WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/4264 E.  ,  2024/1479 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/4264
Karar No : 2024/1479

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Valiliği (… İl Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Adana ili, Yüreğir ilçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda 1/25.000 ve 1/5.000 ölçekli nazım imar planlarında değişiklik yapılmasına ilişkin Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih … sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinden düzenlenen raporun ve dosyanın birlikte incelenmesinden; uyuşmazlık konusu taşınmazın 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında tarım arazileri, alt kademedeki 1/25.000 ölçekli mer'i nazım imar planında mutlak tarım alanları içerisinde planlandığı, 1/5000 ölçekli mer'i nazım imar planında ise plan onama sınırları dışında kaldığı, davaya konu belediye meclisi kararı ile 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında taşınmazın kullanım kararının sanayi ve depolama alanı olarak değiştirildiği, bu durumda 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına aykırı olarak getirilen kullanım kararı nedeniyle ölçekler arası tutarlılığın sağlanmadığı, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının “genel hükümler” başlıklı 7. bölümü altında düzenlenen 7.7 sayılı plan notu ile getirilen "Bu planın bütünlüğünü bozucu yönde noktasal sanayi, konut, ikinci konut, vb. kullanım kararları oluşturulamaz.” hükmüne aykırı olarak tarım alanlarının bütünlüğünü bozacak şekilde noktasal ölçekte sanayi ve depolama alanı kullanımı getirilmesi nedeniyle dava konusu nazım imar planı değişikliklerinin üst ölçekli çevre düzeni planı notlarına aykırı olduğu, uyuşmazlık konusu parselde bulunan tuğla fabrikasının uzun yıllar hizmet verdiği, bu nedenle taşınmazın tapudaki vasfının “… Tuğla Fabrikası ve Müştemilatı” olduğu, ancak fabrika binasının yıkıldığı, halihazırda bu parselin üzerinde sadece mesken olarak kullanılan birkaç yapının bulunduğu, bu parselin büyük bir bölümünün ise boş olduğu, parselin çevresindeki taşınmazların tarımsal amaçlı olarak kullanımına devam edilmesine rağmen dava konusu taşınmazın üzerinde bir fabrika binasının inşa edilmesi ile bu parselin tarımsal vasfını yitirdiği, fabrika binası yıkılmış ve arazi boş durumda olsa da bu parselin bulunduğu alanda uzun yıllar bir fabrika binasının faaliyette olması, bu parselin yüzeyinin beton kaplama olması nedeni ile bu parselin tarımsal niteliğinin ortadan kalktığı ve bu parselin mevcut durumu itibariyle tarımsal amaçla kullanımının da mümkün olmadığı, ancak bu durumun, birinci sınıf tarım alanları ile çevrili olan dava konusu parselin, istenildiği gibi planlanması anlamına da gelmediği, bu alanda öngörülecek fonksiyonun tarım alanlarına zarar vermeyen, yerleşimin tarım alanları içerisinde gelişimini teşvik etmeyecek nitelikte bir fonksiyon olması gerektiği, bu nedenle alanda inşa edilebilecek sanayi tesislerinin tarım alanlarına zarar vermeyecek nitelikte olan tesisler ile sınırlandırılmasının ve sanayi ve depolama alanının depolama amaçlı olarak kullanılması durumunda, alanda inşa edilecek olan depoların sadece tarımsal ürünlerin depolanması amacı ile kullanılmasına yönelik bir sınırlama getirilmesinin uygun olacağı, ancak davaya konu nazım imar planlarında plan notları ile bu konuda bir sınırlama getirilmediğinden alanda her tür sanayi işletmesinin ve her türlü depolama alanının inşa edilmesine olanak sağlandığı, davaya konu nazım imar planlarının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve imar mevzuatına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının görülen davayı açmakta hukuken korunabilir bir menfaati bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği, davaya konu nazım imar planlarının kurum görüşleri doğrultusunda mevzuata uygun olarak planlandığı, uyuşmazlığa konu değişiklik ile getirilen sanayi ve depolama alanı kullanım kararını çevreleyecek şekilde sağlık koruma bandı planlandığından anılan kullanım kararının çevresindeki diğer parsellere etkisinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu kararın usul ve Yasaya uygun olduğu belirtilerek davacının temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
Adana ili, Yüreğir ilçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda 1/25.000 ve 1/5.000 ölçekli nazım imar planlarında değişiklik yapılmasına ilişkin Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı 26/04/2017-26/05/2017 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, askıda süresi içerisinde herhangi bir itiraz yapılmadığından davaya konu nazım imar planları kesinleşmiştir.
Davacı Valiliğin ilgili komisyonlarınca yapılan inceleme neticesinde, davaya konu belediye meclisi kararıyla yapılan değişikliklerin yoğunluk artırıcı, donatı azaltıcı nitelikte olduğunun ve ilgili kurum ve kuruluş görüşlerinin alınmadığının tespit edildiğinden bahisle bu konuda Valiliğe bilgi verilmesi talebiyle 16/06/2017 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunulmuştur.
Adana Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı İmar Planlama Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı cevabında; uyuşmazlık konusu parsele ilişkin imar planı teklifinde, orta yoğunluklu konut alanı ve park alanı kullanım kararlarının getirildiği, ancak teklif edilen imar planı değişikliği hakkında İl Gıda Tarım ve hayvancılık Müdürlüğünden alınan … tarih ve … -… sayılı görüş doğrultusunda, davaya konu imar planlarında sanayi ve depolama alanı kullanımının getirilmesinin uygun görüldüğü bildirilmiştir.
Adana Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce yapılan teknik inceleme sonucunda düzenlenen … tarih ve … sayılı teknik raporda, davaya konu … tarih ve … sayılı Adana Büyükşehir Belediye Meclisi kararının, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 6. ve 8. maddelerine aykırı olduğu tespit edildiğinden Adana Valiliği tarafından davalı idareye yapılan 23/08/2017 tarihli başvuruda; davaya konu nazım imar planlarının, anılan teknik rapor doğrultusunda ve ilgili mevzuat uyarınca değerlendirilmesi talep edilmiştir.
Bu başvuru sonrasında davalı idare tarafından, … tarih ve … sayılı yazı ile ilgili kurum ve kuruluşlardan … tarih ve … sayılı Adana Büyükşehir Belediye Meclisi kararına ilişkin görüşlerini bildirmesi istenilerek kurum görüşleri alınmıştır.
Bunun üzerine 30/10/2017 tarihinde görülmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, "1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, (...) Tarihi izleyen günden başlar. (...) 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmü, aynı Kanunun "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde; "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler; Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." kuralı ve “Üst Makamlara Başvurma” başlıklı 11. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, "1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." düzenlemesi yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanun'un “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.” düzenleme altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdarenin hukuka aykırı işlem ve eylemlerine karşı yargı merciine başvurulmasını belirli bir süreyle sınırlandıran ve idari yargıda hak düşürücü nitelikte olan dava açma süresinin, aynı zamanda Anayasa ile güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkı ve hak arama hürriyetiyle de doğrudan ilişkili olması karşısında, anılan temel hak ve hürriyetlerin kullanımını sınırlandırıcı katılıkta yorumlanmaması gerektiği gibi usul hükümlerini etkisiz hale getirecek esneklikte de yorumlanmaması, her bir somut olayın oluşu ve özellikleri gözetilerek konunun ele alınması gerekmektedir.
Yukarıda anılan maddelerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarına karşı, 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuru yapılmamış ise askı süresinin son gününü izleyen 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, ilgililer tarafından 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca her zaman idareye başvurulabileceğinden bu başvurunun reddedilmesi halinde aynı Kanun'un 7. maddesinde öngörülen 60 günlük yasal süresi içinde söz konusu işleme karşı dava açılabileceği tabiidir.
1/5000 ölçekli nazım imar planının uygulanmaya konulması niteliğinde olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanması, davaya konu parselin bulunduğu alanda 1/1000 ölçekli uygulama imar planı uyarınca parselasyon yapılması ya da yapı ruhsatı düzenlenmesi üzerine, uygulama işlemi veya işlemleri ile birlikte 1/5.000 ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planlarına veya doğrudan işlemin dayanağı olan imar planlarına karşı yeniden dava açma hakkının bulunduğu ve bu aşamada dava açma süresinin uygulama işleminin süresine tabi olduğunda tartışma bulunmamakla birlikte bir düzenleyici işlemin iptali istemiyle, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesinin 4. fıkrası kapsamında dava açılabilmesi için ortada mutlaka bir uygulama işleminin bulunması gerektiği de açıktır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu nazım imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmaması nedeniyle askı süresinin son günü olan 26/05/2017 tarihini izleyen 60 gün içerisinde, (son gün ara verme süresine denk geldiğinden) en son 08/09/2017 tarihine kadar yahut 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında plan değişikliği talebinde bulunulması ya da davaya konu imar planının uygulamaya koyulmasına yönelik idari işlem veya işlemlerin tesis edilmesi hallerinde yeniden işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde dava açılabileceği, davacı tarafından Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığına yapılan 16/06/2017 ve 23/08/2017 tarihli başvuruların 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında olmadığı gibi uygulama işlemi niteliğinin de bulunmadığı, 30/10/2017 tarihinde açılan bakılan davada, askı süresine göre hesaplanan dava açma süresinin geçirildiği görüldüğünden davanın süresinde açılıp açılmadığının tespit edilmesini teminen davaya konu nazım imar planlarının onaylanmasından sonra davacı tarafından 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında nazım imar planı değişikliği başvurusu yapılıp yapılmadığı ve uyuşmazlık konusu nazım imar planlarına karşı işlemeye başlayan dava açma süresini canlandıracak olan uygulama imar planı, parselasyon, yapı ruhsatı gibi uygulama işlemlerinin tesis edilip edilmediği hususunun araştırılarak davanın süresinde açılıp açılmadığının netleştirilmesi gerektiğinden eksik incelemeye dayalı olarak verilen temyize konu kararda isabet bulunmadığı neticesine varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 29/02/2024 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (X): Görülmekte olan davanın süresinde açıldığı neticesine varıldığından uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.