T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/410 Esas
KARAR NO : 2024/126
DAVA : Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 17/06/2022
KARAR TARİHİ : 20/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... tarihli genel kurul toplantısında çağrı usulüne yönelik kanunda açıkça belirtilen usul işlemleri yerine getirilmediğini, müvekkiller murisi ... davalı ... ve ... ... Kooperatifi üyesi olduğunu, bu nedenle de üye ... mirasçıları olarak müvekkillerinin de üyelik hakları yasal mevzuat gereğince bulunduğunu, ancak ... mirasçıları olan müvekkillerine işbu toplantının bildirimi hiçbir şekilde yapılmadığını, ... Mirasçıları ... yılında kooperatifin ihyası üzerine yapılan ilk toplantıda temsilcileri olarak ...'ı yetkilendirdiğini, bu durum ... tarafından ... tarihli toplantıda da dile getirildiğini, ancak halen tescil işlemi yapılmadığını ve ortaklar defterine mirasçılar kaydedilmediğini, temsilci olan ...'ı ise bakanlık sicilinde ortak olarak göstermemelerine rağmen toplantıya davet ettiklerini, dava konusu toplantıya da müvekkillerinin miras yoluyla üyelik hakkının bulunmasına rağmen ve dolayısıyla toplantıya davet edilmesi ve toplantıya katılması yönünde hakları bulunmasına rağmen müvekkillerinin toplantıya usulünce davet edilmediğini, ancak haricen öğrenmesi üzerine toplantıya katılım sağlanmış ve alınan kararlara yönelik itirazların şerh düşüldüğünü, ayrıca ... mirasçılarının da üyeliklerinin intikalen tescil edilmesi gerekmekte iken ortaklar defterinin kayıp olması sebebi ile bu üyelik tescilinin yapılıp yapılmadığı ortada olmadığını, tüm mirasçıları temsil eden ...'a üyelik tescilleri yapılarak temsilci vasfı ile tebligat yapılması gerekmekte iken hazirun cetvellerinde bu duruma yer verilmediğini, ayrıca müvekkil ...'in Antalya ... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu hisse devir sözleşmesi ile ...'dan hisse alması sebebiyle de üyelik hakkı bulunduğunu, bu konuda kooperatife Antalya ... Noterliği'nin ... tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile keyfiyet bildirildiğini, ancak bu konuda da kooperatif tarafından hiçbir işlem yapılmadığını, davalı kooperatifin .../... olağan genel kuruluna yapılan toplantı çağrısı yönünden elden yapılan çağrının Kooperatif ana sözleşmeye ve Kooperatifler kanununa aykırı şekilde yapıldığı tespit edildiğini, yapılan tespit yerinde olup toplantı neticesinde alınan kararlar yönünden usul ve yasaya aykırılık oluşturduğunu, netice itibariyle daha en başta toplantıya çağrı bakımından çağrı usulü hukuka aykırı şekilde gerçekleştirildiğini, bu husus dahi tek başına genel kurul kararının hukuka aykırılığını ortaya koyduğunu, bir başka usul ve yasaya aykırılık ise hazirun cetvelinin ortaklar defterine uygun şekilde hazırlanmaması olduğunu, her ne kadar toplantı tutanağında hazirun listesinden bahsedilmiş olsa da ortada fiziken bir hazirun cetveli bulunmadığını, ortaklar defterinin kayıp olduğu ... tarihli genel kurul toplantısında beyan edildiğini, ancak genel kurul toplantısına çağrılanlar ve toplantıya katılanlar bakımından yine yasal zorunluluk olan hazirun cetveli düzenlenmediğini, zira yönetim kurulunun görevlerinden biri de genel kurul toplantısından önce, genel kurula katılma hakkına sahip ortaklar listesini ortaklar defterine uygun olarak hazırlamak olduğunu, genel kurula katılabileceklerin listesi yönetim kurulu başkanı tarafından imzalanıp ve toplantıdan önce genel kurulun yapılacağı yerde hazır bulundurulması gerektiğini, listede özellikle ortakların ad, soyad, unvan, adres, sahip oldukları pay miktarı kooperatifin esas sermayesi ile ödenmiş olan tutar toplantıya aslen ve temsil yoluyla katılacakların imza yerleri gösterildiğini, böylece mevcut ortak sayısı ile toplantıya katılan ve katılmayan ortaklar rahatlıkla belirlenebildiğini, listedeki sayıya göre de toplantı nisabının sağlanmadığı rahatlıkla tespit edilebildiğini, ayrıca Kooperatifler Kanunu uyarınca da listenin her bir sayfası genel kurul başkanı, üyeler, Bakanlık temsilcisi ve çağrıyı yapan yetkililer tarafından imzalaması gerektiğini, izah edilen hususların hiçbiri davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından yerine getirilmediğini, dolayısıyla dava konusu genel kurul kararı denetime elverişli olmadığı gibi usul ve yasaya da aykırı olduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre, genel kurul toplantısına çağrıda usulsüzlük yapılması alınan kararın iptali sebebi olduğunu ve davanın konusu kararda yapılan çağrıda usulsüzlük genel kurul toplantısına çağrılması gereken ortakların çağrılmaması ve gelmemeleri sebebiyle toplantı ve karar nisabını etkilemesi sonucunu da doğurduğunu, bu nedenle de sırf çağrıda usulsüzlük sebebiyle dahi kararın iptaline karar verilmesi gerektiğini, ayrıca Ana Sözleşmenin Genel Kurul Tutanağı başlıklı ... Maddesinde "Genel kurul toplantılarının muteber olması için, ortaklar tarafından yapılan beyanlar ile muhalif kalanların muhalefet sebeplerini, yapılan seçimler ile verilen kararları içeren bir tutanak düzenlenir. Bu tutanakta toplantıya asaleten ve vekaleten katılanların sayısı ile kullanılan oy sayısı ayrıca gösterilir." denilerek genel kurul tutanağında nelerin bulunacağı belirlendiğini, ancak dilekçe ekinde sunulan genel kurul kararında bu hususlara riayet edilmeden tutanak tanzim edildiğini, zira özellikle ...'ın vasisi olarak toplantıda yer alan aynı zamanda yönetim kurulu üyesi de olan ...'ın ...'ı dava konusu toplantıda temsil etmeye yönelik mahkeme kararı olmamasına rağmen ...'ı temsilen toplantıya katılması başlı başına bir usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, dava konusu genel kurul kararı incelendiği takdirde görülecektir ki Yönetim kuruluna ..., ..., ..., yedek üyeler ..., ..., ... seçildiğini, söz konusu kişiler Kooperatifler Kanunu Ek madde 3/3 gereğince yönetim kurulu üyesi olamayacaklarını, Kanun maddesinde; Kooperatifler ve üst kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerinin fiilen bu görevleri yürüttükleri dönemde; bunların eş ve ikinci derece dâhil kan ve kayın hısımları, bu kooperatifler ve üst kuruluşları ile %50'den fazla hissedarı oldukları şirketlerde, katıldıkları vakıflarda ve diğer teşekküllerde yönetim kurulu üyesi veya denetçi olamazlar, personel olarak veya başka bir şekilde ücretli olarak işe alınamazlar, denmek suretiyle mevcut yönetim kurulu üyelerinin eş, 2. derece dahil kan ve kayın hısımlarının yine aynı kooperatifte yönetim kurulu üyesi olamayacakları açıkça belirtildiğini, ancak dava konusu genel kurul kararı ile yönetim kuruluna seçilenler hepsi 1. Ve 2. dereceden akraba olup yönetim kurulunda yer almaları kanunen imkansız olduğunu, zira ... ile ... ve ... anne oğul - anne kız olduğunu, aralarındaki akrabalık ilişkisi sebebiyle yönetim kurulunda birlikte yer almaları kanuna aykırı olduğunu, ... ise amcaları olduğunu, buradan dahi genel kurul kararının hukuka aykırı olduğu ve iptalinin gerekeceği ortada olduğunu, yine genel kurul kararında toplam 7 ortaktan 1 ortağın toplantıya vekaleten iştirak ettiği belirtildiğini, 1 ortak adına vekaleten oy kullananlar arasında yönetim kurulu üyeleri bulunduğunu, (...) ancak yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile kooperatifi temsile yetkili kılınılan kimseler vekaleten oy kullanamayacaklarını, bu husus ana sözleşmenin mad. 24/4 'de Yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile kooperatifi temsile yetkili kılınılan kimseler vekaleten oy kullanamazlar. denilmek suretiyle açıkça belirtildiğini, bu nedenle genel kurul kararında yönetim kurulu üyelerinin vekaleten oy kullanması sebebiyle alınan genel kurul kararı hem yasaya hem de ana sözleşmeye aykırı olduğunu, toplantıda yönetim kurulu raporu okunmakla yine yönetim kurulu raporunun usule uygun olmadığı tespiti yapıldığını, bu şekilde bir tespit yapılmış olsa da aslında ortada bir yönetim kurulu faaliyet raporu bulunmadığını, zira yine genel kurul kararında da belirtildiği üzere yönetim tarafından yapılandırma borç ödemesi vs. yapıldığı belirtiise de bu hususta hiçbir kayıt bulunmadığını, kooperatif işlemleri için muhasebesel bir kayıt oluşturulmadığını, işbu nedenle de kooperatif tarafından kanuna uygun şekilde bir faaliyet raporu hazırlanmadığını, sadece sözde belirtilen bu hususlar nazara alınarak da iddia edilen işlemlerin yapıldığı kabul edilemeyeceğini ve yine toplantıda gündeme bağlılık ilkesine aykırı davranıldığını, üstelik gündeme bağlılık ilkesinin istisnaları söz konusu olmamasına rağmen gündem dışında konular oylandığını, zira gündemde olmamasına rağmen yönetim kurulu faaliyet raporları, gelir-gider tabloları konularında ibra yapılamayacak olmasına rağmen gündem dışına çıkılarak yönetim kurulunun oy çokluğu ile ibrasına karar verildiğini, dava konusu genel kurul kararında finansal tablolara yönelik bir görüşme daha doğrusu ortada bir finansal tablo olmaması sebebiyle dava konusu genel kurul kararında alınan ibra kararı açıkça hukuka aykırı olduğunu, ayrıca genel kurulda aidat ödemesine yönelik alınan kararda hukuka aykırılık teşkil ettiğini, zira davalı kooperatif tarafından gelir-gider hususunda bir tablo oluşturulmadan gerekçesiz şekilde 1.500,00 TL aidat toplanmasına karar verildiğini, iş bu aidat hangi gerekçeyle toplanacağı nerede kullanılacağı da belirtilmediğini, bu nedenle de alınan kararın bir hükmü bulunmamakta olup hukuka açıkça aykırı olduğunu, ayrıca genel kurul kararında kooperatifin taraf olduğu davalara yönelik olmak üzere muğlak şekilde dava dosyalarına ilişkin bilgiler belirtimeden feragat hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesi de hukuka açıkça aykırı olduğunu, denetim kurulu üyeliklerine yapılan seçime gerekçe olarak gösterilen akrabalık ilişkisi yönetim kurulu üyeliklerinde de olduğunu, ancak bu aşamada yeni denetim kurulu üye seçiminin hukuki gerekçesi akrabalık ilişkisi olamayacağını, zira zaten halihazırda akrabalık ilişkisi olmayan ... ve yedek üye ... denetim kurulu üyesi olarak görev yapmakta ve görev süreleri de dolmadığını, istifaları da söz konusu olmadığını, bu nedenle yapılan denetim kurulu üyeliği seçimi açıkça hukuka aykırı olduğunu, izah edilen nedenlerle davalı kooperatifin ... tarihinde almış olduğu kurul kararının bu aşama itibariyle tescil edilmemesi sebebiyle öncelikle hükümsüzlüğünün tespitine, kararın tescil edilmesi durumunda ise genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, dava dilekçesinde ...tarihli genel kurul kararının hükümsüzlüğünün tespitini ve iptalini talep ettiğini, ...tarihli genel kurul kararının tescil edilmediğini, davacı tarafın tescil edilmeyen bir genel kurul kararının hükümsüzlüğünü ve iptalini istemesinde hukuki yararının bulunmadığını, ayrıca hukuki olarak tescil edilmeyen bir kararın iptalinin mümkün olmadığını, davacıların iddialarının aksine müvekkili kooperatife üyelikleri bulunmadığını, miras bırakan ...'ın ... tarihinde vefat ettiğini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu "Ortağın Ölümü ve Ortaklığın Devri" başlıklı 14. maddesine göre; anasözleşmede gösterilecek şartlarla ölen ortağın mirasçılarının kooperatifte ortak olarak kalmalarının sağlanabileceğini, Kooperatifin anasözleşmesinin ... maddesinde ölen ortağın mirasçılarının üç ay içerisinde bir temsilci atayarak Kooperatife bildirim yükümlülüğü bulunmakta olduğunu, ana sözleşmenin ../.. maddesine göre mirasçıların temsilci tayin etmemeleri veya ortaklığa devam etmek istememeleri halinde, ölen ortağın alacak ve borçları ... Maddeye göre tasfiye edileceğinin belirtildiğini, mirasçıların ortaklığın devamına yönelik herhangi bir eylem içerisine girmeyerek yasal süreleri sessiz kalarak geçirdiklerini, Kooperatif Kanunu md. 53 gereği iptal davası açabilmek için kooperatif üyesi olmak gerektiğini, davacıların hiçbir şekilde taraf sıfatının bulunmadığını, davanın esasına girilmeden husumet eksikliğinden dolayı reddi gerektiğini, davacı yanın, ... mirasçıları olarak ... yılında kooperatifin ihyası üzerine yapılan ilk toplantıda temsilcileri olarak ...'ı yetkilendirdiklerini iddia ettiklerini, ... tarihli ... sayılı Antalya Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün yazısında ...'ın kooperatif ortağı olarak gözükmekte olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği gibi ... yılında ...'ın temsilci olduğuna dair herhangi bir bildirim müvekkil kooperatife ulaşmadığını, ancak sonrasında evrakların müvekkili kooperatife ulaşması ile kayıtların düzeltildiğini, davacı tarafın, toplantıya çağrı yönünden elden yapılan tebliğin Kooperatif Ana Sözleşmesi ve Kooperatifler Kanununa aykırı olduğu iddialarının dayanaksız olduğunu, müvekkili kooperatifin ... ortağından ...'sının katılımı ile yeter çoğunlukla ... tarihinde genel kurul toplantısının usulüne uygun yapıldığını, toplantı çağrısı amacına ulaşmış olup ilgili kişilerin söz konusu toplantıya katılım gösterdiklerini, toplantıya çağrıda herhangi bir usulsüzlük yapılmadığını, bu durumun bile davacı tarafın iddialarının asılsız olduğunu göstermekte olduğunu, davacıların hazirun cetvelinin hazırlanmadığı, her ne kadar toplantı tutanağında hazirun listesinden bahsedilmiş olsa da ortada fiziken bir hazirun cetveli bulunmadığı iddiasında olduklarını, Çevre, Şehircilik ve İklim Müdürlüğü tarafından gönderilen evraklar arasında bulunduğu üzere Hazirun defteri hazırlandığını ve davacının iddiasının aksine evraklar bulunmakta olduğunu, davacıların, ...'ın vasisi olarak toplantıda yer alan aynı zamanda yönetim kurulu üyesi de olan ...'ın, ...'ı temsil etmeye yönelik yönelik mahkeme kararı olmadığını öne sürdüklerini, Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesi .../... E., .../... K. ... tarihli mahkeme kararı ile ..., ...'ın vasisi olarak atandığını, davacıların iddialarının aksine söz konusu temsil işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacıların Kooperatifler Kanunu ek madde 3/3 hükmüne aykırı şekilde yönetim ve denetim kurulu oluşturulduğu iddiasında bulunduklarını, ancak müvekkili kooperatifin tüm ortakları arasında akrabalık bağı bulunmakta olduğunu, esasen kooperatifin kuruluş amacı da akrabalar arası birlik ve beraberlik sayesinde menfaat temini olduğunu, kooperatifin kuruluş tarihinden itibaren tüm yönetim ve denetim kurulları incelendiğinde zaten hemen her daim akrabalık bağı bulunan kişilerin görevlere atandığının anlaşılacağını, üye sayısı bu kadar az olan ve neredeyse tüm üyelerin yakın akrabalık ilişkilerinin bulunduğu bir kooperatifte yapılan işlemlerin hakkaniyete uygun ve makul olduğunun da açık olduğunu, aksi durumun kooperatifin üyelerinin menfaatine olmayacağını, davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği tüm hususların kötü niyetli olmakla beraber kooperatifin işleyişini engellemek amaçlı olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
Dava: davalı kooperatifin ... tarihli genel kurulda alınan kararların butlanının tespitine, olmadığı takdirde iptaline ilişkindir.
Dosya içerisine Antalya Çevre Şehircilik Ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünden davalı kooperatifin sicil dosyası, ... tarihli genel kurul tutanağı, çağrı kağıtları getirtilmiş, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
Bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 04/11/2022 tarihli raporda sonuç olarak;
Dava konusu olan ... tarihli genel kurul toplantısı çağrısının elden tebliğ edildiği belirtilen ortakların tamamının genel kurul toplantısına belirlenen tarihte katılması nedeniyle, elden çağrının tebliğ tarihi belirtlmediği gerekçesi çağrının usulüne uygun yapılmadığı iddiasının yerinde olmadığını gösterdiği,
Ancak, dava konusu olan ... tarihli genel kurul toplantısı çağrı listesinde, üyelikten istifanın kabul edildiğine dair ve üyelik tescil talebi ile ilgili bir yönetim kurulu kararı olmamasına rağmen, hem ...'a hem de ...'e dava konusu olan genel toplantısı çağrısının yapılmadığı ve bu kişilerin hazirun listesinde üye olarak kaydının olmadığı,
Dava konusu olan ... tarihli genel kurul toplantısında ortaklar kayıt defterindeki kayıtlara uygun olarak hazırlandığı belirtilen hazirun listesinin, ortaklar pay defterinin olmaması nedeniyle dava konusu olan genel kurul hazirun listesinin ortaklar pay defterine uygunluğunun yapılmadığı ve genel kurul toplantısında ortaklar pay defterinin hazır bulundurulmadığı,
Davacıların temsilci olarak atadıkları ...'ın dava konusu olan ... tarihli genel kurul toplantısı hazirun cetvelinde davalı kooperatif ortağı olarak kayıtlı olduğu ve hazirun cetveli altında davalı kooperatif yönetim kurulu üyelerinin, divan heyetinin ve bakanlık temsilcilerinin isim ve imzalarının olduğu,
...'ın, ...'ı dava konusu toplantıda temsil etmesi için mahkeme kararının mevcut olduğu,
Dava konusu olan ... tarihli genel kurul toplantısına, yönetim kurulu üyesi olan ...'ın vekaleten oy kullanamayacak olmasına rağmen, kooperatif üyesi olan ...'ı vekaleten temsil ettiği,
Dava konusu olan ... tarihinde, yönetim kurulu faaliyet raporunun usul ve tebliğe uygun olmadığı belirtilerek, yönetim kurulu raporunun ibra edilmediği,
Dava konusu olan ... tarihli genel kurul toplantısı, gündeme uygun olarak yapıldığı,
Dava konusu olan genel kurul toplantısında, üyelerden toplanmasına karar verilen aylık 1.500,00.-TL.nin karşılığı olarak yapılacak giderlerin, liste halinde 2022 yılı tahmini bütçe olarak ibraz edildiği,
Dava konusu olan genel kurul toplantısında, yönetim kurulu faaliyet raporunun usul ve tebliğe uygun olmadığı belirtilerek, yönetim kurulu raporunun ibra edilmediği yönünde görüş ve kanaatte bulunduğu anlaşılmıştır.
Tarafların itirazları üzerine Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24/05/2023 tarihli ek raporda;
Davacılar vekilinin itraz dilekçesinde, dava dosyasına sunulan 12.01.2023 tarihli ek raporum düzenleme sırasında davalı kooperatif vekilinin tarafıma ibraz ettiği Antalya ...noterliği aracılığı ile ... tarihli ... yevmiye numarası açılış tasdiki yapılmış olan davalı kooperatif ortaklar pay defterinin sahte olduğunu iddia ettiğini, tarafına ibraz edilen ortaklar pay defterinin asıl ortaklar pay defteri olduğunun görüldüğünü, bu defterin sahte olup olmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğunu,
Tarafına ibraz edilen Antalya ... Noterliği aracılığı ile ... tarihli ... yevmiye numarası açılış tasdiki yapılmış olan davalı kooperatif ortaklar pay defteri üzerinde yapılan incelemelerde, dava konusu olan davalı kooperatif ... tarihli genel kurul toplantısı tarihi itibariyle davalı kooperatif ortaklarının; ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ... mirasçıları (..., ..., ..., ... ..., ... ..., ..., ..., ... ..., ...) olduğunun tespit edildiğini,
Bu bilgilere göre, davacıların ve ilgili ...'ın kooperatif ortağı olan ... mirasçıları olarak davalı kooperatifin ortaklar pay defterinde ortak olarak kayıtlı olduklarının anlaşıldığını,
İlgili ...'ın ayrıca davalı kooperatif üyesi olarak ortaklar pay defterinde kaydı bulunmamakta, yalnızca davacılar gibi ... mirasçısı olarak kayıtlı olduğunun tespit edildiğini,
Bu durumda, dava konusu olan ... tarihli genel kurul toplantısı hazirun listesi ve genel kurul toplantısı çağrı listesindeki davalı kooperatif ortakları ile davalı kooperatifin ortaklar pay defterinde kayıtlı olan ortakların birbirini teyit ettiği değerlendirildiğini,
Dava konusu olan genel kurul toplantısına ...'ın mirasçıları temsilen mirasçı ...'ın çağrı yapıldığı ve ...'ın da genel kurula asaleten katıldığının tespit edildiğini,
Davacılar vekilinin itraz dilekçesinde, ...'in üyelik devrinin geçerli olmadığı tespitinin yerinde olmadığını iddia ettiğini,
Tarafına ibraz edilen Antalya ...noterliği aracılığı ile ... tarihli ... yevmiye numarası açılış tasdiki yapılmış olan davalı kooperatif ortaklar pay defteri üzerinde yapılan incelemelerde, ilgili ...'ın ... tarihinde üye olduğu ve ... tarihinde üyelikten çıktığının kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, yine üye kayıt defterinin ... sayfasında, ...'inin de ... tarihinde kooperatif üyeliğine kabul edildiğinin kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, davalı kooperatif ortaklar pay defterine göre, hem ...'ın hem de ...'in dava konusu olan ... tarihli genel kurul toplantısı tarihi itibariyle davalı kooperatifin üyesi olmadığının anlaşıldığını ancak hem ...'ın üyeliğinin ... tarihinde sona erdiği, hem de ...'in ... tarihinde üyeliğe kabul edildiği ile ilgili olarak davalı kooperatif yönetim kurulu kararının olmadığının görüldüğünü,
Davacı vekilinin itiraz dilekçesi ekinde ibraz ettiği Antalya ... Noterliği ... tarihli, ... yevmiye nolu "Kooperatif Hisse Devri" üzerinde yapılan incelemelerde, ...'ın davalı kooperatifteki hak ve hissesinin tamamını aktif ve pasifi ile birlikte ...'e devir ettiğinin belirtildiğini, bu hisse devrinden sonra ...'in davalı kooperatife Antalya ... Noterliği aracılığı ile gönderdiği ... tarihli ... yevmiye nolu ihbarname ile Antalya ... Noterliği ... tarihli, ... yevmiye nolu "Kooperatif Hisse Devri" ile ...'ın hissesini devir aldığını ve yeni üyeliğinin kayıt ve tescil edilmesinin talep ettiğinin görüldüğünü,
Bu ihbarnamenin davalı kooperatife tebliğ edildiği ve davalı kooperatifin ...'in kooperatif üyeliğine kabul edildiği ile ilgili olarak tevsik edici bir belge ibraz edilmediğini,
Dava dosyasına sunulan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından düzenlenmiş ... tarihli davalı kooperatif ortak cetveli üzerinde yapılan incelemelerde, ...'ın davalı kooperatifin üyesi olduğunun kayıtlı olduğunun görüldüğünü,
Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesi .../... esas .../... karar ... tarihli ilamı ile ...'in ...'dan devir aldığı hisse için ...'in davalı kooperatif üyesi olduğuna karar verildiğini, bu bilgiler karşısında, dava konusu olan ... tarihli genel kurul toplantısı tarihi itibariyle davalı kooperatifin üyesi olup olmadığının takdirinin mahkemeye bırakıldığını,
Davacılar vekilinin itiraz dilekçesinde, dava konusu olan genel kurul çağrısının müvekkillerine usulüne uygun olarak yapılmadığını iddia ettiğini,
Dava konusu olan genel kurul çağrısı, davacıların temsilci olarak atadıkları ...'a yapıldığı ve ...'ın genel kurul toplantısına katıldığının tespit edildiğini,
Dava konusu genel kurul kararı ile yönetim kuruluna ..., ..., ..., yedek üyeler ..., ..., ... seçildiğinin tespit edildiğini,
Dava dosyasına sunulan nüfus kayıt örnekleri üzerinde yapılan incelemelerde, dava konusu genel kurul kararı ile yönetim kurulu üyeliğine seçilen ..., ..., ..., yedek üyeler ..., ..., ...'ın birinci derece kan hısımları olduğunun tespit edildiğini, bu durumda yönetim kurulu üyelerinin ve ortakların birinci derecede kan hısımları olmaları nedeniyle, dava konusu olan ... tarihli genel kurul toplantısı ... gündem maddesinde görüşülen ve oy çokluğu ile karar verilen yönetim kurulu ibrası kararı oylamasının yerinde olmadığının anlaşıldığını,
Dava konusu olan ... tarihi genel kurul toplantısı hazirun cetvelinde kayıtlı ... ortaktan ... ortağın katılımı ile yeter çoğunlukla yapıldığını, dava konusu olan genel kurul toplantısında alınan kararların kabul ve red oy sayılarının belirtilmediğini,
Dava konusu olan ... tarihli genel kurul toplantısında görüşülen gündem maddeleri;
... gündem maddesi oy birliği ile,
... gündem maddesinde oylama yapılmadığı,
... gündem maddesi oy çokluğu İle (5 kabul 1 ret)
... gündem maddesi oy çokluğu ile (5 kabul 1 ret)
... gündem maddesi oy çokluğu ile (5 kabul 1 ret)
... gündem maddesinde oylama yapılmadığı,
... gündem maddesi oy çokluğu ile (5 kabul 1 ret)
... gündem maddesi oy çokluğu ile (5 kabul 1 ret) kabul edildiğinin tespit edildiğini, bu durumda üyeliği ihtilaflı olan ...'in veya ...'ın dava konusu olan ... tarihli genel kurul toplantısına çağrılmamaları ve genel kurula katılmamalarının, bu üyelik karşılığı 1 oyun dava konusu olan genel kuruldaki kabul kararlarını etkilemeyeceğinin değerlendirildiği belirtilmiştir.
Davacılar vekili tarafından kooperatife ait pay defterlerinin aslının sunulmadığını, önceki pay defteri yerine başka bir pay defteri sunulduğu belirtilmiş, davalı kooperatif tarafından önceki pay defterinin zayi olduğu belirtilmiş bu hususta açılan davanın da süresinde açılmadığından usulden reddine karar verildiği, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden ve diğer mahkemelere yazılan müzekkere cevaplarında da söz konusu pay defterinin temin edilmediği görüşmüştür.
Alınan bilirkişi raporlarında ...’in veya ...’ın dava konusu olan ... tarihli genel kurul toplantısına çağrılmamaları ve genel kurula katılmamalarının, bu üyelik karşılığı 1 oyun dava konusu olan genel kuruldaki kabul kararlarını etkilemeyeceği değerlendirilmiştir.
Her ne kadar Davacılar Kooperatifler Kanunu ek madde 3/3 hükmüne aykırı şekilde yönetim ve denetim kurulu oluşturulduğu belirtilmiş ise de kooperatifin tüm ortakları arasında akrabalık bağı bulunduğu, ayrıca oy hakkından yoksun bulunan üyelerin ibra kararı alınırken oy kullanmaları halinde bunların oylarının yeter sayısının oluşumunda dikkate alınacağı fakat karar yeter sayısının oluşumunda dikkate alınmayacağı öğretide ve Yargıtay kararlarında da belirtilmektedir. Bilirkişi raporlarında da ortaya konulduğu üzere Genel kurulda alınan ibra kararına ilişkin yönetim kurulu üyelerinin oyları olumlu yöndedir. Alınan ibra dan yoksun kaldığı iddia edilen kişilerin oyları geçersiz sayılsa bile ,geriye kalan olumlu oylar ,feragat ve ibra için yeter sayıda olup alınan kararlar hukuka uygun olduğundan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60.-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70.-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90.-TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına gelir KAYDINA,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya ÖDENMESİNE,
5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/02/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!