Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/5256 E. , 2024/1681 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/5256
Karar No : 2024/1681
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Sancaktepe İlçesi, … Mahallesi, …, … ve … ada ile …, … ve … ada sayılı taşınmazların bir kısmına ait 26/02/2018 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin plan notlarına ilişkin Sancaktepe Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 19/04/2022 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı (UİP-… plan işlem sayılı) plan notu değişikliğinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı plan notu değişikliğinin 26/06/2022 ile 28/07/2022 tarihleri arasında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği, davacı tarafından söz konusu işleme karşı askı süresi içerisinde 29/06/2022 tarihinde yapılan itirazın davalı idarenin … tarih ve … sayılı işlemi ile reddedildiği, davacının dava konusu işleme karşı 29/06/2022 tarihinde yaptığı itiraza 30 gün içerisinde (en son 29/07/2022 tarihine kadar) cevap verilmediği, bu tarihten itibaren 60 gün içerisinde veyahut son ilan tarihi olan 28/07/2022 tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde en son 26/09/2022 tarihinde açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 31/10/2022 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenemeyeceği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının askı süresi içerisinde 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında yaptığı itirazın askı süresinin bitiminden itibaren 30 günlük sürenin bitimi olan 27/08/2022 tarihinde zımnen reddedildiği, bu tarihten itibaren 60 gün içerisinde 26/10/2022 tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 31/10/2022 tarihinde açılan davanın esasının süre aşımı nedeniyle inceleme olanağının bulunmadığı sonucuna varıldığı, davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin mahkeme kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işleme karşı askı süresi içerisinde yapılan itirazın geç değerlendirildiği, itirazın reddi işleminin süresi geçtikten sonra 05/10/2022 tarihinde taraflarına bildirildiği, dava açma süresinin iyiniyet kuralları gereğince 05/10/2022 tarihinden itibaren başlatılması gerektiği, usul ve yasaya uygun olmayan kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ:Temyiz isteminin kabulü ile İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Sancaktepe Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan İstanbul İli, Sancaktepe İlçesi, … Mahallesi, …, … ve … Ada ile …, … ve … Ada sayılı taşınmazların bir kısmına ait 26/02/2018 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin plan notlarına ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı plan notu değişikliği 29/06/2022-28/07/2022 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, davacı idare tarafından askı süresi içerisinde 29/06/2022 tarihinde itiraz edilmiş, itirazının ret edildiğinin … tarih ve … sayılı Sancaktepe Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü yazısı ile davacıya bildirilmesi üzerine 31/10/2022 tarihinde anılan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı plan notu değişikliğinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu ifade edilmiş; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde de: "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." hükmüne yer verilmiş; Anayasanın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesine 4709 sayılı Kanunun 16. maddesiyle eklenen ikinci fıkrada ise: "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." kuralı yer almış, bu ek fıkranın gerekçesinde ise: "Bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanması amaçlanmış, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesi hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline gelmiştir." açıklaması yapılmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinin 1.fıkrasında: "Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." kuralı yer almıştır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 36533/04 başvuru numaralı Mesutoğlu-Türkiye kararında özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığını, bazı sınırlamalara tabi olabildiğini, bununla birlikte, getirilen kısıtlamaların, hakkın özünü ortadan kaldıracak ölçüde, kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiğini, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makul bir orantı olması halinde Sözleşmenin 6/1. maddesi ile bağdaşabileceğini, bu ilkelerden, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları olmakla birlikte, mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir gevşeklikten kaçınmaları gerektiği belirtilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Dava Açma Süresi” başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, yine aynı Yasanın “Üst Makamlara Başvurma” başlıklı 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, 08/07/2021 tarihine kadar altmış gün içinde isteğin reddedilmiş sayılacağı düzenlenmişken, 7331 sayılı Kanunla 08/07/2021 tarihinde yapılan değişiklikle otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hükmü getirilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, imar planlarının, nazım imar planı ve uygulama imar planından meydana geldiği, mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyelerce yapılacağı veya yaptırılacağı, planların, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe gireceği, bu planların onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edileceği, bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebileceği, belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazların ve planların belediye meclisince on beş gün içinde incelenerek kesin karara bağlanacağı, onaylanmış planlarda yapılacak değişikliklerin de yukarıdaki usullere tabi olduğu, kesinleşen imar planlarının bir kopyasının, Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortamdaki Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi Altyapısı üzerinden, ilgili idaresi tarafından, arşivlenmek üzere Bakanlığa gönderileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Esasen, 2577 sayılı Yasada yer alan kurallar idari usulü belirleyen kurallar olmayıp, yargılama usulünün belirlenmesine ilişkin kurallardır. Yargılama usulünde, dava açılmadan önce, idari yoldan işlemin idare bünyesinde ilgili yönünden yeniden değerlendirilmesine olanak sağlayan ve dava açılmasını idarenin bu değerlendirme sonucuna bağlayan ve bunu dava açma süresi ile ilişkilendiren Yasanın 10, 11, 12, 13. maddelerinde düzenlenen idari başvuru yolları bulunmaktadır. Bu kapsamda yapılacak başvurular dava açma süresini etkilemekte belirli sürede cevap verilmemesi halinde ise, dava açma süresini başlatmaktadır.
İdari işlemlere ya da yargı kararlarına karşı başvuru yollarının ayrıntılı düzenlemelerde yer alması, başvuru süresinin kısa olması veya olağan başvuru yollarına istisna getirilmesi gibi nedenlerden ötürü idari işlemlere karşı hangi idari birime, hangi sürede başvurulacağının idari işlemlerde ya da yargı kararlarında belirtilmesi hukuki güvenlik ilkesinin gereğidir.
Anayasanın 40. maddesi ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmıştır. Anayasadan kaynaklanan yükümlülüğün yerine getirilmesi esas olmakla birlikte belirtilen yükümlülüğün yerine getirilmemesi, idari işlemlere karşı açılan davalarda dava açma süresinin işletilmeyip, ihmal edilmesi sonucunu da doğurmamalıdır. Anayasa'nın 125. maddesinde idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden başlayacağının belirtilmesi karşısında, usulüne uygun tebliğ olunan veya bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilen idari işlemler üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda açıkça belirtilen ve ilgililerce de bilindiğinin kabulü gereken genel dava açma sürelerinin işletilmesi zorunludur.
İdari Yargılama Usulü Kanununda 08/07/2021 tarihli 7331 sayılı Kanun değişikliği ile genel dava açma süresinin başlangıcına esas alınmak üzere zımni ret süresi 30 gün olarak öngörülmüştür. Son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, idari mercii itiraz ve başvuru sürelerinin belirtilmesi hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunlulu olması nedeniyle Anayasanın 40. maddesi hükmü uyarınca 08/07/2021 tarihinden sonra tesis edilen imar planı ve parselasyon işlemlerinde askı tutanaklarında itiraz başvurusu olması halinde zımni ret süresinin 30 gün olduğu, askıdan iniş tarihinden itibaren 30 gün olan zımni ret süresinin son gününü izleyen günden sonra genel dava açma süresinin başlayacağı hususunun gösterilmesi gerekmekte olup, bu hususun askı tutanağında belirtilmemesi halinde, ilgililerce de bilindiği kabul edilen genel zımni ret süresinin 60 gün olarak uygulanması suretiyle dava açma süresinin hesaplanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bakılan uyuşmazlıkta davacı idare tarafından askı süresi içerisinde itiraz edildiğinden İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesine göre dava açma süresinin belirlenmesi gerekmektedir. Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı plan notu değişikliğinin askı tutanaklarında zımni ret süresinin 30 gün olduğu açıkça belirtilmediği için zımni ret süresinin 60 gün olarak esas alınması sonucunda son askı tarihi olan 28/07/2022 tarihini takip eden 60 günlük sürenin bitiminden (26/09/2022 tarihinden) itibaren 60 gün içerisinde de dava açılması gerektiği, buna göre dava açma süresinin son gününün 25/11/2022 tarihi olduğu, 31/10/2022 tarihinde açılan davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki karara karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 11/03/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!