WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

DANIŞTAY 2. DAIRE

A- A A+

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/9062 E.  ,  2024/1340 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9062
Karar No : 2024/1340

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Dava, … İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta olan davacı tarafından; emniyet hizmetleri sınıfı personelinin senelik izinlerini keserek görev yerlerine dönmelerine yönelik Emniyet Genel Müdürlüğü emri uyarınca 09/10/2014 tarihinde görevine başlaması gerekirken, 17/10/2014 tarihine kadar görevine gitmeyerek kesintisiz olarak 5 günden fazla süreyle kabul edilebilir bir özrü bulunmaksızın görevine gitmediği iddiasıyla başlatılan disiplin soruşturması sonucunda "izinsiz ya da kurumca kabul edilebilir özrü olmaksızın, kesintisiz olarak 5 günden çok ve 9 güne kadar (9 gün dahil) görevine gelmemek" disiplin suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/C-1 maddesi uyarınca "20 ay uzun süreli durdurma" ile cezalandırılmasına ilişkin Gaziantep Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ... İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; davacının emrin bildirim tarihinden itibaren en geç 09/10/2014 tarihinde görevine başlaması gerekirken, 17/10/2014 tarihine kadar görevine gitmeyerek kesintisiz olarak 5 günden fazla süreyle kabul edilebilir bir özrü bulunmaksızın görevine gitmediğinin sabit olduğu; davacı tarafından, cep telefonuna 07/10/2014 günü gelen mesajı göremediği ve 16/10/2014 tarihine kadar her türlü iletişim imkanından uzakta olduğunun ileri sürüldüğü, ancak davacının iddiasının birçok varsayımın (mesajın yanlışlıkla silindiği, mesajın gelmesinden hemen sonra cep telefonunu kullanamayacağı bir yere geçilmiş olduğu, bulunan yerde hiçbir iletişim imkanının olmadığı) bir arada gerçekleşmesine dayalı olduğu, bu durumunun hayatın olan akışına uygun düşmediği, davacının bulunduğu yere ve bulunma sebebebine ilişkin davacının yakını Mehmet U. tarafından da çelişkili beyanlarda bulunulduğu, bu itibarla davacının iddiasına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, göreve dönmesine yönelik olarak cep telefonuna gönderilen mesajı eşinin yanlışlıkla bütün mesajları silmesi nedeniyle göremediği, bu tarihten itibaren 16/10/2014 tarihine kadar cep telefonlarının çekmediği, eşinin kardeşinin yaşadığı yaylada bulunduğu için günlük gelişmeleri takip imkanının bulunmadığı, 16/10/2014 tarihinde ilçe merkezine gitmesi üzerine gelişmelerden haberdar olup iznini keserek görevine başladığı, göreve başlamama kastının bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesinin esasında kayıtlı iken, Danıştay Başkanlık Kurulunun, Danıştay dava daireleri arasındaki iş bölümünün belirlenmesine ilişkin 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" başlıklı kısmının 6. fıkrası uyarınca gönderme kararı verilmeksizin Dairemize devredilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
… İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı, 29/09/2014 tarihinden geçerli olmak üzere 20 gün süreyle senelik izne ayrılmıştır.
Emniyet Genel Müdürlüğünün … günlü … sayılı emri ile 06-07/10/2014 tarihinde başlayan olaylar nedeniyle güvenlik zaafiyetinin yaşanmaması, kamu güvenliğinin tesisini sağlamak amacıyla izin kullanmaları nedeniyle görevlerinin başında bulunmayan emniyet hizmetleri sınıfı personelinin görevlerinin başına dönmeleri istenmiştir.
Söz konusu emir davacının cep telefonuna 07/10/2014 tarihinde SMS yoluyla iletilmiştir.
Davacı 17/10/2014 tarihinde görevine başlamıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/C-1 maddesinde, "İzinsiz ya da kurumca kabul edilebilir özrü olmaksızın, kesintisiz olarak 5 günden çok ve 9 güne kadar (9 gün dahil) görevine gelmemek" disiplin suçu için "20 ay uzun süreli durdurma cezası" öngörülmüştür.
08/03/2018 günlü, 30354 sayılı mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinin 2. alt bendinde, "İzinli bulunduğu sürede, hizmet ve görevin gerektirdiği durumlarda, görevine derhal dönmesi kendisine sözlü, yazılı ya da herhangi bir iletişim vasıtasıyla duyurulduğu halde, kabul edilebilir özrü bulunmaksızın görevine makul sürede dönmemek." fiili düzenlenmiş ve bu fiilin, onbir ila onbeş günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektirdiği düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için öncelikle davacının işlediği fiile hangi mevzuat hükmünün uygulanacağının belirlenmesi gerekmektedir.
Ceza hukuku kökenli bir ilke olan; ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen lehe olan hükmün uygulanması ilkesi; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.
İdare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Uyuşmazlıkta, dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacıya isnat edilen fiilin sabit olduğu anlaşılmaktadır.
7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinin 2. alt bendinde davacının fiili ile birebir örtüşen özel bir düzenleme yapılarak "İzinli bulunduğu sürede, hizmet ve görevin gerektirdiği durumlarda, görevine derhal dönmesi kendisine sözlü, yazılı ya da herhangi bir iletişim vasıtasıyla duyurulduğu halde, kabul edilebilir özrü bulunmaksızın görevine makul sürede dönmemek." fiiline yer verilmiş ve bu fiilin, onbir ila onbeş günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektirdiği hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda fiilin işlendiği sırada yürürlükte bulunan mevzuattan farklı olarak 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile davacının fiilinin ayrıca düzenlendiği ve karşılığı ceza ile de lehe düzenleme getirildiği görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü; E:…, K:… sayılı temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.