Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/433 E. , 2024/1601 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/433
Karar No : 2024/1601
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
2- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
MÜDAHİL (DAVALILAR YANINDA) : …
İSTEMİN ÖZETİ : Danıştay Dördüncü Dairesinin 26/10/2023 tarih ve E:2023/13217, K:2023/5752 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davalılar ve davalılar yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Kararın düzeltilmesi kabulü ile Dairemiz onama kararının kaldırılarak, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının, Dairemiz kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince işin gereği görüşüldü:
Karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın düzeltilmesini gerektirecek nitelikte görüldüğünden, Danıştay Dördüncü Dairesinin 26/10/2023 tarih ve E:2023/13217, K:2023/5752 sayılı kararının kaldırılmasına karar verilerek, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına ilişkin temyiz başvurusu yeniden incelendi:
Dava; davacıya ait bağımsız bölümün de yer aldığı, İzmir ili, Konak ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazda bulunan binanın 6306 sayılı Kanun uyarınca riskli yapı olarak belirlendiğinden bahisle, 6306 sayılı Kanun ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nde belirtilen işlemlerin gerçekleştirilmesi ve riskli yapının yıktırılmasına ilişkin İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … günlü, … sayılı işlemi ile anılan Kanun ve Yönetmelik uyarınca 90 gün içerisinde yapının yıkılmasına ilişkin Konak Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğünün … günlü, … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun'un 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemektir." hükmü ile Kanun'un amacı ortaya konulmuş; "Tahliye ve yıktırma" başlıklı 5. maddesinin 3. fıkrasında ise, "Uygulamaya başlanmadan önce, riskli yapıların yıktırılması için, bu yapıların maliklerine altmış günden az olmamak üzere süre verilir. Bu süre içinde yapı, malik tarafından yıktırılmadığı takdirde, yapının idari makamlarca yıktırılacağı belirtilerek ve tekrar süre verilerek tebligatta bulunulur. Verilen bu süre içinde de maliklerince yıktırma yoluna gidilmediği takdirde, bu yapıların insandan ve eşyadan tahliyesi ve yıktırma işlemleri, yıktırma masrafı ile gereken diğer yardım ve krediler öncelikle dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere, mahallî idarelerin de iştiraki ile mülki amirler tarafından yapılır veya yaptırılır." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
İptal davasının konusunu oluşturan idari işlemler, kişiler üzerinde yeni bir hukuki durum yaratma veya değiştirme gibi sonuçlar doğurmakta olup, görevli ve yetkili yargı merciince iptal edilinceye veya işlemi tesis eden idarece geri alınıncaya, kaldırılıncaya, değiştirilinceye veya düzeltilinceye kadar hukuki geçerliliğini korumaktadır.
Bir idari işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi halinde, söz konusu kararın, dava konusu işlemin tesis edilmesi sırasında unsurlarında bulunan sakatlıkları saptadığı, işlemi yapıldığı andan başlayarak ortadan kaldırdığı, bu özelliği nedeniyle geriye yürüyen sonuçlar doğurduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Dolayısıyla, iptal kararları, iptali istenilen idari tasarrufu ve ona bağlı işlemleri tesis edildikleri tarihten itibaren ortadan kaldırarak bu tasarruf ve işlemlerin tesisinden ve icrasından önceki hukuki durumun yürürlüğünü sağlar.
İptal kararı ile hukuki varlığı sona eren idari işlemin tesis edildiği andan itibaren ortadan kalkacağı idare hukukunun en temel ilkelerinden biridir. İdare tarafından tesis edilmiş olan işlemin sakatlığının, idari yargı yerince tespit edilmesi sonucu verilen iptal kararı bütün ilgililer için sonuç ifade edecektir. Genel düzenleyici işlemlerin iptali halinde bütün ilgilileri açısından sonuç doğuracağı konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Bununla birlikte, genel düzenleyici işlem niteliğinde olmayan ancak birden çok kişiyi etkileyen ya da etkilemesi muhtemel nitelikteki bir işlemin, bu kişilerden biri tarafından açılan dava sonucunda iptal edilmiş olması halinde, iptal kararının, kural olarak, bütün ilgilileri etkileyeceğinin kabulü gerekmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesinin birinci fıkrasında "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez..." hükmü yer almaktadır.
Dosyanın ve Danıştay Ondördüncü Dairesinin E:2016/3297 sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden; İzmir ili, Konak ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazda bulunan binanın 6306 sayılı Kanun uyarınca riskli yapı olarak belirlendiğinden bahisle, 6306 sayılı Kanun ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği uyarınca 90 gün içerisinde yapının yıkılmasına ilişkin Konak Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğünün … günlü, … sayılı işleminin iptali istemiyle farklı bir bağımsız bölüm maliki tarafından açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının davalı idare tarafından temyiz edilmeyerek kesinleştiği, bununla birlikte anılan İdare Mahkemesi kararı yalnızca davalı yanında müdahil tarafından temyiz edilmiş ise de, Danıştay Ondördüncü Dairesinin 28/04/2016 tarih ve E:2016/3297, K:2016/3621 sayılı kararı ile davalı yanında müdahilin temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda; İzmir ili, Konak ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazda bulunan binanın 6306 sayılı Kanun uyarınca riskli yapı olarak belirlendiğinden bahisle, 6306 sayılı Kanun ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği uyarınca 90 gün içerisinde yapının yıkılmasına ilişkin Konak Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğünün … günlü, … sayılı işleminin iptali yolunda kesinleşmiş bir idari yargı kararı bulunduğu hususu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken; söz konusu husus dikkate alınmadan davanın reddi yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Bu nedenle, temyiz isteminin kabulüne, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 07/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!