Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/9662 E. , 2024/1502 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/9662
Karar No : 2024/1502
KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVALI): … Büyükşehir Belediye Başkanlığı- …
VEKİLİ: Av. …
DİĞER DAVALI İDARE: … Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Mermer İnşaat Nakliyat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 30/06/2020 tarih ve E:2016/7207, K:2020/6346 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Konya ili, Meram ilçesi, Gödene bölgesini kapsayan alanda Meram Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile kabul edilen parselasyon işleminin ve dayanağı Konya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, nitelikli bir madenin (traverten/mermer) ruhsatlı olarak işletilmesi devam ederken, arama ve işletme ruhsatlı sahanın bir kısmının imar planı sahasına alınması hakkında ilgili mevzuatın öngördüğü kurum görüşleri alınmadan, doğal kaynakların korunması temel ilkesi bakımından değerlendirme yapılmadan, maden nitelikli taşınmazın yerleşime açılmasının şehircilik ve planlama esaslarına uygun olmadığı, ruhsat sahasında yapılan imar planı çerçevesinde yapılaşmaya geçildiğinde işletilebilen uygun rezervi olan ve piyasada değişik alanlarda değerlendirilen madenin (mermer) işletilme üretilme imkanının ortadan kalkacağı, kaynak kaybına neden olacağı ve telafisinin mümkün olmayacağı bu nedenle planlarda kamu yararı bulunmadığı, bu planlara dayalı olarak yapılan parselasyon işleminin de dayanağı planların mevzuata aykırı olması nedeniyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davalıların temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI: Davalı tarafından, temyiz aşamasında ileri sürdüğü iddiaların değerlendirilmediği ileri sürülerek Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki "Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır." kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçildi. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 30/06/2020 tarih ve E:2016/7207, K:2020/6346 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Konya ili, Meram ilçesi, … Köyü mevkiinde maden işletmeciliği yapan davacı şirket tarafından işletilmekte olan traverten mermer ocaklarını da kapsayan alanda … tarih ve … sayılı Konya Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla; 1/5000 ölçekli nazım imar planının revize edildiği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylandığı, … tarih ve … sayılı Meram Belediye Encümeni kararı ile bölgeye yönelik olarak yapılan parselasyon işleminin kabul edildiği ve bu uygulamanın … tarih ve … sayılı Konya Büyükşehir Belediye Encümeni kararı ile onaylandığı, davacı şirket tarafından 23.05.2014 tarihli dilekçeyle anılan parselasyon işlemine itiraz edildiği, bu itiraza herhangi bir cevap verilmemesi üzerine, 1991 yılından beri madencilik sektöründe faaliyet gösterdikleri, uyuşmazlık konusu alanda traverten mermer ocakları işletildiği, madencilik ile ilgili izinlerin alındığı, işyeri açma ve çalışma ruhsatının da 08.06.2006 tarihinde Meram Belediyesinden alındığı, söz konusu sahanın hazinenin mülkiyetinde iken Maden İşleri Genel Müdürlüğünden gerekli görüşler alınmadan Meram Belediyesi'ne devredildiği, yine gerekli görüşler alınmadan planlama yapıldığı, alanla ilgili olarak yapılan bu işlemlerin usule aykırı olduğu yönünde Maden İşleri Genel Müdürlüğünün raporları olduğu, yapılan planlama ile bölgenin yerleşime açılarak madenin işletilme/üretilme imkanının ortadan kaldırıldığı, sahanın yerleşime açılmasının kamu yararına aykırı olduğu, madencilik sektöründe yer seçme şansının olmadığı, madenlerin bulundukları yerde çıkarılmaları gerektiği, işlemlerin hukuka aykırı oldukları ileri sürülerek bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davası olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında; dilekçelerin Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3 ve 5'inci maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırayla inceleneceği belirtilmiş, aynı maddenin 6. fıkrasında; yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı düzenlenmiş, 15. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, dilekçelerde 14. maddenin 3/c bendine aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun; "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; yine aynı Kanunun dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan halinde; "Üst Makamlara Başvurma" başlıklı 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun, "planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir.Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar." hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Parselasyon işlemi yönünden;
Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri yargı mercilerince yapılmaktadır.
İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi; kişisel, meşru ve güncel olması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, davacının menfaatlerini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir.
Bu ilişki, uyuşmazlığın niteliğine göre bazen mülkiyet hakkından, bazen de komşuluk hukukundan doğabilmektedir. Sonuç olarak; idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu idari işlemin niteliğine ve dava açanın hukuken korunması gereken menfaatlerine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir.
İmar mevzuatına göre parselasyon işlemi, imar planlarındaki arazi kullanım kararlarının hayata geçirilmesi amacıyla mevcut tapu kayıtları esas alınarak arsa ve arazilerin düzenlenmesi amacıyla yapılan subjektif nitelikte bir imar uygulamasıdır.
Parselasyon işlemi ile kadastral mülkiyet dokusu imar planlarında belirlenen kullanım kararlarına göre yeniden düzenlemeye tabi tutulmakta olup kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik yapılması söz konusu değildir. Bu nedenle, doğrudan mülkiyet hakkına yönelik sübjektif nitelikte bir idari işlem olan parselasyon işlemine karşı, belde sakini, yatırımcı kuruluş vb. sıfatlarla dava açılması mümkün olmayıp ancak parsel maliklerince dava açılabilir.
Uyuşmazlık konusu parselasyon işleminin bulunduğu saha hazinenin mülkiyetinde iken bir kısmının Meram Belediyesine devredildiği, işletme izni ve ruhsatı verilen alanın Meram Belediyesine ait olduğu, davacı şirketin parselasyon işlemine konu alanda mülkiyeti kendisine ait taşınmazı bulunmadığından, davacı ile … tarih ve … sayılı Meram Belediye Encümeni kararı ile kabul edilen parselasyon işlemi arasında kişisel, meşru ve güncel menfaat ilişkisinin kurulamadığından, parselasyona yönelik dava konusu işlemin iptali yolunda verilen mahkeme kararında isabet bulunmamaktadır.
Parselasyon işleminin dayanağı 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları yönünden ise;
Dava açma süresine ilişkin yukarıdaki bölümde detaylarına yer verilen yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarına karşı, 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuru için, 3194 sayılı Kanunun 8-1/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanunun dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan halinde 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır. İmar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin 16.02.2007- 16.03.2007 tarihleri arasında askıda ilan edildiği, davacı tarafından askı süresi içinde planlara itiraz edilmediği, anılan imar planlarına dayanılarak … tarih ve … sayılı Meram Belediye Encümeni kararı ile kabul edilen parselasyon işlemine askı süresi içinde itiraz edilmesi ve itirazın zımnen reddi üzerine 05.09.2014 tarihinde kayda giren dilekçe ile bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından her ne kadar imar planlarının uygulaması olan parselasyon işlemi üzerine, bu işleme karşı yasal süresi içinde açılan iş bu davada parselasyon ile birlikte dayanağı imar planları da davaya konu edilmiş ise de; uygulama işlemi üzerine, dayanağı düzenleyici işlemin dava konusu edilebilmesi için, öncelikle davacının uygulama işleminin iptalini istemekte menfaatinin, diğer bir ifade ile dava açma ehliyetinin bulunması gerektiği açıktır.
Bu itibarla, dava konusu parselasyon işlemine karşı dava açma ehliyeti bulunmayan davacı bakımından, söz konusu uygulama işleminin imar planına karşı dava açma süresini canlandırması mümkün olmadığından, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planına askı süresi içinde itiraz etmeyen davacı tarafından, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekmekte iken, bu tarihten sonra 05.09.2014 tarihinde açılan iş bu davada imar planları yönünden süre aşımı bulunduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, davanın parselasyona ilişkin kısmının ehliyet yönünden, imar planlarına ilişkin kısmının ise süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmekte iken, işin esası incelenerek dava konusu işlemlerin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin, ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 04/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!