Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/3621 E. , 2024/1042 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/3621
Karar No : 2024/1042
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF ((DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, bir dönem kanuni temsilcisi olduğu ... Hizmetleri Limited Şirketinden tahsil edilemeyen 2010 yılının Ocak ila Kasım dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlık konusu ödeme emri içeriği kamu alacağının asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştirildiği, tahsil edilemeyeceği hususunun ortaya konulması üzerine ilgili dönemde kanuni temsilci olan davacıdan tahsili yoluna gisilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ödeme emri içeriği vergi borçlarının defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle katma değer vergisi indirimlerinin reddinden kaynaklandığı, defter ve belgelerin ibrazına dair yazının tebliğ edildiği tarihte kanuni temsilcilik sıfatının bulunmadığı, ayrıca vergi borçlarının asıl borçlu şirket tarafından 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığından, ödenmeyen vergi borçları nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu tutulamayacağı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Defter ve belgelerin ibrazına dair yazının tebliğ edildiği tarihte kanuni temsilcilik sıfatı bulunmayan davacının ödeme emri içeriği vergi borçlarından sorumlu tutulması mümkün olmadığından aksi yönde verilen temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı, 13/02/2008 tarihi itibarıyla ... Hizmetleri Limited Şirketinin ortağı ve kanuni temsilcisi olup şirket ortaklığından ayrıldığı ve kanuni temsilcilik sıfatının 04/11/2010 tarihli ortaklar kurulu kararıyla sona erdiği hususu 12/11/2010 tarih ve 7689 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmiştir.
Asıl borçlu şirket hakkında 2014 yılında vergi incelemesine başlanmış, 05/01/2015 tarihli defter ve belge isteme yazısı şirket adresinde tebliğe çıkarılmış, adreste bulunamaması nedeniyle 13/10/2015 tarihinde görüşme mektubu bırakılmıştır.
Görüşme mektubu üzerine şirket kanuni temsilcisi davalı idare ile irtibata geçerek defter ve belgelerin zayi olduğuna ilişkin zayi belgesi ibraz etmiştir.
Zayi belgesinde 2010 yılına ait alış ve satış belgeleri ve faturaların sayılmamış olması nedeniyle şirketin katma değer vergisi indirimleri kabul edilmeyerek yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2010 yılının muhtelif dönemleri için vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapılmıştır.
Tarhiyata konu vergi ve cezaların şirketten tahsil edilememesi nedeniyle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla uyuşmazlık konusu ödeme emri düzenlenmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilciler, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, bu kişilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının asıl borçlu şirketteki kanuni temsilcilik sıfatının 04/11/2010 tarihli ortaklar kurulu kararıyla sona erdiği ve dava konusu ödeme emri içeriği vergi borcunun 2010 yılına ait olup vergiyi doğuran olayın 05/01/2015 tarihli defter ve belge isteme yazısının tebliğine rağmen bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinden kaynaklandığı olayda defter ve belge ibraz etmeme fiilinde kendisine atfedilecek bir kusur bulunmayan davacının sorumluluğundan söz edilemeyeceğinden dolayısıyla asıl borçlu şirketten alınamayan defter ve belge ibraz etmemekten kaynaklı vergi ve cezaların tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığından, davanın reddi yolunda verilen karara yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 29/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!