T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/71 Esas - 2024/121
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/71 Esas
KARAR NO : 2024/121
...
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 21/10/2016
KARAR TARİHİ : 23/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan banka dışındaki diğer kredi kuruluşlarına ilişkin düzenlemelerden kaynaklanan (menfi tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, müvekkillerinin ... ortakları, temsil ve ilzama yetkilileri olduğunu, Süleyman Kürkçü'nün yönetim kurulu başkanı, ...'un şirket yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak yıllarca şirketi yönettiklerini, yaşanan ekonomik kriz ve döviz kurundaki dalgalanmalar nedeniyle, borca batık hale geldiğini ve nihayetinde .... Esas sayılı dosyasında 25/02/2016 tarihinde iflasına karar verildiğini, iflas kararı uyarınca .... Esas numaralı dosyasında tasfiye işlemlerine başlandığını ve birinci alacaklılar toplantısının yapıldığını, şirketin bütün borçlarında müvekkillerinin de kefaletleri bulunduğu için bütün icra takiplerinin müvekkilleri hakkında da başlatıldığını, müvekkillerine ait olan bir kısım gayrimenkullerin icra yoluyla satıldığını, sadece emekli maaşlarının kaldığını, müvekkillerinin diğer yıllarda da olduğu gibi 2007 ve 2011 yılları arasında kullanılan kredileri de müşterek ve müteselsilen kefil sıfatı ile imzaladıklarını, dava konusu kredilerde uygulanan faiz oranlarının hukuka, sözleşme serbestisi kurallarına, birer güven ve itimat kurumu olan bankaların genel prensiplerine, ...'nın kuralarına da aykırı olduğunu, bankacılık sektörünün büyük bölümünü ellerinde bulunduran aralarında davalı bankanında yer aldığı bazı bankaların özellikle kullandırdıkları kredi faizleri ve bankacılık hizmet ücretleri ile ilgili olarak yapılan şikayet üzerine Rekabet Kurumu tarafından soruşturma başlatıldığını, soruşturma neticesinde anılan bankaların Rekabet Kununun 4. maddesine aykırı olarak hareket ettiklerini, piyasada kartel oluşturdukları tespit edildiğini ve bu bankalara idari para cezaları uygulandığını, davalı bankanın hukuka aykırı uygulaması nedeniyle müvekkillerinin davalı bankaya hukuka aykırı olarak fazla faiz ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, fazladan ödenen faizin tespitine, davalı tarafından yaratılan kartel nedeniyle müvekkillerinin uğradığı zararın 3 katı tutarında tazminat bedelinden şimdilik her biri için ayrı ayrı 2.500,00 TL'nin yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde artırılmak ve fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla zararın meydana geldiği tarihten itibaren işlemiş ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, ... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacıların taraf sıfatının bulunmadığını, husumet ve hukuki yarar itirazlarının dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafa iddialarının ve dayandığı maddi vakıaları somutlaştırılması için 1 haftalık kesin süre verilmesini ve kendisine verilen süre içinde söz konusu hususlar yerine getirilmezse davanın açılmamış sayılmasına, dava konusu uyuşmazlığın ticari nitelikte bir krediye ilişkin olması ve Rekabet Kurulu kararında müvekkili bankanın ticari kredilerine yönelik bir ihlalin veya uyumlu eylemin bulunduğuna dair her hangi bir tespit yer almaması nedeniyle davanın esastan, bu talepleri kabul edilmemesi halinde TBK m.72'de belirtilen zaman aşımı süresi dolduğundan, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesini savunmuştur.
KANITLAR: Dava mahkememizin ... Esasında açılmış, mahkememizin 12/01/2023 tarihli duruşmasının 1. maddesinde davacı ... mirasçılarının davasının iş bu davadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesine, tefrik edilen davaya tereke tasfiye memuru temsilci vasıtasıyla devamına karar verilmiştir.
Davacı mirasçılarının mirası reddettiğinden, müteveffanın teresine temsilci atanması ve mirasının tasfiyesi için Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/13 tereke esası ile dava açılmış, anılan davanın 29/09/2023 tarihli ara kararı ile Av. ...'ın tereke tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine karar verilmiştir.
GEREKÇE: Dava, bankacılık işleminden kaynaklı zararın tazmini istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, murisin de ortak, temsil ve ilzama yetkilisi olduğu dava dışı müflis ....'nin 2007-2011 yılları arasında davalı Bankadan kredi kullandığı, murisin bu kredilere müşterek ve müteselsil borçlu sıfatıyla kefil olduğu, anılan kredilerin ödenmediği, dava dışı asıl borçlu ve davacı muris ve diğer kişilerin takiplere maruz kaldıkları, dava dışı kredi borçlusunun iflas ettiği, davacı murisin, kredi sözleşmelerinden ötürü yapılan ödemelerde Rekabet Kurulunun kararı ile anlaşıldığı üzere davalı borçluya hukuka aykırı olarak fazladan faiz ödemek zorunda bırakıldıklarını, genel bankacılık uygulamasına ve mevzuata aykırı davranıldığını ve bu nedenle kişisel olarak zarara uğratıldıkların ileri sürdükleri, davalının ise davanın reddini savunduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir. Ayrıca, dava dilekçesinde açıklanan Rekabet Kurulu kararının kesinleşmediği ve iptali için açılan davanın derdest olduğu da dosya kapsamıyla sabittir.
Çekişme, davalı bankanın sektördeki diğer bankalarla uyumlu eylemde bulunarak ve tekel oluşturarak fazladan faiz uygulamak suretiyle davacıları zarara uğratıp uğratmadığı, davacıların zararı mevcut ise tutarı noktalarında toplanmaktadır.
Gerek murisin kabulünden gerekse dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, davalı Banka ile murisin yönetici, temsilci ve hissedar olduğu dava dışı şirket arasında imzalanan kredi sözleşmeleri ticari nitelik taşımaktadır. Anılan krediler, gerek niteliği gerekse 6102 sayılı TTK'nın 7. maddesi uyarınca davacılar için de ticari nitelik arz etmektedir.
Bu durum karşısında, davacıların dava dilekçesinde açıkladıkları Rekabet Kurulu kararının ticari nitelikteki kredileri kapsamadığı, tüketici kredilerini kapsadığı, davacıların bir zararlarının olmadığı, ticari nitelikteki kredilere bilerek ve isteyerek imza attıkları, hukuki sonuçları ile bağlı olmaları gerektiği, idari yargıdaki davanın beklenilmesinin sonuca etkili bulunmadığı, beklenilmesinden vazgeçildiği, zarar iddiasının subuta ermediği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davacının davasının reddine,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı terekenden alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 2.500,00 TL vekalet ücretinin davacı terekeden alınarak davalıya verilmesine,
4-Davalı tarafından kullanılan 10,00 TL (posta gideri) yargılama giderinin davacı terekeden alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı iflas tasfiye memurunun yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
23/02/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!