WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

DANIŞTAY 5. DAIRE

A- A A+

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/8839 E.  ,  2024/2589 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/8839
Karar No : 2024/2589

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Hukuk Müşaviri …
2- … Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. …
3- … Valiliği / …
Vekili: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Şirketi
VEKİLİ: Av. ….

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Marmara Işık Özel Eğitim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den davacı şirket tarafından satın alınan ve söz konusu satışın muvazaalı olduğundan bahisle 675 sayılı KHK'nın 12. maddesi uyarınca Hazine adına tescil edilen Kocaeli ili, Gebze ilçesi, … mevki, … ada, … parsel sayılı taşınmaz ve üzerindeki yapının davacı şirkete iadesi istemiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı'na yapılan başvuruların anılan Bakanlıklarca cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin işlemler ile Kocaeli Valiliği'ne yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve E:… sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; işlemin dayanağını 7082 sayılı Kanun ile kanunlaşan 675 sayılı KHK'nın 12. maddesinin oluşturduğu, anılan mevzuat hükmü incelendiğinde, tesis edilen işlemlerin muvazaalı işlemler kapsamında değerlendirilebilmesi için öncelikle taşınmazın olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan KHK'lar gereğince kapatılan kurum ve kuruluşların faaliyetlerinin sürdürüldüğü dönemde kapatılan kurum ve kuruluşlara ait olması, taşınmazların 01/01/2014 tarihi ile bahse konu yerlerin kapatılma tarihleri arasında üçüncü kişilere devrinin yapılmış olması ve kapatılan kurum ve kuruluşlar tarafından aynı faaliyete kapatılma tarihi itibarıyla devam edilmesi şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, dava konusu taşınmazın 667 sayılı KHK ile kapatılan Marmara Işık Özel Eğitim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına tescilli iken 06/11/2015 tarihinde davacı … Ltd.Şti.'ne satıldığı, satış bedelinin şirket elemanı olan M.K. tarafından anılan şirketin Bank Asya hesabına yatırıldığı, dolayısıyla söz konusu taşınmazın 01/01/2014 tarihi ile şirketin kapatılma tarihi olan 23/07/2016 tarihi (667 sayılı KHK'nın tarihi) arasında üçüncü kişilere devrinin yapıldığına ilişkin şartın gerçekleştiği, yukarıda aktarılan açıklamalar doğrultusunda bir diğer şartın ise, kapatılan kurum ve kuruluşlar tarafından aynı faaliyete devam edilip edilmediği hususu olduğu, dosyadaki bilgi belgeler ile şirket temsilcisinin imzalı beyanının da bulunduğu tespit tutanağında; davacı şirket tarafından, taşınmaz binanın Marmara Işık Özel Eğitim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den satış yoluyla devir alınmadan önce eğitim faaliyeti gösterdiğinin, taşınmaz satın alındıktan sonra binanın anılan şirketin dershanesi tarafından kira karşılığında kullanıldığının, kira bedelinin ödendiğinin, ancak kira bedelinin ne olduğunun hatırlanamadığının, daha sonra aralarında çıkan anlaşmazlık nedeniyle binanın boşaltıldığının beyan edildiği, bu açıdan kapatılan kurum ile aynı faaliyete (eğitim faaliyeti) devam edilme şartının da somut olayda gerçekleştiği belirtilmiş ve bu durumda, uyuşmazlık konusu taşınmazın 01/01/2014 tarihi ile şirketin kapatılma tarihi olan 23/07/2016 (667 sayılı KHK tarihi) arasında üçüncü kişilere devredildiğinin ve kapatılan kurum ile aynı faaliyete (eğitim faaliyeti) devam edildiğinin anlaşılması karşısında dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından; devir tarihinde taşınmaz üzerinde kapatılan kurumun (Marmara Işık Fırat Eğitim Merkezi Dersanesi) faaliyetinin bulunduğu, kurumun daha sonra faaliyetini sonlandırdığı ve söz konusu taşınmazın 01/06/2016 tarihinde başka bir şahsa kiraya verildiği yönünde beyanda bulunulduğu, bu beyana, davalı idarece düzenlenen 06/12/2016 tarihli tespit tutanağında yer verildiği, kiralama sözleşmesinin dava dosyasına sunulduğu, buna karşın kapatma tarihi (23/07/2016) itibarıyla ilgili kurumun taşınmaz üzerinde faaliyetine devam ettiğine yönelik davalı idarece araştırma ve inceleme yapılıp buna dair somut herhangi bir bilgi ve belgenin dava dosyasına sunulmadığı, öte yandan Dairelerinin … tarihli ara kararı ile istenilen … tarihli tutanakta, kapatılan kurumun kapatılma tarihi itibarıyla uyuşmazlığa konu taşınmaz üzerinde faaliyette bulunduğuna dair somut tespitlere yer verilmediği, anılan ara kararında istenilen, taşınmazın kapatıldığı tarih itibarıyla kapatılan kurum tarafından kullanıldığını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin gönderilmediği belirtilmiş ve bu durumda kapatıldığı tarih itibarıyla kapatılan kurum tarafından üzerinde mevzuatta öngörülen eğitim-öğretim faaliyetinin devam ettirildiğine yönelik somut tespitler ortaya konulmadan taşınmazın satışının muvazaalı kabul edilmesinde ve dolayısıyla başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle, istinaf başvurusu kabul edilerek Mahkeme kararı kaldırılmış ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından; 667 ve 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'lerin ilgili maddelerinde Hazine veya Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilen taşınmazların olağanüstü hal kalktıktan sonra iade edileceğine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığından temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalılar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Kocaeli Valiliği tarafından; davacı şirketin 667 sayılı KHK uyarınca kapatılan Marmara Işık Özel Eğitim Hizmetleri A.Ş.'den satın aldığı taşınmazın satış işleminin 675 sayılı KHK'nın 12. maddesinde belirtilen şartların oluşması nedeniyle muvazaalı kabul edilerek Hazine adına tescil edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, kapatılan kurumun kapatılma tarihinde faaliyetine devam ettiği, bu nedenle işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddine karar verilmesi istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı Kocaeli Valiliği'nin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY:
667 sayılı KHK ile kapatılan Marmara Işık Özel Eğitim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait olan, Kocaeli ili, Gebze ilçesi, … mevki, ... ada, … parsel sayılı taşınmaz ve üzerindeki yapı davacı şirket tarafından satın alınmıştır.
675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) "Muvazaalı devir işlemleri" başlığını taşıyan 12. maddesi uyarınca söz konusu satışın muvazaalı olduğundan bahisle taşınmaz Hazine adına tescil edilmiştir.
Davacı şirketçe anılan taşınmazın iadesi istemiyle davalı idarelere başvuruda bulunulmuş, Kocaeli Valiliği'ne yapılan başvuru … tarih ve E:… sayılı işlemle reddedilmiş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı'na yapılan başvurular ise cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedilmiştir.
Bunun üzerine, davalı idarelerin anılan işlemlerinin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kanunlaşan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Muvazaalı devir işlemleri" başlığını taşıyan 12. maddesinin 1. fıkrasında, "1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonlarının faaliyetlerinin sürdürüldüğü dönemde üzerlerinde bulundukları, mülkiyeti kapatılanların sahibi gerçek veya tüzel kişilere ait taşınmazlardan 1/1/2014 tarihi ila bahse konu yerlerin kapatılma tarihleri arasında üçüncü kişilere devri yapılmış olan ve üzerinde kapatılanlar tarafından aynı faaliyete kapatılma tarihi itibarıyla devam edilen taşınmazların devir işlemleri muvazaalı kabul edilir ve tapuda ilgisine göre Hazine veya Vakıflar Genel Müdürlüğü adına her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak resen tescil edilir." kuralı; anılan KHK'nın 12. maddesine 7088 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 2. fıkrasıyla eklenen 2. ve 3. fıkralarında ise, "2) Birinci fıkrada belirtilen taşınmazların devredildiği üçüncü kişilerin terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı veya irtibatı olması halinde, taşınmaz üzerinde aynı faaliyete devam edildiğine bakılmaksızın devir işlemleri muvazaalı kabul edilir ve tapuda ilgisine göre Hazine veya Vakıflar Genel Müdürlüğü adına her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak resen tescil edilir. (3) Bu madde kapsamında görülmekte olan davalarda konusuz kalma nedeniyle davanın esası ve yargılama giderleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir.” kuralı yer almakta idi.
7082 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 1. fıkrasının ve 7088 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 2. fıkrasıyla 675 sayılı KHK'nın (7082 sayılı Kanun ile kanunlaştı) 12. maddesine eklenen 2. ve 3. fıkralarının iptali istemiyle yapılan başvuru sonucunda, Anayasa Mahkemesinin, 22/11/2023 tarih ve 32377 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu kurallar ile 7086 sayılı Kanun'un 4. maddesinin benzer nitelikte olduğu, Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla söz konusu maddenin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline hükmedildiği, anılan kararın gerekçesinde; kural kapsamındaki devir ve temliklerin (sözleşmeler) aksinin iddia ve ispat edilmesi mümkün olmayan kanuni bir karine oluşturulmak suretiyle geçersiz hale getirildiğinin, başka bir ifadeyle kayyım atanan şirketlerde ortaklık pay ve hakkını devralan iyi niyetli üçüncü kişilerin kuralla getirilen kanuni karinenin aksini, yani işlemin muvazaalı olmadığını iddia ve ispat etme imkânlarının bulunmadığının, bu yönüyle kuralın ihdas amacına uygun kullanılmasını sağlayacak ve bu konudaki keyfilikleri önleyecek yasal güvencelerin temin edilmediğinin, hukuki ilişkinin kurulduğu tarih itibarıyla yürürlükte olan kanun hükümlerine uygun olarak kazanılan şirket ortaklık pay ve hakkının aksinin iddia ve ispat edilmesi mümkün olmayan kanuni bir karineyle muvazaalı olduğu kabul edilerek ortadan kaldırılmasını öngören kuralın kişilere aşırı bir külfet yükleyerek mülkiyet hakkına ve sözleşme özgürlüğüne orantısız ve dolayısıyla ölçüsüz bir sınırlama getirdiğinin belirtildiği, dava konusu kurallar açısından söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmadığından 7086 sayılı Kanun'un 4. maddesinin Anayasa'ya uygunluk denetiminde belirtilen gerekçelerin bu kurallar yönünden de geçerli olduğu, bu nedenle anılan kuralların Anayasa’nın 13., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan (7082 sayılı Kanunla kanunlaşan) yukarıda yer verilen 675 sayılı KHK kuralı, yine yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiğinden, Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümesi ve söz konusu karardan önce, yürürlükte olan Anayasa'ya aykırı kurala göre tesis edilen işlemlere karşı açılan ve halen görülmekte olan davaların Anayasa Mahkemesi kararından ne şekilde etkileneceği hususunun öncelikle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Anayasa'nın, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez"; beşinci fıkrasında, "İptal kararları geriye yürümez"; altıncı fıkrasında ise, "Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." kuralları yer almaktadır.
Anayasa Mahkemesince bir kanunun tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. Aksine durum ise, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturur.
Yukarıda açık metinlerine yer verilen ve Anayasa'da düzenlenmiş olan kurallar ile Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamenin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurma hakkına sahip olan kişilerin de, kendi hak ve menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olmasının hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği açıktır.
Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin yasal dayanağını oluşturan kanuni düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararıyla iptal edildiği ve bu kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı 22/11/2023 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından; Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşik içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmü dayanak alınarak tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.