Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/9083 E. , 2024/1497 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/9083
Karar No : 2024/1497
KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVACILAR):
1- …
2- …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ: Av. …
DAVALI YANINDA MÜDAHİL: … Büyükşehir Belediye Başkanlığı-…
VEKİLLERİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 19/02/2020 tarih ve E:2018/5602, K:2020/2137 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Trabzon ili, Akçaabat ilçesi, … mahallesi, … Mevkii, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların üzerinde bulunan tescilli yapının korunması amacıyla meri imar planındaki konut alanı fonksiyonunun belediye sosyal ve kültürel tesis alanı ve tercihli kullanım alanı olarak değiştirilmesine dair Akçaabat Belediye Meclisinin … tarihli ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı tadilatının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu 02.10.2013 tarihli plan değişikliğinin, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği olduğu, bu değişikliklerin 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına uygun olduğu, 1/1000 ve 1/5000 ölçekli planların, planların kademeli birlikteliği ve plan hiyerarşisi bakımından uygun olduğu, dava konusu plan değişikliğinin plan paftalarından anlaşıldığı üzere sadece dava konusu … ada …, … sayılı parselleri kapsadığı, dosyaya ekli açıklama raporunun da bu parsellere ilişkin olduğu, plan açıklama raporu tarihinin imar planının onaylanma tarihinden sonra olmasının plan açıklama raporunun doğrudan yok sayılmasını gerektirmeyeceği, plan değişikliğinin sadece iki parseli kapsaması nedeniyle plan açıklama raporunda geniş analizlerin yer almasına gerek olmadığı, sadece parsellere ilişkin plan değişikliğinin gerekçelerini içermesi nedeniyle plan açıklama raporunun bu haliyle sakat olmadığı, nihayet plan değişikliğinin gerekçesi olan ve dava dosyasına ekli Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarihli, … sayılı kararında, … ada …, … sayılı parsellerdeki tescilli taşınmazların mail-i inhidam durumunda olması nedeniyle rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerinin ivedilikle kurula sunulmasına ve can ve mal güvenliğini sağlayıcı tedbirlerin ilgilileri ve belediyece sağlanması gerektiği ifadelerine yer verildiği, davalı idarenin de yukarıda yer verilen 5393 sayılı Belediye Kanununun ilgili hükümleri doğrultusunda tescilli kültür varlığının korunması amacıyla dava konusu plan değişikliğini gerçekleştirdiği, dava konusu plan değişikliğinin, kabul tarihi olan 02.10.2013 tarihindeki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, kamu yararına ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, temyiz aşamasında ileri sürdüğü iddiaların değerlendirilmediği, idare mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olmadığı ileri sürülerek Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:
Davalı Akçaabat Belediye Başkanlığı tarafından, düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı yanında müdahil Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Karar düzeltme isteminin kabulü ile idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki "Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır." kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçildi. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 19/02/2020 tarih ve E:2018/5602, K:2020/2137 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Trabzon ili, Akçaabat ilçesi, …, mahallesi, … Mevkii, … ada, … ve … sayılı parsellerin maliki olan davacılar tarafından, taşınmazların … tarihli, … sayılı Akçaabat Belediye Meclisi kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli koruma amaçlı imar planında ayrık nizam 3 kat konut alanında iken imar plan tadilatı yapılmasına ilişkin … tarihli, … sayılı Akçaabat Belediye Meclisi kararı ile tercihli kullanım alanı ( otel, motel, pansiyon, lokanta, vb.) belediye sosyal ve kültürel tesis alanı kullanımına dönüştürüldüğü, anılan plan değişikliğinin hukuka aykırı olduğu, imar durumu istenildiğinde imar planı tadilatını öğrendiği, özel mülkiyetindeki taşınmazın keyfi olarak elinden alınmaya çalışıldığı, belediyenin aynı mahalle içerisinde 3 adet sosyal tesisinin mevcut olduğu, kamulaştırma işlemine zemin hazırlamak için imar plaın tadilatı yapıldığı, mevcut üç adet sosyal tesisin 2 tanesinin ihale yoluyla özel sektörün kullanımına tahsis edildiği, yoğunluğu artırıcı plan tadilatı yapılamayacağı, özel şahısların kullanıma sunulmasıyla plan tadilatı amacının dışına çıkıldığı, parsel bazında plan değişikliği yapılamayacağı, tarihi sit alanında yer aldığı halde plan tadilatından sonra Bölge Kurulundan karar alındığı, kamu yararının zorunlu kılması şartının yerine gelmediği, plan değişikliğinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğu ileri sürülerek bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 5. maddesinde, nazım imar planı, varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak tanımlanmıştır.
3194 sayılı Yasanın 6.maddesinde, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmıştır. Anılan Yasanın 8.maddesinde ise, planların tanımlanmasına yer verilerek planlar bölge planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak kademelendirilmiş ve alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı; korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili tanımları belirlemek, yapılacak işlem ve faaliyetleri düzenlemek, bu konuda gerekli ilke ve uygulama kararlarını alacak teşkilatın kuruluş ve görevlerini tespit etmektir." hükmü; aynı Kanunun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (a/8) bendinde "Koruma amaçlı imar plânı: bu Kanun uyarınca belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim-geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimarî, demografik, kültürel, sosyo-ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; hali hazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile plânlama kararları, tutumları, plân notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar plânlarının gerektirdiği ölçekteki plânlardır." hükmü; “Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları" başlıklı 6.maddesinde ise, "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları şunlardır:
a) Korunması gerekli tabiat varlıkları ile 19 uncu yüzyıl sonuna kadar yapılmış taşınmazlar,
b) Belirlenen tarihten sonra yapılmış olup önem ve özellikleri bakımından Kültür ve Turizm Bakanlığınca korunmalarında gerek görülen taşınmazlar,
c) Sit alanı içinde bulunan taşınmaz kültür varlıkları,
d) Milli tarihimizdeki önlemleri sebebiyle zaman kavramı ve tescil söz konusu olmaksızın Milli Mücadele ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunda büyük tarihi olaylara sahne olmuş binalar ve tespit edilecek alanlar ile Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından kullanılmış evler. Ancak, Koruma Kurullarınca mimari, tarihi, estetik, arkeolojik ve diğer önem ve özellikleri bakımından korunması gerekli bulunmadığı karar altına alınan taşınmazlar, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı sayılmazlar. " hükmü yer almaktadır.
Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit Ve Tescili Hakkında Yönetmeliğin 3. maddesinin, 1. fıkrasının (f) bendinde, kentsel sit, "Mimari, mahalli, tarihsel, estetik ve sanat özelliği bulunan ve bir arada bulunmaları ve bir bütün olarak o yerleşmenin ait oldukları dönemin yaşam biçimini gelecek nesillere aktarmaları sebebiyle teker teker taşıdıkları kıymetten daha fazla kıymeti olan, kültürel ve tabii çevre elemanlarının (yapılar, bahçeler, bitki örtüleri, yerleşim dokuları, duvarlar, sokak ve meydanlar, v.b.) birlikte bulundukları alanlar" olarak tanımlanmıştır.
Dava konusu planın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan ve plan yapımına dair teknik kuralları belirleyen Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 16.maddesinde, hazırlanacak her ölçekteki imar planlarının yapım ve değişikliklerinde planlanan beldenin ve bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri gözönünde tutularak sosyal ve teknik donatı alanlarında EK 1 deki tabloda belirtilen asgari standartlara uyacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular göz önüne alınarak hazırlanması gerekmektedir.
Anılan ölçütlere göre hazırlanan imar planları da zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilebilir.
Bu şekilde değiştirilen imar planlarının yargısal denetiminde, bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerle birlikte getirilen kullanım kararının plan bütünlüğü göz önünde bulundurularak planlanan yörenin tümünün çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkilerine etkisi irdelenmeli, taşınmazda öngörülen kullanım kararının yerin büyüklüğü yanısıra, konum ve işlev açısından uygun olup olmadığının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı çerçevesinde araştırılması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden uyuşmazlık konusu Akçaabat Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ile kabul edilen plan değişikliğine ilişkin belediye meclisi kararında kabul edilen planın ölçeğinin belirli olmadığı, İdare Mahkemesince dava konusu işlemİN 1/1000 ölçekli uygulama imar planı olarak alındığı ancak, karar içeriğinde dava konusu plan değişikliğinin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği olduğunun ifade edildiği, yapılan imar planı değişikliğinin hangi ölçek için yapıldığının tartışmaya yer vermeyecek şekilde belirlenmediği gibi, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, uyuşmazlık konusu plan değişikliği paftasında belediye ve sosyal kültürel tesis alanının yanı sıra tercihli kullanım alanı fonksiyonunun getirildiği ancak plan değişikliğinin kabul edildiği belediye meclisi kararında tercihli alan kullanımına ilişkin ifadenin yer almadığı belirtillmesine karşılık belediye meclisi kararı ile imar planı paftası arasındaki çelişkinin giderilmediği, yine davacı tarafından taşınmazında bulunan tescilli eserin restorasyonunun kendi imkanları ile yapılması için mimari rölove projesi yaptırıldığının bölgede yeterli sayıda belediye-sosyal kültürel tesis alanı bulunduğunun ihtiyaç olmadığı halde kamulaştırma yapılabilmesi için plan değişikliği yapıldığının ileri sürüldüğü, bilirkişi raporunda ise 1/1000 ölçekli imar planı bütününde mevcutta 3 adet belediye sosyal ve kültürel tesis alanı ayrılmış olması ve böyle bir tesise gereksinim olmamasına rağmen parsel bazında yeni bir belediye sosyal kültürel tesis alanı kullanımı getirilerek mülkiyet hakkını kısıtlamayı zorunlu kılan ciddi bir kamusal yarar olmadığı tespitlerine yer verildiği ancak, İdare Mahkemesince bu hususların değerlendirilmediği, plan değişikliği öncesi konut alanında bulunan ve üzerinde tescilli eser olan taşınmazda davacının anılan tescilli eseri tamiri ve tadili için gerekli restorasyon işlemlerine başlayıp başlamadığı bu kapsamda mülkiyet hakkınının kısıtlamaya yönelik taşınmaza belediye sosyal kültürel tesis alanı fonksiyonu getirilmesine ihtiyaç olup olmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda yukarıda tespit edilen hususlarla ilgili eksiklikler giderilerek yerinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak ya da ek rapor alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla davanın reddine ilişkin idare mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin, … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… kararının 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 04/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!