TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/
KARAR NO : 2024/
HAKİM :
KATİP :
Mahkememizin 2020/... Esas sayılı Asıl Dava Dosyası Yönünden;
DAVACILAR : 1- ... -
2- ... -
3- ... -
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/03/2020
Mahkememizin 2022/... Esas sayılı Birleşen Dava Dosyası Yönünden;
DAVACILAR : 1- ... -
2- ... -
3- ... -
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2- ... -
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/03/2020
KARAR TARİHİ : 20/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; 19/11/2017 günü ... plakalı aracın sürücüsü ... yolda seyir halinde iken ...'ye çarptığını, çarpma sonucu müvekkillerinin maddi ve manevi zarar gördüğünü, bu nedenle Trafik kazasında yaralanarak beden gücü kaybına uğrayan davacının, toplanacak delillere göre (6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca) maddi tazminat tutarı belirlenerek (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere), işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden; sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılardan tahsiline, çocuk için 100,00 TL maddi tazminat 30.000,00 TL manevi tazminat, anne ... için 20.000 TL manevi tazminat, baba ... için 20.000 TL manevi tazminat, olay tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte araç sahibi ve sürücüden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe bedeli ile sınırlı olduğunu, sigorta kapsamında sigortalısının kusuru oranında kişi başına poliçe limitinin 330.000,00 TL olduğunu, davacının iddialarını kabul etmediklerini, açıklanan nedenle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; olay esasında müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ... ... plakalı aracıyla, olayın gerçekleştiği mevkide seyir ederken yolun sağ tarafında park halinde olan araçlar arasında top oynayan çocuklardan olan 2015 doğumlu ...'nın, müvekkilinin göremeyeceğini ve görmesinin de kendisinden beklenemeyecek bir pozisyondan ani bir şekilde yola fırladığını, durumu farkeden müvekkilinin ise hemen fren yaptığını ancak mesafenin kısa oluşu nedeniyle kazanın olduğunu, olay sırasında iki yaşında olan davacı ...'nin yolun sağında park eden araçlar arasında oyun oynadığını görmesinin ve kazanın oluşabileceğinin öngörülebilmesinin müvekkili açısından hayatın olağan akışına aykırılık oluşturduğunu, dikkat ve özensiz hareket ile olay arasında asıl illiyet bağının bulunduğunun kabulünün gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenle açıklanan nedenlerle davanın reddine, davanın reddi talepleri kabul görmez ise davacıların olaydaki kusurlarının gözönüne alınarak tazminat hesabının bu şekilde değerlendirilmesini ve müvekkilimizce yapılan ödemenin tazminattan düşürülmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Deliller;
... 16. Asliye Ceza Mahkemesi'ne, ... Sigorta'ya, ... Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne, ... 10. Asliye Ceza Mahkemesi'ne, ... ... Üniversitesi'ne, ... 18. İcra Dairesi'ne, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır.
... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurumu'nun 08/03/2023 tarihli raporunun sonuç kısmı "A) Davalı sürücü ...’ın %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu,B) 2015 doğumlu yaya ...’nin davranış faktörlerinin sonuç üzerinde %80 (yüzde seksen) oranında etken olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklindedir.
... Üniversitesi Tıp Fakültesi raporunda özetle; davacı kazazedenin sürekli iş göremezliğinin olmadığı ve 4 ay geçici iş göremezliğinin olduğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Eldeki davaya konu trafik kazası ile ilgili somut değerlendirmeye yer vermeden önce, davalıların sorumluluğunun hukuki temeli ile ilgili kısa açıklamalara değinmekte fayda vardır.
Trafik kazası nedeniyle üçüncü kişilerin uğradığı zararlardan; sürücü TBK m.49'da ifadesini bulan haksız fiil hükümlerine göre, işleten ise KTK m.85'te ifadesini bulan tehlike sorumluluğu hükümlerine göre, sigorta şirketi ise KTK m.91 hükmü gereğince sözleşme hükümlerine göre sürücünün kusuru oranında müteselsilen sorumludur. Burada dikkat edilmesi gereken husus, işleten ve onun sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin sürücünün kusuru oranında zarardan sorumlu olmalarıdır. Araç sürücüsünün kusursuz olması halinde, sürücü haksız fiil hükümlerine göre zarardan sorumlu olmayacağından işleten ve sigorta şirketinin de zarardan sorumlulukları doğmayacaktır. Bu bağlamda davamıza konu trafik kazasında, kazaya karışanların kusurlu hareketleri ve kusur oranlarının belirlenmesi; sürücü, işleten ve sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesi yönünden önem arz etmektedir.
Bu açıklama ışığında dosyamıza konu trafik kazası değerlendirildiğinde, mahkememizce öncelikle kazaya karışanların kusurlu hareketleri ve kusur oranlarının tespiti yoluna gidilmiştir.
Mahkememizce ATK'dan alınan kusur raporunda; kazalı ...'nın park halindeki araçlarından arasından fark edilebilirliğinin olmadığı esnada ve canını tehlikeye atacak şekilde birden taşıt yoluna çıktığı ve % 80 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'nın ise tedbirli araç kullanmadığı ve % 20 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. ATK raporu kazanın oluş şekline ve kaza ile ilgili tutulan belgelere uygun olduğundan mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Davacı kazazede ...'nın dosya kapsamında bulunan tedavi evrakları ve gerekirse bizzat muayene edilerek tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; kaza tarihi olan 19/11/2017 tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kazazedenin geçici iş göremezlik süresinin ve sürekli iş göremezlik oranının tespiti için dosya ... Üniversitesi Tıp Fakültesine gönderilmiş ve verilen raporda kazalı ...'nın sürekli iş göremezliğinin olmadığı, ancak 4 ay süre ile geçici iş göremezliğinin olduğu tespit edilmiştir. Kazazede ...'nın kaza tarihinde çocuk olması ve yaşı itibariyle çalışamayacak olması sebebiyle geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanması hukuken olanaklı olmadığından ve sürekli iş göremezliği de olmadığından maddi tazminat talebi yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat yönünden; sürücünün kazada kusurlu olması ve kazazedenin kazadan sonra 4 ay geçici iş göremezliğinin olması ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilerek manevi tazminata hükmedilmiştir. Söz konusu kazadan sonra maluliyet raporunda belirtildiği üzere kazalının sol kolunda kırık ve sağ omuzunun çıkması söz konusu olmuştur. Bu bedensel yaralanmanın mahkememizce ağır bedensel yaralanma olduğu kanaati ile kazalının anne ve babası lehine de manevi tazminata hükmedilmiştir. Sonuç olarak; paranın alım gücü de gözetilerek, kazalı lehine 8.000,00 TL anne ve babanın her biri için ise 6.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Davacıların, KTK m.97 gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerekir. Trafik kazasından kaynaklı; sigorta şirketlerine karşı açılan davaların KTK m.97 gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığına dair; BAM 20. HD. 2024/ Esas ve 2024/ Kararında aynen,
"6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. ( 4. Hukuk Dairesinin 2021/ Esas, 2022/ Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur."
şeklinde, KTK m.97 sebebiyle sigorta şirketine karşı açılan davaların zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı ve zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Diğer davalının da tacir olmaması sebebiyle zorunlu arabulucuya ödenen ücretin davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Dava açıldığında davalı ... ve sigorta şirketi birlikte davalı gösterilmiş, akabinde davalı ... yönünden dosya tefrik edilmiş ve tefrik edilen dosyanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Ancak tefrik edilen bu dosyanın istinaf edilmesi üzerine karar kaldırılmış ve yeniden davalı ...'ya karşı açılan dava işbu dava ile birleştirilmiştir. Mahkememizce kısa karar kurulurken asıl ve birleşen dosyalardan sehven ayrı ayrı hüküm kurulmamış, ancak gerekçeli karar yazımında bu husus fark edilerek, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşmayacak şekilde asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmuştur. Asıl davada ve birleşen davada davacı ...'nın davalılara karşı maddi tazminat talebi olduğundan ve maddi tazminatın reddedilme sebebi asıl ve birleşen davalı yönünden ortak olduğundan bu husus reddolunan maddi tazminata ilişkin vekalet ücretinin hesabında gözetilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;
A-) Mahkememizin 2020/... Esas sayılı Asıl Dava Dosyası Yönünden;
1-Davacı ...'nin maddi tazminat talebinin reddine,
2-Hüküm tarihi itibariyle maddi tazminat talebi yönünden alınması gereken maktu 427,60 TL karar ve ilam harcından; maddi tazminat için yatırılmış 0,34 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 427,26 TL karar ve ilam harcının davacı ...'den alınarak, hazineye irat kaydına,
3-Davacılar tarafından tüm yargılama giderlerinin maddi tazminat talebi yönünden yapıldığı ve maddi tazminat talebinin tamamen reddedildiği gözetilerek; yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı sigorta şirketi reddolunan maddi tazminat talebi yönünden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 ve m.13/2 hükümlerine göre hesaplanan 50,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak, davalı sigorta şirketine verilmesine,
5-Davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı dikkate alınarak; 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 1.320,00 TL'nin davacı ...'den alınarak, hazineye irat kaydına,
B-) Mahkememizin 2022/... Esas sayılı Birleşen Dava Dosyası Yönünden;
1-Davacı ...'nin maddi tazminat talebinin reddine,
2-Davacı ...'nin manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 8.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 19/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak, davacı ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Davacı ...'nin manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 6.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 19/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak, davacı ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-Davacı ...'nin manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 6.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 19/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak, davacı ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
5-Hüküm tarihi itibariyle manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.366,20 TL karar ve ilam harcından, manevi tazminat için yatırılmış 239,09 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.127,11 TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınarak, hazineye irat kaydına,
6-Davacılar tarafından manevi tazminat için yatırılmış 239,09 TL peşin harcın, davalı ...'dan alınarak, davacılara verilmesine,
7-Davacılar ve davalı ... tarafından münhasıran manevi tazminat talebi ile ilgili yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı ... kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.10 hükümlerine göre hesaplanan 8.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'ye verilmesine,
9-Davacı ... kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.10 hükümlerine göre hesaplanan 6.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'ye verilmesine,
10-Davacı ... kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.10 hükümlerine göre hesaplanan 6.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'ye verilmesine,
11-Davacı ...'nin reddolunan manevi tazminat talebi yönünden davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT m.10 hükümlerine göre hesaplanan 8.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak, davalı ...'a verilmesine,
12-Davacı ...'nin reddolunan manevi tazminat talebi yönünden davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT m.10 hükümlerine göre hesaplanan 6.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak, davalı ...'a verilmesine,
13-Davacı ...'nin reddolunan manevi tazminat talebi yönünden davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT m.10 hükümlerine göre hesaplanan 6.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak, davalı ...'a verilmesine,
14-Davalı ... reddolunan maddi tazminat talebi yönünden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 ve m.13/2 hükümlerine göre hesaplanan 50,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak, davalı ...'a verilmesine,
15-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
16-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/02/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!