T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/118 Esas - 2024/104
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/118 Esas
KARAR NO : 2024/104
DAVA : Haksız Fiilden Doğan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 16/02/2024
KARAR TARİHİ : 22/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/02/2024
Mahkememize açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile... plakalı aracın 19/05/2021 tarihinde yapmış olduğu kazada müvekkilinin kusurlu bulunduğunu, 61 OF 158 plakalı aracın hasar onarım bedeli olarak kendi sigortacısı tarafın rücu ödemesi olarak teminat limiti dahilinde 43.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak hasar bedeli olarak 149.000,00 TL bakiye bedelin kaldığını, bu bakiye bedelin tahsili için araç sürücüsü olan Osman İyiiş ve müvekkili hakkında ... 3.genel icra dairesinin 2023/128226 esasında davalı tarafından takip yapıldığını, itiraz süresinin geçilerek, haciz başlatıldığını, davalıdan aracın onarımlarına ait bilgi ve belgelerin talep edildiği, gönderilmediği, pert-total işleminin mümkün olmadığını, tamir edilebilir olduğunu belirterek, bilirkişi incelemesi yaptırılıp hasar bedelinin çıkartılmasını, neticede böyle bir borçlarının bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Usul ekonomisi gereği davalıya tebligat çıkartılmamıştır.
MAHKEMEMİZİN GÖREVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesine istinaden sigortalısına ödenen tazminatın TTK'nın 1472. maddesi gereği davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkin başlatılan takibe yönelik menfi tespit davasıdır.
6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde "dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" düzenlemesine yer verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı" düzenlemesine; TTK'nın 16/1. maddesinde "ticari şirketlerin tacir kabul edildiği" hükmüne, yer verilmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınmalıdır.
Sigortacının halefiyete dayalı olarak haksız fiil hükümlerine dayalı rücuen tazminat istemlerinde, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. (Aynı yönde ... Bam 22 HD 14.10.2022 tarih 2022/1140 E ve 2022/1247 k sayılı kararı, ... BAM 13. HD 10.03.2022 tarih 2022/212 E ve 2022/350 K sayala kararı, Yarfıtay 17 HD 04.06.2018 tarih 2015/5840 E ve 2018/5773K sayılı İçtihadı)
Somut olayda; davalı sigorta şirketinin sigortalısı hususi araç sahibi olduğu gibi, davalılardan biri tacir iken diğeri tacir olmayan gerçek kişidir . Bu durum karşısında, davacının iddia ettiği olayın haksız fiil niteliğinde olduğu, davalıya sigortalı aracın da hususi nitelikte otomobil olduğu, dolayısıyla davacının halefiyete dayalı talebe karşı menfi tespit istemli olarak açtığı haksız fiil hükümlerine dayandırılan davada HMK'nın 2. Maddesi gereği genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında yargılama yapmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli bulunduğundan HMK'nın 114/c maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE ,
2-HMK 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan, anılan yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,
3-Kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/02/2024
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!