WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/1915 E.  ,  2024/2290 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1915
Karar No : 2024/2290

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat ve Turizm Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. gün ve E:.., K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket uhdesinde bulunan Tokat ili, Zile ilçesi sınırları dahilindeki ...sayılı IV. Grup maden ruhsatının 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca iptal edilmesine dair ...tarih ve E....sayılı işlemle bildirilen ...tarih ve E....sayılı davalı idare işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacıya 2016 yılı ruhsat bedelini yatırması için üç aylık bir süre verilmesine dair 27/06/2016 tarihinde tebliğ edilen ...tarih ve E....yazının tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasına "Tebligat Adreste Muhatap İşçisi İmzasına Tebliğ Edildi" kaydı düşülerek ... imzasına tebliğ edildiğinin görüldüğü, tüzel kişiler adına tebliğ yapılacak kimselerin herhangi bir nedenle iş saatinde ve iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada tebliğ evrakını bizzat alamayacak bir halde oldukları hususu ile tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişinin bulunmadığı hususu tebliğ mazbatasında belirtilmeden yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığı, bu durumda, davacıya ruhsat bedelini yatırması için üç aylık süre verilmesine ilişkin yazının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği de dikkate alındığında, 2016 yılı ruhsat bedelinin yatırılması için usulüne uygun olarak üç aylık bir süre verilerek bu sürenin sonunda da ruhsat bedelinin yatırılmadığı takdirde ruhsatın iptal edilmesi gerekmekte iken bu usule uyulmaksızın tesis edilen ruhsatın iptaline dair işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, tebligatların doğru ve güvenli bir şekilde adrese teslimi ve bu kapsamdaki işlerin denetlenmesinin PTT Genel Müdürlüğünün kamu hizmeti kapsamındaki görevleri arasında olduğu, 27/06/2016 tarihinde tebligatın adreste muhatap işçisi imzasına tebliğ edildiği şerhi düşülerek ... imzasına tebliğ edildiği, tebligatın usulüne uygun yapıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirket uhdesinde bulunan ...ili, Zile ilçesi sınırları dahilindeki ...sayılı IV. Grup maden ruhsatına ait 2016 yılı ruhsat bedelinin yatırılmaması üzerine davacıya ...tarih ve E....sayılı işlemle 3213 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca 21.116,00 TL idari para cezası verilerek ruhsat bedelinin üç ay içerisinde yatırılması gerektiği, aksi takdirde ruhsatın iptal edileceği ihtarı yapılmış, bu işlem davacı şirketin ...Mah. ...Cad. No:… Çankaya/ANKARA adresinde ve 27/06/2016 tarihinde, tebliğ mazbatasına "Tebligat Adreste Muhatap İşçisi İmzasına Tebliğ Edildi" kaydı düşülerek ... imzasına tebliğ edilmiştir.
Verilen süre içerisinde 2016 yılı ruhsat bedelinin yatırılmaması üzerine ruhsatın 28/09/2016 tarihi itibariyle iptal edildiğine dair ...tarih ve E....işlem tesis edilmiş, bu yazının tebliğ edilememesi üzerine, ruhsatın iptaline dair ...tarih ve E....sayılı işlem tesis edilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu hükme bağlanmış, 14. maddesinde, ilk inceleme hususları; görev ve yetki, idarî merci tecavüzü, ehliyet, idarî davaya konu olacak kesin ve yürütülebilir bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, Kanun'un 3. ve 5. maddesinde belirtilen hususların bulunup bulunmadığı şeklinde sayılmış; 15. maddesinde ise ilk inceleme üzerine verilecek kararlar belirtilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinde, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır." düzenlemesi; 12. maddesinin 1. fıkrasında, "Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır."
düzenlemesi; 13. maddesinde ise, "Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır." düzenlemesi yer almaktadır.
Aynı Kanun'un "Tebliğ evrakının muhatabına verilmemesi ve tebligatı kabulden kaçınma" başlıklı 54. maddesinde, "(Değişik birinci fıkra: 23/1/2008-5728/253 md.) Muhatap namına kendilerine tebligat yapılan kimseler tebliğ evrakını muhataplarına en kısa zamanda vermedikleri ve bundan gecikme veya zarar vukua geldiği takdirde bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Kendisine yapılması gereken tebligatı almayan muhatap ile muhatap adına tebligatı kabule mecbur olup da tebligatı kabul etmeyenler hakkında da yukarıda belirtilen cezalar uygulanır." düzenlemesine; "Yalan beyan" başlıklı 55. maddesinde ise, (Değişik birinci fıkra: 23/1/2008-5728/254 md.) Daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde;
a) Kendisi hakkında tebliğ memuruna yalan beyanda bulunan muhatap,
b) Muhatap namına kendisine tebligat yapılabilecek olup da, bu Kanunun tatbiki dolayısıyla tebliğ memuruna muhatap hakkında yalan beyanda bulunan kişi,
c) Muhatap olmadığı veya muhatap namına tebellüğ etmeye yetkisi bulunmadığı halde tebliğ memuruna hüviyet ve sıfatı hakkında yalan beyanda bulunarak tebliğ evrakını alan kimse,
her bir bentte tanımlanan fiil dolayısıyla bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır..."
düzenlemesine yer verilmiştir.
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. maddesinde, "(1) Tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.
(2) Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir.
(3) Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır." kuralına; "Kimlik araştırması" başlıklı 36. maddesinde de "(1) Tebliğ memuru, tebligat yaparken muhatabın veya bu Yönetmelik hükümlerine göre onun adına tebliğ yapılacak kişilerin kimlikleri ile bu Yönetmelikte belirtilen şartları taşıyıp taşımadıklarını incelemeye yetkilidir." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Maden Kanunu kapsamında tesis edilen işlemlerin Ticaret Sicil Gazete'sinde belirtilen adrese tebliği iki şekilde mümkündür. Birincisi, ilgililer tarafından idareye bildirilen adrese tebligatın yapılamaması ve iadesinden sonra Ticaret Sicil Gazete'sinde belirtilen adrese tebliğ edilmesi, yani davacının bilinen adresine tebligat yapılamaması durumudur. İkincisi durum ise, idareye bildirimden sonraki tebligatların Ticaret Sicil Gazete'sinde ilan edilen yeni adrese yapılmasının istenilmesi halidir.
Olayda, dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, ruhsatın iptaline dair ...tarih ve E....işlemin Ticaret Sicil Gazetesinde de ilan edilen, "...Mah. ...Cad. No:… Çankaya/ANKARA" davacı şirket adresine çıkarıldığı ve tebligatın yapılamayarak iade edildiği, bunun üzerine, ruhsatın iptaline dair ...tarih ve E....sayılı işlemin tesis edildiği ve bu işlemin 01/06/2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen "...Mahallesi, ...Sokak, No:… Çankaya/ANKARA" davacı şirketin değişen adresine tebliğe çıkarıldığı, tebliğ alındısında, "şirket yetkilisinin çarşıya gittiğini beyan eden aynı çatı altında birlikte çalışan ehil ve reşit daimi işçisi imzasına tebliğ edildi" şerhi ile 17/10/2017 tarihinde E.C. adlı çalışana tebliğ edildiği, 14/09/2018 tarihinde davacı tarafından, davalı idareye yapılan başvuru ile ruhsatın iptaline ilişkin yazıların kimlere tebliğ edildiğinin bildirilmesinin talep edilmesi üzerine, 18/09/2018 tarihli işlemle ...tarih ve E....işlem ile ruhsatın iptal edildiği bildirilmiş, bunun üzerine 20/09/2018 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile dava açılmıştır.
Dairemiz içtihatlarına göre, tüzel kişinin işçisi sıfatı ile yapılan tebligatlarda, tebligat yapılan şahsın söz konusu şirkette çalıştığına ilişkin SGK kaydı bulunmasa da şirkette çalışmayan bir kişinin tebligat esnasında şirket adresinde bulunması ve tebligatı almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve şirket çalışanı olması için de sigortalı olarak görev yapması gerekmediği gerekçesi ile işçi sıfatı ile yapılan tebligatların usule uygun olduğu kabul edilmektedir.
Öte yandan, Mahkemece, tüzel kişiler adına tebliğ yapılacak kimselerin herhangi bir nedenle iş saatinde ve iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada tebliğ evrakını bizzat alamayacak bir halde oldukları hususu ile tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişinin bulunmadığı hususu tebliğ mazbatasında belirtilmeden yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı belirtilmekte ise de, Tebligat Kanunu'nda hükmi şahıslar namına yapılacak tebligatlarda kendilerine tebliğ yapılacak kimselerin herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıklarının anlaşılması halinde tebliğin orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılabileceğinin düzenlendiği, bu nedenle tebliğ mazbatasına ayrıca bir şerh düşülmese de olayda tebliğ yapılacak kimselerin bulunmaması nedeniyle davacı şirket çalışanına tebligat yapılabileceği anlaşılmakta olup, şerh düşülmemiş olmasının tebligatı tek başına kusurlandırıcı nitelikte olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

Ayrıca, … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince yapılan ara kararı üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu Eskişehir Sosyal Güvenlik İl Merkez Yunus Emre Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından verilen cevabi yazıda, 2016 yılı Haziran ayı bildirgesinde söz konusu işyerinin taşeronu S.T. kayıtlarında ... isimli sigortalı bildiriminin bulunduğu belirtilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un uygulanmasında süre aşımı kamu düzenini ilgilendiren bir nitelik taşıdığından, yargılamanın her aşamasında davanın taraflarınca ileri sürülebileceği gibi idari yargı yerlerinin de önlerine gelen davanın yetkili yargı yerinde açılıp açılmadığını re'sen (kendiliğinden) araştırmaları gerekir. Bu nedenle ve öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığı tespit edilerek buna göre karar verilmesi gerekir.
Bu kapsamda, öncelikle, davacının ruhsatının iptaline dair ...tarih ve E....sayılı işlemin 17/10/2017 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakta olup, Mahkemece davanın süresinde açılıp açılmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın süresinde olup olmadığı yönünden değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirme sonucu verilen dava konusu işlemin iptali yönündeki ...İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. gün ve E:.., K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 25/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.