T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/856 Esas
KARAR NO : 2024/146
DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
DAVA TARİHİ : 16/12/2022
KARAR TARİHİ : 20/02/2024
BİRLEŞEN DOSYA : ANTALYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : .../... Esas
KARAR NO : .../...
DAVA : Şirket Müdürünün Temsil Yetkisinin Kaldırılması veya Sınırlandırılması
DAVA TARİHİ : 02/01/2023
KARAR TARİHİ : 22/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ... ile davalı ...'in, Antalya Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne ... sicil numarası ile kayıtlı ... ... ... ... ... ... Ltd.Şti. 'ni kurduğunu, ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilen şirket sözleşmesinin 7.maddesi gereği müvekkili ... ile davalı ...'in şirketi münferiden temsile yetkili kılındığını, ... ... ... ... ... ... Ltd.Şti.nin okul öncesi eğitim veren bir şirket olup, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı olarak kreş hizmeti verdiğini, dava dışı şirketin, her ay düzenli olarak Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne teslim etmesi gereken resmi evraklar bulunduğunu, müvekkili tarafından işbu dava açılmadan önce haricen davalının İl Müdürlüğüne teslim edilen resmi evraklara personel, veliler adına sahte imza attığının öğrenildiğini, dava dışı şirket adına banka hesabı ve şirket kredi kartı çıkarmak üzere tarafların ... Bankası ... Şubesine gittiklerini, banka tarafından hem şirket ortaklarına şahsi kredi kartı hem de şirket adına ticari kredi kartı çıkartıldığını, şirket kredi kartı için banka tarafından şirket ortaklarının şahsi kefaleti ve müteselsil sorunluluğa ilişkin imzaları alındığını, şahsi kredi kartının davalıya teslim edildikten 2 gün sonra davalının 80.000TL. nakit avans çekmesi üzerine, şirket kredi kartının banka tarafından iptal edildiğini, zira banka nezdinde şirket kredi kartına kefaleti bulunan davalının riski arttığından, davalının basiretsiz davranışı sebebiyle şirket kredi kartının iptal edildiğini, bu nedenle bir kısım şirket harcamalarının, müvekkilin şahsına ait kredi kartları üzerinden yapılmak zorunda kalındığını, bu olaylar üzerine, şirketin ... tarihinde kurulmuş olup yeni bir şirket olduğundan ve şirketin Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı okul öncesi eğitim kurumu olması nedeniyle; müvekkilinin gerek şahsi olarak gerekse daha sonra vekillikleri kapsamında davalı ile görüşerek şirketin temsilini müşterek imza yetkisine çevirmek üzere karar alınmasının istendiğini, TTK'nın 630. maddesi uyarınca davalının şirket müdürlüğünden alınması, gecikmesinde tehlike bulunan hâllerde mahkemenin temsil yetkisini “ihtiyati tedbir” olarak kaldırabileceği, müvekkilin şirketi münferiden temsile yetkili olduğu dikkate alındığında şirketin organsız kalmayacağının açık olduğunu, davalının, dava dışı şirket muhasebecisine, müşterek imza yetkisini kabul etmeme nedeni olarak, şirketi senetle borçlandırmak suretiyle ana okulunu devir almak için münferit imzanın tek koz olduğunu beyan ettiğini, esasen davalının, şirkete zarar verici ve gerçeği yansıtmayan borçlandırma iradesi bulunduğu açık olduğunu, bu kapsamda davalının tedbiren şirket adına borçlanma yetkisinin tensiple birlikte kısıtlanmasına karar verilmesin talep ettiklerini, TTK M. 630/2 gereği, müvekkilin vazgeçilemez ortaklık hakkına dayanarak ve 3.fıkrada örnek kabilinden sayılan “Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi” haklı nedenlerin somut olayda gerçekleştiğinin sabit olduğunu, davalının şirket adına resmi kuruma ibraz ettiği sahte belgeler nedeniyle hukuki ve cezai sorumluluğu olduğunun tartışmasız olduğunu, M.630/3 'de belirtildiği şekilde davalının iş ve işlemleri ile "özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal" ettiğini, davalı, şirket yöneticisi olsun olmasın hiçbir bireyin yapmaması gereken Türk Ceza Kanununda suç olarak tanımlanmış resmi belgede sahtecilik eylemini ifa ettiğini, müvekkilinin de şirketi münferiden temsil yetkisi bulunduğnu, esasen müvekkilinin işbu davayı açmasının TTK m.626'da kendisine yüklenen özen ve bağlılık yükümlülüğünün ifası niteliğinde olduğu da dikkate alınarak, dava dışı şirketin, okuldaki öğrencilere, velilere ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne karşı görev ve sorumlulukları nedeniyle davalının temsil yetkisinin kaldırılması gerektiğini, dava dışı şirketin okul öncesi eğitim verdiği ana okulu binası ekte sunulan kira sözleşmesi gereği kiraya veren ... ...'tan 5+5 yıllığına kiralandığını, davalı, şirketi münferiden temsile yetkili olup kira sözleşmesini feshetme yetkisini de haiz olduğunu, böylesi bir durumda kamu hizmeti ifa eden şirketin, ana okul öğrencileri ve velileri ile İl Müdürlüğü nezdinde yaşanacak sorunlar ile yine kamu hizmetinin kesintisiz olması ilkesi gereği, davalının kira sözleşmesine ilişkin temsil yetkisinin tedbiren durdurulmasına ve keyfiyetten kiraya verene ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bilgi verilmesine tensiple karar verilmesini talep ettiklerini, yine şirketin kamu hizmeti ifası nedeniyle, davalının şirket adına resmi kurum olan İl Müdürlüğü'ne daha fazla sahte evrak ibrazının önüne geçmek adına davalının Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü nezdinde şirketi temsil yetkisinin tedbiren durdurulmasına ve keyfiyetten Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne bilgi verilmesine tensiple karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ... ... ... ... ... Ltd.Şti. Okul öncesi eğitim veren bir şirket olduğunu, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı davacının iddia ettiği gibi kreş değil olarak gündüz bakım evi hizmeti verdiğini, müvekkili okul öncesi öğretmeni olup bu hususta Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden ruhsat alabilmek için gerekli şartları ve koşulları taşıyan kurucu ortak olduğunu, ...'nın şirketin yetkilerini müşterek imzaya çevirme konusunda ısrarcı olduğunu, ancak müvekkili bu şekilde şirketin iş ve işlemlerini yürütmenin zor olacağını, çok uzun süredir dost olmaları sebebi ile kendisine güvendiğini her iki tarafında imza yetkisinin münferiden olmasının şirkete daha yararlı olacağı gerekçesi ile ...'nın bu talebini kabul etmediğini, bu talebin müvekkilce kabul edilmemesi sonrasında, ... kurumda bulunan öğretmenlere, müvekkilinin babasına ve şirketin muhasebecisine dahil müvekkili ile uzun süredir dost olmasını ve müvekkilin özel hayatına dair bilgileri de bilmesini kullanarak müşterek imzaya zorlama konusunda birtakım eylemlerde bulunduğunu, davacının da dilekçesinde belirttiği ve ikrar ettiği üzere '' toplantı'' adı altında davacı bu konudaki baskısını sürekli sürdürdüğünü, ancak hukuk düzeni TCK anlamında bu tarz bir eylemi suç olarak kabul ettiğini, ... tarihinde müvekkilinin babası ... ...'in yanına giderek , '' ... bu imzayı atsın ben sizi uzun süredir tanıyorum , ...'ın başını yakacağım yoksa kendisine zarar vereceğim'' diyerek üstü kapalı şekilde müvekkiline iletmesini istediğini, ... tarihinde, Müvekkilinin şirketin muhasebeci olan ve şüpheli ortak ...'nın tanıdığı ve yönlendirdiği şirket muhasebeci olarak görev yapan ... ... isimli muhasebeci arayarak şirketin müşterek imzaya ilişkin evrakarının hazır olduğunu bu imzayı atmazsa ...'nın rezillik çıkaracağını, özel hayatına dair pek çok şeyi bildiğini ve bunları heryerde yayacağını, hatta şirkette birtakım evraklara sahte imzalar atıldığını bununla ilgili de suç duyurusunda bulunacağını bu imzayı öyle ya da böyle atması gerektiğini belirterek müvekkilini imza atmaya zorladığını, müvekkilinin muhasebeci ... ...'a olumsuz cevap vermesi ve böyle bir evrağı imzalamayacağını söylemesi üzerine, ... tarihinde müvekkilinin kullanmış olduğuu telefona ... hattına sözde sahte imza attığından suç duyurusunda bulunacağı ve özel hayatına ilişkin birtakım bilgileri ailesine ve çevresine ifşa edebileceğinden bahisle müşterek imza atmaya zorladığını, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Antalya ... ATM .../... E sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davalı ile müvekkilinin ... ... ... ... ... ... Limited Şirketini ... tarihinde eşit pay oranı ile münferit imza yetkisi ile kurduklarını, ortaklığın devam ettiğini, şirketin okul öncesi eğitim veren bir şirket olduğunu, gündüz bakım evi hizmeti verdiğini, müvekkilinin okul öncesi öğretmeni olduğunu, davalının şirketin kurulmasından bu yana devam eden süreçte açık açık müvekkiline güvenmediğini belli ettiğini, şirketin yetkilerini müşterek imzaya çevirme konusunda ısrarcı olduğunu, ancak müvekkilinin bu şekilde şirketin iş ve işlemlerini yürütmenin zor olacağını, çok uzun süredir dost olmaları sebebi ile kendisine güvendiğini, her iki tarafında imza yetkisinin münferiden olmasının şirkete daha yararlı olacağı gerekçesi ile davalının talebini kabul etmediğini, davalı tarafın bu olaydan sonra şirkette bulunan öğretmenlere, müvekkilinin babasına ve şirketin muhasebecisine dahil müvekkil ile uzun süredir dost olmasını ve müvekkilin özel hayatına dair bilgileri de bilmesini kullanarak müşterek imzaya zorlama konusunda bir takım eylemlerde bulunduğunu, bu eylemlerden kaynaklı müvekkili tarafından davalı hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, şirketin yönetilemez hale geldiğini, hissesini satmak ya da kendisine dava açılacağı tehdidi ile muhatap olan müvekkili ile davalı arasında husumetin her geçen gün arttığını, davalının tehdit ve şantaj eylemlerinin şirketin yönetimini birlikte idare etmeye elverişsiz hale getirdiğini, müdürlerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına veya sınırlandırılmasına ilişkin davanın açılabilmesi için haklı sebebin bulunması gerektiğini, TTK'nun 630/3 maddesinde haklı sebepler dahil fakat bunlarla sınırlı olmaksızın özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerin ağır bir şekilde ihlal edilmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneğin kaybedilmesi olarak kabul edildiğini, müvekkilinin şirket yönetimi ile ilgili bilgi alma hakkının sürekli olarak engellendiğini, şirketin genel kurulunun yapılamadığını belirterek davanın kabulü ile müdürlük görevinin ve temsil yetkisinin kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Birleşen Antalya ... ATM .../... E sayılı dosyasında davalı asilin cevap dilekçesinde özetle;
Antalya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası ile davacının şirketteki TTK 630 maddesi gereğince müdürün yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılması veya sınırlandırılması talepli dava açıldığı, davacının iddialarının soyut ve mesnetsiz olduğunu, şirketin sözleşmesinin 7. maddesi gereği kendisi ile davacının şirketi münferiden temsile yetkili kılındığını, şirketin kamu hizmeti alanında faaliyet gösteren okul öncesi bir eğitim kuruluşu olduğunu, davacının şirket müdürünün taşıması gereken sorumluluktan uzak tavırlarının olduğunu, davacının şirket adına çıkartılan kredi kartından yüklü miktarda para çektiğini, bankanın kredi kartını iptal ettiğini, şirketin temsilinin müşterek imzaya çevrilmesi için talepte bulunduğunu, ancak davacı tarafından talebinin reddedildiğini, bunun üzerine Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında dava açıldığını, davacının şirketin sözleşmesinin ... maddesi gereği müdürler kurulu başkanı olduğunu, davacının gerektiğinde şirketin bilgilerinin kendi sorumluluğu altında olduğunu, kendisinden bilgi istemesinin başlı başına şirket yönetiminde yetersizliği ortaya koyduğunu, davacının iddialarının sahte ve mesnetsiz olduğunu, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davadan sonra davacının yönetim yetkisini daha da kötüye kullandığını belirterek davanın Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA: "Davacı ve davalı benim arkadaşımdır, bu sebeple her iki tarafı da tanırım, davacı daha önce sigorta firmasında yöneticiydi, ... ise öğretmen idi, birlikte şirket kurmaya karar verdiler, ben anlaşamayacaklarını dostane bir şekilde kendilerine ihtar ettim ancak şirket kuruldu, ...'ün ekonomik durumu daha iyi olduğu için şirketin kuruluş aşamasında yüklü miktarda harcama yaptı, davalı da bildiğim kadarıyla koyması gereken sermaye karşılığında senet verdi, benim ... merkezim ve ayrıca Milli Eğitim 'e bağlı olarak ... yetiştiren özel bir okulum var, bu sebeple ... benden fikir alıyordu, senedin günü geldiğinde ... senet bedelini ödeyememiş ancak ...'e şirket üzerinden kredi çekerek senet bedelini ödeme teklifinde bulunmuş bu arada da şirketin kredi kartından ... TL civarında bir harcama yapmış, bunları bana ... anlattı, ben tarafları anlaştırmak adına ... ile telefon görüşmesi yaptım ancak ... ağıza alınmayacak çirkin kelimeler kullanarak gıyabında ...'e hakaret etti ve onu şirketten çıkarmak için uğraşacağını söyledi, ben onları bir araya getirmeyi başaramadım, daha sonra ... bana ...'ın sahte imzalar kullandığını söyledi ancak nerede kullandığını bilmiyorum, ancak yine bir gün ... benim iş yerime ziyarete geldiğinde, akşam saatlerindeydi, sanırım ... gibiydi, kendisine ... uyarı geldi, bunun üzerine ... telefonunu açtı ve ... sisteminde ofisi gördük, ofiste ... tanımadığımız iki bey ile oturuyor ve sigara içiyorlardı, ... bana ...'ın mesai saatinde kimi zaman okula gelmediğini ancak mesai saatinden sonra gelerek ofiste oturduğunu söyledi. Benim başkaca görgüye dayalı bir bilgim yoktur, ... çaresiz kaldığını düşünerek ...'ın babasına gitmiş, ... de ...'ın babasına "baba" diye hitap ederdi, bunu duyunca ... çok sinirlenmiş ve bunu takıntı yapmıştı, bahsettiğim telefon konuşmasında da bu konu geçti" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVALI TANIĞI ... BEYANINDA: "Ben ...'ın arkadaşıyım, ... hanımla da onun vesilesiyle tanıştım, ben özel bir okulda hemşireyim, davaya konu şirketin işlettiği kreşe de ... hanımı ziyaret amaçlı giderdim, kendim de çalıştığım için mesai saatinden sonra giderdim, gittiğimde kreşti öğrenciler hala okulda oluyorlardı, bildiğim kadarıyla ... şirkete yatırması gereken parayı ödemek amaçlı bir senet düzenledi, senet bedelini ödeyemedi, kredi çekmek istedi, ancak daha sonra kredi çekmesine gerek kalmadı, abisinden parayı aldı, daha sonra ben ... ile beraber olduğum sırada şirket muhasebecisi ...'ı aradı ve ...'ın bir evrakı imzalaması gerektiğini söyledi, bu evrakla şirketin temsil yetkisi ikisine müştereken geçecekti, muhasebeci evrakı imzalamak zorunda olduğunu ...'a söyledi, hatta imzalamazsa ...'ün ...'ın özel hayatıyla ilgili bildiklerini ailesine anlatacağını ve imzalamak zorunda kalacağını söyledi, daha sonra ...'ün ...'a attığı bir takım ... mesajları vardı, onu ... bizzat bana okuttu, "imzayı atmak zorunda kalacaksın " gibi bir ifade vardı, uzun bir mesajdı ayrıntılarını hatırlamıyorum,yine bir gün ben ...'ı ziyarete geldiğimde kreşin elektrik sisteminde bir arıza çıktı, dıştaki panjur kapanmıyordu, elektrikçi temin etmeye çalıştık, ancak o gün hava çok yağışlı olduğu için kimse gelmek istemiyordu, daha sonra benim bir tanıdığım vasıtasıyla elektrikçi bulduk, sigortalardan biri yanmıştı, tamir edildi ve yanan sigorta parçasını bize teslim etti yenisiyle değiştirdi, ben ... Hanımı aradım ... sana mesaj gelmedi mi elektrikler kesildi dedim, kendisi bana arayan olmadığını söyledi, ancak telefonda alarm çaldığını duymuş olay bu şekilde gerçekleşmesine rağmen ... bizim o gün kamera kayıtlarını sildiğimizi düşünerek hakkımızda şikayette bulunmuş ben de tanık sıfatıyla ifade verdim, yine bir gün ...'a gittiğimde sanırım Şubat ayıydı, ikisinin sözlü kavga ettiğini öğrendim, ... hanım ...'ı tehdit ve hakaret etmiş, ... ile birlikte emniyete gittik, ... şikayetçi oldu, burada kamera kayıtları incelendi, ...'ın kreşte sigara içtiğine şahit olmadım dedi.
Soruldu: ... hanım sigara kullanır dedi.
Davacı vekilinin talebi ile soruldu: Benim ...'ın kreşle ilgili evraklara sahte imza attığı hakkında bir bilgim yoktur, abisinden aldığı parayla senedi gününde ödedi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVALI TANIĞI ... ... BEYANINDA:"Ben ... ile daha önce aynı okulda öğretmen olarak görev yapmam nedeniyle ...'ı tanırım, davacı ... ise o dönem velilerden bir tanesi idi davacıyı da bu nedenle tanırım, taraflar arkadaş oldular, ... davacı tarafa bu arkadaşlık sebebiyle güvendi birlikte bir ortaklık kurdular bu şekilde söz konusu şirket kuruldu, ancak daha sonra aralarında anlaşmazlıklar başladı, ... tehdit almaya başladı, şöyle ki; bir gün ...'ı şirketin muhasebecisi aradı telefonun sesini dışarıya verdi, bu nedenle ben de konuşmaları duydum, bu konuşmada muhasebeci ... TL'lik fatura kesildiğini, müşterek imza yetkisini kabul etmez ise okulu davacı tarafın batıracağını söyledi, davalı bu talebi kabul etmedi, sonrasında da davalının buna benzer tehditler aldığını duydum, davalının sonrasındaki süreçte tehdit edildiğini davalının anlatımlarından dolayı biliyorum, ayrıca davalı bana, davacı ile olan ... görüşmelerini de gösterdi dedi.
Soruldu: İki taraf da bu ortaklık için çabaladı ancak sonralarında davacı taraf çabalamayı bıraktı. Şöyle ki; davacının tatile çıktığı dönemde, davalının kendisinin okulu boyadığını biliyorum, şirket harcamaları ile ilgili bilgi sahibi değilim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVALI TANIĞI ... BEYANINDA: "Tarafların işlettiği ... ... ... ...nin önceki sahibi benim, ruhsat benim üzerimdeydi, kendi şirketimi devretmedim farklı bir iş yapacağım için ruhsatı devrettim, bu sebeple ... ve ...'i tanırım, ruhsatı birlikte kurmuş oldukları şirkete devrettim, eğitim kısmı ile ... ilgileniyordu ben ona danışmanlık yaptım, ücreti mukabili yaptım, bir dönem orada sigortalı olarak çalıştım, yaklaşık 10 ay kadar sürdü tam tarihini hatırlamıyorum, araları daha önce gayet iyiydi daha sonra aralarında farklı farklı konularda sıkıntılar oluştu, benim yanımda yaşanan bir şey olmadı, herhangi bir şahitliğim yok, mevzuat gereği bir servis komisyonu oluşturulur, öğretmenlerden ve bir kısım veliden oluşur, yine servis şoförü ve hostes olur, servis komisyonu denetim raporu yılda bir defa hazırlanır ve ilgili kuruma verilir, denetim raporunda bahsettiğim şekilde oluşan komisyonun imzası bulunur, ben o komisyonda yer alıp almadığımı hatırlamıyorum ancak benim yerime atılmış herhangi bir imza yoktur, ben her şeyi şahsen imzaladım gerekirse imza incelemesi yapılabilir, imza sirkülerim de var, benim şirketimin ismi ... ... ... ... ... Ltd. Şti'dir, Antalya Ticaret Sicile kayıtlıdır, dedi. Devamla sahte imza konusunun nereden çıktığını açıklamak istiyorum, ben raporlu olduğum bir dönem ... hanımı aradım, benim yerime paraf atar mısın diye söyledim telefon konuşması sırasında ... hanım da muhtemelen yanında imiş, daha sonra benim talebim üzerine paraf attığı belgeyi yırttığını söyledi ve eve gelerek belgeyi imzalattı, ... hanımın sıkıntı yaptığını söyledi, bordrolara da ben şahsen imza attım, hatta raporlu olduğum dönemlerde ... hanım evime kadar gelip bizzat benden imza aldı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Antalya C.Başsavcılığının .../... ve .../... nolu soruşturma evrakları UYAP sistemi üzerenden temin edilerek, dosya içerisine alınmıştır.
Antalya Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... ... ... ... ... Ltd Şti tarafından mevzuat gereği kuruma verilen evrakların (şirket yetkililerinin, velilerin, öğretmenlerin ve servis yetkililerinin imzaları bulunan) bir örneğinin gönderilmesi istenmiş, ... Bankası ... Şubesi'ne müzekkere yazılarak davaya konu şirkete ve şirket ortaklarına ait (ticari kredi kartı dahil) hesap ekstrelerinin gönderilmesi istenmiş, gelen müzekkere cevapları dosya içerisine alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl ve birleşen dosyada; TTK'nın 630.maddesi uyarınca limited şirket müdürünün yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılması veya sınırlandırılması için yasal şartların oluşup oluşmadığı tarafılar arasında ihtilaflı olup,
Davaya konu şirketin ticari kayıtlarının tetkikinden; iki ortaklı limited şirkette her iki ortağın münferiden şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu,
Yargılama sırasında asıl dosya davalısı-birleşen dosya davacısı ...'in şirkette bulunan 250 adet hissesini Antalya ...Noterliği ... tarihli ... yevmiye nolu "Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi " ile asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısı ...'ya devrettiği, genel kurulun ... tarihli kararı ile pay devrinin kabulüne ve keyfiyetin pay defterine işlenmesine karar verildiği, bu şekilde şirketin tek ortaklı limited şirkete dönüştüğü ve aynı genel kurul kararı ile şirket müdürü ... 'nın şirket müdürlüğünün devamına, ...'nın şirket hisselerinin tamamını devretmiş olması nedeniyle müdürlükten istifa nedeniyle imza yetkisinin iptaline karar verildiği, bu nedenle asıl davanın konusuz kaldığı, birleşen davada ise şirket ortaklığı ve temsil yetkisi sona eren davacının dava şartlarından olan aktif husumet ehliyetinin sona erdiği anlaşılmıştır.
Asıl davada tarafların yargılama giderleri hususunda sulh olmamaları nedeniyle dava tarihi itibariyle tarafların haklılık durumunun belirlenmesi için yapılan yargılama sonucu:
6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilir. Maddenin sonraki fıkrasında ise yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir. Bu durumda, mahkemece, her somut olayın özelliğine göre açıklanan biçimde azil için haklı nedenlerin oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda dinlenen tanık beyanları, celp edilen ... ... Bankasından temin edilen banka kayıtları, davaya konu şirketin ticari kayıtları, Antalya C.Başsavcılığından celp edilen soruşturma evrakları ve tüm dosya mündericatının tetkikinden; dava dilekçesinin ... ve ... fıkrasında ileri sürülen personel ve veliler adına sahte imza atıldığı iddiasının ispat edilemediği, bankadan şirket ortaklarına verilen kredi kartından kartın tesliminden 2 gün sonra davalı ...'ın ... TL nakit avans çekerek şirket kredi kartının iptaline yol açtığı yönündeki iddiada celp edilen banka kredi kartı listesine göre ...'nın ... tarihinde açılan kredi kartının 20.000,00 TL limitli olduğu, kartın ... tarihinde kapanışının yapıldığı, daha sonra ... tarihinde ... TL limitli kart açılışı yapıldığı, ...'in ... tarihinde açılışı yapılan kredi kartının 45.000,00 TL limitli olduğu, halen açık olduğu, ... ve ...'in ... ... ... olarak adlarına ayrı ayrı düzenlenen kredi kartının açılış tarihinin yazılı olmadığı, her ikisinin de 0,00 limitli iken ... tarihinde kapatıldığı, banka hesap listesinde de şirket adına vadesiz açılan hesabın aktif olduğu, şirket aleyhine yapılan bir icra takibinin de söz konusu olmadığı, sonuç olarak asıl davada; dava tarihi itibariyle davalının 6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını gerektirir derecede haklı nedenin bulunmadığı, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı lehine vekalet ücreti takdirine,
2-Birleşen davada(Antalya ... ATM .../... E - .../... K) yargılama sırasında davacının aktif husumet ehliyeti son bulduğundan DAVANIN USULDEN REDDİNE,
3-ASIL DAVADA;
Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile artan 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-BİRLEŞEN DAVADA;
Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile artan 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı-birleşen dosya davacısı vekilinin yüzüne karşı, birleşen dosya davalısı asilin yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.20/02/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!