T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/272
KARAR NO : 2024/110
DAVA : Limited Şirketin Fesih ve Tasfiyesi
DAVA TARİHİ : 25/05/2021
KARAR TARİHİ : 20/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Limited Şirketin Fesih ve Tasfiyesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... tarihinde yapılan hisse devri ile davalı şirketin 8 hissesini satın aldığını ve bu tarih itibarı ile şirketin ortağı olduğunu, söz konusu kararın ... tarih ... Sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığını, yine şirketin ... tarihli yapılan toplantısında şirket ortaklarından ... ait ... hissenin devri ile davacının davalı şirkette ... hisseye sahip olduğunu ve söz konusu kararın ... Tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığını, ... tarihli toplantı ile hisse devirleri ve yine ... tarihinde şirkete müdür atanmasına ilişkin toplantı yapıldığı Ticaret Sicil Gazetesinden öğrenilmiş ise de davacının ne yapılan toplantıdan ne de alınan kararlardan haberi olmadığını, davacının hiçbir ortağa ulaşamadığı gibi şirkete ait defter ve kayıtlara da ulaşamadığını, ortak olduktan sonra şirketin hiçbir faaliyetinin olmadığını öğrendiğini, aradan geçen zaman içinde, kuruluş ve ortak olma amacına uygun hiçbir faaliyeti olmayan davalı şirketten ayrılmak için girişimde bulunmuş ise de ne davalı şirketin adresini ne de ortaklarının adreslerinden kendilerine ulaşabildiğini, davacı şirkete ortak olmak için koymuş olduğu sermeyenin takibini yapmak bir yana, hiçbir şekilde ulaşamadığı şirketin borçları yüzünden Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından başlatılan vergi borcu sebebi hakkında haciz uygulandığını ve hacizlerin kaldırılması için 15.590,75 TL vergi borcunu ödemek zorunda kaldığını, bu borcu da içinde bulunduğu mali durum sebebi ile ancak taksit ile ödeyebildiğini, davacı söz konusu şirket ortağı olduğu tarihten bu yana hiçbir şekilde şirketin hiçbir faaliyetine, toplantısına katılmadığı gibi, ortada olmayan ve ortaklarının da nerede olduğunu bilmediği bir şirketin borçlarını ödemek tehdidi ile karşı karşıya kaldığını, son olarak, Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından davacıya gönderilen ... tarih ve ... sayılı yazı ile, şirket ortaklarından ...’in şirket ortağı ve müdürü olmadığına dair Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamının gereğinin yerine getirilmesi bu hususun Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. Maddesi gereğince şirket karar defterine işlenmesi gerektiğini ve öngörülen süre içerisinde yapılmamış olması halinde davacı hakkında idari para cezasına hükmedileceğinin bildirildiğini, davacının ... tarihinde, Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğüne başvuru yaparak şirketin güncel adresini ve aktif olup olmadığını tespit etmek istediğini, Vergi Dairesi tarafından davacıya verilen cevabi yazıda, şirketin ... yılında işi terk ettiğinin öğrenildiğini, davacının 2006 yılından itibaren hiçbir şekilde şirket veya ortakları ile bir araya gelemediğini, son iki toplantının davacının yokluğunda yapıldığını ve davacı ile şirket ve ortakları arasında resmi kayıtlar dışında hiçbir şekilde organik bağ kurulamadığı gibi davacı şirketin hiç bir kayıt ve defterinin de inceleme imkanı bulamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davalı ... ... Ltd. Şti’nin feshine karar verilmesini, bu talepleri kabul edilmediği takdirde davacının şirket ortaklığından çıkarılmasını, ücreti vekaletin ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş, cevap vermeyerek davanın reddini istemiştir.
Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı şirkete ait sicil dosyası, davalı şirketin üyeliği askıya alınan ve oda kaydı silinecek olan üye listesinde bulunup bulunmadığı hususlarında gönderilen bilgi ve belgeler dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya Kurumlar Vergi Dairesine müzekkere yazılarak davalı şirketin aktif olarak vergi kaydının bulunup bulunmadığı, vergi borcunun bulunup bulunmadığı, davalı şirketi mali müşaviri, vergi borcuna ilişkin olarak davacı tarafından ödeme var ise buna ilişkin kayıt ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya SGK'ya müzekkere yazılarak davalı şirketin SGK borcunun bulunup bulunmadığına ilişkin kayıt ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamından kesinleşme şerhini içerir örneği celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya İl Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı şirketin dava dilekçesinde belirtilen adresinde faal olup olmadığı hususunda düzenlenen tutanak celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava dilekçesi ekinde ibraz edilen ödeme makbuzlarına ilişkin ödemelerin şirket adına davacı ... tarafından yapılıp yapılmadığı hususunda gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada; Davalı şirket müdürünün (temsilcisinin) bulunmadığı, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih, ... Esas, ... sayılı kesinleşmiş ilamı ile anlaşılmış olmakla şirketi bu davada temsil ettirmek üzere 4721 sayılı Kanun 427 maddesi gereğince temsil etmek üzere kayyım atanması için davacı tarafa süre verilmiş, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ... K sayılı karar ile şirkete temsil kayyumu olarak Av.... atanmış, karar kesinleşmiş olmakla temsil kayyumu adına duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek usulüne uygun taraf teşkili sağlanmıştır.
Dosya 23/05/2023 tarihli oturum 1 nolu ara karar gereği re'sen seçilecek bir mali müşavir bilirkişiye tevdi ile davacının şirketin haklı sebeple feshi talebine ilişkin olarak şirket ticari defterlerinin bulunmaması nedeniyle gerekirse vergi dairesindeki kayıtlar şirkete ait bilançolar dikkate alınmak suretiyle inceleme yapılarak şirketin haklı sebeple feshine ilişkin koşulların bulunup bulunmadığı, haklı sebebe ilişkin koşullar mevcut değil ise davacının şirketten çıkmasına ilişkin koşulların mevcut olup olmadığı hususunda mahkeme ve yargı denetimine elverişli rapor tanzimine karar verilmiş, mali müşavir bilirkişi ... tarafından mahkememize ibraz edilen 14/12/2023 tarihli raporda özetle; "...Davacının, % 16 hisse karşılığı koyduğu ... TL sermaye ile ortağı olduğu ... ... Limited Şirketi'nin 2006 yılından itibaren herhangi bir ticari faaliyetinin ve aktif bir malvarlığının olmaması,
Şirketin vergisel yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve bilinen adreslerinde bulunmaması, gayrı faal olması, bu nedenle Vergi Dairesi tarafından mükellefiyetinin ... tarihi itibariyle resen terk ettirilmesi,
Şirketin ticari defter ve belgeleri ile kayıtlarına ulaşılamaması,
Davacının şirkette hissedar olduktan sonra şirket ortaklarınca yapılan toplantıların hiç birinde davacının yer almaması, toplantıların davacının bilgisi dışında yapılması,
Şirket hisse devirlerinin ve organ atamalarının yine davacı şirket ortağının bilgisi ve onayı dışında sahte belgeler ile yapılması,
Şirket ortağı ve yetkilisi olarak görülen ...'in şirket hisse devirlerinin ve şirket müdürlük atamasının sahte belgeler ile yapılması nedeniyle ...'in ortaklık ve müdürlük vasfının Mahkemece iptal edilmesi, bu şekilde şirketin uzun süre organsız kalması,
Bu sahte belge ile yapılan hisse devri ve müdürlük atamasında şirket ortağı ...'in bilgisi ve dahlinin olması ve bu işlemden dolayı Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinde görülen ... Esas sayılı Resmi Belgee Sahtecilik suçundan Mahkemenin ... tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı Karar ile sanık ve aynı zamanda şirket ortağı olan ...'in 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılması,
Şirket ortağı ...'in şirkete ve davacı şirket ortağına karşı işlemiş olduğu bu suçtan dolayı, bu aşamadan sonra hayatın olağan akışında şirket ortakları olarak bir araya gelme, şirketin amaç ve gayesine uygun hareket etme imkan ve olanağı olmaması,
Şirketin ortada herhangi bir malvarlığı olmaması, borçlarının en son tespit edilen özvarlık tutarının çok üzerinde olması, şirketin mevcut borçlarını ödeme kabiliyetinin olmaması,
Şirketin borç yükünün sadece davacı tarafça hissesine düşen oranda yapılandırılarak ödenmesi, diğer ortaklarca veya şirketçe başkaca bir ödemede bulunulmaması,
Davacının şirket ortaklığından çıkması halinde şirketin gayrıfaal olması ve ortada bir malvarlığından ziyade borç yükünün olması, bu nedenle davacının kazanç gayesi ile sermaye koyarak hissedar olduğu şirkette kazançtan ziyade borç yükü altına girmesi hususları hep birlikte değerlendirildiğinde;
Takdiri ve Değerlendirilmesi Yüce Mahkemenize ait olmak üzere Davacının % 16 hisse karşılığı koyduğu ... TL sermaye ile hissedarı ve ortağı olduğu ... ... Limited Şirketi'nin feshine ilişkin haklı sebeplerin bulunduğu, " sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, limited şirket ortağı olan davacı tarafından limited şirketin TTK 636 gereği haklı sebeple feshi, olmadığı taktirde TTK 638.maddesi gereği şirketten çıkma istemine ilişkindir.
Mahkememizce incelenmesi gereken hususun davacının şirketin feshine ilişkin haklı sebeplerin bulunup bulunmadığı yönündeki delillerin değerlendirilmesi ile şirketin feshinin gerekip gerekmediği, şirketin ekonomik faaliyetine devamı mümkün ise bu takdirde çıkmaya ilişkin yasal koşulların davacı yönünden oluşup oluşmadığının incelenmesi gerektiğidir.
Şirkette 16 paya sahip davacı tarafından davalı şirketin 2006 yılından beri faal olmadığı, vergi kaydının terkin edildiği, şirket ortaklarına ulaşılamadığı, şirketin vergi borçları nedeniyle kendisinin sorumlu tutulduğu gerekçesiyle şirketin haklı sebeple feshi talebinde bulunulmuştur.
Limited şirkette sona erme ve sona ermenin sonuçlarını düzenleye TTK 636.maddesinde; "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. " düzenlemesi mevcuttur.
Dava, limited şirketin feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Dava sebebinin dayandığı TTK' da 636. maddesinde haklı sebep kavramı tanımlanmamıştır. Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi sebepler haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 13/10/2015 tarih 2014/14049 Esas - 2015/10415 Karar sayılı emsal içtihatında; "...
102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesine göre de, haklı sebeplerin varlığında her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Ancak aynı maddede belirlendiği üzere, mahkemece, istem yani fesih yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebilir. Bu itibarla mahkemece, 6012 sayılı TTK'nın 573. maddesi uyarınca limited şirketin bir kişi tarafından kurulabileceği hükmü de dikkate alınarak, TTK'nın 636. maddesinin tartışılması ve bunun sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, anılan bu hususta bir değerlendirme yapılmadan hüküm tesisi isabetsizdir..." şeklinde belirtilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16/10/2014 tarih 2014/13311 E. 2014/15765 K. Sayılı emsal içtihadında "...Dava, 6102 sayılı TTK’nın 636 /3. maddesine göre, haklı nedenle davalı şirketin feshi ve tasfiyesi talebine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Bir şirketin amacına ulaşması için faal olması gerekir. Pendik Vergi Dairesi vergi kayıtlarına göre, davalı şirketin ... itibariyle resen terkinin yapıldığı ve vergi borcunun bulunmadığı belirtilmiş olup, davalı şirketin gayrı faal olduğu davalı ortak ...’in yazılı beyanlarından da anlaşılmaktadır. Bu halde, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi için haklı sebep bulunduğu nazara alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekirken, davanın reddi doğru olmamış," şeklinde belirtilmiştir.
Dava konusu somut olayda, davalı Limited Şirketin üç ortaklı olup, şirket ortaklarından ... hakkında Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla davalı Limited Şirketin müdürü ve ortağı olmadığının tespitine karar verildiği,
Kararın kesinleştiği, yine şirket ortaklığından ... hakkında da Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile davalı şirketin hisselerinin devrine ilişkin olarak yapılan işlemler nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü tesis edildiği görülmüştür.
Şirketin Fesih ve tasfiyesi için dava açan davacı ortağın diğer ortaklara nazaran daha fazla kusurlu davranışı ile fesih ve tasfiyeye ilişkin muhik sebep oluşturması ve daha sonra da oluşturduğu bu muhik sebebe dayalı olarak fesih ve tasfiye davası açması ilke olarak kabul edilemez. Zira, hiç kimse kendi kusurlu davranışlarından kendisi lehine sonuçlar çıkartamaz. Aksi düşüncenin kabulü, daha fazla kusurlu olan ortağın kendi kusurundan faydalandırılması, başka bir ifade ile fazla kusurunun ödüllendirilmesi anlamına gelir. Ancak, böyle bir kabulün hukukun genel ilkeleri yanında hakkaniyet ilkeleri ile de bağdaştırılması olanaklı değildir.
Yukarıda belirtilen kanun maddesi ve emsal içtihatlar, açıklamalar doğrultusunda yapılan değerlendirmede; Davacının davalı şirkette ... paya sahip olduğu, üç ortaklı Limited Şirkette diğer şirket ortaklarına ulaşılamadığı şirket ortaklarından ... hakkında mahkumiyet hükmü tesis edilmiş olması, ... hakkında şirkete müdür ve ortak olmadığının tespitine karar verildiği, şirketin ana sözleşmesinde belirtilen faaliyetini gerçekleştirmediği ve uzun süredir gayri faal olduğu, vergi kaydının da silindiği, şirketin aktifininde bulunmadığı, dolayısıyla ekonomik varlığını mevcut hali ile sürdürmesinin de mümkün olmadığı görülmekle şirketin feshini gerektirir haklı sebeplerin davacının kusuru dışında gerçekleştiğinin kabulü ile Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın beyanı dikkate alınarak davacının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş olmakla tasfiye memuru için mahkememizce ücret takdirine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, Buna göre; Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... ... LİMİTED ŞİRKETİ’nin FESİH ve TASFİYESİNE,
2-Tasfiye memuru olarak şirket ortağı davacı ...’nın ATANMASINA,
3-Tasfiye memuruna ücret takdirine YER OLMADIĞINA,
4-Karardan bir örneğinin Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne GÖNDERİLMESİNE,
5-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan tebligat, posta ve bilirkişi giderinden ibaret toplam 1.712,10 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 127,10 TL ilk dava masrafının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafça kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacıya İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin ve davalı şirket temsil kayyumunun yüzlerine karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!