Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/822 E. , 2024/2488 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/822
Karar No : 2024/2488
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ..
VEKİLİ: Av. ..
2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi 6.. Vergi Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Dış Ticaret ve Pazarlama Anonim Şirketi'nden alınamayan 2005, 2006, 2008 ve 2011 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu 1 takip numaralı ödeme emri içeriği vergi ve cezaların vadelerinin 2013 ve 2014 yılları olduğu, asıl borçlu şirket adına düzenlenen 06/03/2013 tarih ve 8 takip numaralı ödeme emrinin 16/03/2013 şirket adresinde şirket yetkilisine, diğer bir kısım ödeme emirlerinin ise 02/08/2013, 04/02/2014 ve 21/05/2014 tarihlerinde şirket adresinde şirket çalışanına tebliğ edildiği, dava konusu ödeme emirlerinin tebliğinin usulüne uygun yapılmaması nedeniyle dava açıldığı tarihte dava konusu ödeme emirlerinin öğrenildiğinin kabulü gerektiği dikkate alındığında, söz konusu amme alacaklarının sırasıyla 31/12/2018 ve 31/12/2019 tarihlerinde tahsil zamanaşımına uğradığı, 3 ila 6 takip numaralı ödeme emirleri ile 2 takip numaralı ödeme emrinin diğer kamu alacağına ilişkin kısmının asıl borçlu şirkete ait muhtelif dava dosyalarından kaynaklandığı, davacının, asıl borçlu şirketin 09/12/2005 tarihli genel kurul kararıyla yönetim kurulu başkan vekili seçildiği, 16/05/2009 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği ve bu tarih itibariyle kanuni temsilcilik sıfatı sona erdiğinden bu tarihten sonraki borçlardan sorumluluğunun bulunmadığı, 2 takip numaralı ödeme emrinin kalan kısmı hakkında ise, asıl amme borçlusu şirket hakkında kesinleşen kamu alacağının yapılan mal varlığı araştırması sonucunda anılan şirketten tahsil edilememesi nedeniyle, ilgili dönemde kanuni temsilci olan davacıdan tahsilinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle 2 takip numaralı ödeme emrinin 2008 yılının Mart ve Nisan dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşan kısmı yönünden dava reddedilmiş, diğer ödeme emirleri ve 2 takip numaralı ödeme emrinin kalan kamu alacaklarına ilişkin kısmı ise iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, takibe konu kamu alacağından sorumluluğunun bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan ve kesinleşen kamu alacağının davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Asıl borçlu ... Dış Ticaret ve Pazarlama Anonim Şirketinin yönetim kurulu üyesi olan ...Mümessillik İthalat İhracat Limited Şirketi'ni temsilen yönetim kurulunda yer alan davacı adına, asıl borçlu şirketten alınamayan 2005, 2006, 2008 ve 2011 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 312. maddesinde anonim şirketlerin esas mukavelesiyle tayin ve umumi heyetçe intihap edilmiş en az üç kişiden ibaret bir idare meclisinin bulunacağı, idare meclisinin pay sahibi aza ortaklardan teşekkül edeceği, pay sahibi olan hükmi bir şahsın idare meclisi azası olamayacağı; fakat hükmi şahsın temsilcisi olan hakiki şahısların idare meclisine aza seçilebilecekleri belirtilmiş; 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 359. maddesinde ise anonim şirketin, esas sözleşmeyle atanmış veya genel kurul tarafından seçilmiş bir veya daha fazla kişiden oluşan bir yönetim kurulu bulunduğu, bir tüzel kişi yönetim kuruluna üye seçildiği takdirde tüzel kişiyle birlikte tüzel kişi adına, tüzel kişi tarafından belirlenen sadece bir gerçek kişinin de tescil ve ilan olunacağı kural altına alınmış, 359. maddenin gerekçesinde de tüzel kişinin temsilcisinin üye seçilmesi ile üyenin (temsilcinin) tüzel kişi ile arasındaki bağın kesildiği ve tüzel kişinin temsilcisinin eylem ve kararlarından sorumlu tutulmayacağı şeklindeki teorinin reddedildiği, tüzel kişi yönetim kuruluna bizzat gelemeyeceği için toplantılara katılacak gerçek kişinin onun tarafından belirleneceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer alan yasal düzenlemelerden, 01/07/2012 tarihinden sonra tüzel kişilerin anonim şirket yönetim kurulu üyesi olabileceği, anılan tarih öncesinde ise tüzel kişilerin anonim şirket yönetim kurulunda temsilcileri üzerinden temsil yetkilerini kullanabileceği, bu şekilde anonim şirket yönetimine katılabilecekleri, görevlendirilen temsilcinin iradesinin temsil ettiği tüzel kişinin iradesinden bağımsız olamayacağı, böyle bir halde de kanuni temsilci olarak gerçek kişinin sorumlu tutulmasının hukuka uygun olmayacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda; davacının, asıl borçlu şirketin yönetim kurulu üyeliğine ...Mümessillik İthalat İhracat Limited Şirketini temsilen seçildiği, kendisi adına değil, temsil ettiği kurumun menfaat ve kararları doğrultusunda hareket ettiği, yönetimdeki yetkisinin temsil ettiği tüzel kişilik adına olduğu dikkate alındığında, kanuni temsilcilik sıfatıyla sorumlu tutulması mümkün olmadığından Vergi Mahkemesi kararının, davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davacı istinaf başvurusunun reddinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Davalı idare temyiz isteminin ise bu nedenle reddi gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; 2 takip numaralı ödeme emrinin, 2008 yılının Mart ve Nisan dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
3. Kararın; 1, 3 ila 6 takip numaralı ödeme emirleri ile 2 takip numaralı ödeme emrinin diğer kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davalı idare TEMYİZ İSTEMİNİN İSE REDDİNE, 30/04/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!