WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2023/5128 E.  ,  2024/1611 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/5128
Karar No : 2024/1611

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Aydın ili, Söke ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin Aydın Büyükşehir Belediye Meclisinin … günlü, … sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Aydın ili, Söke ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde kayıtlı turizm alanının ticaret ve turizm alanı olarak; park alanının ise spor alanı olarak belirlenmesine ilişkin Aydın Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli … sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin 27.09.2021 - 26.10.2021 tarihleri arasında askıya çıkarılarak ilan edildiği, davacı tarafından askı süresi içinde 22.10.2021 tarihinde plan değişikliklerine itiraz edildiği, Aydın Büyükşehir Belediyesi Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla davacının itirazının reddedildiği ve redde ilişkin meclis kararının davacıya 01.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği belirtilerek, imar planı değişikliğine karşı askı ilan süresi içinde yapılan itirazın reddine dair Aydın Büyükşehir Belediyesi Meclisinin … tarih ve … sayılı işlemine karşı tebliğ tarihinden itibaren 60 günlük sürenin son günü olan 30.01.2022 tarihinin hafta sonu tatiline rastlaması nedeniyle takip eden ilk iş günü olan 31.01.2022 tarihinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirilerek 01.02.2022 tarihinde açılan davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelemesine hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti:İdari Dava Dairesince verilen kararda; dava konusu imar planı değişikliklerinin 27.09.2021-26.10.2021 tarihleri arasında ilan edildiği, davacı tarafından bu planlara ilan süresi içinde 22.10.2021 tarihli dilekçe ile itiraz edildiği, ilan süresinin son gününü izleyen 30 gün içerisinde davalı idare tarafından bir cevap verilmeyerek 25.11.2021 tarihinde itirazın zımnen reddedildiği, zımnen ret tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde, en son 24.01.2022 tarihinin hafta sonu tatiline rastlaması nedeniyle takip eden ilk iş günü olan 25.01.2022 tarihinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 28.01.2022 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığından, mahkeme kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Dava, Aydın ili, Söke ilçesi, ... Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın kullanım kararının "turizm + park alanı" iken "ticaret- turizm + spor alanı" olarak değiştirilmesine ilişkin Aydın Büyükşehir Belediye Meclisinin … günlü, … sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu imar planı değişikliğinin 27/09/2021 - 26/10/2021 tarihleri arasında askıya çıkarılarak ilan edildiği, davacı tarafından askı süresi içinde 22/10/2021 tarihinde plan değişikliklerine itiraz edildiği, Aydın Büyükşehir Belediyesi Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla davacının itirazının reddedildiği, redde ilişkin meclis kararının davacıya 01.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu ifade edilmiş; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde de: "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." hükmüne yer verilmiş; Anayasanın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesine 4709 sayılı Kanunun 16. maddesiyle eklenen ikinci fıkrada ise: "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." kuralı yer almış, bu ek fıkranın gerekçesinde ise: "Bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanması amaçlanmış, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesi hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline gelmiştir." açıklaması yapılmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinin 1.fıkrasında: "Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." kuralı yer almıştır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 36533/04 başvuru numaralı Mesutoğlu-Türkiye kararında özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığını, bazı sınırlamalara tabi olabildiğini, bununla birlikte, getirilen kısıtlamaların, hakkın özünü ortadan kaldıracak ölçüde, kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiğini, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makul bir orantı olması halinde Sözleşmenin 6/1. maddesi ile bağdaşabileceğini, bu ilkelerden, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları olmakla birlikte, mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir gevşeklikten kaçınmaları gerektiği belirtilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Dava Açma Süresi” başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, yine aynı Yasanın “Üst Makamlara Başvurma” başlıklı 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, 08/07/2021 tarihine kadar altmış gün içinde isteğin reddedilmiş sayılacağı düzenlenmişken, 7331 sayılı Kanunla 08/07/2021 tarihinde yapılan değişiklikle otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hükmü getirilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunun 19. maddesinin 1. fıkrasında, ''İmar planlarına göre parselasyon planları yapılıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlar bir ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutat vasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. Tashih edilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır.'' hükmü yer almaktadır.
Esasen, 2577 sayılı Yasada yer alan kurallar idari usulü belirleyen kurallar olmayıp, yargılama usulünün belirlenmesine ilişkin kurallardır. Yargılama usulünde, dava açılmadan önce, idari yoldan işlemin idare bünyesinde ilgili yönünden yeniden değerlendirilmesine olanak sağlayan ve dava açılmasını idarenin bu değerlendirme sonucuna bağlayan ve bunu dava açma süresi ile ilişkilendiren Yasanın 10, 11, 12, 13. maddelerinde düzenlenen idari başvuru yolları bulunmaktadır. Bu kapsamda yapılacak başvurular dava açma süresini etkilemekte belirli sürede cevap verilmemesi halinde ise, dava açma süresini başlatmaktadır.
İdari işlemlere ya da yargı kararlarına karşı başvuru yollarının ayrıntılı düzenlemelerde yer alması, başvuru süresinin kısa olması veya olağan başvuru yollarına istisna getirilmesi gibi nedenlerden ötürü idari işlemlere karşı hangi idari birime, hangi sürede başvurulacağının idari işlemlerde ya da yargı kararlarında belirtilmesi hukuki güvenlik ilkesinin gereğidir.
Anayasanın 40. maddesi ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmıştır. Anayasadan kaynaklanan yükümlülüğün yerine getirilmesi esas olmakla birlikte belirtilen yükümlülüğün yerine getirilmemesi, idari işlemlere karşı açılan davalarda dava açma süresinin işletilmeyip, ihmal edilmesi sonucunu da doğurmamalıdır. Anayasa'nın 125. maddesinde idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden başlayacağının belirtilmesi karşısında, usulüne uygun tebliğ olunan veya bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilen idari işlemler üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda açıkça belirtilen ve ilgililerce de bilindiğinin kabulü gereken genel dava açma sürelerinin işletilmesi zorunludur.
İdari Yargılama Usulü Kanununda 8.07.2021 tarihli 7331 sayılı Kanun değişikliği ile genel dava açma süresinin başlangıcına esas alınmak üzere zımni ret süresi 30 gün olarak öngörülmüştür. Son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesi hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunlulu olması nedeniyle Anayasanın 40. maddesi hükmü uyarınca 08/07/2021 tarihinden sonra tesis edilen imar planı ve parselasyon işlemlerinde askı tutanaklarında itiraz başvurusu olması halinde zımni ret süresinin 30 gün olduğu, askıdan iniş tarihinden itibaren 30 gün olan zımni ret süresinin son gününü izleyen günden sonra genel dava açma süresinin başlayacağı hususunun gösterilmesi gerektiği, bu hususun askı tutanağında belirtilmemesi halinde, ilgililerce de bilindiğinin kabulü gereken genel zımni ret süresi olan 60 gün olarak uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bakılan uyuşmazlıkta davacı tarafından askı süresi içerisinde itiraz edildiğinden İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesine göre dava açma süresinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda askı tutanaklarında zımni ret süresinin 30 gün olduğu açıkça belirtilmediği için zımni ret süresini ilgililerce bilindiği kabul edilen 60 gün olarak uygulandığında, son askı tarihi olan 26/10/2021 tarihini takip eden 60 gün içerisinde idarece alınan itirazın reddine ilişkin kararı davacıya 01/12/2021 tarihinde tebliği edildiğinden, dava açma süresinin de bu tarihten itibaren başlaması gerektiği, dolayısıyla ret işleminin tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde dava açılması gerektiği, buna göre dava açma süresinin son gününün 31/01/2022 tarihi olduğu, (dava dilekçesinin ... Asliye Hukuk Mahkemesi kayıtlarına girdiği tarih olan) 28/01/2022 tarihinde açılan davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki karara karşı yapılan istşnaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 07/03/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.