T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/530
KARAR NO : 2024/120
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 28/10/2019
KARAR TARİHİ : 23/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacı şirketin önceki müdürü olan ... ile birlikte geriye dönük bir tarihte ... tanzim, ... vade tarih ve ... USD bedelli alacaklısı ... olan senedi düzenleyerek ... tarihinde Antalya ...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile işleme koyduğunu, davalının sahte senedi birlikte tanzim ettiği eski müdür ...’un dayısı olduğunu, tarafların düzenlenen e ödeme emri tebligatının şirket adresine Tebligat Kanunu 21.maddesine göre yapıldığını, şirket merkezinde olan ...’un yapılan tebligatlardan diğer müdürü haberdar etmediğini, davalının aynı şekilde yapmış olduğu usulsüz tebligatlarla şirkete ait ... mevkii ... ada, ... parselde mevcut 3 nolu bağımsız bölüm olan dükkanın çok yüksek değerde olmasına rağmen ... TL bedelle şüpheli ... adına alacağa mahsuben satıldığını, davalı adına tescili yapılan taşınmaz ile ilgili Antalya ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ile yolsuz tescil sebebi ile tapu iptal ve tescil davası açıldığını, mahkemenin ... tarihli karar ile tedbir kararı verildiğini, davalının cebri icra ile şirketin kira gelirlerinin yatırıldığı ... Bankası ... şubesine ait hesaptan ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ise ... TL tahsil edildiğini, davalı ile şirketin eski müdürü ... hakkında, Antalya C.Başsavcılığına Nitelikli Dolandırıcılık, Sahtecilik, Güveni suiistimal suçlarından suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın ... sayılı dosya ile sürdüğünü, davalının sahte senedi icraya koyduğu Antalya ...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası hakkında takibin iptali için Antalya ...İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas no ile takibin iptali davası açıldığını, takibe konu senedin geriye dönük tarihle sahte olarak düzenlendiği, senedin icra takibi olan 2017 yılında tanzim edildiği, senedin ... tarihinde tanzim edildiğine dair resmi veya özel bir belge mevcut olmadığını, senedin şirket kayıtlarında olmadığı gibi bu tarihlerde bu senedin varlığına ilişkin ne bir ihtar, ne bir protesto evrakı, ne bir yazışma vs.hiçbir belge mevcut olmadığını, davacı şirket ile senet alacaklısı görünen ... arasında hiçbir ticari faaliyetin mevcut olmadığını, sahte senet tanzim ederek dayısı olan davalıya veren eski müdür ...’un daha öncede şirketi zarara uğratacak eylemlerde bulunduğunu, ...’un müteveffa ...’un sahibi olduğu davacı şirkette münferiden yetkili müdür iken babasının hastaneye yatmasını fırsat bilip... isimli şahsa vekaletname verdiğini, babasının ... tarihinde vefatından 12 gün sonra şirkete ait 4 adet villayı kendi adına satış yapmak sureti ile devir aldığını, ...’un işlemiş olduğu dolandırıcılık ve güveni suiistimal suçları sebebi ile ... ...Asliye Hukuk mahkemesinin ... Karar sayılı tapu iptal davası açıldığını, yapılan işlemin iptal edilerek tapuların şirketin adına tesciline karar verildiğini, bu kararın kesinleşerek şüphelinin müsnet suçu işlemiş olduğunun ispat edildiğini, eski müdür hakkında tapu iptal davası açılması ile davayı kaybedeceğini anlayan eski müdür ...’un 2017 yılında sahte senet tanzim ederek öz dayısı davalı ... aracılığı ile Antalya ...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas nolu dosya ile icra takibi başlattığını, bu takip ile şirketin tüm taşınmazlarına haciz koyduğunu, en kıymetli taşınmazın cüzi bedellerle borca mahsuben davalı adına alındığını, H.M.K. 209/1 maddesine göre teminatsız tedbir taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini beyanla Antalya ...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosya ile takibe konu senedin sahte olarak tanzimi sebebi ile borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline, ... TL bedelin tahsil tarihi itibari ile en yüksek banka mevduatı ile istirdatına, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ile, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketi temsile yetkili müdür ... ile takip konusu bonoyu düzenleyip imzalayan eski müdür ... arasında mal rejiminin tasfiyesi ve miras haklarından kaynaklı davalar olduğunu, iş bu dosyadaki tüm iddialar ve davaların davacı şirket müdürünün eski müdüre karşı olan şahsi husumetleri nedeniyle açıldığını, şirket müdürleri arasında üvey anne – üvey evlat ilişkisi bulunduğunu, davacı şirketin eski ortağı-baba-eş ... vefat ettikten sonra miras paylaşımından kaynaklı taraflar arasında bir çok dava bulunduğunu, davacı şirket müdürleri arasındaki husumet-beşeri ilişki ve çatışmaların işbu davada kambiyo senedine karşı ispat aracı olarak ileri sürüldüğünü, taraflar arasındaki davaların ve beşeri ilişkilerin kambiyo senedine karşı ispat aracı olarak sunulmasının HMK ve TTK da ki açık düzenlemeler karşısında dikkate alınamayacağını, davacı tarafın sahte senet iddiası ile davasını ikame etmiş olmasına karşın imzada, bedelde tahrifat veya bononun asli-zorunlu unsurlarında eksikliğe yönelik bir inkarda bulunmadığını, takibe dayanak bononun düzenlenme tarihinde, şirket yetkilisi tarafından borca karşılık düzenlenip alacaklı tarafa verilen bononun asıl borç ilişkisinden mücerretlik ilkesi gereğince davalının alacağını ortadan kaldırmayacağını, takip dosyasında davacı tarafın ikrar ettiği gibi tüm icra tebligatlarının yasal zorunluluk gereği davacı şirketin adreslerine tebliğ edildiğini, davacının sahtelik iddiasının ciddiyetten uzak ispata ihtiyaç duymayacak kadar açık ve bilinir durumda olduğunu, davalı alacaklı tarafından alacağının ödenmemesi nedeniyle, taşınmaz satışı yapıldığını, davacı şirketin banka hesaplarına haciz işlemi uyguladığını, tüm bu işlemler için sürekli olarak masraflara da katlanmak suretiyle alacağını tahsil etmeye çalıştığını, davacı şirketin kayıtlarında senedin olmamasının şirketin kendi iç ilişkisi ve ortaklar arası sorun olarak değerlendirilebileceğini, davacı şirket ortaklarının işbu bono bedelini ödememek için kendi emir ve talimatları altındaki şirket kayıtlarına bu bonoyu işlememiş olmasının, bononun sahte olduğunu, bedelsiz olduğunu ispatlamayacağını, davacı şirketin bir tacir olduğunu, şirket ortaklarının da birer tacir olarak basiretli hareket etmek zorunda olduğunu, davacının icra takibi ile bankadan çekilen paralardan bilgisi olmadığını ileri sürmesi şirket yetkilisinin basiretli tacir olarak hareket etmediğini göstereceğini, takip dayanağı bononun ... tarihli olduğunu, bu tarihte davacı şirketin şimdiki yeni müdürü ...’un şirket hissedarı olmadığı gibi şirketin işleyişi ile hiçbir bilgisi olmadığını, davacı tarafın sahteliğe yönelik bir iddiası olmamasına karşılık HMK 209. maddesi kapsamında tedbir talebinde bulunmasının dayanaktan yoksun olduğunu, HMK'nun 209/1 fıkrasında “adi bir senetteki yazı ve imza inkar edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz" hükmü düzenlendiğini, anılan hükmün genel mahkemelerde açılan davalarla ilgili olarak kambiyo senedinin hiçbir işleme esas alınamayacağını, başka bir anlatımla delil olarak kullanılamayacağını öngörmekte olduğunu ve icra takibine etkisinin olmadığını, anılan hükmün genel mahkemelerde açılan davalarla ilgili olarak senedin hiçbir işleme esas alınamayacağına ilişkin olduğunu beyanla davacının davasının reddine, davalı lehine takip miktarının %20’den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatının hüküm altına alınmasına, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmıştır.
Elbistan Vergi Dairesine, Küçükçekmece ... Aile Mahkemesine, SGK ile Antalya Kurumlar Vergi Dairesine müzekkere yazılarak gelen yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası Uyap üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası Uyap üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası Uyap üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. İncelenmesinde: Alacaklı davalı ... tarafından borçlu davacı ... Ltd. Şti. Aleyhine ... tanzim, ...vade tarihli ... USD bedelli bonoya dayalı alacağın tahsili istemiyle takip başlatıldığı görülmüştür.
Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya celp edilmiş, incelenmesinde: Antalya C.Başsavcılığının ... tarih, ... Esas, ... Sayılı iddianamesi ile şüpheliler ... ve ... hakkında kamu kurum ve kuruluşları vb . Tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı, resim belgede sahtecilik suçlarında kamu davası açıldığı, iddianamede mahkememizdeki menfi tespite konu bononun sahte olduğu hususunda açılan davada yargılamanın derdest olduğu görülmüş, Mahkememizce takibe / davaya konu bononun sahteliğine ilişkin açılan dava bekletici mesele yapılmıştır.
Antalya ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile sanık ... ve davalı sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü tesis edildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek ... tarihinde kesinleştiği, görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılamada; Davanın yabancı para alacağı nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemiyle açıldığı, icra takip dosyasında takip tutarının ... USD asıl alacak, ... USD komisyon olmak üzere toplam ... USD olduğu ve tutar üzerinden takip başlatıldığı, dava değerinin takip tarihindeki USD’nin TL karşılığı dikkate alındığında eksik olduğu, zira ... TL üzerinden dava açıldığı görülmekle ... USD’nin dava tarihindeki TL karşılığı (1 USD=... TL olarak hesaplanarak) ... TL olduğu, buna göre dava tarihi itibariyle bu tutar üzerinden yatırılması gereken toplam harç bedelinin ... TL olduğu, davacı tarafça yatırılan peşin harcın ise ... TL olduğu, buna göre eksik harcın ... TL olduğu görülmekle ... TL eksik peşin harcı gelecek celseye kadar yatırılması için süre verilmesine, duruşma gününe kadar eksik harç ikmal edilmediği takdirde müteakip işlemlerin yapılmayarak dosyanın işlemden kaldırılması ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 30. maddesi delaletiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 150/4 maddesinde öngörülen 3 aylık sürenin beklenileceği ve bu müddet içerisinde harç ikmal edilmediği takdirde dosyanın ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça eksik harç ikmal edilmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak ... düzenleme, ...vade tarihli ... USD bedelli bono yönünden sahtecilik iddiasına dayalı olarak açılan menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
Ceza mahkemesinin olası bir mahkumiyet kararının TBK m.74 uyarınca hukuk hâkimini bağlayacağı gözetilerek, söz konusu ceza davasının sonucunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun m.165/1 hükmü uyarınca bekletici mesele yapılması gerektiği Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında belirtilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12/11/2019 tarih 2015/10-2868 Esas, 2019/1159 Karar sayılı emsal kararında; "...ceza mahkemesi kararlarının hukuk davasına etkisi, başka deyişle ceza mahkemesinin hangi kararlarının hukuk mahkemelerini bağlayacağı konusu üzerinde durulmasında yarar bulunmaktadır.
Ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesine (davasına) etkisi, hukukumuzda mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun (BK) 53. maddesinde (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 74. maddesi) düzenlenmiş olup; hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında ilke olarak bağımsız kılınmıştır.
Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımını; aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının ise kişi ilişkilerinin medeni hukuk alanında düzenlenmesi ve özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
818 sayılı BK’nın “Ceza Hukuku İle Medeni Hukuk Arasında Münasebet” başlıklı 53. maddesinde; “Hâkim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararıyla da mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hâkimini takyit etmez.” hükmü yer almaktadır (6098 sayılı TBK’nın 74. maddesi de aynı düzenlemeyi içermektedir) .
Bu açık hüküm karşısında, ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, hukuk hâkiminin yukarıda açıklanan bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını belirleyen ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.01.975 tarihli ve 1971/T-406 E, 1975/1 K. sayılı kararı; 23.01.1985 tarihli ve 1983/10-372 E, 1985/21 K. sayılı kararı; 27.04.2011 tarihli ve 2011/17-50 E, 2011/231 K. sayılı kararı; 06.06.2018 tarihli ve 2017/15-248 E, 2018/1175 K. sayılı kararı).
Vurgulamakta yarar vardır ki, hukuk usulü bir şekil hukukudur. Davanın açılması, itirazların ileri sürülmesi, tanıkların ve diğer delillerin bildirilmesi belirli süre koşullarına bağlı kılındığı gibi, ikinci tanık listesi verilememesi, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı gibi, yargılamanın süratle sonuçlandırılması gayesi ile belirli kısıtlamalar getirilmiştir. Bunun sonucunda, hukuk hâkimi şekli gerçeği arayacak, maddi gerçek öncelikli hedef olmayacaktır. Ancak ceza hâkimi bunun tersine öncelikli hedef olarak maddi gerçeğe ulaşmaya çalışacaktır. O hâlde ceza mahkemesinin maddi nedensellik bağını (illiyet ilişkisi) tespit eden kesinleşmiş hükmünün hukuk hâkimini bağlamasına, 818 sayılı BK’nın 53. maddesi bir engel oluşturmaz (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.09.1981 tarihli ve 1979/1-131 E, 1981/587 K sayılı kararı).
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir..." şeklinde belirtilmiştir.
Eldeki dava dosyamız yönünden icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibe dayanak bononun sahteciliği yönünde Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih, ... sayılı iddianamesi ile sanıklar ... ve ... yönünden kamu kurum ve kuruluşları vb.tüzel kişilikleri araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda sanıklar yönünden atılı suçlardan "...Sanık ...'ın sanık ...'a yardım ederek birlikte olay tarihinde ölen ... mirasından mal kaçırmak amacıyla, sanık ...'un babası ...'dan miras yoluyla intikal eden şirketten diğer mirasçıları mahrum bırakarak mal kaçırma gayesiyle diğer sanık ...'un iştirakiyle geçmiş tarihli senet düzenleyip icra takibine konmasını sağlayarak menfaat elde ettiği, sanıkların eyleminin bir bütün halinde mağdurlar ... Limited Şirketine karşı resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçuna vücut verdiği kanaatiyle elde edilen haksız menfaatin miktarı ve aynı maddenin birden fazla bendinin ihlal edilmesi dikkate alınarak takdiren asgari halden uzaklaşılarak..." resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşları vb tüzel kişilikleri aracı kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçlarından mahkumiyet hükmü tesis edildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek ... tarihinde kesinleştiği ve bu hali ile mahkememizi bağlayıcı nitelikte senedin sahteliği yönünden kesin delil teşkil ettiği hususu kabul edilmekle takibe konu bononun sahteliği nedeniyle açılan menfi tespit davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İİK. 72/7. Maddesi gereğince davacı tarafın icra takip dosyasına ... tarihinde ödenen ... TL ve ... tarihinde ödenen ... TL olmak üzere toplam ... TL yönünden istirdat isteminde bulunduğu görülmekle, bu isteminde kabulü ile bu ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
İİK 'nun 72/5. maddesinde; " Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararında alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz." düzenlemesi mevcut olup, davalının takibe dayanak bono yönünden takip yapmakta haksız ve kötü niyetli olduğu, ceza mahkemesince verilen mahkumiyet kararı ile kesinleşmiş olmakla takibe konu alacağın %20'si oranında takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı olarak hesaplanan toplam ... TL. kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1993/13-41 Esas, 1993/145 Karar sayılı, 07.04.1993 tarihli emsal kararı uyarınca yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre nispi ilâm harcının ve avukatlık ücretinin hesaplanması gerekir. Mahkememizce davacı tarafa dava değerinin, dava tarihindeki kur karşılığı dikkate alınarak eksik harç tamamlatılmıştır. Yabancı paranın dava tarihindeki kur karşılığı ( ... itibariyle Merkez Bankası Efektif Satış kuru; ...-TL olup, ... USDx ...-TL= ...-TL ) esas alınarak, karar tarihindeki oran ve tarife üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle (Davacı tarafça istirdat istemine ilişkin olarak ayrıca peşin harç yatırılmış ise de; borçlu olunmadığının tespiti istenen tutarın içinde istirdadı talep edilen söz konusu miktarında bulunduğu görülmekle menfi tespit ve istirdat talepleri yönünden ayrı ayrı harç ve vekalet ücreti takdir edilmemiş, toplam takibe konu tutar üzerinden hesaplama yapılmıştır.) vekalet ücreti ve yargılama giderlerine karar verilmesi gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, Buna göre davacının Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak ... tanzim, ...vade tarihli ... USD bedelli bono yönünden BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİ ile takibin İPTALİNE,
2-Borçlu tarafından takip dosyasına ... tarihinde ödenen ... TL, ... tarihinde ödenen ... TL olmak üzere toplam ... TL’nin davalıdan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
3-İİK 72/5. Maddesi gereğince takibe konu ... USD alacağın %20’si oranında ... USD’nin takip tarihindeki kur üzerinden (1 USD=... TL) TL karşılığı ... TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL, ... TL, .. TL harçların mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Davacı tarafından yapılan davetiye, posta giderinden ibaret toplam 58,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafça yapılan ... TL peşin harç, ... TL peşin harç, ... TL peşin harç ile 123,90 TL ilk dava masraf toplamı olan ... TL masrafın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
9-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın İADESİNE,
Dair; davacı vekillerinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/02/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!