WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

DANIŞTAY 5. DAIRE

A- A A+

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2019/3008 E.  ,  2024/2587 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/3008
Karar No : 2024/2587

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : … A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

2- (DAVALI) : … Valiliği / …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve …, K:… sayılı istinaf başvurularının reddine dair kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı Şirket tarafından, Yozgat ili, Merkez ilçesi, … mahallesi, … ada, … parsel, … Blok, 8 nolu bağımsız bölümde lehlerine tesis edilen … tarih ve … yevmiye nolu ipoteğin, 675 sayılı KHK'nın 12. maddesine istinaden tüm kısıtlamalardan ve taşınmaz yükünden ari olarak terkin edilerek Maliye Hazinesi adına tescil edilmesi üzerine, ipotek haklarına istinaden 175.980,00 TL tutarındaki alacağın kendilerine ödenmesi ya da terkin edilen söz konusu ipoteğin kaldırıldığı şartlarla tekrar kurulması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararında; Yozgat ili, Merkez ilçesi, … mahallesi, … ada, … parsel, B Blok, … nolu bağımsız bölümün tapuda ... Yayın Turizm İç ve Dış Tic. A.Ş. adına kayıtlı iken 25/11/2015 tarihinde D.K. isimli kişiye satış yoluyla devredildiği, akabinde davacı kurum tarafından üçüncü bir şirkete kullandırılacak olan kredi borcu karşılığında söz konusu taşınmazın malikinin onayı ile kurum lehine taşınmaz üzerine 28/12/2015 tarih ve ... yevmiye nolu işlem ile ipotek tesis edildiği, anılan taşınmazı D.K. isimli kişiye devreden ... Yayın Turizm İç ve Dış Tic. A.Ş.'nin 670 sayılı KHK uyarınca 07/10/2016 tarihinde re'sen ticaret sicilinden terkin edildiği, 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı KHK'nın 12. maddesi gereğince Yozgat Valiliği Tapu Müdürlüğü'nün … tarih ve … yevmiye nolu işlemi ile taşınmaz üzerindeki ipoteğin tüm kısıtlamalardan ve taşınmaz yükünden ari olarak Maliye Hazinesi adına tescil edilmesine karar verildiği, davacı tarafından bu kez anılan taşınmaz üzerinde önceden tesis edilen ipotek haklarına istinaden 175.980,00 TL tutarındaki alacağın kuruma ödenmesi, ya da terkin edilen söz konusu ipoteğin kaldırıldığı şartlarla tekrar kurulması istemiyle yapılan 20/06/2017 günlü ve ... sayılı başvurunun zımnen reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, 675 sayılı KHK'nın 12. maddesi hükmü gereğince davaya konu taşınmazın ... Yayın Turizm İç ve Dış Tic. A.Ş. adına kayıtlı iken (670 sayılı KHK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 07/10/2016 tarihinde ticaret sicilinden re'sen terkin edilen) 25/11/2015 tarihinde D.K. isimli kişiye satış yoluyla muvazaalı olarak devredildiğinin kabulü gerektiğinden, söz konusu taşınmazın üzerindeki tüm kısıtlamalardan ve taşınmaz yükünden ari olarak (diğer bir deyişle davacı kurum lehine taşınmaz üzerinde önceden kurulmuş bulunan ipoteğin terkin edilerek) tapuda Maliye Hazinesi adına devredildiği anlaşıldığından; davacı tarafından söz konusu taşınmaz üzerinde önceden tesis edilen ipotek haklarına istinaden 175.980,00 TL tutarındaki alacağın müvekkil kuruma ödenmesi ya da terkin edilen söz konusu ipoteğin kaldırıldığı şartlarla tekrar kurulması istemiyle yapılmış olan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve …, K:… sayılı kararıyla; İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından davacı ve davalının istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, bankalarının iyi niyetli 3. şahıs olarak tapu kaydına güvenerek tescil edilen ipotek uyarınca kredi kullandırdığı, terkin edilen ipoteğin alacaklarının teminatını teşkil ettiği, söz konusu terkin işlemi nedeniyle alacaklarının tahsilinin güç hale geleceği, tapuya güven ilkesi uyarınca iyi niyetli olarak ipotek tesisinden dolayı bankalarının hakkının korunması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, vekillerinin hukuki yardımda bulunması nedeniyle lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davacı ve davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve .., K:… sayılı istinaf başvurularının reddine dair kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY:
670 sayılı KHK ile kapatılan Parıltı ... Yayın Turizm İç ve Dış Tic. A.Ş. adına kayıtlı iken D.K. isimli kişiye satılan Yozgat ili, Merkez ilçesi, … mahallesi, … ada, … parsel, … Blok, … nolu bağımsız bölümde davacı şirket lehine … tarih ve … yevmiye nolu ipotek tesis edilmiştir.
675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) "Muvazaalı devir işlemleri" başlığını taşıyan 12. maddesi uyarınca söz konusu satışın muvazaalı olduğundan bahisle taşınmaz, tüm kısıtlamalardan ve taşınmaz yükünden ari olarak terkin edilerek Maliye Hazinesi adına tescil edilmiştir.
Davacı şirket tarafından, ipotek haklarına istinaden 175.980,00-TL tutarındaki alacağın kendilerine ödenmesi ya da terkin edilen söz konusu ipoteğin kaldırıldığı şartlarla tekrar kurulması istemiyle 20/06/2017 tarihinde Yozgat KHK İşlemleri İl Bürosuna yapılan başvuru zımnen reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kanunlaşan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Muvazaalı devir işlemleri" başlığını taşıyan 12. maddesinin 1. fıkrasında, "1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonlarının faaliyetlerinin sürdürüldüğü dönemde üzerlerinde bulundukları, mülkiyeti kapatılanların sahibi gerçek veya tüzel kişilere ait taşınmazlardan 1/1/2014 tarihi ila bahse konu yerlerin kapatılma tarihleri arasında üçüncü kişilere devri yapılmış olan ve üzerinde kapatılanlar tarafından aynı faaliyete kapatılma tarihi itibarıyla devam edilen taşınmazların devir işlemleri muvazaalı kabul edilir ve tapuda ilgisine göre Hazine veya Vakıflar Genel Müdürlüğü adına her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak resen tescil edilir." kuralı; anılan KHK'nın 12. maddesine 7088 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 2. fıkrasıyla eklenen 2. ve 3. fıkralarında ise, "2) Birinci fıkrada belirtilen taşınmazların devredildiği üçüncü kişilerin terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı veya irtibatı olması halinde, taşınmaz üzerinde aynı faaliyete devam edildiğine bakılmaksızın devir işlemleri muvazaalı kabul edilir ve tapuda ilgisine göre Hazine veya Vakıflar Genel Müdürlüğü adına her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak resen tescil edilir. (3) Bu madde kapsamında görülmekte olan davalarda konusuz kalma nedeniyle davanın esası ve yargılama giderleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir.” kuralı yer almakta idi.
7082 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 1. fıkrasının ve 7088 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 2. fıkrasıyla 675 sayılı KHK'nın (7082 sayılı Kanun ile kanunlaştı) 12. maddesine eklenen 2. ve 3. fıkralarının iptali istemiyle yapılan başvuru sonucunda, Anayasa Mahkemesinin, 22/11/2023 tarih ve 32377 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 31/05/2023 tarih ve E:2018/77, K:2023/105 sayılı kararıyla; dava konusu kurallar ile 7086 sayılı Kanun'un 4. maddesinin benzer nitelikte olduğu, Mahkemelerinin 24/06/2021 tarih ve E:2018/81, K:2021/45 sayılı kararıyla söz konusu maddenin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline hükmedildiği, anılan kararın gerekçesinde; kural kapsamındaki devir ve temliklerin (sözleşmeler) aksinin iddia ve ispat edilmesi mümkün olmayan kanuni bir karine oluşturulmak suretiyle geçersiz hale getirildiğinin, başka bir ifadeyle kayyım atanan şirketlerde ortaklık pay ve hakkını devralan iyi niyetli üçüncü kişilerin kuralla getirilen kanuni karinenin aksini, yani işlemin muvazaalı olmadığını iddia ve ispat etme imkânlarının bulunmadığının, bu yönüyle kuralın ihdas amacına uygun kullanılmasını sağlayacak ve bu konudaki keyfilikleri önleyecek yasal güvencelerin temin edilmediğinin, hukuki ilişkinin kurulduğu tarih itibarıyla yürürlükte olan kanun hükümlerine uygun olarak kazanılan şirket ortaklık pay ve hakkının aksinin iddia ve ispat edilmesi mümkün olmayan kanuni bir karineyle muvazaalı olduğu kabul edilerek ortadan kaldırılmasını öngören kuralın kişilere aşırı bir külfet yükleyerek mülkiyet hakkına ve sözleşme özgürlüğüne orantısız ve dolayısıyla ölçüsüz bir sınırlama getirdiğinin belirtildiği, dava konusu kurallar açısından söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmadığından 7086 sayılı Kanun'un 4. maddesinin Anayasa'ya uygunluk denetiminde belirtilen gerekçelerin bu kurallar yönünden de geçerli olduğu, bu nedenle anılan kuralların Anayasa’nın 13., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan (7082 sayılı Kanunla kanunlaşan) yukarıda yer verilen 675 sayılı KHK kuralı, yine yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiğinden, Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümesi ve söz konusu karardan önce, yürürlükte olan Anayasa'ya aykırı kurala göre tesis edilen işlemlere karşı açılan ve halen görülmekte olan davaların Anayasa Mahkemesi kararından ne şekilde etkileneceği hususunun öncelikle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Anayasa'nın, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez"; beşinci fıkrasında, "İptal kararları geriye yürümez"; altıncı fıkrasında ise, "Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." kuralları yer almaktadır.
Anayasa Mahkemesince bir kanunun tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. Aksine durum ise, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturur.
Yukarıda açık metinlerine yer verilen ve Anayasa'da düzenlenmiş olan kurallar ile Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamenin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurma hakkına sahip olan kişilerin de, kendi hak ve menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olmasının hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği açıktır.
Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin yasal dayanağını oluşturan kanuni düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararıyla iptal edildiği ve bu kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı 22/11/2023 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından; Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşik içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmü dayanak alınarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmakla kararın bozulması gerekmiştir.
Davalı idare vekili tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararı vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiş ise de, mahkeme kararı esas itibarıyla bozulmuş olduğundan ve bozma kararı üzerine verilecek kararda bu husus hakkında yeniden değerlendirme yapılacağından, bu aşamada ayrıca hüküm kurulmamıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve …, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 07/03/2024 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.