WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

DANIŞTAY 3. DAIRE

A- A A+

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2022/3672 E.  ,  2024/1241 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/3672
Karar No : 2024/1241

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının taşınmazları üzerine, ortağı olduğu ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinden alınamayan 2005 ila 2008 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla uygulanan haczin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu haczin dayanağı olan kamu alacağının asıl borçlu şirket tarafından 2011, 2014, 2016, 2018 ve 2021 yıllarında olmak üzere sırasıyla 6111, 6552, 6736, 7143 ve 7326 sayılı Yasalardan faydalanılarak taksitlendirildiği, akabinde oluşturulan tecil dosyaları kapsamında ödeme yapılmayarak ihlal edilen yapılandırmaların iptal edildiği; ancak, son yapılandırmanın iptali sonrası mevcut kamu alacaklarının tahsili amacıyla yeniden ödeme emri tanzim ve tebliğ edilmek suretiyle takip yoluna başvurulmadığı, alacakların yeniden yapılandırılmasını düzenleyen yasalar kapsamında gerçekleştirilen başvurular sonucu borcun tutarı, vadesi, dönemi ve ödenmemesi halinde sorumlu tutulacak kişinin değiştiği, borcun artık nitelik değiştirdiği kabul edildiğinden eski borcun sona erdiği, yeni bir borç doğduğu, eski borçlunun sorumluluğu da ortadan kalktığından yenilenen bu borcun ödenmemesi halinde ise öncelikle asıl borçluya, asıl borçludan tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması durumunda da yapılandırma ve vade tarihlerindeki asıl borçlu şirketin temsilcisi ve ortağına yönelinmesi gerektiğinden yenilenen dava konusu borçlar için öncelikle asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenip usulüne uygun tebliğ edildikten sonra yapılacak malvarlığı araştırması ile tahsil olanaksızlığının ortaya konulması şartıyla, söz konusu borçlar bakımından şirket ortağı sıfatıyla sorumluluğu bulunan davacı hakkında takibe geçilmesi gerekirken, bu işlemler yapılmadan amme alacağının tahsilini teminen şirket ortağı olan davacıya ait taşınmazlar üzerinde uygulanan hacizde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yapılandırma ile eski borcun ortadan kalkarak yeni bir borç doğmadığı, borcun hukuki nitelik değiştirmediği, yapılandırmanın ihlali sonucu takip sürecinin yeniden başlatılmasının amme alacaklarının bir an önce Hazineye intikali amacına uygun düşmeyeceği, dava konusu hacze dayanak amme alacağı yapılandırılmışsa da yapılandırma ihlal edildiğinden ilgili dönemde yönetici olan davacının sorumluluğunun devam ettiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İİNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Davacının ortağı olduğu ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinden alınamayan 2005 ila 2008 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla taşınmazları üzerine uygulanan haczin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenmiştir.
Davalı idare tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden dava konusu haczin dayanağı ödeme emirlerinin davacıya bilinen adresinde tebligat yapılamaması nedeniyle ilanen tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. maddesinin uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan şeklinde, limited şirket ortaklarının,
şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları kurala bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri, vergilendirmeyle ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri
bilinmeyenlere ilan yoluyla tebliğ edileceği, 94. maddesinde, tebliğin mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere, tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılacağı, tüzel kişilerin müteaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılmasının kafi olduğu, tebliğin, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müstahdemlerinden birine yapılacağı, 102. maddesinde, tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve keyfiyetin muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memurunun durumu zarf üzerine yazacağı ve mektubun posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği, bu işlemlerin komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyetin taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tespit olunacağı, 103. maddesinde ise muhatabın adresi hiç bilinmezse, bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa tebliğin ilanen yapılacağı düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Ortakların şirket borcundan dolayı takip edilebilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak asıl borçlu şirket hakkında kesinleşmiş bir vergi borcunun bulunması ve usulüne uygun tüm takip yollarının tüketilmesine karşın, borcun tüzel kişiliğin (şirketin) varlığından tamamen veya kısmen alınamadığının açıkça ortaya konulması gerekir.
Dava konusu haczin dayanağı davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin davalı idarece tebliğ edildiği iddia edilmekle birlikte Mahkemece verilen ara kararı ile istenilmesine rağmen ödeme emirlerinin davacının bilinen adresinde tebliğ edilmeye çalışıldığını gösterir tebliğ alındısının veya buna ilişkin hiç bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmaması karşısında kamu alacağının davacı nezdinde usulüne uygun kesinleştirildiğinden, dolayısıyla haciz aşamasına gelmiş bir alacağın varlığından bahsedilemeyeceğinden, belirtilen nedenle hukuka uygun düşmeyen haczin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin yazılı gerekçeyle iptaline dair Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 08/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.