Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/1083 E. , 2024/2273 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1083
Karar No : 2024/2273
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) :
1- …
2- …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılardan …'ın maliki ve …'ın sürücüsü olduğu … plakalı ticari taksinin, ilgili belediyeden alınan izin veya ruhsat alınmaksızın yolcu taşımacılığında kullanıldığından bahisle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2/3-A maddesi uyarınca aracın 60 gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile araç sürücüsüne aynı tarih ve … sayılı idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; araç sürücüsünce Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü'nce verilen taksi çalışma ruhsat süresinin aracın fenni muayenesinin motor ağrızasından dolayı yapılamaması dolayısıyla süresinin geçtiğinin beyan edildiği, davacının iştigal konusunun taksi taşımacılığı olduğu, işleme dayanak tutanakta ise taksi taşımcılığı harici bir taşımacılık yapıldığına ilişkin her hangi bir tespit de yapılmadığı, iştigal konusu ile ilgili olan Taksi Çalışma Ruhsatnamesinin süresinin geçtiği konusunda ihtilaf bulunmayan ve ancak ticari plaka olarak adlandırılan tahditli plaka ile yapılan bu taşıma hakkında ilgili mevzuat uyarınca bu eksikliğe yönelik işlem tesis edilmesi gerekirken davacılar hakkında şartları oluşmadığı halde 2918 sayılı Kanun'un Ek 2/3-A maddesi uyarınca tesis edilen işlemlerde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, işlem tarihi itibarıyla gösterilmeyen çalışma ruhsatının yok hükmünde kabul edilmesi gerektiği, davacıların korsan taksicilik yaptığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Her ne kadar İdare Mahkemesi tarafından, "araç sürücüsünce Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü'nce verilen taksi çalışma ruhsat süresinin aracın fenni muayenesinin motor ağrızasından dolayı yapılamaması dolayısıyla süresinin geçtiğinin beyan edildiği, davacının iştigal konusunun taksi taşımacılığı olduğu, işleme dayanak tutanakta ise taksi taşımcılığı harici bir taşımacılık yapıldığına ilişkin her hangi bir tespit de yapılmadığı, iştigal konusu ile ilgili olan Taksi Çalışma Ruhsatnamesinin süresinin geçtiği konusunda ihtilaf bulunmayan ve ancak ticari plaka olarak adlandırılan tahditli plaka ile yapılan bu taşıma hakkında ilgili mevzuat uyarınca bu eksikliğe yönelik işlem tesis edilmesi gerekirken" gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline, Bölge İdare Mahkemesi tarafından da istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olsa da; bu gerekçenin dava konusu izin / ruhsat almadan belediye sınırları dahilinde yolcu taşımak eylemini karşılamadığı, ancak dava konusu işlemlerin sivil polislerin araca yolcu olarak binerek yaptıkları denetim sonucu oluşturulan tutanağa dayalı tesis edildiği görülmüştür.
1982 Anayasası'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan devlettir. (AYM'nin 10/07/2013 tarih, E:2012/107 K:2013/90 sayılı kararı)
Anayasa Mahkemesi kararlarında, "hukuki güvenlik" ile "belirlilik ilkeleri" hukuk devletinin önkoşullarından sayılmaktadır. Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan "hukuki güvenlik ilkesi"nin; hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kıldığını, "belirlilik ilkesi"nin ise; yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifade ettiğini vurgulamaktadır. (AYM'nin 08/12/2015 tarih, E:2014/87 K:2015/112 sayılı kararı)
Öte yandan, hukuk devleti ilkesine göre, devletin, kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, kamu sağlığını ve çevreyi, ekonomik düzeni, toplum barışını ve düzenini, genel ahlâka ilişkin kuralları ihlal eden eylemleri yani suç ve kabahatleri, ulusal ve evrensel hukuk çerçevesinde, ödetme görev ve yükümlülüğü bulunmaktadır. Ancak Devletin, esasen ve öncelikle bu kuralların ihlalini önleme görevi bulunduğunun kabulü gerekir. Başka bir deyişle, hukuk devletinin bir erki olan idarenin görevi, öncelikle bireylerin kuralları ihlal etmesini bekleyip cezalandırma yoluna gitmesi değil, kurallara uygun davranma düzeyini ve alışkanlığını geliştirmek olmalıdır. Bu husus "iyi idare ilkelerinin" de bir gereğidir. (Yargıtay 7. CD'nin 08/07/2014 tarih, E:2014/2954 K:2014/14281 sayılı kararı)
Açıklanan nedenlerle idari yaptırımların, denetlenebilir olması, hukuken kabul edilebilir somut bilgi ve belgelere dayanması, hukuki güvenlik ilkesini zedelememesi, idarenin, kişilerin kurallara uygun davranma düzeyini ve alışkanlığını geliştirmek suretiyle kuralların ihlalini önlemeye hizmet etmesi, kural ihlalinin gerçekleştirilmesine sebep olup sonrasında cezalandırma yoluna gitmemesi, tuzak kurulması/suça teşvik edilmesi anlamına gelebilecek uygulamalardan kaçınması gerektiği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu olayda olduğu şekilde, sivil polislerin araca yolcu olarak binerek tesis edilen tutanağın izinsiz ticari amaçlı taşımacılık yapma faaliyetine dayanak oluşturamayacağı görüldüğünden İdare Mahkemesi tarafından verilen dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararı neticesi itibarıyla hukuka uygun bulunmuştur.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 25/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!