilecek mermerin kalitesinin düşük olması, homojen bir yapıya sahip olmaması, ruhsatlı alanda yapılacak çalışmaların rantabl olmadığı gerekçesiyle davalı idareye terk talebinde bulunulduğu, davalı idarenin … tarih ve E… sayılı yazısı ekinde sunulan mahallinde tetkik ve değerlendirme raporunda "... koordinatında 1-4 kademe açıldığı, blok mermer üretimi yapılmış ocağın mevcut olduğu, stok sahasında yaklaşık 266 m3 değişik ebatlarda blok mermer stokunun olduğu, ocakta herhangi bir restorasyon yapılmadığı, basamakların kapatılmadığı, tel örgü ile çevrelenmediği, uyarı levhası olmadığı görülmüştür." denildiği, sonrasında davacının 07.03.2019 tarihli dilekçesi ile terk işlemleri için sahada rehabilitasyon çalışmalarının tamamlandığından bahisle tekrar davalı idareye başvuru yapıldığı, daha sonra davacı tarafından 20.03.2019 tarihli dilekçe ile 2019 yılı için ruhsat bedelinin ödenip ödenmeyeceğinin bildirilmesi için tekrar davalı idareye

başvuruda bulunulduğu, davalı idarenin … tarih ve E…. sayılı yazısı ile terk talebinin 07.03.2019 tarihi itibarıyla kabul edildiği bildirilerek 2019 yılı ruhsat bedelinin ödenmesi gerektiğini davacıya tebliğ etmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunun "Ruhsat bedeli, cezalar ve diğer yaptırımlar:" başlıklı 13. maddesinde "Ruhsat bedellerinin tamamının her yıl ocak ayının sonuna kadar yatırılması zorunludur. I. Grup (a) bendi maden ruhsatları hariç diğer grup madenlerin ruhsat bedelleri Genel Müdürlüğün belirlediği bankada açılacak hesaba yatırılır. Yatırılan işletme ruhsat bedelinin %50’si genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimince Hazine hesabına on beş işgünü içinde aktarılır. I. Grup (a) bendi madenlerin ruhsat bedelleri ise, büyükşehir belediyesi olan illerde yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı hesabına, diğer illerde ise il özel idaresi hesabına yatırılır. Ruhsat bedelinin her yıl ocak ayının sonuna kadar tamamının yatırılmaması hâlinde yatırılmayan kısmının iki katı ruhsat bedeli olarak her yıl haziran ayının son gününe kadar yatırılması zorunludur, aksi halde ruhsat iptal edilir. Ruhsat bedellerinin yatırılması ile ilgili ruhsat sahibine ayrıca herhangi bir tebligat ve bildirim yapılmaz. İptal edilen ruhsatlar için ocak ayının sonuna kadar ödenmesi gereken ruhsat bedelinin ödenmeyen kısmı 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere ilgili tahsil dairesine bildirilir. Kaynak tuzlaları, lületaşı ve oltutaşı için düzenlenen ruhsatlardan ruhsat bedeli alınmaz. Faaliyet sonrası sahanın çevre ile uyumlu hâle getirilerek 7 nci madde kapsamındaki mülkiyet izni sahiplerinden sahanın kabul edilerek teslim alındığına dair belgelerin Genel Müdürlüğe ibraz edilmesi şartı ile 6183 sayılı Kanunun 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcunun ve bu Kanun kapsamında ruhsata ilişkin geçmiş borcunun bulunmaması hâlinde çevre ile uyum bedeli iade edilir...." hükmü, "Ruhsatın hükümden düşmesi ve terk edilen alanlarda alınacak tedbirler" başlıklı 32. maddesinde "Ruhsat sahibi sahasında gerekli emniyet tedbirlerini almak ve sahanın son durumunu gösterir imalat haritası ve maden jeoloji haritasını Genel Müdürlüğe vermek suretiyle terk talebinde bulunabilir. Herhangi bir nedenle hükümden düşmüş veya ruhsat hukuku yürürlükte olan sahalarda terk edilen alanlarda ruhsat sahibi gerekli emniyet tedbirlerini almak ve sahanın son durumunu gösterir teknik belgeleri Genel Müdürlüğe vermek zorundadır. Ruhsat sahibi yukarıda belirtilen tedbirleri en geç bir yıl içinde almak ve işletme faaliyetinde bulunulan alanı işletme projesi doğrultusunda çevreye uyumlu hale getirmek zorundadır." hükmü yer almaktadır.
21.09.2017 tarih ve 30187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Yönetmeliğinin "Ruhsatın hükümden düşmesi ve terk edilen alanlarda alınacak tedbirler" başlıklı 85. maddesinde" (1) Ruhsat/sertifika süresi içinde, sahanın tamamının veya bir kısmının terkinin ruhsat sahibi veya terk talebinde bulunmaya yetkili vekili tarafından talep edilmesi halinde;
a) Sahada doğal topoğrafyayı değiştiren bir faaliyette bulunulmamış ise bu durum ruhsat/sertifika sahibi ve YTK tarafından bir terk raporu,
b) Sahada doğal topografyayı değiştiren arama faaliyeti yapılan ruhsat sahalarında; ruhsat sahibi, yetkilendirilmiş tüzel kişi tarafından hazırlanmış ve çalışılan her faaliyet alanı için alınan emniyet tedbirlerini içeren terk raporu ve sahanın son durumunu gösterir imalat haritası,
c) Açık işletme yöntemi ile üretim yapılan ruhsat sahalarında; ruhsat sahibi, yetkilendirilmiş tüzel kişi tarafından hazırlanmış ve çalışılan her faaliyet alanı için alınan emniyet tedbirlerini içeren terk raporu, sahanın son durumunu gösterir imalat haritası, maden jeoloji haritası, çevre ile uyum planının uygulandığını gösterir belgeler ve fotoğraflar,
ç) Yeraltı işletme yöntemi ile üretim yapılan ruhsat sahalarında; ruhsat sahibi, yetkilendirilmiş tüzel kişi tarafından hazırlanmış ve çalışılan her faaliyet alanı için yeraltı ocağının yerüstüne bağlantı girişlerinin canlı ve hava girmeyecek şekilde kapatılması, yer üstü sularının yeraltına girmemesi için kuşaklama kanallarının yapılması, mümkünse mevcut yeraltı ocağının derinliğinin topoğrafyaya olan konumu ve çevresel etkileri dikkate alınarak su ve/veya gaz drenajının yapılması gibi alınan emniyet tedbirlerini içeren terk raporu, sahanın eski ve yeni tüm faaliyetlerini gösteren son durumunu gösterir imalat haritası, maden jeoloji haritası ile birlikte Genel Müdürlüğe terk talebinde bulunur.
(2) Genel Müdürlük bu belgeler uyarınca terk talebini değerlendirir. Terk talebinde eksiklik tespiti halinde, eksikliklerin giderilmesi için talep sahibine iki aylık süre verilir. Bu süre içerisinde eksikliklerin giderilmemesi halinde talep kabul edilmez.
(3) Terk talebine ilişkin olarak mahallinde yapılan tetkikte; gerekli emniyet tedbirleri ve çevre ile uyum planının uygulanıp uygulanmadığı kontrol edilir. İşletme projesi doğrultusunda faaliyet alanı gerekli emniyet tedbirleri alınmış ve çevre ile uyumlu hale getirilmiş ise terk talebi talep tarihi itibariyle kabul edilir. Ancak, faaliyet alanının çevre ile uyumlu olmadığının ve emniyet tedbirlerinin alınmadığının tespit edilmesi halinde belirtilen tedbirlerin alınması için en geç bir yıl süre verilir. Verilen bu sürede çevre ile uyum planı çerçevesinde gerekli güvenlik önlemlerinin ve çevresel önlemlerin alınması durumunda ruhsat sahibi terk talep edilen alanda ve sahanın son durumunu gösterir teknik belgeleri Genel Müdürlüğe vermek zorundadır. Bu şartların sağlanması halinde talep kabul edilir. Aksi halde, çevre ile uyum planı çerçevesinde gerekli tedbirler alınana kadar sorumluluk ruhsat sahibinin olması şartıyla, terk işlemleri re’sen yapılarak bu durum valiliğe bildirilir.
(4) Herhangi bir nedenle hükümden düşmüş olan ruhsat sahalarında mahallinde yapılan tetkikte; gerekli emniyet tedbirleri ve çevre ile uyum planının uygulanıp uygulanmadığı kontrol edilir. Ruhsat sahasındaki faaliyetlerin çevre ile uyumlu olmadığının ve emniyet tedbirlerinin alınmadığının tespit edilmesi halinde belirtilen tedbirlerin alınması için ruhsat sahibine en geç bir yıl süre verilir. Verilen bu sürede çevre ile uyum planı çerçevesinde gerekli güvenlik önlemlerinin ve çevresel önlemlerin alınması durumunda ruhsat sahasının son durumunu gösterir teknik belgelerin Genel Müdürlüğe verilmesi zorunludur. Aksi halde, çevre ile uyum planı çerçevesinde gerekli tedbirler alınana kadar sorumluluk ruhsat sahibinin olması şartıyla, bu durum valiliğe bildirilir." düzenlemesi mevcuttur.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuata göre, maden ruhsat sahalarında üretime yönelik faaliyette bulunulmuş olması halinde yetkilendirilmiş tüzel kişi tarafından hazırlanmış ve çalışılan her faaliyet alanı için alınan emniyet tedbirlerini içeren terk raporu ve sahanın son durumunu gösterir imalat haritasının yetkili idareye sunulması gerektiği, işletme projesi doğrultusunda faaliyet alanı gerekli emniyet tedbirleri alınmış ve çevre ile uyumlu hale getirilmiş ise terk talebinin talep tarihi itibarıyla kabul edileceği, aksi halde faaliyet alanının çevre ile uyumlu hale getirilmesi ve emniyet tedbirlerinin alınması için en fazla bir yıllık süre verileceği düzenlenmiştir.
Maden Kanunu uyarınca ruhsat bedeli, yürürlükte bulunan maden ruhsatları için her yıl ödenmesi gereken bir bedel olarak öngörülmüş olup, davacı şirketin terk talebinin hangi tarih itibarıyla kabul edildiğinin tespiti, ruhsat bedelinin ödenmesi gerekip gerekmediğinin ortaya konulması için gereklilik arz etmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından 28/12/2018 tarihinde terk talebinde bulunulduğu, talep üzerine idarece sahada yapılan denetim sonucunda düzenlenen tetkik ve değerlendirme raporunda "restorasyon yapılmadığı, basamakların kapatılmadığı, tel örgü ile çevrelenmediği, uyarı levhası olmadığı" yönünde tespitlere yer verildiği görülmektedir. Başka bir ifadeyle, davacının terk talebinin uygun bulunmadığı açıktır.
Ayrıca, söz konusu rapor 06/03/2019 tarihinde düzenlenmiş ve davacıya eksiklikleri tamamlamak üzere bir süre verilmesine ilişkin işlem tesis edilmemiş ise de raporun, denetimin yapıldığı sahanın 11-14/01/2019 tarihindeki halini gösterdiğinde şüphe bulunmamaktadır.
Bununla birlikte dava konusu maden ruhsat sahası 05/02/2019 tarihinde orman idaresine iade edilmiş olup, anılan tarih itibarıyla sahada rehabilitasyon yapıldığı tutanak altına alınmıştır. Davacının "Rehabilitasyon Çalışmaları Hk." konulu ve 07/03/2019 tarihli başvurusuyla, sahanın rehabilitasyon çalışmalarının tamamlandığı belirtilerek terk talebinin yerine getirilmesi davalı idareden istenilmiştir. Davalı idarenin 26/03/2019 tarihli işlemiyle, terk talebinin 07/03/2019 tarihi itibarıyla kabul edildiği hususu davacıya bildirilmiştir.
Bu haliyle, her ne kadar terk talebi, başvuru tarihi itibarıyla kabul edilebilir ise de, dava konusu olayda olduğu üzere emniyet tedbirlerinin alınmadığının ve sahanın çevre ile uyumlu hale getirilmediğinin tespiti halinde, talebin ancak bu şartların sağlanması sonrasında kabul edileceği açıktır.
Bu itibarla, davacının ilk terk talebi 28/12/2018 tarihinde yapılmakla birlikte, bu talep uygun görülmediğinden, sahanın terk edildiği tarihin, gerekli önlemlerin alındığı ve rehabilitasyon çalışmalarının tamamlandığı ikinci terk talep tarihi olan 07/03/2019 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Kaldı ki, davalı idarenin 26/03/2019 tarihli işlemiyle, terk talebinin 07/03/2019 tarihi itibarıyla kabul edildiği hususu davacıya bildirilmiş olup, bu işleme karşı açılan bir davanın bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda, davacının terk talebinin, rehabilitasyon çalışması yapıldıktan sonra 07/03/2019 tarihi itibarıyla kabul edilmesi nedeniyle, ruhsat bedelinin ödenmesi gereken tarihte ruhsatın yürürlükte olduğu görüldüğünden, 2019 yılı ruhsat bedelinin istenilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla, davanın reddine karar verilmesi gerekirken dava konusu işlemin iptali yönündeki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 07/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.