Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/5291 E. , 2024/2229 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/5291
Karar No : 2024/2229
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Huk. Müş. …
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından,
1)Uzmanlık eğitiminin sonlandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile dayanağı olan,
2)Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 11. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "...bu şekilde çalıştığı tespit edilen uzmanlık öğrencisinin ilgili eğitim kurumunca ilişiği kesilir." ibaresinin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Bahse konu vakıf hastanesi ile herhangi bir ilişkisinin bulunmadığı, yakın bir arkadaşının ricası, hatta ısrarı üzerine biraz daha tecrübe edineceği düşüncesiyle gitmek durumunda kaldığı, devamlılık arz eden, bağımlılık öngören ve ücret ilişkisi oluşturan bir çalışmasının olmadığı, bu yönde bir tespit yapılamadığı, ilişik kesme işleminin cezai yaptırım olduğu, müeyyidenin düzenlendiği yönetmeliğin dayandığı kanunlarda bu yönde bir düzenleme bulunmadığı, bu hususun yönetmelikle düzenlenemeyeceği, yönetmeliğin kanunlara aykırı olduğu iddia edilmektedir.
DAVALI İDARENİN SAVUNMASI:
Usule ilişkin olarak, davacının uzmanlık eğitimi ile ilişiğinin kesilmesine yönelik işleme karşı … İdare Mahkemesi'nin E:… sayılı dosyasında dava açıldığı, bireysel işlem yönünden derdestlik nedeniyle incelenmeksizin ret kararı verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Esasa ilişkin olarak ise, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/k maddesi uyarınca, "Tıpta uzmanlık eğitimi ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek" Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında belirtildiği, 22. maddesi ile tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi yapacak eğitim kurumlarına eğitim yetkisi verilmesi ve eğitim yetkisinin kaldırılmasına ilişkin teklifleri karara bağlamak, uzmanlık dallarının rotasyonlarını belirlemek, yabancı ülkelerde uzmanlık eğitimi alanların bilimsel değerlendirilmesini yapacak fakülteleri ve eğitim hastanelerini belirlemek, tıpta uzmanlık eğitimi ve uzman insan gücü ile ilgili görüşler vermekle görevli olmak üzere, tıpta uzmanlık kurulunun teşkil olunduğu, kurulun çalışma usul ve esasları ile ilgili diğer hususların, ihtisas belgelerinin alınması ve uzmanlık eğitimi ile ilgili diğer usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceğinin hüküm altına alındığı, 663 sayılı KHK'nın belirtilen hükümleri 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılmış ise de 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. ve 369. maddeleri ile aynı yönde düzenleme yapıldığı, bu çerçevede tıp ve diş hekimliği alanlarında uzmanlık eğitimi, uzmanlık belgelerinin verilmesi ve tıpta uzmanlık kurulunun çalışma usul ve esaslarını düzenlemek amacıyla Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin yürürlüğe konulduğu, uzmanlık öğrencilerinin programda yer alan eğiticilerin gözetim ve denetiminde uzmanlık eğitimi görerek ve sağlık hizmeti sunumunda bulunarak deneyim ve yetkinlik kazanmalarının hem öğrenciler hem de kamu bakımından büyük önem arz ettiği, uzmanlık eğitiminin ilişik kesilmesi şeklinde sonlandırılmasına ilişkin koşulları saptamada Bakanlığın yetkisinin bulunduğu, dava konusu ibarenin kamu yararına, hizmet gereklerine ve hukuka uygun olarak tesis edildiği, davacının özel bir hastanede sağlık hizmeti sunumunda bulunmakla uzmanlık eğitiminin gerektirdiği durumlar dışında çalıştığının sabit olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, Sağlık Bakanlığı Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dalında yabancı uyruklu olarak uzmanlık eğitimi gören davacı tarafından, bir bebeğin vefatı üzerine düzenlenen … tarih ve … sayılı inceleme raporuna istinaden uzmanlık eğitiminin sonlandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olan 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 11. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "...bu şekilde çalıştığı tespit edilen uzmanlık öğrencisinin ilgili eğitim kurumunca ilişiği kesilir." ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olduğu belirtilmiş ve Anayasa Mahkemesi kararlarında hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuk güvenliğini gerçekleştiren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlet olarak tanımlanmıştır.
Hukuk devletinin sağlamakla yükümlü olduğu hukuki güvenlik ilkesi ise, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yaptığı düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılan ve temel hak güvencelerinde korunan ortak değerdir.
Ayrıca, hukuk devletinde, idareye tanınan takdir yetkisi mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır ve takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen işlemlerin hukuken geçerli sebeplere dayanması gerekmektedir.
Kanun koyucu ve idareler, düzenlemeler yaparken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle de bağlıdır. Bu ilke ise, “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. “Elverişlilik”, başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “gereklilik” başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, “orantılılık” ise başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade etmektedir. Bir kurala uyulmaması nedeniyle kanun koyucu veya idareler tarafından öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında da “ölçülülük ilkesi” gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur.
Dava konusu 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 11. maddesinin 3. fıkrasında; uzmanlık öğrencisinin muayenehane açması, uzmanlık eğitiminin gerektirdiği durumlar dışında aylıklı veya aylıksız bir işte çalışması fiilleri yasaklandıktan sonra bu fiillerin gerçekleştirilmesi halinde uzmanlık öğrencisinin ilgili eğitim kurumunca ilişiğinin kesileceği yaptırımına yer verildiği görülmektedir.
Uzun bir eğitim ve öğretim sürecini içeren tıp veya diş hekimliği fakültelerinden mezun olduktan ve bu alanlardaki uzmanlık sınavlarında başarılı olduktan sonra, uzman olabilmek için Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği kapsamında eğitim gören uzmanlık öğrencilerinin, eğitim ve öğretim süreçlerinin aksamaması amacıyla bu eğitimleri boyunca uymaları gereken kuralların belirlenmesi işin doğası gereği olmakla birlikte, davalı idarece, dava konusu Yönetmelik'te sayılan kuralların ihlali halinde öngörülen idari yaptırımın ölçülü olması hukuk devleti ilkesinin gereğidir.
Bu itibarla, davalı idare tarafından uzmanlık eğitiminin aksamaması ve nitelikli yürütülmesi amaçlanmakla birlikte uzmanlık öğrencisinin muayenehane açması veya aylıklı/aylıksız bir işte çalışması halinde dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen, eğitim kurumu ile ilişiğin kesilmesinin bu öğrenciler için ağır bir yaptırım olduğu ve uzmanlık eğitiminin tamamen sona ermesi sonucunu doğurduğu görüldüğünden, ulaşılmak istenen amaç ile yaptırım arasında makul bir dengenin bulunmadığı, bu durumun ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil ettiği sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "...bu şekilde çalıştığı tespit edilen uzmanlık öğrencisinin ilgili eğitim kurumunca ilişiği kesilir." ibaresinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Dava konusu … tarih ve … sayılı işlemi yönünden ise; her ne kadar Sağlık Bakanlığının … tarih ve … sayılı inceleme raporu ile davacının Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 11. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olarak kayıt dışı çalıştığı tespit edilmiş ise de bu çalışmanın karşılığı olarak öngörülen yaptırım yukarıda aktarılan nedenlerle hukuka aykırı bulunduğundan, bu Yönetmelik maddesine dayanılarak tesis edilen davacının uzmanlık eğitiminin sonlandırılmasına ilişkin işlemde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenleyici işlem ve … tarih ve … sayılı işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 24/04/2024 tarihinde, davacı vekili Av. … 'ın geldiği, davalı idareyi temsilen Huk. Müş. … 'un geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarenin usule yönelik iddiaları kabul edilmeyerek işin esası incelendi:
MADDİ OLAY :
2016 TUS İlkbahar Dönemi yerleştirme sonucuna göre Sağlık Bakanlığı Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları dalında yabancı uyruklu olarak 11/08/2016 tarihinde uzmanlık eğitimine başlayan davacı tarafından, Acıbadem Üniversitesi ... Hastanesi'nde kayıt dışı olarak görev yapması ve A.E.Ş. isimli bebeğin ölümüne sebep olma fiilleri nedeniyle hakkında başlatılan soruşturma sonucunda düzenlenen ...tarih ve ...sayılı inceleme raporunda; "bebeğin Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları asistanı olarak görev yapan davacı tarafından muayene edilerek, yatışına karar verildiği, yatış süresince takip edildiği, davacının bu hastanede kayıt dışı olarak görev yaptığı, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 11. maddesinin 3, fıkrasında; 'Uzmanlık öğrencisi muayene açamaz, uzmanlık eğitiminin gerektirdiği durumlar dışında aylıklı veya aylıksız hiçbir işte çalışamaz, bu şekilde çalıştığı tespit edilen uzmanlık öğrencisinin ilgili eğitim kurumunca ilişiği kesilir.' hükmü gereğince davacının Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile ilişiğinin kesilmesi" teklifi sonucunda 29/11/2019 tarih ve 35426449-26437 sayılı Bakanlık Olur'uyla davacının uzmanlık eğitiminin sonlandırılmasına karar verilmesi üzerine anılan işlem ile dayanağı olan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 11. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "...bu şekilde çalıştığı tespit edilen uzmanlık öğrencisinin ilgili eğitim kurumunca ilişiği kesilir." ibaresinin iptal edilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 1. maddesinde; "Türkiye Cumhuriyeti dâhilinde tababet icra ve her hangi surette olursa olsun hasta tedavi edebilmek için tıp fakültesinden diploma sahibi olmak şarttır." hükmü, 2. maddesinde; "Yukarki maddede yazılı diplomanın muteber olması için diploma sahibinin 8 Teşrinisani1339 tarih ve 369 numaralı kanun mucibince hizmeti mecburesini ikmal etmiş ve diplomasının Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekaletince tasdik ve tescil edilmiş olması lazımdır. Tababet sanatını icra etmek istiyen askeri tabipler de diplomalarını tasdik ve tescil ettirirler. Ancak hizmeti mecburelerini ifa eyledikleri müddetçe diplomaları alıkonulan tabipler bu müddet zarfında dahi icrayı sanata mezundurlar.
" hükmü, 8. maddesinde; "Türkiye'de icrayı tababet için bu kanunda gösterilen vasıfları haiz olanlar umumi surette hastalıkları tedavi hakkını haizdirler. Ancak her hangi bir şubei tababette müstemirren mütehassıs olmak ve o unvanı ilan edebilmek için Türkiye Tıp Fakültesinden veya Sıhhıye Vekaletince kabul ve ilan edilecek müessesattan verilmiş ve yahut ecnebi memleketlerin maruf bir hastane veya laboratuvarından verilip Türkiye Tıp Fakültesince tasdik edilmiş bir ihtısas vesikasını haiz olmalıdır." hükmü yer almıştır.
13/01/1983 tarih ve 17927 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği'nin 'Acil Hizmetleri' başlıklı 14. maddesinde; "Acil hizmetleri, acil polikliniği veya acil servisi, bunlar yoksa nöbetçi tabibi tarafından yürütülür. Bu hizmetler 24 saat süre ile kesiksiz olarak yürütülür." hükmüne, 'Çalışma Düzeni ve Çalışma Saatleri' başlıklı 37. maddesinde; "Yataklı tedavi kurumlarında çalışmalar günün 24 saatinde kesintisiz devam eder. Normal mesai saatleri dışındaki hizmetler, acil vak'aların muayene ve tedavisini acil ameliyat ve müdahalelerin yapılmasını ve yatmakta olan hastaların bakımlarının devamını kapsar." hükmüne, 'Nöbet türleri' başlıklı 42. maddesinin 1. fıkrasının (C) bendinde; "Acil nöbetler: Uzman durumu müsait olan kurumlarda lüzum görülen branşlar için normal nöbete ilave olarak ayrıca acil nöbeti konulabilir. Bu takdirde acil nöbetine iştirak edecek diğer sağlık ve yardımcı sağlık personelinin kimler olacağını ve bunların miktarını baştabib tesbit eder. Acil nöbeti tutanlar bir başka nöbete dahil edilmezler. Acil nöbeti tutan uzmanın talebi üzerine yapılacak, çağrıya ilgili dal uzmanı ve diğer personel uymaya zorunludur." hükmüne yer verilmiştir.
Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi'nin 3. maddesinde; "Tabip, vazifesi ve ihtısası ne olursa olsun, gerekli bakımın sağlanamadığı acil vakalarda, mücbir sebep olmadıkça ilk yardımda bulunur.", 18. maddesinde; "Tabip ve diş tabibi, acil yardım, resmi veya insani vazifenin ifası halleri hariç olmak üzere, mesleki veya şahsi sebeplerle hastaya bakmayı reddedebilir.", 19. maddesinde; "Tabip ve diş tabibi mesleki veya şahsi sebeplerle,tedaviyi bitirmeden hastasını bırakabilir. Ancak, bu gibi hallerde, diğer bir meslektaşın tedavi veya müdahalesine imkan verecek zamanı evvelden hesaplayarak hastayı vaktinde haberdar etmesi şarttır. Hastanın bırakılması halinde hayatının tehlikeye düşmesi veya sıhhatinin zarara uğraması muhtemel ise, diğer bir meslektaş temin edilmedikçe, hastayı terk edemez." düzenlemeleri yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 11. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "...bu şekilde çalıştığı tespit edilen uzmanlık öğrencisinin ilgili eğitim kurumunca ilişiği kesilir." ibaresi yönünden yapılan inceleme:
Davanın açıldığı tarih itibarıyla yürürlükte olan 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin dava konusu edilen 'Uzmanlık öğrencisi' başlıklı 11. maddesinin 3. fıkrasında; "Uzmanlık öğrencisi muayenehane açamaz, uzmanlık eğitiminin gerektirdiği durumlar dışında aylıklı veya aylıksız hiçbir işte çalışamaz, bu şekilde çalıştığı tespit edilen uzmanlık öğrencisinin ilgili eğitim kurumunca ilişiği kesilir." hükmü yer almaktayken 03/09/2022 tarih ve 31942 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği ile 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmış olup 'Uzmanlık öğrencisi' başlıklı 11. maddesinin 3. fıkrasında; "Uzmanlık öğrencisi muayenehane açamaz, uzmanlık eğitiminin gerektirdiği durumlar dışında aylıklı veya aylıksız hiçbir işte çalışamaz, bu şekilde çalıştığı tespit edilen uzmanlık öğrencisi kurumunca yazılı olarak uyarılır, durumun devamı ya da tekrarı halinde ilgili eğitim kurumunca ilişiği kesilir." hükmü düzenlenmiştir.
Her ne kadar dava konusu Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 11. maddesinin 3. fıkrasının güncel halinde; uzmanlık öğrencisinin uzmanlık eğitiminin gerektirdiği durumlar dışında aylıklı veya aylıksız hiçbir işte çalışamayacağı, bu şekilde çalıştığı tespit edilen uzmanlık öğrencisinin kurumunca yazılı olarak uyarılacağı ve durumun devamı ya da tekrarı halinde ilgili eğitim kurumunca ilişiğinin kesileceği şeklinde düzenlemeye yer verilmiş ise de, konuya ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 01/03/2021 tarih ve YD İtiraz No: 2021/40 sayılı kararında verilen Yürütmenin Durdurulması kararı akabinde yargı kararını yerine getirme amacıyla, Anayasal ve yasal zorunluluk nedeniyle değişiklik yapıldığı anlaşıldığından, iptali istenilen düzenleme bakımından davanın konusuz kaldığından söz edilemeyeceği sonucuna varılarak işin esasına geçilmiştir.
Normlar hiyerarşisi kuramına göre hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Bu nitelikleri gereği, alt kademede yer alan normun, üst kademedeki norma aykırı hüküm ihtiva etmesi veya onun kapsamını aşan düzenlemeler içermesi mümkün değildir. Bu kuramın en belirgin özelliklerinden biri de, bir düzenlemenin hiyerarşik sıralamada daha altta bulunan bir düzenleme ile değiştirilememesi ve kaldırılamamasıdır.
İdarelerin işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları açıktır. Ancak bu takdir hakkı, serbestçe kullanılanabilecek bir keyfiyeti ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmelidir.
Dava konusu Yönetmelik maddesinde, uzmanlık öğrencisinin muayenehane açamayacağı, uzmanlık eğitiminin gerektirdiği durumlar dışında aylıklı veya aylıksız hiçbir işte çalışamayacağı, bu şekilde çalıştığı tespit edilen uzmanlık öğrencisinin ilgili eğitim kurumunca ilişiği kesileceği şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Hastanelerde; kronik bir hastalığın akut atağı, ani gelişen bir hastalık, kaza, yaralanma ve benzeri, beklenmeyen durumlarda oluşan sağlık sorunlarında, komplikasyon, morbidite, sakatlık ya da ölümden korunma amacıyla hastanın, acil serviste görevli sağlık personeli tarafından tıbbi araç ve gereç desteği ile değerlendirilmesi, tanısının konulması, hayati tehlikesini ortadan kaldıracak tıbbi müdahale ve tedavisinin yapılması, ileri tanı ve tedavisi için diğer hizmetlere devrine kadar acil sağlık hizmetleri sunulmakta olup, acil servis hizmetlerinin ertelenemez ve sürekli olması nedeniyle doktor eksikliği bulunması durumunda uzmanlık eğitimini tamamlamamış doktorların da acil sağlık hizmeti verebileceği, bu kapsamda acil servislerde var ise acil tıp uzmanı, bulunmaması halinde başhekimin görevlendireceği bir başhekim yardımcısı veya bir uzman doktor ya da bir doktor acil servis sorumlu doktoru olarak görev yapacağı açıktır.
Bu kapsamda, uygulamada karşılaşılan istisnai durumlar dışında (geciktirilemez ve ertelenemez nitelikte olan ve kesintisiz sunulması gereken sağlık hizmetleri) uzmanlık eğitiminin tamamlanmadığı bir alanda uzmanlık eğitiminin gerektirdiği durumlar dışında aylıklı veya aylıksız olarak çalıştığı tespit edilen uzmanlık öğrencisinin ilgili eğitim kurumunca ilişiğinin kesileceğine ilişkin dava konusu Yönetmelik hükmünde hukuka ve mevzuata aykırılık olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Dava konusu davacının uzmanlık eğitiminin sonlandırılmasına ilişkin ...tarih ve ... sayılı işlem yönünden yapılan inceleme:
Dava konusu bireysel işleme yönelik olarak ...İdare Mahkemesi'nin E:...sayılı dosyasında dava açılmış ve anılan Mahkeme tarafından verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; Danıştay'da açılan davanın hali hazırda derdest olduğu, Danıştay'da açılan davada davacının sözleşmesinin sonlandırılmasına yönelik genel düzenleyici işlemin de iptalinin istenildiği, işbu davanın derdestlik nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine kararı verilmiştir.
Anılan karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi’nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararında; ilk derece mahkemesince işin esasının çözüme kavuşturulması gerektiğinden, derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiş olup kaldırma kararı üzerine ...İdare Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:2021/964 sayılı kararıyla; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 01/03/2021 tarih ve YD İtiraz No: 2021/40 sayılı Yürütmenin Durdurulması kararından bahisle, davacının Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 11. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olarak kayıt dışı çalıştığı tespit edilmiş ise de, bu çalışmanın karşılığı olarak öngörülen yaptırım karanın yürütmesinin durdurulduğundan bu Yönetmelik maddesine dayanılarak tesis edilen davacının uzmanlık eğitiminin sonlandırılmasına ilişkin işlemde de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olup, istinaf başvurusunda bulunulmadığı için karar kesinleşmiştir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 01/03/2021 tarih ve YD İtiraz No: 2021/40 sayılı kararında; "Danıştay Sekizinci Dairesince davacının yürütmeyi durdurma istemi hakkında inceleme yapılan 23/10/2020 tarihinden önce, İdare Mahkemesinin anılan kararı ile bireysel işlem hakkında incelenmeksizin ret kararı verildiği görüldüğünden, bireysel işlemin incelenemez hale gelmesinin engellenebilmesi için düzenleyici işlem ile birlikte bireysel işlemin de esasının incelenmesi gerekmektedir. Bu haliyle, her ne kadar Sağlık Bakanlığının ...tarih ve ...sayılı inceleme raporu ile davacının Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 11. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olarak kayıt dışı çalıştığı tespit edilmiş ise de bu çalışmanın karşılığı olarak öngörülen yaptırım yukarıda aktarılan nedenlerle hukuka aykırı bulunduğundan, bu Yönetmelik maddesine dayanılarak tesis edilen davacının uzmanlık eğitiminin sonlandırılmasına ilişkin işlemde de hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle bireysel işlem yönünden de yürütmenin durdurulmasına karar verildiğinden, davacının uzmanlık eğitiminin sonlandırılmasına ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlem yönünden işin esasına geçilmiştir.
Uyuşmazlıkta, Acıbadem Üniversitesi ... Hastanesinin Çocuk Hastalıkları Bölümü'ne getirilen A.E.Ş. isimli bebeğin takibinin anılan Hastane'de görev yapan doktor B.Y. tarafından yapıldığı, ancak olay gününde kendisinin izinli olması nedeniyle Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dalında yabancı uyruklu olarak uzmanlık eğitimine devam eden davacı tarafından muayene edilerek, yatışına karar verildiği, yatış süresi boyunca takibinin de yine davacı tarafından yapıldığı, davacının söz konusu Hastane'de görevli olmadığı gibi uzmanlığını tamamlamadığı bir alanda kayıt dışı olarak görev yaptığı, anlaşılmaktadır.
Dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığından, bu kapsamda tesis edilen dava konusu işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1) Davacının uzmanlık eğitiminin sonlandırılmasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlem yönünden DAVANIN REDDİNE,
2) Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 11. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "...bu şekilde çalıştığı tespit edilen uzmanlık öğrencisinin ilgili eğitim kurumunca ilişiği kesilir." ibaresi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3) Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 34.200,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5) Posta gideri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
6) Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere,
24/04/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
(X-) Dava; davacı tarafından, uzmanlık eğitiminin sonlandırılmasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlem ile dayanağı olan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 11. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "...bu şekilde çalıştığı tespit edilen uzmanlık öğrencisinin ilgili eğitim kurumunca ilişiği kesilir." ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "...bu şekilde çalıştığı tespit edilen uzmanlık öğrencisinin ilgili eğitim kurumunca ilişiği kesilir." ibaresi incelendiğinde; Anayasamızın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olduğu belirtilmiş ve Anayasa Mahkemesi kararlarında hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuk güvenliğini gerçekleştiren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlet olarak tanımlanmıştır.
Hukuk devletinin sağlamakla yükümlü olduğu hukuki güvenlik ilkesi ise, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yaptığı düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılan ve temel hak güvencelerinde korunan ortak değerdir.
Ayrıca, hukuk devletinde, idareye tanınan takdir yetkisi mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır ve takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen işlemlerin hukuken geçerli sebeplere dayanması gerekmektedir.
Kanun koyucu ve idareler, düzenlemeler yaparken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle de bağlıdır. Bu ilke ise, “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. “Elverişlilik”, başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “gereklilik” başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, “orantılılık” ise başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade etmektedir. Bir kurala uyulmaması nedeniyle kanun koyucu veya idareler tarafından öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında da “ölçülülük ilkesi” gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur.
Dava konusu 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 11. maddesinin 3. fıkrasında; uzmanlık öğrencisinin muayenehane açması, uzmanlık eğitiminin gerektirdiği durumlar dışında aylıklı veya aylıksız bir işte çalışması fiilleri yasaklandıktan sonra bu fiillerin gerçekleştirilmesi halinde uzmanlık öğrencisinin ilgili eğitim kurumunca ilişiğinin kesileceği yaptırımına yer verildiği görülmektedir.
Davalı idare tarafından uzmanlık eğitiminin aksamaması ve nitelikli yürütülmesi amaçlanmakla birlikte uzmanlık öğrencisinin muayenehane açması veya aylıklı/aylıksız bir işte çalışması halinde dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen, eğitim kurumu ile ilişiğin kesilmesinin bu öğrenciler için ağır bir yaptırım olduğu ve uzmanlık eğitiminin tamamen sona ermesi sonucunu doğurduğu görüldüğünden, ulaşılmak istenen amaç ile yaptırım arasında makul bir dengenin bulunmadığı, bu durumun ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil ettiği anlaşıldığından, Yönetmeliğin 11. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "...bu şekilde çalıştığı tespit edilen uzmanlık öğrencisinin ilgili eğitim kurumunca ilişiği kesilir." ibaresinde hukuka uygunluk bulunmadığından iptaline; bireysel işlem yönünden ise, ...İdare Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşıldığından kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!