Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/1760 E. , 2024/417 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1760
Karar No : 2024/417
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI YANINDA MÜDAHİL): …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- …
2- …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, … Mahallesi, … Caddesi, No:… adresinde bulunan Rama Apartmanının 5 numaralı bağımsız bölümünün maliki olan davacılar tarafından, apartmanın 2 numaralı mesken nitelikli bağımsız bölümünde muayenehane açarak serbest mesleki faaliyette bulunan dava dışı Dr. … ve Dr. … adına ayrı ayrı düzenlenen muayenehane uygunluk belgelerinin iptali istemiyle yaptıkları başvurunun reddine ilişkin İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 17/02/2021 tarihli işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, … Mah. … Cad. No:…, … Apartmanı, … numaralı bağımsız bölümünde müşterek muayenehane faaliyeti gösteren Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Dr. … ve Dr. … adına … tarih ve … sayılı ve … tarih ve … sayılı muayenehane uygunluk belgelerinin düzenlendiği, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 24. maddesinde apartmanlarda hangi iş yerlerinin açılması sırasında bütün apartman sakinlerinin rızasının alınmasının zorunlu olduğunun sayma yoluyla belirtildiği, muayenehanelerin açılabilmesi için kat maliklerinin tamamının onayına gerek olmadığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince; 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu ile konut vasıflı bağımsız bölümlerde konut dışı faaliyette bulunulacak mesleklerle ilgili olarak yasaklı faaliyetlerin tek tek sayıldığı, yasaklı faaliyet harici bağımsız bölüm maliklerinin oybirliği ile hangi mesleki faaliyetlerde bulunulacağının da açıkça belirtildiği, müşterek muayenehanenin 634 sayılı Kanun'da yer alan klinik mahiyetinde olmadığı için konut vasıflı taşınmazda yasaklanan faaliyetlerden olmamakla birlikte anılan maddenin devamında yer alan bağımsız bölüm maliklerinin oybirliği ile rıza göstererek faaliyette bulunabilecekleri iş yeri mahiyetinde olduğu, davacıların ikamet ettikleri apartmanın 2 numaralı bağımsız bölümünde dava dışı Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. ... ve Dr. ... tarafından muayenehane açma istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun kat maliklerinin tamamının rızasına ilişkin belge olmadığından reddi gerekirken, bu hususa dikkat edilmeden dava dışı kişiler adına muayenehane uygunluk belgesi düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davalı idare tarafından, mevzuatta muayenehane açılmak istenen yer ile ilgili sadece yapı kullanım izin belgesinin sunulması gerektiğinin düzenlendiği, Anayasa Mahkemesince verilen karardan da açıkça anlaşılacağı gibi muayenehane açmak için binadaki maliklerin muvafakatlerinin alınmasına gerek olmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı yanında müdahil tarafından, muayenehane açmak için Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca kat maliklerinin muvafakatlerinin aranmayacağı, Anayasa Mahkemesi kararının da bu doğrultuda olduğu, davacıların da bu durumu bildiklerinden muayenehanenin mesken nitelikli taşınmazlarda açılması yasaklanan hastane veya poliklinik gibi işletildiğini ileri sürdükleri, bu durumun gerçeği yansıtmadığı, emsal olarak sunulan yargı kararlarının dava konusu uyuşmazlık yönünden emsal olarak kabul edilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından, hukuki dayanağı bulunmayan temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın, dava konusu mesken niteliğindeki bağımsız bölümde muayenehane uygunluk belgesine istinaden serbest meslek faaliyetinde bulunan Dr. ...'a ihbar edilmemiş olması nedeniyle davalı idare ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacılar, İstanbul ili, Kadıköy İlçesi, … Mahallesi, … Caddesi, … pafta, … ada, … parsel, No:… adresinde bulunan … Apartmanının 5 numaralı bağımsız bölümünün malikidir.
Söz konusu apartmanın 2 numaralı bağımsız bölümünde muayenehane açma istemiyle Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı olan Dr. … ve Dr. … tarafından idareye başvurulması üzerine İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce Dr. … adına … tarih ve … sayılı ve Dr. … adına ise … tarih ve … sayılı muayenehane uygunluk belgeleri düzenlenmiştir.
Davacılar tarafından, mesken niteliğinde bulunan bağımsız bölümde, 634 sayılı Kat Mülkiyet Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca iş yeri açılmak istenmesi durumunda bütün maliklerin rızalarının alınmasının zorunlu olduğu ve bu duruma rıza göstermediklerinden bahisle Dr. … ve … adına düzenlenen uygunluk belgelerinin iptali istemiyle idareye başvurulmuş, başvurunun reddi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak, davanın ihbarı ve bilirkişi seçimi Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır." hükmü; 2577 sayılı Kanun ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 61. maddesinde ise, "Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir. Dava kendisine ihbar edilen kişinin de aynı şartlarda bir başkasına ihbarda bulunması mümkündür ve bu şekilde ihbar tevali ettirilebilir." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari işlemlerin yargısal denetiminde işlemi tesis eden makam olarak kamu idareleri davalı konumunda yer almalarına rağmen, söz konusu idari işlem ile farklı bir statü sahibi olan üçüncü kişiler, idari işlemin iptali sonucunu doğuracak yargı kararından, davalı konumundaki idarelerden daha fazla etkilenebilmektedirler. Bu açıdan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 61. maddesinde taraflardan birinin davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişilere ihbar edebileceği düzenlenmiştir.
Davacılar tarafından, Dr. ... adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ve Dr. ... adına düzenlenen 28/08/2020 tarih ve 8507 sayılı muayenehane uygunluk belgelerinin iptali istendiğinden, bu davanın sonucundan Dr. ... ve Dr. ... isimli şahısların menfaatinin etkileneceği açıktır.
Yargılama sürecinde, İdare Mahkemesince davanın ihbarı müessesinin işletilmediği, dava dışı Dr. ... tarafından verilen ve 28/05/2021 tarihinde kayda giren dilekçede davalı yanında davaya müdahale talebinde bulunulması üzerine müdahale istemi kabul edilerek davaya dahil edildiği, ancak dava dışı diğer doktor ...'ın davadan haberdar edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davanın Dr. ... isimli şahsa ihbar edilmesinden sonra karar verilmesi gerekmekte iken, belirtilen husus gözetilmeksizin yapılan yargılama sonucunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne yönelik temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin ve davalı yanında müdahilin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 29/02/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!