Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/2122 E. , 2024/2453 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/2122
Karar No : 2024/2453
TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALILAR)
I- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
II- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVACILAR)
I- …
II- …
III- …
VEKİLLERİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılardan … ve …'ın çocuğu ve …'ın torunu olan küçük …'ın 17/11/2014 tarihinde Antalya İli, Kaş İlçesi, … Mahallesi, … Sokakta bulunan su kanalında boğulması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara ilişkin her bir davacı için 5.000,00-TL maddi, 100.000,00-TL manevi olmak üzere toplamda 15.000,00-TL maddi, 300.000,00-TL manevi zararın, davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek yasal faizi ile birlikte tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; olayın davalı idarelerin hizmet kusurundan kaynaklandığı, söz konusu kanalın yapımına engel olmamasından dolayı % 35 oranında Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün, gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle % 35 oranında Kaş Belediyesinin kusurlu olduğu anlaşıldığından hizmetin yürütülmesinde kusurlu olan davalı idarelerin meydana gelen zarardan kusurları oranında sorumlu oldukları, Aktüerya Bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 11.02.2019 tarihli raporunda; müteveffa küçüğün muhtemel yaşam süresi, destek oranları, yetiştirme giderleri de dikkate alınarak davalı idarelerin kusur oranlarına isabet eden zarar için davacı baba ...'a 29.171,03-TL, anne ...'a 71.637,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, bilirkişi raporu kendilerine tebliğ edildiği halde davacılar tarafından maddi tazminat miktarı bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah edilmediğinden dava dilekçesinde anne ve baba için talep edilen toplam 10.000,00-TL maddi tazminat miktarı üzerinden istemin kabulü gerektiği, davacılardan müteveffa küçük …'nın anne ve babasının küçük yaştaki çocuklarını, babaannesinin de torununu elem verici bir şekilde kaybetmeleri, olayın meydana geliş şekli ve niteliği dikkate alındığında duyulan elem ve üzüntü karşılığında takdiren anne ... için 60.000,00-TL, baba ... için 60.000,00-TL, babaanne ... için de 30.000,00-TL olmak üzere toplam 150.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulü, fazlaya ilişkin istemin ise reddi gerektiği, açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulü ile davacı anne ... için 5.000,00-TL, baba ... için 5.000,00-TL olmak üzere toplam 10.000,00-TL maddi ve anne ... için 60.000,00-TL, baba ... için 60.000,00-TL, babaanne ... için 30.000,00-TL olmak üzere toplam 150.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 10.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davalı idarelerce davacılara ödenmesine; babaanne ...'ın maddi tazminat talebi ile manevi tazminat taleplerinin fazlaya ilişkin kısımları yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf isteminde bulunulan Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf isteminin düzeltilerek reddine, (2577 sayılı Yasanın 45 inci maddesinin 3 üncü fıkrasının son cümlesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin kararın son sayfasında yer alan "... Hesaplanarak davalı idarelerce davacılara ödenmesine..." şeklindeki ibarenin, "...hesaplanarak davalı idarelerce yarı yarıya (her bir davalı idare tarafından 5.000,00-TL maddi, 75.000,00-TL manevi tazminatın) davacılara ödenmesine..." şeklinde düzeltilmesine), karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1- Davalı DSİ Genel Müdürlüğü tarafından, çocuğun ailesinin ağır kusurlu olduğu, idarenin Eşen Çayı içinde yapılan bendi kaldırması ile sera aralarında bulunan kanalda küçüğün boğulması olayı arasında illiyet bağı bulunmadığı, vatandaşlar tarafından açılan kanallara ilişkin idarenin denetleme ve önleme sonumluluğunun bulunmadığı, bu nedenle mevcut bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2-Davalı Kaş Belediye Başkanlığı tarafından, 6360 sayılı Kanun ile 5393 sayılı Kanun gereğince sulamaya ilişkin herhangi bir görev ve yetkilerinin bulunmadığı, olay yeri meskun mahal dışında olduğundan belediyeleri aleyhine yöneltilebilecek bir durumun söz konusu olmadığı, müteveffanın ailesinin ağır kusurlu olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
3- Davacılar tarafından, aktüerya bilirkişi raporunun kendilerine usulüne uygun tebliğ edilmediği, usulsüz olarak muhtara tebliğ edildiği, okuma-yazma bilmedikleri, tüm bu sebeplerle ıslah yoluna gidemedikleri, ıslah hakkının etkin bir şekilde kullandırılmadığı, hükmedilen manevi tazminatın da manevi zararı karşılamaktan uzak olduğu, hukuka aykırı kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından, davalıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuş davalı idareler tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz istemlerinin incelenmeksizin reddine karar verilmesi, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairelerince 2575 sayılı Yasaya 3619 sayılı Yasayla eklenen Ek 1. maddesi hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacılardan ... ve ...'ın çocuğu ve ...'ın torunu, olay tarihinde (17.11.2014) 2 yaşında olan müteveffa küçük ...'ın Antalya İli, Kaş İlçesi, … Mahallesi, … Sokakta, yerleşim yerine açık olmayan, sadece tarımsal faaliyetlerin yapıldığı bölge içindeki serada anne ve babası tarım işçisi olarak çalışıyorken, 3-4 yaşlarındaki kuzenleri ile dışarıda oyun oynadığı sırada, bölgedeki Eşen Çayından ayrım yapılarak tarım arazilerinin sulanması için vatandaşlarca oluşturulan, anne ve babasının çalıştığı seraya yaklaşık 7 metre uzaklığında, yaklaşık 2 metre derinliğinde olan su kanalına düşüp boğularak vefat etmesi nedeniyle annesi ..., babası ... ve babaannesi ...'ın her biri için 5.000,00-TL maddi ve 100.000,00-TL manevi zarar olmak üzere toplamda 15.000,00-TL maddi, 300.000,00-TL manevi zararın yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan, "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü ile "idarenin mali sorumluluğu ilkesi" kabul edilerek; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde, idari işlem ve eylemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından idari bir dava türü olan tam yargı davasının açılabileceği belirtilmiş olup; bu sorumluluğa ilişkin hukuksal esaslar ise öğreti ve yargı içtihatlarıyla geliştirilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediyenin görev ve sorumlulukları" başlılkı 14. maddesinde, "Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları; sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır. Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 100.000’in üzerindeki belediyeler, kadınlar ve çocuklar için konukevleri açmak zorundadır. Diğer belediyeler de mali durumları ve hizmet önceliklerini değerlendirerek kadınlar ve çocuklar için konukevleri açabilirler. b)Devlete ait her derecedeki okul binalarının inşaatı ile bakım ve onarımını yapabilir veya yaptırabilir, her türlü araç, gereç ve malzeme ihtiyaçlarını karşılayabilir; sağlıkla ilgili her türlü tesisi açabilir ve işletebilir; mabetlerin yapımı, bakımı, onarımını yapabilir; kültür ve tabiat varlıkları ile tarihî dokunun ve kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin korunmasını sağlayabilir; bu amaçla bakım ve onarımını yapabilir, korunması mümkün olmayanları aslına uygun olarak yeniden inşa edebilir; cemevlerinin yapım, bakım ve onarımını yapabilir. (Değişik ikinci cümle: 12/11/2012-6360/17 md.) Gerektiğinde, sporu teşvik etmek amacıyla gençlere spor malzemesi verir, amatör spor kulüplerine ayni ve nakdî yardım yapar ve gerekli desteği sağlar, her türlü amatör spor karşılaşmaları düzenler, yurt içi ve yurt dışı müsabakalarda üstün başarı gösteren veya derece alan öğrencilere, sporculara, teknik yöneticilere ve antrenörlere belediye meclisi kararıyla ödül verebilir. Gıda bankacılığı yapabilir." kuralına yer verilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte olan 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun'un 2. maddesinde, "Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğünün vazife ve salahiyetleri şunlardır: a) Taşkın sular ve sellere karşı koruyucu tesisler meydana getirmek; b) Sulama tesislerini kurmak, sulama sahalarında mevcut parsellerin tamamını veya aksamını gösterir harita ve planları yapmak veya yaptırmak ve icabı halinde kadastrosunu yaptırmak; f) Akar sularda ıslahat yapmak ve icabedenleri seyrüsefere elverişli hale getirmek; i) Yukardaki fıkralarda yazılı işlerin her türlü etüd ve projelerini yapmak veya yaptırmak; l) Hükümet daireleriyle Hükümete bağlı müesseseler ve diğer hükmi ve hakiki şahıslar tarafından yapılıp amme menfaati bulunan ve Umum Müdürlüğün vazifesi ile ilgili işlere ait proje ve keşif evrakını tetkik ve tasdik etmek, inşaatın yapılmasının proje ve fenni icaplara uygunluğunu murakabe etmek ve bu işlerin etüd ve projelerini uygun gördüğü bir ücret mukabilinde yapmak veya yaptırmak" kuralı yer almaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 185. maddesinin 2. fıkrasında eşlerin çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlü oldukları hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru, hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
Tazminat hukukunda asıl olan, ortaya çıkan zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının bulunması olup, hizmet kusuru nedeniyle idarenin sorumluluğuna gidebilmek için ortaya çıkan zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının bulunması şarttır. Zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabildiği hallerde öncelikle idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkesine göre zararın tazmin edilip edilmeyeceğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu sebeple, hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
1- Davalı Kaş Belediye Başkanlığı'nın temyiz istemi yönünden temyize konu Mahkeme kararının incelenmesi:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, Belediyelerin sulamaya ilişkin herhangi bir görev ve yetkilerinin bulunmaması sebebiyle somut olayda Kaş Belediyesi'nin kusurunun bulunmadığı sonucuna varılmış olup Kaş belediyesinin % 35 oranında kusurlu bulunarak aleyhlerine tazminata hükmedilmesine ilişkin karada bu kısım yönünden hukuki isabet bulunmamaktadır.
2- Davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün temyiz istemi yönünden temyize konu Mahkeme kararının incelenmesi:
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, olay tarihinde 2 yaşında olan müteveffa ...'ın anne ve babasının tarım işçisi olarak çalıştığı seranın, sadece tarımsal faaliyetlerin yapıldığı yerleşime açık olmayan, seraya yaklaşık 7 metre mesafede çevresinde hiçbir güvenlik tedbiri olmayan (çit, tel, uyarı levhası gibi) yaklaşık 2 metre derinliğindeki su kanalının bulunduğu bölgede olduğu, babanın ifadesinden anlaşıldığı üzere küçük bir çocuk için tehlikeli sayılabilecek böyle bir yerde müteveffanın yine kendisi gibi çocuk olan 3, 4 yaşlarındaki kuzenleriyle oyun oynamak için serbest bırakıldığı anlaşılmaktadır. 2 yaşındaki bir çocuğun yanında ebeveyni veya bir yetişkinin gözetimi olmadan çocuk için tehlikeli sayılabilecek bir bölgede kendisi gibi çocuk olan kuzenleriyle dışarıda serbest bırakılmasında bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan anne ve babanın ağır kusurunun olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, etrafında hiçbir güvenlik tedbiri bulunmayan olayın vuku bulduğu su kanalı Devlet Su İşleri tarafından açılmış ve projelendirilmiş olmasa da; Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan alanda taşkın olasılığına karşı olumsuz durum oluşturacak bir uygulamaya (Eşen Çayı içine yapılan bent) davalı Devlet Su işleri Genel Müdürlüğü tarafından göz yumulmuştur. Bunun yanı sıra, dosyada bulunan ifadelerden muhtelif zamanlarda bölgede başka can kayıplarının da yaşandığı düşünüldüğünde çok daha öncesinden önlemlerin alınması mümkün iken bu konuda bir çalışma yapılmamıştır. Bu durumda, davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün somut olayda denetleme ve önleme sorumluluğunu yerine getirmemesinden dolayı kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla, somut olayda kusuru bulunmayan Kaş Belediyesinin hasım mevkiinden çıkarılıp olayda davacıların ağır kusurlu olduğu da dikkate alınarak davacılar ile davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü arasında kusur oranlarının yeniden belirlenmesi gerekmektedir.
3-Davacıların temyiz istemi yönünden temyize konu Mahkeme kararının incelenmesi:
İdare Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan ancak söz konusu istinaf kararını katılma yolu ile temyiz eden davacılar yönünden İdare Mahkemesi
kararının kesinleştiği açık olup, davalı idarelerin istinaf yoluna başvurmasının, istinaf yoluna başvurmayanlar için yeniden kanun yoluna (temyiz) başvurma hakkını ihya etmeyeceğinden, istinaf başvurusunda bulunmayan davacıların temyiz istemlerinin incelenmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.a) Davacıların temyiz istemlerinin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
b) Davalı idarelerin temyiz istemlerinin KABULÜNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davalı Kaş Belediyesine iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak 02/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!